İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/378 E. 2024/693 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/378
Karar No
2024/693
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2024/378 Esas KARAR NO : 2024/693 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... (TC Kimlik No:...) - 2- ... (TC Kimlik No:...) - VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : .... DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 30/11/2023 KARAR TARİHİ : 04/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2024 .... sayılı ilamı sonrasında, Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının yetkilisi olduğu ... ENS. İNŞ. MAK. YAZ. İTH. İHR. SAN. LTD. ŞTİ.' nin muhasebe işlemleri ... numaralı Meslek Odası Üyesi ... tarafından yapıldığını, davacıların almış olduğu karar ile ... ile Temmuz ayında görüşüldüğünü, kendisi ile muhasebe işlemlerinin yapılmayacağı bildirildiğini, Bu sebeple, ... uhdesinde bulunan şirkete ilişkin tüm defter ve belgelerin teslimi talep edildiğini, Ancak ... yaklaşık 2. Ay boyunca sürekli olarak davacıları oyalayarak işbu evrakları teslim etmediğini, kendisine .... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ve 23/08/2023 tarihli ihtarnamesi ile ilgili evrakları teslim etmesi aksi halde hakkında iş bu başvuru ile birlikte suç duyurunda bulunulacağı ihtaren bildirildiğini, ancak şifaen yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığı gibi ... tarafından iş bu ihtarnameye de cevap dahi verilmediğini, 02.11.2023 tarihinde ise ... ile görüşme sağlandığını, 2020-2021-2022-2023 yıllarına ait yevmiye, kebir ve envanter defterleri teslim alındığını, ancak Genel Kurul Defteri, Karar Defteri, Ortak Pay defteri ile 2015-2020 yıllarına ait yevmiye, kebir ve envanter defteri, faturalar ve tüm diğer evraklar teslim edilmediğini belirterek Genel Kurul Defteri, Karar Defteri, Ortak Pay defteri ile 2015-2020 yıllarına ait yevmiye, kebir ve envanter defteri, faturalar ve tüm diğer resmi evraklar ın zayi olduğuna dair tarafımıza zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Mahkememizce davanın reddine dair verilen hükmün davacı yan tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf davasını inceleyen .... sayılı ilamı ile "... Talep, TTK'nun 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın "Duruşma yapılmadan verilecek kararlar" başlıklı 353/(1)-a.6.maddesinde de (Değişik: 22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, talep edenler muhasebecileri olan ...'ta bulunan davaya konu genel kurul defteri, karar defteri, ortak pay defteri ile 2015-2020 yıllarına ait yevmiye, kebir ve envanter defterleri ile faturalar ile diğer evrakların teslim edilmediğinden bahisle zayi belgesi verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre davaya konu defter ve faturaların zayi olduğuna ilişkin talep edenlerin delillerinin celp edilmediği, talep eden yanca .... 'na sunulan 04/09/2023 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğu, dosya hakkında herhangi bir bilgi belgenin celp edilmediği gibi davacı yanca defter ve kayıtların kendisinde bulunduğu iddia edilen muhasebeci ... hakkında davaya konu olayla ilgili olarak muarazanın giderilmesine yönelik olarak dava açılıp açılmadığının talep eden yandan sorulmadığı, bu hale göre açılan davada talep eden yanın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, hukuki yararı var ise eldeki davanın celp edilecek bilgi belgelere göre 30 günlük hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı yönünde inceleme yapılmadığından Dairemizce herhangi bir denetim yapılamamıştır. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikte talebe konu delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle mahkememiz hükmü kaldırılarak dosyanın iade edildiği anlaşılmıştır. .... sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar dosya içerisine alınmıştır. .... soruşturma nolu dosya celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. 6102 Sayılı TTK'nın 82/7. Maddesinde "...Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır..." maddesi bulunmaktadır. ... Hukuk Genel Kurulu'nun 10.03.2022 tarih, .... sayılı ilamında aktif dava ehliyeti ile ilgili olarak "...Bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin gerçekten o dava ile ilgili olup olmadıkları hususu ise taraf sıfatı ile ilgilidir. Sıfat, dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkiyi ifade etmektedir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde taraf sıfatı bir usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu subjektif hakkın özüne ilişkin maddi bir hukuk sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Kural olarak, bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet) o hakkın sahibine, davalı sıfatı (pasif husumet) ise; o hakka uymakla yükümlü bulunan kişiye (borçlu) aittir. Davanın tarafları o davada gerçekten taraf sıfatına sahip ise mahkeme davanın esası hakkında inceleme yaparak karar verir ( .... .). 23. Görülmektedir ki, mahkemenin davanın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı, bir dava şartı, dolayısıyla bir usul hukuku sorunu değildir. Sıfat, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 27.01.2016 tarihli ve .... .; 11.11.2020 tarihli ve .... .; 04.11.2021 tarihli ve .... . sayılı kararlarında da benimsenmiştir..." şeklindedir. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, eldeki talebin dava dışı şirketin Genel Kurul Defteri, Karar Defteri, Ortak Pay Defteri, Defteri Kebir Envanter Defteri faturalar ve tüm diğer resmi belgelerin zayi nedeniyle iptaline yönelik olup, eldeki davada ticari defter ve kayıtlarının iptali talep edilen ... Ens. İnş. Mak. Yaz. İth. İhr. San Ltd Şti'nin davacı olmadığı şirket yetkililerinin ise davacı olduğu anlaşılmakla aktif dava ehliyetlerinin olmadığı, keza toplanan delillerden ticari kayıtların kaybolduğunun öğrenildiği tarihten itibaren 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılması gerektiği, dava dışı şirket muhasebecisi ... hakkında ticari kayıt ve defterleri iade etmediğinden bahisle 05/09/2023 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğu, yine .... yazı cevabından anlaşılacağı üzere dava dışı şirket tarafından aynı gerekçe ile 23/08/2023 tarihinde disiplin soruşturması başlatılması için talepte bulunulduğu, oda tarafından yapılan değerlendirmede ise şirket mali müşavirinin şirket kayıt ve belgelerini tutanak karşılığında alması için talepte bulunmasına rağmen şirket yetkililerinin defterleri almaktan imtina ettiği dolayısıyla davanın hak düşürücü süre içerisinde de açılmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/10/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/378, K. 2024/693, T. 04.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-378-e-2024-693-k-dc77e1bc2b13