İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/865 E. 2024/699 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/865
- Karar No
- 2024/699
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2022/865 Esas - 2024/699 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2022/865 Esas KARAR NO : 2024/699 HAKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI :..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI :..... DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2022 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2024 Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı idarenin işlettiği .....'nda temizlik işinde davalı şirketin işçisi olarak çalışan ... için 02/03/2022 tarihinde net 17.606,73 TL ödeme yapıldığını, yine ..... temizlik işinde davalı şirketin işçisi olarak çalışan ... için 15/11/2022 tarihinde 31.242,49 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, davalının çalışma dönemine isabet eden ... için 10.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL kıdem tazminatı ödemelerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiş, davacı vekili yargılama sırasında bilirkişi raporu doğrultusunda talep artırım dilekçesi vermiştir. CEVAP: Davalıya yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı idare ile davalılar arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştırılan işçilere davacı tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinin davalıdan tahsili için açılan rücuen tazminat isteminden ibarettir. Taraflarca ileri sürülen deliller toplanmış, taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri, ... kayıtları, ödeme dekontları, ...'a ait ... kayıtları ve ...'ya (...) ilişkin ... kayıtlarının dosya içerisinde alındığı, ...'a ait ..., hizmet döküm ve maaş bordrolarının dosya içerisine alındığı, ... (...)'e ait ..., hizmet döküm ve maaş bordrolarının dosya içerisine alındığı, bilirkişi kök ve ek raporunun dosyaya kazandırıldığı görülmüştür. Somut olayda, davalı .....'nün 1. maddesi, " Bu Ana Statünün amacı; 8.6.1984 tarih ve 233 Sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olarak ve söz konusu Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere. ..... ( .... ) adı altında teşkil olunan Kamu İktisadi Kuruluşu'nun hukuki bünye, amaç ve faaliyet konuları, organları ve teşkilat yapısı, müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleriyle bunlar arasındaki ilişkileri ve ilgili diğer hususları düzenlemektedir." hükmüne yer verilmiştir. .... adı altında teşkil olunan İktisadi Devlet Teşekkülü'nün hukuki bünye, amaç ve faaliyet konuları, organları ve teşkilat yapısı, müessese, bağlı İktisadi Devlet Teşekkülleri 233 Sayılı K.H.K.'de saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabidirler ( 233 Sayılı K.H.K.. madde 4/2 ). Şu durumda davacı .... İle davalılar tacir konumunda olduğundan mahkememiz yargılamada görevli durumundadır. Taraflar arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme bulunduğu, hizmet nezdinde çalışan dava konusu işçilerin kıdem tazminatından kaynaklı işçilik alacağının davacı tarafından ödendiği hususlarında anlaşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki anlaşmazlık; Davacı tarafından ödenen işçilik alacağından davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve davacı tarafından rücuen tahsilinin talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Davalı ile imzalanan sözleşmenin eki mahiyetinde teknik şartname ve genel şartnamelerde “Yüklenicinin istihdam ettiği personelin; İş Kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve meyvzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici istihdam ettiği personelin 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlüdür. ..... Mahkemesi kararında;... Ayrıca, kamu iktisadi teşebbüslerinin ihale yoluyla sağlık personeli ve yardımcı sağlık Personeli alabilmesine olanak sağlayan genel bir kanun yoktur ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Karamname'ye tabi kamu iktisadi teşebbüsü niteliğinde bulunan ...'nün 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesi uyarınca hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle görülmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, ihaleyi kazanan yüklenicinin sağladığı sağlık personeli ile sağlık hizmetlerinin gördürülmesi,hizmetlerinin gördürülmesi, kamu iktisadi teşebbüslerinin tabi olduğu personel rejimine ve ihale mevzuatına uygun bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinden, uluslararası yurt içi ve yurt dışı trafiğine açık havalimanı ve havaalanlarında 24 saat esasına göre acil sağlık ekibi bulundurulması gerekmekte olduğu ve sağlık personeli temininde sıkıntı duyulduğu, .....'ndan - sağlık personeli ihtiyacının giderilmesi yönünde her yıl - talepte bulunulmasına rağmen yeterli sayıda kadro verilmediği, bu durumun sağlık hizmetlerinde aksamaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle 10.08.2009 tarihinde toplam 90 sağlık personelinin ve sağlık hizmetinin alımına yönelik ihalenin yapıldığı, ihaleye 4 istekli firmanın katıldığı, ihaleyi 13.043.956,00-TL bedel teklif eden ... Ltd, Şti.'nin kazandığı anlaşılmıştır. Bu durüumda, 4734 sayılı Kanun'un 4. maddesinde tanımlanan "hizmet” kavramı içinde sayılanlar arasında yer almayan ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de belirtilen istihdam şekilleri dışında sağlık personeli istihdam edilmesine yönelik olarak yapılan ihale işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ... 28/09/2009 gün ve ..... sayılı işlemin iptali istemine gelince; — Mahkememizce davaya konu ihale işleminin yukarıda açıklanan gerekçeyle iptal edilmiş olması nedeniyle ihtiyaç fazlası sağlık personeli oluşmayacağı ve bu personelin nakledilmesi gerekmeyeceğinden anılan işlemin, dayanaksız kalmak suretiyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemlerin iptaline, ... Karar verilmiştir. ..... Dairesi kararında ise; ''28/09/2009 gün ve ..... sayılı işlemin iptali istemine gelince; — Mahkememizce davaya konu ihale işleminin yukarıda açıklanan gerekçeyle iptal edilmiş olması nedeniyle ihtiyaç fazlası sağlık personeli oluşmayacağı ve bu personelin nakledilmesi gerekmeyeceğinden anılan işlemin, dayanaksız kalmak suretiyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır'' gerekçesi ile karar bozulmuştur. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin teknik şartnameler ekine göre taraflar serbest iradeleri ve ''Yüklenicinin istihdam ettiği temizlik personelinin İş Kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici, istihdam ettiği personelin 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerinden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlüdür. Yüklenici, tarafından istihdam edilen personele ilişkin, herhangi bir sorumluluk ihale makamı olan ...'ye yüklenemez” denmek suretiyle işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğuna karar verildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında kurulan sözleşmede yapılan yukarıda belirtilen düzenleme uyarınca, davacı taraf, İş Kanunu'ndan kaynaklanan sorumluluğunun gereği olarak, dava dışı işçilere ödemek zorunda kaldığı tazminatların tamamını davalı yüklenicilerden rücuen tahsilini istemekte haklıdır. Taraflar arasında kurulan sözleşme her iki taraf yönünden bağlayıcıdır (bkz. .....'nin, 27/06/2013 tarihli, .....sayılı ilamı). Bilindiği üzere, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da, anılan madde hükmü uyarınca taraflar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl(üst) işveren, davalı (alt) işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuştur. Hesap Bilirkişisi ...'dan aldırılan 13/07/2023 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; ".....’nın 07.09.2020 tarihli “Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar” gereğince tarafıma tevdi edilen görev dosya kapsamında ilgili kanun maddeleri, güncel tarihli Yargıtay kararları çerçevesinde incelenmiş, bölüm-3.5.de açıklanan hesaplama kriterleri çerçevesinde hesaplamalar seçenekli olarak yapılarak tablolar haline getirilmiştir. Yine rehber ilkeler ‘’Bilirkişi, raporunda kesinlikle değerlendirmelerde bulunmamalı, somut olayı tüm açıklığı ile raporunda anlattıktan sonra olayın yorumunu ve takdirini hâkime bırakmalıdır.’’ İlkesi gereğince somut olay açıklanmış, davacı kurum tarafından ödenen işçilik alacaklarının davalı yüklenici alt işverenlere rücu edilip edilemeyeceği, edilecek ise ne oranda olması gerektiği, hangi tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği hukuki yorum ve nihai kararı Sayın Hâkimliğinize ait olmak üzere; 1- Dosya kapsamında dava dışı işçilerin ... hizmet cetveli, işyeri unvan cetveli ve her iki dava dışı işçi açısından maaş bordroları, kıdem tazminatı hesap cetvelleri ve aldıkları maaşı gösteren belgelerin sunulması halinde daha sağlıklı bir hesap yapılabileceği; 2- Dosya içindeki verilere göre davacı kurumun ...’e ödemiş olduğu kıdem tazminatının 13.754,62 TL’sini davalıdan isteyebileceği 3- ... açısından hesaplama yapılabilmesi için eldeki belge ve verilerin yeterli olmadığı yönünde görüşümü içerir raporum Takdir Sayın Mahkemenizindir." şeklinde kök raporunu sunmuştur. Hesap Bilirkişisi ...'dan aldırılan 26/06/2024 Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; .....’nın 07.09.2020 tarihli “Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar” gereğince tarafıma tevdi edilen görev dosya kapsamında ilgili kanun maddeleri, güncel tarihli Yargıtay kararları çerçevesinde incelenmiş, bölüm-3.5.de açıklanan hesaplama kriterleri çerçevesinde hesaplamalar seçenekli olarak yapılarak tablolar haline getirilmiştir. Yine rehber ilkeler ‘’Bilirkişi, raporunda kesinlikle değerlendirmelerde bulunmamalı, somut olayı tüm açıklığı ile raporunda anlattıktan sonra olayın yorumunu ve takdirini hâkime bırakmalıdır.’’ İlkesi gereğince somut olay açıklanmış, davacı kurum tarafından ödenen işçilik alacaklarının davalı yüklenici alt işverenlere rücu edilip edilemeyeceği, edilecek ise ne oranda olması gerektiği, hangi tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği hukuki yorum ve nihai kararı Sayın Hâkimliğinize ait olmak üzere; 1- Dosya içindeki verilere göre davacı kurumun ...’e ödemiş olduğu kıdem tazminatının 13.721,06 TL’sini davalıdan isteyebileceği 2- Dosya içindeki verilere göre davacı kurumun ...’a ödemiş olduğu kıdem tazminatının 17.151,33 TL’sini davalıdan isteyebileceği hesaplanmıştır. Takdir Sayın Mahkemenizindir. " şeklinde ek raporunu sunmuştur. Mahkememizce alınan bilirkişi heyeti raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçeli olduğu görülmüştür. Yukarıda belirtilen olgular ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dava dışı işçilerin eldeki davadaki taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine istinaden davalı şirket yanında yukarıda belirtilen dönemler içinde çalıştığı, bu çalışması karşılığı davacı tarafça dava dışı işçilere kıdem tazminatı ödendiği, yukarıda belirtilen Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarına dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulünün gerektiği, yukarıda belirtilen olgulara uygun olarak kıdem tazminatı ve ferilerinden işçinin alt işverenlerdeki çalışma dönemlerine isabet eden dönemler dikkate alınarak tüm işverenlerin ayrı ayrı sorumlu olduğu nazara alınarak, yargısal denetime elverişli olarak hazırlanan bilirkişi raporuna mahkememizce itibar edildiği, davacının taleple bağlılık ilkesi gereği istem konusu ettiği ve ödediği tüm bedeli bu esaslara göre davalıdan rücuen tazmini talebinin yerinde olduğu, ödeme tarihi itibarıyla davalının temerrüde düştüğü, taraflar tacir olduğundan bu tarihten itibaren tespit edilen tutara avans faizi yürütülmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜNE, 30.872,39-TL nın 13.721,06 TL'nın 15/11/2022 tarihinden itibaren, 17.151,33 TL'nin 11/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 2.108,89 TL harçtan peşin alınan 527,94 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.580,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 426,94 TL peşin harç ve 101,00 ıslah harcı olmak üzere toplam 608,64 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 130,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.930,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma ile) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.. 09/10/2024 Katip ..... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı