İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/310 E. 2024/637 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/310
Karar No
2024/637
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/310 Esas KARAR NO : 2024/637 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/04/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... parselde kayıtlı davalıya ait inşaatın haritasını davalının iskan alabilmesi için talep üzerine hazırlandığını, davalının bu haritayı kullanarak ...’nden ... parselde kayıtlı davalıya ait inşaa ettiği villalara iskan aldığını ancak bu haritanın bedelini ödenmediğini, dava konusu inşaata ait harita çizimi ile ilgili faturayı da sunduklarını belirterek, davanın kabulü ile davalının .... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin devamına, davalının itirazında haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif ile dava dışı ... İnş. ve Tic. A.Ş. arasında, .... Noterliğinin 23.09.2013 tarih ve ... yevmiye sayılı işlemiyle “Düzenleme Şeklinde Bağımsız Bölüm Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi ile Devir Sözleşmesine Muvafakat Sözleşmesi” akdedildiğini, işbu sözleşmeye göre, işin anahtar teslimi olarak yapımı ve tesliminin yüklenicinin sorumluluğu altında olduğunu, davacı şirketin ise yüklenicinin sorumluluğu altında bulunan bir konuda ve müvekkil ile yapmamış olduğu bir sözleşmeye istinaden müvekkil kooperatiften alacak talebinde bulunduğunu, müvekkili kooperatif ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkil kooperatifin davacı ... hiç tanımadığını, aralarında sözlü veya yazılı olarak herhangi bir sözleşme yapılmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak .... sayılı takip dosyası, tarafların BA/BS formları, davalıya ait ticaret sicil dosyası getirtilmiş, dosya kapsamında mali müşavir, harita mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi heyetince sunulan 27/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...dosyada mevcut bilgi, belgeler ile alternatifli değerlendirmelere göre taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ispatlanamadığının kabulü halinde davalının davacı tarafa borcunun olmadığından bahsedileceği, ... aksi kanaatte olunması durumunda davacı şirketin takip tarihinde takibe konu faturadan dolayı davalı şirketten 104.428,53-TL alacaklı olacağı" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. .... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 10/03/2023 tarihinde 25/11/2022 tarihli fatura dayanak gösterilmek suretiyle 104.428,53-TL toplam alacak üzerinde başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu görülmüştür. Dava, eser sözleşmesi mahiyetindeki harita hazırlama işinden kaynaklanan iş bedeline dair fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı özetle, takibe dayanak faturaya konu işin yapılmasına rağmen iş bedelinin ödenmediğini iddia etmekle, davalı ise özetle, taraflar arasında akdi ilişkinin bulunmadığını, sunulan sözleşmenin müvekkili yetkililerince imzalanmadığını savunmaktadır. Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlama yükümü altındadır. 6098 sayılı TBK'da eser sözleşmesi yönünden yazılı şekil veya diğer bir şekil koşulu öngörülmediğinden sözlü olarak dahi eser sözleşmesi yapılması mümkündür. Sözleşmenin kurulması bir şekle bağlı olmasa da sözleşmenin kurulduğunun ispatı bakımından ispat kurallarına uyulacaktır. Senetle ispat zorunluluğuna ilişkin HMK 200 vd. maddelerindeki düzenlemelerin sonucu olarak sözleşme ilişkisi kurulması hukuki işlem niteliğinde olduğundan kural olarak yazılı delille veya ikrar, yemin, ticari defterler gibi diğer kesin delillerle ispatlanması gerekir. Tanıkla sözleşme ilişkisinin ispatlanması için, miktar ve değerinin kanunda düzenlenen miktarı aşmaması, karşı tarafın açık muvafakatı veya tanık dinlenmesini mümkün kılan delik başlangıcı niteliğinde belge bulunması gerekir (...). Bu bağlamda davacının, davaya konu edilen işlerin bedelini davalıdan talep edebilmesi için davalı ile aralarında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu kanıtlaması ya da davalının davacı şirkete karşı haksız zenginleşmesi gerekir. Bu bağlamda akdi ilişkinin tespiti hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine dair 27/04/2024 tarihli bilirkişi raporundan, davacı şirketin aksine davalı kooperatifin ticari defter ve kayıtlarında davacı şirkete dair bir kaydın bulunmadığı görülmüş olup ticari defter ve kayıtlardan akdi ilişkinin varlığının tespiti mümkün olmamıştır. Davacı, akdi ilişkinin varlığına ilişkin olarak ...'nde bulunan işlem dosyasında yer alan davalı kooperatifin taraf olduğu belirtilen 25/11/2022 tarihli sözleşmeye dayanmış ise de davalı tarafından sözleşmedeki imzaya itiraz edilmiştir. Sözü edilen sözleşmenin incelenmesinden, taraflarının proje müellifi olarak dava dışı ..., işveren olarak ise davalı kooperatifin belirtildiği, sözleşme konusunun, .... nolu parselde "...." yapım işi olarak tanımlandığı, iş bedelinin ise 88.498,75-TL + KDV olarak belirtildiği görülmüştür. Mahkememizce celp edilen davalı kooperatife ait ticaret sicil dosyasının incelenmesinden, 25/11/2022 tarihinde davalı kooperatifi temsil yetkisini haiz kişilerin, herhangi birisiyle "müşterek yetkili" olmak üzere ..., ... ve ... isimli kişilerin olduğu ve bu durumun 01/07/2021 tarih ve 10361 sayılı TTSG'de ilan edildiği görülmüştür. Davacı tarafından dayanılan 25/11/2022 tarihli sözleşmede ise davalı kooperatif adına atılı tek imzaya yer verildiği, dolayısıyla davalı kooperatifin temsilinin "müşterek imza" kuralına uygun olmadığı görülmüştür. TTK'nın 36/3. maddesinde ifadesini bulan ticaret sicilinin olumlu etkisi gereğince, kanunen tescil ve ilanı öngörülüp kanuna uygun olarak tescil ve ilan edilen sicil kayıtlarını üçüncü kişilerin bildiği farz edilir; üçüncü kişiler, ticaret siciline tescil ve ilan edilen hususları bilmediklerini iddia edemezler; tescil ve ilan, üçüncü kişilerin iyiniyetini ortadan kaldırır. Mevcut hukuki durum karşısında; davacı tarafından da bilindiği farzedilen davalı kooperatife ilişkin müşterek imza kuralına uygun olmayan ilgili sözleşmenin öncelikle şeklen dahi davalı kooperatifi bağlayıcı yönünün olmayacağı anlaşılmış olup, bu bağlamda davalı vekilinin imzaya itirazı kapsamında yaptırılacak imza incelemesinin yargılamaya yenilik katmayacağı görüldüğünden HMK md. 30 gereğince usul ekonomisi de gözetilerek imza incelemesi yapılmaması uygun bulunmuştur. Davacının, davalı tarafından ilgili haritanın kullanılarak iskan alındığı, bu bağlamda vekaletsiz iş görme hükümlerine göre dahi müvekkiline iş bedelinin ödenmesi gerektiğine dair savunması bakımından ise; bu bağlamda davacının anılan işlerin bedelini davalıdan talep edebilmesi için öncelikle davalının davacı şirkete karşı haksız zenginleştiğinin kanıtlanması gerekir. Yukarıda açıklandığı üzere davacı, sözleşme ilişkisinin varlığına dair muteber bir yazılı delil sunmamış, yemin deliline de dayanmamıştır. Davalı da akdi ilişkinin varlığını inkar etmiş, davacı tarafından yapıldığı belirtilen işlerin de dava dışı ... İnş. ve Tic. A.Ş. ile davalı arasındaki, .... Noterliğinin 23/09/2013 tarih ve ... yevmiye no.lu “Düzenleme Şeklinde Bağımsız Bölüm Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi ile Devir Sözleşmesine Muvafakat Sözleşmesi” kapsamındaki işlerden olduğunu beyan etmiştir. Adı geçen sözleşme ile onun eki mahiyetindeki .... Noterliği'nin 07/05/2008 tarih ve ... yevmiye no.lu "Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" incelendiğinde, sözleşmelerin, davaya konu edilen işlerin ilgili olduğu taşınmazı ilgilendirdiği, işin anahtar teslim yapılmasının kararlaştırılıp davacı tarafından davaya konu edilen işlerin ilgili sözleşmeler kapsamında kaldığı anlaşılmıştır. Anılan işler, ilgili sözleşmeler kapsamında kaldığından davalının davacıya karşı haksız zenginleştiğinden söz edilmesi olanaklı olmayıp bu bağlamda davacının vekaletsiz iş görme hükümlerine göre iş bedelinin ödenmesine dair talebinin de kabulü mümkün olmamıştır (Benzer şekilde bkz. ...'nin 09/05/2012 tarih ve .... sayılı ilamı Böylece davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 1.261,24-TL harçtan mahsubu ile bakiye 833,64-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/310, K. 2024/637, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-310-e-2024-637-k-052ca5c48e17