İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/208 E. 2023/634 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/208
- Karar No
- 2023/634
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2023/208 Esas KARAR NO : 2023/634 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... (TC Kimlik No:...) -.... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 21/03/2023 KARAR TARİHİ : 06/10/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından dava dışı ... A.Ş. İle ''...'' alım satımına ilişkin bir sözleşme yapıldığını. Bu şirket ...'de olduğu için müvekkilinin malzemeleri kendisi teslim alamadığını ve Nakliyeci Davalı ... ... ile de taşıma konusunda anlaşıldığını. Davalı yolda iken ... ili civarında, Kaza Tespit Tutanağı'ndan da anlaşılacağı üzere yolda uyuduğu için tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini. Haksız fiil hükümleri çerçevesinde davacının malzemelerini telef etmesi üzerine malzeme bedelinin tahsili için davalıya .... esas sayılı icra takibi başlatıldığını ve davalının itirazı sonucu takip durduğunu. davalının bu malzemelerin bedelinden sorumlu olduğunu. Davalıya kullanılmaz hale gelen panellerin bedelini ödemesi hususunda davalı tarafından defaatle ihtarat yapıldığını, fakat davalının, davacıyı ödeme vaadiyle sürekli oyaladığını ve neticede sorumlu olduğu bedeli ödemediğini. Delil Tespiti istemiyle ... 'ne başvurarak, hangi panellerin sağlam olup olmadığının tespitini istediğini. Davalı tarafından sağlam panellerin teslimi ve borçtan düşülmesi, akabinde telef olan panellerin bedelinin iadesinin teklif edildiğini. Bilirkişi Raporunda sağlam (?) denilen panellerin eski işlevini göremeyecek olmasına rağmen bu teklifin kabul edildiğini, davalı tarafından sağlam panellerin iadesi yapılarak, bedelinin borçtan düşüldüğünü. Fakat, hesaplama Bilirkişi Raporuna göre değil, davacının panelleri satın alma tarihindeki ödediği ücrete göre hesaplandığını. Bu hesaplamayı da davalı tarafın kabul ettiğini. Yapılan hesaplamaya göre, sağlam olan panellerin değerinin 119.631,718 TL olduğunu. Kaza sonucu kullanılamaz olan panellerin değeri yani davalının bakiye borcunun ise 35.440,2535 TL olduğunu. Fakat davalı tarafından sadece 22.000,00TL + 3.215,00TL (Tahsil Harcı) ödeme yapıldığını. Bakiye 13.440,2535 TL ve fer'ileriyle beraber İcra Dosyasının bakiye borcu ödenmediğini. Ödenmeyen toplam borcun 48.193,63 TL olduğunu. Tüm bu hususların davacı ile davalı arasında imzalanan protokol ile kabul edilerek kayıt altına alındığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili dilekçesinde özetle; Somut uyuşmazlıkta davalının meydana gelen trafik kazasında %100 kusuru olduğu değerlendirmesinin kabul edilmediğini. davalının meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını. Yapılacak keşif icrası sonrası bu hususun anlaşılacağını. Ayrıca taşıma sözleşmesinden ziyada 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'ndaki ilgili hükümlere göre somut uyuşmazlık değerlendirilmesi gerektiğini. Davacı tarafın uyuşmazlığa ilişkin taşıma sözleşmesi sunmadığı gibi iddialarını ispatlayamadığı, ispat yükünü yerine getiremediğini. Öte yandan delil dilekçesiyle temin edildiğinde sunulacak faturalara göre davacı tarafın alacağı faturadaki ve irsaliye makbuzundaki ... malzemelerin fiyatlarıyla uyuşmadığını. Faturada 13 bin lira fatura miktarı görüldüğünü. Davacı tarafın haksız olarak 48 bin lira civarında alacak isteminde bulunduğunu. Taraflar arasında protokol yapılmış olup davacı taraf protokolü davalının rızası hilafına borcun bitmediği borcun devam edeceği şeklinde davalının tamamen iradesi fesada uğratılarak üstelik davalının değil, bu aşamada vekilinin müvekkili yerine imza attığı, davalının aleyhe iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte borcun tamamının bittiği düşüncesiyle vekiline imza atması konusunda yetki verdiğini, ancak davalıya aydınlatma yapılmadan imza atılarak davalının iradesinin bu yönde olmadığı hâlde kısmi borç ödemesi şeklinde rızası hilafına üstelik davalıya davacı şirket tarafından her türlü zorlama ve baskı yapılarak protokol imzalattırıldığını. Söz konusu protokoldeki ödemeyi ikrar olarak kabul etmediklerini. Rızası hilafına cebren yapılmış ödeme bulunduğunu. Aksi kanaat hasıl olursa kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı taraf gerçek alacağından fazla miktar istediğinden protokolle yapılan ödemeyle de davacının alacağının sona erdiği değerlendirildiğini. Müvekkili davalı aleyhine davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığını. Çünkü söz konusu alacağın olup olmadığı, alacağın miktarı konusunda Hukuk Mahkemesinde yargılama yapılmasını gerektiren bir durum söz konusu olduğundan itiraz yasa yoluna başvurmasının kötüniyet olarak değerlendirilemeyeceğini. İcra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini. Tam aksine kötüniyetli olarak fatura ve irsaliyedeki malzemelerin değerinin çok üstünde üstelik protokolü baskıyla, kötüniyetle ve rıza hilafına imzalatıldığından davacı aleyhine alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 19.06.2023 tarihli raporda özetle; "Davacının icra talep tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı 55.854,35 TL olarak hesaplanmış olup" şeklinde görüş bildirmiştir. Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsiline ilişkindir. Davacı taraflar arasında davacıya ait panellerin taşınması husunda taşıma sözleşmesi akdedildiğini, davacının taşıma esnasında tek taraflı kaza geçirmesi üzerine panellerin zarar gördüğünü, devamında ilamsız icra takibi yapıldığını davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, taşıma konusu paneller üzerinde ... Mahkemesi'nce delil tespiti yapıldığını, davalı ile de takip sonrasında protokol düzenlenmesine rağmen kısmi ödeme yapıldığını bakiye alacağın ise ödenmediğini beyanla itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise cevabında, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, yetkili mahkemenin ise ... Mahkemeleri olduğunu, esas yönünden ise davalının meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olmadığını, faturadaki irsaliye ve makbuzdaki ... malzemelerin fiyatlarıya uyuşmadığını, sunulan Protokolde ise davalının iradesinin fesada uğradıltığını, davalının vekiline imza atmak için yetki verse de borcun tamamen bittiğini düşündüğünü, alacağın sona erdiğini ve davanın reddini savunmuştur. .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı ve davalı dışındaki 3. şahıslar aleyhine 157.000,00 TL asıl alacak nedeniyle takip başlatıldığı davalının süresince borca itirazı nedeniyle takibin durduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından mahkememizin görevine itiraz edilmiş ise de; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin TTK 850 vd. düzenlenen taşıma işinden kaynaklanması nedeniyle mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiş, yetki yönünden ise HMK 10. Ve TBK 89/I gereğince alacaklı ikametgahının .... olduğu anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur. Dosyada mevcut davacı tarafından sunulan 27/02/2023 tarihli protokolün incelenmesinde, tarafların .... Esas sayılı dosyasında bilirkişi raporuna göre sağlam sayılan malzemeler toplamı 119.631,718 TL bedelli malın davacı adına dava dışı şahsa teslim edileceğini ve icra dosyasındaki 119.631,718 TL'nin alacak kaleminden düşüleceğini, davalının ise 22.000,00 TL'yi davacıya ödeyeceği, bu miktarında icra dosyasına toplamda 141.631,71 tahsilat olarak bildirileceğini, 3.215 TL tahsil harcının da ayrıca davalı tarafından ödeneceğini, ödemeden sonrada davacının bakiye hakkının saklı olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; taraflar arasında taşıma sözleşmesi mevcut bulunduğu, dosyada mevcut ... d. İş sayılı dosyasından da anlaşılacağı üzere davacıya ait emtianın davalı tarafından taşınması esnasında 12/11/2022 tarihinde tek taraflı olarak trafik kazası geçirmesi nedeniyle emtianın zarar gördüğü anlaşılmış, -gerek dosya kapsamındaki protokol gerekse davalı tarafından cevap dilekçesinde taşıma sözleşmesinin tarafının davalı olmadığı yönünde bir savunma da geliştirilmemiştir- devamında ise davacı tarafından yapılan takip sonrasında tarafların dava dilekçesinde ekli olan 27/02/2023 tarihli Protokol'ü akdedikleri anlaşılmıştır. Davalı tarafından her ne kadar iş bu protokolün iradesi fesada uğratılarak imzalatıldığı iddia edilse de, davalı tarafından bu Protokolün akdedilmesi için yetki verildiği kabul edilmiş olup, yine iş bu Protokolün irade fesadı hallerinden birisine uygun olarak akdedildiği de ispat edilememiştir. Bu nedenler ile takipten sonra ve davadan önce taraflar arasındaki Protokol de kabul edilen ödeme tutarları asıl alacak miktarından hükme esas bilirkişi raporundan TBK 100. Madde gereğince mahsup edilmesi ile asıl alacak ve davalı alacağının likit olması ve davalı tarafından haksız itiraz edilmesi sonrasında davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmiş, takibin kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından kötüniyet tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın bakiye alacak, icra harç ve giderleri icar vekalet ücreti toplamı ve faiz toplamı 55.854,35 TL üzerinden devamına, 2-31.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Alınması gereken 3.815,42 TL harçtan 823,19 TL peşin harç, 131,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplamı 954,19 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.861,23 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 823,19 TL peşin harç, 131,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.134,09 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 131,75 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.131,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin ve e-duruşma sistemi üzerinden davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 06/10/2023 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.