İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/128 E. 2024/690 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/128
- Karar No
- 2024/690
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/128 Esas - 2024/690 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2024/128 Esas KARAR NO : 2024/690 HAKİM : .... KATİP : ... DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/02/2024 KARAR TARİHİ : 04/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında ... Merkezi'nin genel temizlik hizmetlerinin yerine getirilmesi adına sözleşme akdedildiğini, İşbu sözleşme, taraflar arasında alt-üst işveren sıfatlarını doğurduğunu, Sözleşme, Davalı şirketçe feshedildiğni, Fesih sonrasındaki süreçte davacı bünyesinde çalışan işçilerin iş akitleri sona erdirildiğini ve işçilik tazminatları davacı şirketçe ödendiğini, Davalı ile davacı şirket arasındaki Sözleşmenin 9.8. maddesinde görüleceği üzere yıllık izinlere ilişkin ücretler üst işveren Davalı ... Ltd. Şti. tarafından davacıya ödenmesi gerektiğini, Taraflar arasındaki fesih sürecinde işçilere ödenen tazminatlara ilişkin davalı şirket sorumluluğu yetkililer tarafından kabul edilerek ilgili ödemeler kabul edildiğini, Ancak sonraki süreçte, Davalı şirket yöneticisi tarafından bu borcun dava dışı ...şirketinin borçlarından düşüleceği belirtildiğini, Zira davacı şirkete yapılması gereken ödemelerin 3. bir şirketle aralarındaki borçlara yansıtılması davacı şirketçe kabul edilmediğini, Davalının 35.494,75 bedelli faturayı ödememesi üzerine, davalı aleyhine .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Davalı tarafından anılan takiplere itiraz edilerek icra dosyası durdurulduğunu belirterek Davanın kabulü ile, .... esas sayılı dosyasına ilişkin itirazın iptali ile takibin devamına, Asıl alacak miktarının %40'ına tekabül edecek şekilde (Mahkemeniz aksi kanaatte ise %20'den az olmamak üzere) icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı yana usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 13.05.2024 tarihli raporda özetle: "Taraflar arasındaki ..... sayılı ilamsız icra takibinin 35.494,75 TL tutarlı FATURAYA dayandığı, takip dayanağı fatura tutarının YILLIK İZİN ÜCRETİ karşılığı düzenlendiğinin faturada ayrıca ve açıkça belirtildiği, faturaya 8 günlük yasal itiraz süresi içerisinde itiraz edilmediği, faturanın ise taraflarca imzalanmış 09.03.3021 tarihli Temizlik Hizmet Sözleşmesi’ne dayandığı, Taraflar arasındaki Temizlik Hizmet Sözleşmesi’nin 9.8.maddesine göre, “İzin ücretleri fiyata dahil edilmediği için izinde olan personelin veya ekstra temin edilecek personele ait ücret karşılıklı mutabakatla belirlenerek ayrıca fatura edilecektir.” denildiği, yani sözleşmede davalının işçilerin yıllık izin ücretinden sorumlu olacağına dair düzenlemenin yer aldığı, Davacı şirketin yasal defter kayıtlarına göre, davacı yanın takibe konu ettiği 19.09.2023 tarihli faturadan dolayı takip tarihinde davalı yandan 35.494,75 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu ancak; davacının dosyaya sunduğu havale dekontlarına göre, 10 kişiye YILLIK İZİN ÖDEMESİ içerikli toplam 34.148,88 TL havale ödemesi yaptığı, Sayın Mahkeme, davacının yapmış olduğu ödemelerin tamamını davalıdan rücuen tahsilini talep edebileceği kanaatinde ise; davacının işçilere ödemiş olduğu toplam 34.148,88 TL’nin davalıdan rücuen tazminini talep edebileceği Sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 17.07.2024 tarihli ek raporda özetle: "Sayın Mahkeme 07.06.2024 tarihli duruşmanın ..... No.lu ara karında :” Davalı yana müvekkilinin 2022 - 2023 yılları ticari defter kayıt ve belgelerin bulunduğu yer ve iletişim kurulacak yetkilinin iletişim bilgilerini bildirmek üzere iki hafta kesin süre verilmesine, bildirilmediği takdirde delil ibrazından kaçınmış sayılacağı ve bildiren tarafın defterleri nazara alınarak karar verilebileceğinin ihtarına, (bu hususta davalı yana meşruhatlı davetiye çıkartılmasına)” karar verilmiş olup, dosya içeriğinde davalı yanın yasal defter kayıt ve belgelerinin bulunduğu yer ve iletişim bilgilerine rastlanılmamıştır. Bu defa da davalı şirket yasal defter kayıt ve belgelerine ulaşılmadığından dolayı davacı şirket tarafından takibe konu edilen faturanın davalı şirket yasal defterlerinde kayıtlı olup olmadığı tespit edilmemiştir Havale yapılan 10 işçinin tamamının iş sözleşmelerinin davacı şirket ile işçiler arasında yapıldığı, işe giriş – çıkış bildirgelerinde de davacı şirketin işveren sıfatında olduğu, ancak sunulan ihbar ve fesih bildirim tebligatlarına göre, davalı alt işverenin adı geçen 10 işçiye de fesih bildirim ihbarında bulunduğu, fesih tarihlerinin davanın tarafları arasındaki “hizmet sözleşmesi” tarihleriyle örtüştüğü, işçilerin davalı şirket çalışanı olup olmadıklarının takdirinin Sayın Mahkemede olduğu, şayet Mahkeme işçilerin davalı şirket çalışanı olduğu kanaatinde ise kök raporda da belirtildiği gibi davacının işçilere ödemiş olduğu toplam 34.148,88 TL’nin davalıdan rücuen tazminini talep edebileceği" şeklinde görüş bildirmiştir. Dava hizmet temini sözleşmesi gereğince davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline ilişkindir. ..... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 35.494,75 TL asıl alacak, 450,25 TL işlemiş faiz toplamı 35.945,00 TL üzerinden faturaya dayalı ilamsız takip yapıldığı, davalı tarafından asıl alacağa ve ferilerine yönelik olarak itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu anlaşılmıştır. .... davaya konu yüklenici işçilerinin hizmet döküm cetvelleri celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Taraflar arasında 09/03/2021 tarihli Temizlik Hizmetleri Sözleşmesi'nin akdedilmesi ile ... Merkezi'nin malzemeli olarak genel temizlik hizmetleri sözleşmesinin , davacının yüklenici davalının ise iş sahibi olduğu, sözleşmenini 9.8. Maddesi gereğince "... Tatil dönemlerinde yönetim uygun görüldüğü miktarda eleman çalıştırabilir. İzin ücretleri fiyata dahil edilmediği için izinde olan personelin veya ekstra temin edilecek personele ait ücret karşılıklı mutabakat ile belirlenerek ayrıca fatura edilecektir..." maddesi bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmü yer almaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından Temizlik Hizmetleri Sözleşmesi'nin 9.8. Maddesi gereğince ödenen işçilik alacaklarının davalıdan tahsil edilip edilemeyeceğine ilişkindir. Davacı tarafından takibe dayanak olan 35.494,75 TL bedelli e- faturanın davalıya tebliğ edildiği, 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz edilmediği, davalı yana çıkartılan ihtaratlı davetiyede ticari defter ibrazı için kesin süre verilmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Sözleşmenin 9.8. Maddesi gereğince yapılan işçilik ödemelerinden dolayı sorumluluğun davalıda olduğu, işçilik ücretlerinin taraflar arasındaki mutabakat ile belirlenmesi gerektiği faturaya itiraz edilmeyerek mutabakatın sağlandığı ve ödendiği ispatlanan alacaklar yönünden davalının taleple de bağlı kalınarak sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Buna göre mahkememizce faturaya dayalı olan alacak likit kabul edilerek inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, ..... Esas sayılı takip dosyasında takibin 31.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile devamına, 2-6.200,00 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 2.117,61 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.690,01 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 80,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.080,00 TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/10/2024 Katip .... Hakim .... e-imzalı e-imzalı u belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.