İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/227 E. 2025/239 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/227
Karar No
2025/239
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/227 Esas - 2025/239 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2024/227 Esas KARAR NO : 2025/239 HAKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ..... İHBAR OLUNAN : ... - ..... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/03/2024 KARAR TARİHİ : 28/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.09.2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı lüks araç ile davalı sigorta şirketinde ... no.lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı, ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Taraflarca düzenlenen, trafik kazası tespit tutanağına göre davaya konu kazada, davalı sigorta Şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü, %100 oranında, tam ve asli kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza neticesi davacının aracı ciddi şekilde hasarlandığını, boyandığını ve bu surette de araçta değer kaybı meydana geldiğini, KTK' nın 97. Maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, başvuru neticesinde davalı Sigorta Şirketi tarafından 02.01.2024 tarihinde yapılan, 767,00 TL tutarlı ödeme, davacının kaza sebebiyle oluşan gerçek zararını karşılamadığını şimdilik 50,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemelerin ..... Mahkemeleri olduğunu, dava ön şartı olan sigorta şirketine başvurunun sağlanmadığını, dava konusu talep zaman aşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacı sigorta şirketi tarafından, davaya konu araç için değer kaybı tazminatı ödendiğini, davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, faiz talebini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 30.09.2024 tarihli raporda özetle; "Kusur yönünden Davalı ... A.Ş.'ye sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın, meydana gelen olayda % 100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu; Davacı ... Amb. San. Ve Tic. A.Ş.'ye ait ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ... ise, meydana gelen olayda kusursuz olduğu; görüş ve kanaatine varılmıştır. Tazminat yönünden bakiye değer kaybı (5.000,00-767,00)= 4.233,00-TL olacaktır." şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 09.12.2024 tarihli ek raporda özetle; " Kök raporumuzda, dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile yerinde yapılan araştırma sonrasında yapılan değerlendirmeler ile ulaştığımız görüş ve kanaatimiz yer almakta olup, değiştirecek veya ilave edebileceğimiz herhangi bir husus bulunmamaktadır." şeklinde görüş bildirmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklanmakta olup, bakiye değer kaybı tazminatının tahsiline ilişkindir. ... plakalı aracın tramer kayıtları ...'nden celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Davalı sigorta şirketinden hasar dosyası celp edilmiş olup, ... plakalı aracın 11/07/2023-2024 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu davacıya 767,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketince alacağın zamanaşımına uğradığı savunulmuş ise de; 2918 sayılı KTK.'nın 109 maddesinde de; "...Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir..." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre kaza tarihinin 07/09/2023 olduğu nazara alındığında davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı kabul edilmiştir. Davalı sigorta şirketince KTK 97. Maddesi gereğince usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığı savunulmuş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davacı tarafından sigorta şirketine posta yolu ile başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK.nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek yargılamaya devam olunmuştur. Davalı tarafından yetki itirazında bulunmuş ise de; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMMS Genel Şartlarının C.7. maddesinde de, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Kaza yerinin ..... İlçesi olması nedeniyle davalı itirazına itibar edilmeyerek yargılamaya devam olunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde; “Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur (Bkz. .....,).Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır (Örn. ..... sayılı ilamı). Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde düşünüldüğünde, kaza tarihi olan 07/09/2023 tarihinde ..... Caddesi üzerinde dava dışı sürücü sevk ve idaresinde olan ve davalı sigorta şirketince ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın davacıya ait araca arkadan çarptığı, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı yasanın 52/b-c maddelerine göre güvenli sürüş mesafesi bırakmaksızın ve araç sürüşünü mevcut araç trafiğine uygun olmadan kullanmasından dolayı tam ve asli kusurlu olarak kabul edilmiştir. Değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacıya ait aracın kaza tarihinde 21.919 kilometrede olduğu, kaza nedeniyle arka tampon ve egzozda tamirat yapıldığı toplam hasar miktarının 7.200,00 TL olduğu reel değer kaybının ise 5.000,00 TL olacağına dair rapora iştirak edilmiş, ödenen değer kaybı tazminatının indirilmesi ve değer arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile 4.233,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 06.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanmasına, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL, ıslah dilekçesi ile yatırılan 72,00 TL harcın toplamı olan 499,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 115,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.800,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 72,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 927,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 343,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.343,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 4.233,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 28/03/2025 Katip ..... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/227, K. 2025/239, T. 28.03.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-227-e-2025-239-k-99000b820c64