İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/768 E. 2023/652 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/768
- Karar No
- 2023/652
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2023/768 KARAR NO : 2023/652 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVA : Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/11/2023 KARAR TARİHİ : 10/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın 24/11/2019 tarihinde ... plakalı araçta yolcu olarak seyretmekteyken trafik kazası geçirdiğini, trafik kazası sonucu yaralanan müvekkilinin %16 tüm vücut fonksiyon kaybına uğradığını, müvekkilinin %16 maluliyeti bulunmasından kaynaklı tazminat talebinde bulunmak için hukuki yollara başvurmak istediğini ve Avukat ... ' na başvurduğunu, müvekkilinin 19/12/2019 tarihinde ... 20.Noterliğinde 19128 yevmiye numarasıyla, davalı Avukat ...'nu kendisine vekil tayin ettiğini, manevi tazminata ilişkin ... Esas sayılı dosyada dava görüldüğünü ve müvekkilinin ... lehine manevi tazminat ödenmesi için karar verildiğini, davalı 2020 yılında ... adına maddi tazminatın ödenmesi için, kazaya karışan ... plakalı aracın sigorta şirketi ... SİGORTA A.Ş ile ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurduğunu ve arabuluculuk sürecinde 110.000 TL'nin müvekkili ...'a ödenmesi için anlaşma sağladığını, ödemenin Davalı ... 'nun hesabına yatırıldığını ancak davalının, müvekkili adına tahsil ettiği 110.000 TL'yi müvekkiline ödemekten kaçındığını belirterek şimdilik 10,00 TL maddi tazminatın 2020/49410 arabuluculuk dosya numaralı dosyanın anlaşma tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini dava ve talep etmiştir. Dava, taraflar arasındaki vekalet ilişkisinden kaynaklanan alacağın istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki esasa ilişkin uyuşmazlığın çözümünden önce, öncelikli olarak ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardan biri, mahkemenin görevli olup olmadığı sorunudur. Zira görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınabileceği gibi, taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Somut olayda, öncelikli olarak tespiti gereken husus, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin "tüketici" işlemi olup olmadığı konusundadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/1 maddesi ile, “Sağlayıcı, kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, satıcı, kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Avukatlık sözleşmelerinden kaynaklanan ihtilaflarda mahkemelerin görevi yönünden Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki görüş ve uygulama farklılığına ilişkin uyuşmazlığın giderilmesi konusunda Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 12/07/2018 gün, 2018/3546 Esas ve 2018/7886 Karar ile 12/07/2018 gün, 2018/3545 Esas ve 2018/7887 Karar sayılı ilamlarında; vekil-müvekkil arasındaki sözleşme ilişkisinin temelindeki işlemin tüketici işlemi olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre mahkemelerin görevli olup olmadıklarının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin uyuşmazlığın giderilmesi kararı gereğince, vekil-müvekkil arasındaki sözleşme ilişkisinin her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi ve bunun sonucuna göre mahkemenin görevli olup olmadığının belirlenmesi gereklidir. Somut olayda, davacının geçirdiği trafik kazası sonucu maluliyeti oluştuğundan bahisle hukuken yapılması gerekli işlemler için davalıya vekalet verildiği, avukat olan davalının da arabuluculuk görüşmeleri sırasında dava dışı sigorta şirketinin ödediği belirtilen 110.000-TL tazminatı davacıya vermediği ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı, davalı avukatın TKHK'nın 3/ı hükmü uyarınca tüketici hukuku anlamında sağlayıcı sıfatına haiz olduğu (bkz. YHGK'nun 2017/3173 esas ve 2021/398 karar sayılı 01/04/2021 tarihli ilamı), davacının da somut olayda mesleki ve ticari amaçla hareket etmediği, dolayısıyla davalı avukatın sunduğu hizmet, davalının tüketici sıfatını taşıması ve bu suretle vekalet sözleşmesine ilişkin işlemin tüketici işlemi vasfının bulunması karşısında davaya bakmakla görevli mahkemenin TKHK hükümleri gereğince Tüketici Mahkemesi olacağı, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla HMK'nın 114 ve 115. Maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine, talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE 4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE, İlişkin, dosya üzerinden tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/11/2023 Katip ... ✍e-imzalıdır Hakim ... ✍e-imzalıdır