İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/717 E. 2025/294 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/717
- Karar No
- 2025/294
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/717 Esas - 2025/294 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2023/717 Esas KARAR NO : 2025/294 HAKİM : ... KATİP : .... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/10/2023 KARAR TARİHİ : 25/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında, davalının dava dışı Terrelax isimli firmadan alt yükleniciliğini aldığı ... Binası inşaatı işinin mikrobeton zemin kaplama işiyle ilgili olarak 30.03.2023 tarihli anlaşma akdedildiğini, Bu anlaşma gereğince davacı tarafından bahse konu iş anlaşmaya uygun şekilde teslim edildiğini, ancak davalı tarafça işin kendi işverenleri dava dışı ....firmasınca onaylanmadığı gerekçesiyle ödemesi yapılmadığını, davacı tarafından anlaşmada belirtildiği üzere teslim sonrası faturanın düzenlenmesi tarihindeki kur üzerinden fatura kesilerek davalıya gönderildiğini ancak davalı tarafından iade faturası gönderildiğini, davacı ödenmemiş alacağı sebebiyle ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından söz konusu takibe itiraz edildiğini ve takip durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalının davacıya, icra takibine konu edildiği gibi 757.976,33 TL borcu olmadığını, Davacı yaptığı imalatları Türk Medeni Kanunu 6. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 190. Maddesi uyarınca ispat etmek zorunda olduğunu, Davacı sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini yerini getirmediğini, Davacının davalı adına düzenlediği..... sayılı 21.08.2023 tarihli son faturasına karşılık olarak davalının Türk Ticaret Kanunu 21/2 maddesinde izah edilen 8 günlük yasal süresi içinde 29.08.2023 tarihli ... sayılı iade faturasını düzenlediğini, davacının icra takibine konu ettiği faturaya davalı tarafından süresi içinde itiraz edildiğini belirterek davanın reddine, kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 02.05.2024 tarihli raporda özetle; "Kesin Hakediş Cetvelinde 2. Sıradaki “Mikrobeton İmalatı Mükerrer” isimli 4.560 EurotKDV tutarlı imalat ile 8. Sıradaki “...” isimli 1.800 Euro*KDV tutarlı imalatın, Davacı iddiasına göre; Kendi kusurlarından kaynaklanmayan, Davalının uygulanmasını istediği iki odada yapılan A46 uygulamasının ... Konut yetkilileri tarafından beğenilmemesi üzerine yeniden A46 üzerine astar sürülerek KS11 malzeme kullanılarak mikrobeton uygulaması yapılmış olduğu ve bedelinin yeniden ödenmesinin gerektiği yönündedir, Davalı iddiasına göre; Davacının talep ettiği mükerrer ödemelerin kendi kusurlu imalatını düzeltmek için yapmak zorunda olduğu işlemden kaynaklı olduğu, bu nedenle mükerrer ödeme yapmalarının doğru olmadığı yönünde: Her iki tarafın iddialarının da dayandığı bir delil, belge veya şahit bulunamamıştır. Kimin haklı kimin haksız olduğunun takdiri sayın mahkemenindir. Sayın mahkeme mükerrer yapılan işlemin davacı kusuru olmadan davalının isteği ile ikinci kez yapılmış olduğu kanaatine varırsa, Kesin Hesap Hakedişinde davacının davalıdan 4.560 Euro * 1.800 Euro- 6.360 Euro * KDV alacaklı olacağı sonucuna varılabilir. Davalı tarafın, tamamlanan tüm imalatlarda çatlak tamir işleri ile son kat cila uygulamasının yapılmamış olduğu, bunların birim fiyata dahil olduğu iddiasına karşılık davacı tarafın beyanlarında cilanın yapılmış olduğu ifadeleri bulunmaktadır. Ancak, davacı taraf cilanın işyerine getirildiği ve yapıldığını kanıtlayıcı bir fatura, sevk irsaliyesi, fotoğraf vb. sunmamıştır. Keşif esnasında Gözle yapılan incelemede ve beton üzerindeki lekeler nedeniyle mikrobeton uygulaması üzerinde cilanın yapılmadığı kanaati hasıl olmuştur. Bununla birlikte, alt yüzeydeki muhtemel çatlakların tamiri ve son kat cila uygulamasının birim fiyata dahil olduğuna dair herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığından davalının iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle Teklif edilen ve taraflarca anlaşmaya varılan birim fiyatlardan herhangi bir kesinti yapılmasının doğru olmayacağı kanaatindeyiz. Kur farkından kaynaklanan anlaşmazlık: Davacının davalıya 31.03.2023 tarihinde teslim ettiği 800.000 TL tutarlı 22.06.2023 tarihli çeki davalı da davacı da kayıtlarına işlemiştir. Davacının, teklifin EURO bazlı olduğu ve ödeme tarihindeki kurun baz alınması gerektiği iddiası değerlendirildiğinde, taraflarca imzalı Teklif Formunda (anlaşma) ödemelerde fatura tarihindeki .... efektif satış kurunun kullanılacağı ifadesi karara etki eden bir unsurdur. Diğer taraftan davacı aldığı çeki defterine işlemiş, herhangi bir kur farkı faturası vb. kesip davalıya göndermemiş, aldığı çeki cirolayarak başka ticari işlemlerinde kullanmış olacağından (davalı taraf çekin cirolanarak başka işlemlerde kullanılıp kullanılmadığına dair ilgili bankadan müzekkere ile bilgi alınmasını istemiş) kur farkı talebinin değerlendirilmesinin sayın mahkemenin takdirinde olacağı, Taraflar arasındaki anlaşmazlığın imzalamış oldukları Teklif Formu'nda işin nasıl yapılacağını açıklayan yeterli teknik detay bulunmamasından kaynaklanmış olduğu görülmüştür." şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 24.09.2024 tarihli ek raporda özetle; "Kesin Hakediş Cetvelinde 2. Sıradaki “Mikrobeton İmalatı Mükerrer” isimli 4.560 Euro*KDV tutarlı imalat ile 8. Sıradaki “Self Leveling A46" isimli 1.800 Euro*KDV tutarlı imalatın, Davacı iddiasına göre; Kendi kusurlarından kaynaklanmayan, Davalının uygulanmasını istediği iki odada yapılan A46 uygulamasının ... Konut yetkilileri tarafından beğenilmemesi üzerine yeniden A486 üzerine astar sürülerek K511 malzeme kullanılarak mikrobeton uygulaması yapılmış olduğu ve bedelinin yeniden ödenmesinin gerektiği yönündedir, Davalı iddiasına göre; Davacının talep ettiği mükerrer ödemelerin kendi kusurlu imalatını düzeltmek için yapmak zorunda olduğu işlemden kaynaklı olduğu, bu nedenle mükerrer ödeme yapmalarının doğru olmadığı yönündedir. Her iki tarafın iddialarının da dayandığı bir delil, belge veya şahit bulunamamıştır. Kimin haklı kimin haksız olduğunun takdiri sayın mahkemenindir. Sayın mahkeme mükerrer yapılan işlemin davacı kusuru olmadan davalının isteği ile ikinci kez yapılmış olduğu kanaatine varırsa, Kesin Hesap Hakedişinde davacının davalıdan 4.560 Euro * 1.800 Euroz 6.360 Euro * KDV alacaklı olacağı sonucuna varılabilir. Davalı tarafın, tamamlanan tüm imalatlarda çatlak tamir işleri ile son kat cila uygulamasının yapılmamış olduğu, bunların birim fiyata dahil olduğu iddiasına karşılık davacı tarafın beyanlarında cilanın yapılmış olduğu ifadeleri bulunmaktadır. Ancak, davacı taraf cilanın işyerine getirildiği ve yapıldığını kanıtlayıcı bir fatura, sevk irsaliyesi, fotoğraf vb. sunmamıştır. Keşif esnasında Gözle yapılan incelemede ve beton üzerindeki lekeler nedeniyle mikrobeton uygulaması üzerinde cilanın yapılmadığı kanaati hasıl olmuştur. Bununla birlikte, alt yüzeydeki muhtemel çatlakların tamiri ve son kat cila uygulamasının birim fiyata dahil olduğuna dair herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığından davalının iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle Teklif edilen ve taraflarca anlaşmaya varılan birim fiyatlardan herhangi bir kesinti yapılmasının doğru olmayacağı kanaatindeyiz. Kur farkından kaynaklanan anlaşmazlık: Davacının davalıya 31.03.2023 tarihinde teslim ettiği 800.000 TL tutarlı 22.06.2023 tarihli çeki davalı da davacı da kayıtlarına işlemiştir. Davacının, teklifin EURO bazlı olduğu ve ödeme tarihindeki kurun baz alınması gerektiği iddiası değerlendirildiğinde, taraflarca imzalı Teklif Formunda (anlaşma) ödemelerde fatura tarihindeki TCMB efektif satış kurunun kullanılacağı ifadesi karara etki eden bir unsurdur. Diğer taraftan davacı aldığı çeki defterine işlemiş, herhangi bir kur farkı faturası vb. kesip davalıya göndermemiş, aldığı çeki cirolayarak başka ticari işlemlerinde kullanmış olacağından (davalı taraf çekin cirolanarak başka işlemlerde kullanılıp kullanılmadığına dair ilgili bankadan müzekkere ile bilgi alınmasını istemiş) kur farkı talebinin değerlendirilmesinin sayın mahkemenin takdirinde olacağı, Davacının davalıdan almış olduğu 22.06.2023 tarihli çeki cirolayarak kullanmış olduğu ve çek tutarının banka tarafından ibraz edene ödenmiş olduğu, Davacının tanzim ederek davalıya göndermiş olduğu1.306.567,27-TL bedelli 21.08.2023 tarihli son faturasına karşılık, davalının Türk Ticaret Kanunu 21/2 maddesinde izah edilen 8 günlük yasal süresi içinde faturanın tamamına itiraz etmemiş olduğu, davacının mükerrer talebi ve cilayı yapmaması bedellerini hesaplayıp 29.08.2023 tarihli 544.944,26-TL bedelli..... sayılı iade faturasını düzenleyerek davacıya itiraz etmiş olduğu görülmüştür." şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 27.02.2025 tarihli ek raporda özetle; "Sayın mahkemenin verdiği görev doğrultusunda mahalinde inceleme yapılmak üzere gidildiğinde bilirkişileri taraflar içeriye almadıklarından mahallinde inceleme yapılamadığı, dosyaya sunulan taraf itirazları değerlendirildiği ve bu aşamada önceki raporlarımızda değiştirilmesi gereken bir husus bulunmadığı tespitlerimizi içerir rapordur" şeklinde görüş bildirmiştir. Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. HMK 123. Maddesinde; "...Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir..." hükmü mevcuttur. Dosya kapsamında davacı vekilince sunulan 19/04/2025 tarihli dilekçede davacı yan tarafından davanın geri alındığının belirtilmesi, davalı yan tarafından sunulan 25/03/2025 tarihli dilekçede ise tarafların anlaştıklarını ve davacının davasını geri almasına karşı bir diyeceklerinin olmadığını belirtmesi neticesinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK 123 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına,, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alınan 9.154,47 TL'den mahsubu ile bakiye 8.539,07 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/04/2025 Katip ... e-imzalı Hakim .... e-imzalı Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.