İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/528 E. 2024/668 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/528
Karar No
2024/668
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/528 Esas - 2024/668 T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2024/528 Esas KARAR NO : 2024/668 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/07/2024 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı .... .... .... Gölbaşı İş Ortaklığı ile arasında ticari bir iş gerçekleştiğini ve yapılacak işler için 3 adet sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin yüklenici olduğunu ve sözleşmede belirtilen imalat, montaj ve kablolama işlerini yapmayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, ancak müvekkilinin taahhüt ettiği işi zamanında teslim etmesine rağmen davalı tarafından avans olarak ödenen bedeller dışında kalan 394.293,40 TL'yi müvekkiline ödemediğini, sözleşmeler ve sözleşmeler için düzenlenen hak ediş raporları incelendiğinde 02/06/2022 tarihli 66.729,00 TL bedelli sözleşmede hiçbir ödeme yapılmadığını, 14/02/2022 tarihli 230.100,00 TL bedelli sözleşmede 150.000 TL avans ödendikten sonra kalan 80.100,00 TL'nin ödenmediği ve 02/03/2022 tarihli 497.464,40 TL bedelli sözleşmede ise 250.000 TL avans ödendikten sonra kalan 247.464,40 TL'nin ödenmediği hususunun açıkça görüldüğünü, bunun üzerine .... .... .... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalı tarafından kötü niyetli olarak borca ve tüm fer'ilerine itiraz edilerek icra takibini durdurduğunu, yapılan bu itiraz üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu fakat anlaşılamadığını, tüm bu sebepler ile öncelikli olarak ihtiyati haciz taleplerinin ve davanın kabulünü, borçlu şirketin itirazının iptalini ve takibin devamını, davalı şirket aleyhine haksız itiraz nedeni ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi adi ortaklığı oluşturan davalılara usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak davalılar tarafından cevap dilekçesi verilmediği görülmüştür. Davada davalı olarak gösterilen adi ortaklığı temsilen davaya vekaletname sunulsa da adi ortaklığın taraf ehliyeti bulunmadığından vekil dava ve duruşmalara kabul edilmemiş, yargılamaya devam olunmuştur. Ankara Ticaret Odası Başkanlığına, İvedik Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü. Dava, itirazın iptali istemlidir. (İİK md. 67) 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesine göre, ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşmelerden kaynaklı davacının alacağı bulunduğundan bahisle adi ortaklık aleyhine başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmış olup, dava öncesi zorunlu arabuluculuk dava şartında da taraf ehliyeti olmayan davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklığı taraf göstermiş, arabuluculuk anlaşamama son tutanağı mahkememize sunulmuştur. Bilindiği üzere adi ortaklığın hukukumuzda taraf ehliyeti yoktur. Bu nedenle mahkememizce düzenlenen 02/08/2024 tarihli ara karar ile davacı tarafça sunulan arabulucuk son tutanağı incelendiğinde tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti olmayan adi ortaklık taraf gösterilerek başvuru yapıldığı ve arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşılmakla dava konusu edim bölünebilir nitelikte olduğundan adi ortaklığı oluşturan davalı şirketlerden birine yahut her iki şirkete yöneltilen arabuluculuk başvurusu olup olmadığı bildirilerek varsa arabuluculuk son tutanağının mahkememize ibraz edilmesi için davacı vekiline ihtaratlı kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içinde davacı taraftan istenilen arabuluculuk belgesi mahkememize ibraz edilmemiştir. Arabuluculuk dava şartında arabulucunun taraflarla iletişime geçmesi ve davet mektubunu taraflara göndermesi için taraflara ayrı ayrı ulaşması gerektiğinden adi ortaklığı oluşturan her bir şirkete/kişiye karşı davet mektubu göndermesi ve süreci bu şirketlere/kişilere yönlendirmesi gerekmektedir. Somut olayda da bu durum göz ardı edilerek taraf ehliyeti olmayan adi ortaklığa karşı arabuluculuk süreci yürütülmüş ve arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediği kabul edilmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununa 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu hususun mahkememiz açısından özel dava şartı olduğu ve dava tarihi itibariyle dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde ihtiyati haciz talebinde bulunsa da işi gördüğüne dair yaklaşık ispat ölçüsünde bir delil sunulmadığı, İİK'da belirtilen diğer sebeplerinde oluşmadığı nazara alınarak ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 427,60 TL maktu harcın, 6.733,55 TL peşin harçtan düşümü ile artan 6.305,95 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2024

Atıf: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/528, K. 2024/668, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-528-e-2024-668-k-36faf751adb2