İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/118 E. 2024/670 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/118
- Karar No
- 2024/670
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/118 Esas - 2024/670 T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2024/118 Esas KARAR NO : 2024/670 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/02/2024 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan 35 TYK 79 plakalı araç arasında 24/05/2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, yaşanan kaza sebebi ile müvekkilinin aracında 400.000,00 TL hasar meydana geldiğini, müvekkil aracının sigortacısı olan ... Sigorta'dan ZMMS limiti olan 120.000,00 TL onarım ödemesi ve .... .... .... plakalı aracın sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden İMMS kapsamında da 180.000,00 TL ödeme alındığını, meydana gelen hasar tazminatı nedeniyle davalı sigorta şirketinin artan tutardan sorumluluğunun devam ettiğini, müvekkilinin maddi hasarlı trafik kazasından doğan maddi hasarın onarım bedelinin ve ekspertiz ücretinin davalı sigorta şirketi tarafından giderilmesi gerektiğini, tüm bu sebepler ile davanın kabulünü, hasar tazminatı için şimdilik 10,00 TL'nin olay tarihinden işleyen avans faiziyle tahsilini, ekspertiz ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, davacının dava dilekçesinde belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, ancak belirsiz alacak davasının açılabilmesi için gereken şartların somut olayda gerçekleşmediğini, davacı tarafından İMMS kapsamında talepte bulunulduğu ancak zararın öncelikle ZMMS kapsamında giderilmiş olması gerektiğini, davacının aracının kullanılmışlık ve yıpranmışlık düzeyinin yüksek olduğunu bu yüzden değer kaybı oluştuğunun düşünülemeyeceğini, değer kaybından bahsedebilmek için aracın ilk ve tek hasarının olması gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinde haksız olduğunu, tüm bu sebepler ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. .... .... .... Sigorta A.Ş.'ye, ... Sigorta A.Ş.'ye müzekkere yazıldığı görüldü. Mahkememizce 03/10/2024 tarihinde bilirkişi İbrahim Ütebey'den bilirkişi raporu aldırılmıştır. Davacı vekili UYAP üzerinden sunduğu 20/02/2024 tarihli beyan dilekçesinde değer kaybı için davanın açıldığını bildirmiştir. Dava, trafik kazası sebebiyle davalıdan davacı aracında oluştuğu belirtilen değer kaybı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından 14/11/2024 tarihli davadan feragat edildiğine dair dilekçe sunulmuştur. 6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş, Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır. 310. maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı vekili 15/02/2024 tarihli dava dilekçesi ile davayı açmış olsa da, feragate yetkili kılınan davacı vekilinin 14/11/2024 tarihinde mahkememize sunulan dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiğini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini bildirdiği, HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre; feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu, anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın davadan FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Alınması gerekli 427,60-TL harç başlangıçta peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın miktarı itibariyle istinaf kanun yolu kapalı ve kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2024