İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/751 E. 2023/692 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/751
Karar No
2023/692
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/751 Esas - 2023/692 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/751 Esas KARAR NO : 2023/692 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/01/2019 KARAR TARİHİ : 20/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/11/2023 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 31/07/2016 tarihinde müvekkilinin eşinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Kırşehir'den ...'ya seyahat ederken Kaman ilçesinde yol kenarında araçların park etmesi için ayrılan cepte durakladıklarını, aracın bagajından bir şeyler alırken, davalı ... 'nin hakimiyetinde olan ... plakalı aracı kullanırken, telefonla ilgilenmesi ve yola bakmaması nedeniyle ... plakalı araca arkadan çarptığını, müvekkilinin bacaklarının iki araç arasında sıkışıp kaldığını, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/267 Esas sayılı dosyasında aldırılan Adli Tıp raporunda fibula kemik kırığının hayati fonksiyonları orta derecede etkilendiğinin belirlendiğini, müvekkilinin bacağının 25 gün alçıda kaldığını, sonrasında 45 gün boyunca evde kıpırdamadan yattığını, müvekkilinin meydana gelen kazadan dolayı maddi ve manevi olarak sıkıntı çektiğini, davalı ... 'ın ... plakalı aracın sahibi ve işleteni olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu açısından 223111807 numaralı trafik poliçesine istinaden dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartının müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini belirterek, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi (açıklama dilekçesi ile 300,00 TL tedavi gideri, 300,00 TL tedavi sürecince çalışamamaktan kaynaklanan kazanç kaybı, 400,00 TL iş gücü kaybı için) ve 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 11.000,00 TL tazminatın davalı taraftan alınarak tarafına ödenmesine, karar verilmesini talep etmiş, vekaletnamesinde feragat yetkisi bulunan davacı vekili yargılama sırasında 06/02/2019 tarihli dilekçesi ile manevi tazminat talebinden feragat etmiş, 14/04/2023 tarihli oturumdaki imzalı beyanı ile de tedavi gideri ve kazanç kaybı taleplerinden de feragat etmiş, ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatını 9.313,07 TL’ye, daimi iş göremezlik tazminatını 339.738,99 TL’ye artırmış ve tüm tazminat taleplerine kazanın gerçekleştiği, haksız fiil tarihi olan 31.07.2016 tarihinden itibaren (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla başvuru tarihi olan 28.11.2017 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsil olarak olarak tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından işbu dava öncesi arabuluculuk kurumuna başvurulmadığını, davacı tarafından müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davacı tarafından talep edilen tazminatın hangi alacağa ilişkin ve ne kadar ödenmesinin talep edildiğinin belirtilmediğini, müvekkil şirketin manevi tazminata ilişkin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davacının kazanç kaydı taleplerinin sigorta poliçesi teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının maluliyet oranının tespiti gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalılar davaya karşı herhangi bir cevap vermemiştir. DELİLLER : Trafik kazasına ilişkin tutanaklar, ZMMS sigorta poliçesi, maluliyet raporu ve diğer bilirkişi raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin 14/04/2023 tarih ve 2022/234 E, 2023/240 K sayılı kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 04/10/2023 tarih ve 2023/881 E, 2023/1204 K sayılı ilamı ile dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk dava şartının geçerli olduğu, ancak dosya kapsamında arabuluculuk tutanağına rastlanılmadığından davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kaldırılmış, kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen TTK.nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinin 1. fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemeleri yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinde, davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Yönünden sigorta sözleşmesinden kaynaklanması nedeni ile davanın ticari mahiyette olduğu, konusunun maddi tazminat talebine ilişkin bulunduğu, dava dilekçesine arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın eklenmediği, davacı vekiline gönderilen bildirim sonrasında davacı vekilinin 16/11/2023 tarihli dilekçesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılmıştır. HMK'nun 115. maddesinin 2. fıkrasında "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.", 3. fıkrasında "Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." düzenlemeleri yer almakta ise de, arabuluculuk konusunda özel düzenleme içeren 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinin davada öncelikle uygulanması gerektiği, eldeki ticari davada ise arabuluculuk önşartının yerine getirilmediği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı sigorta şirketi Türkiye (Güneş) Sigorta A.Ş. yönünden arabulucuya başvurulmadan dava açılması nedeniyle davanın, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrası ile HMK'nun 114/2. ve 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davalı sigorta şirketi yönünden dava usulden reddedilmekle, alınması gereken 269,85 TL maktu harcın 187,86 TL peşin harç, 1.193,00 TL ıslah harcı toplamı 1.380,86 TL harçtan düşümü ile artan 1.111,01 TL harcın, mahkememizce ayrılmasına karar verilen yeni dosyaya aktarılmasına, artan harç hakkında ayrılan davada karar verilmesine, 3-Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca, ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddi halinde, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı (maktu) miktarı geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı (nisbi) avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, 339.738,99 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 52.960,85 TL nisbi vekalet ücreti maktu vekalet ücretini geçmekle, 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Türkiye (Güneş) Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 4-Davacının davalı sigorta şirketi yönünden karşıladığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı sigorta şirketinin karşıladığı 208,80 TL posta giderinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde davacı ve davalı sigorta şirketi yönünden alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, 7-Davalılar Ahmet Kılıç ve Özlem Temirci yönünden davanın ayrılmasına ve mahkememizin ayrı bir esasına kaydına, 8-Bu davalılar yönünden yargılamaya mahkememizin yeni esası üzerinden devamına, 9-Bu davalılar yönünden yargılama harç ve giderlerinin yeni esasa kaydedilecek dava üzerinden dikkate alınmasına, Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/11/2023 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/751, K. 2023/692, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-751-e-2023-692-k-fdb58fa6a1fe