İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/646 E. 2023/639 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/646
- Karar No
- 2023/639
- Karar Tarihi
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2022/646 KARAR NO : 2023/639 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/09/2022 KARAR TARİHİ : 07/11/2023 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 23/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2 adet itfaiye aracı ve 2 adet itfaiye su tankeri alım satımı için 07.07.2017 tarihli satış sözleşmelerin akdedildiğini, sözleşmeler gereğince, davalı şirket 2 adet itfaiye aracı ve 2 adet itfaiye su tankerini üretecek ve müvekkili şirkete ihraç kayıtlı olarak fatura edeceğini, müvekkilinin ise ihraç kayıtlı olarak aldığı araçları zamanında ihraç edecek ve ihracat sonrası ihracat beyannamesi ile birlikte ihracat faturalarını davalıya vereceğini, sözleşmeler gereği; müvekkilinin ihracatı gerçekleştiremez ve evrakları zamanında davalıya vermez ise, davalının yaşayabileceği tüm sorumluluklardan sorumlu olacağı ve davalı şirketin kayıplarını müvekkiline rücu edebileceğini, söz konusu sözleşmelere uygun şekilde müvekkili şirket tarafından tüm ödemelerin zamanında yapıldığı ve ödenmeyen hiçbir borç kalmadığını, davalı şirketin yine sözleşmeler gereği olarak iki farklı tarihte müvekkili şirkete ihraç kayıtlı faturalar düzenlediğini, bunun karşılığında müvekkili şirketin de, davalı şirketin düzenlediği faturalardan çok kısa bir süre içerisinde araçları ihraç ettiğini, hiçbir şekilde gecikme olmadan ihracat beyannameleri ile ihracat faturalarını da davalı şirkete teslim ettiğini, akabinde davalı şirketin ilgili dönemlere ilişkin olmak üzere yeminli mali müşavir raporları düzenlettiğini ve ihraç kayıtlı faturalarından kaynaklanan kdv alacağı olan toplam 475.769,00 TL' nin iadesi için bağlı bulunduğu Vergi Dairesine talepte bulunduğu ,ancak Vergi Dairesince iade talebinin reddedildiğini, davalı şirketin 2019 yılının Mart ayında yapmış olduğu özelge talebi ve 2019 yılının Nisan ayında yaptığı KDV iade taleplerinin reddedildiğini, davalının kendi işlemleriyle kendisini müvekkilinden alacaklı gösterdiğini ve davalı şirketin, müvekkili şirkete karşı ...15. İcra Müdürlüğünün 2021/2692 Esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile takip başlattığını, müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçelerinde özetle;Davacı ile müvekkil şirket arasında 2 adet itfaiye aracı ve itfaiye su tankeri alım satımına ilişkin 07.07.2017 tarihli satış sözleşmelerin akdedildiğini, sözleşmeler gereği müvekkil şirketin ihraç kayıtlı fatura düzenleyeceğinin karlaştırıldığını, Müvekkil şirketin ihraç kayıtlı satış sebebi ile faturaları mevzuata uygun olarak düzenlediğini ve başlangıçta 100.800,00-Euro tutarındaki KDV'yi davacı şirketten tahsil etmediğini, mevzuata uygun olarak iade talebinde bulunduğunu, iade talebinin idarece, müvekkil şirketin sözleşmeye konu araçların imalatçısı olmaması sebebiyle Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11/1-c maddesi kapsamında red ettiğini, bunun sorumlusunun müvekkili şirket olmadığını, idarece kabul edilmemesi üzerine davacı ile anlaşarak faturalar ile ilgili ek beyanname verildiğini ve KDV li hale getirildiğini, ihracatcı firma olan davacının KDV iadesi alması konusunda anlaştıklarını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, sorumlu olduğu KDV iadesi işlemini yapmadığı ve tutarını kendilerine ödemediğini, davacının ihracatçı sıfatıyla KDV iadesi işini sürüncemede bırakarak ilgili dönemde vergi dairesinden iade talebinde bulunmadığını ve de kendilerine ödemede yapmayarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını belirterek, davanın usulden ve esastan reddini ile haksız ve kötüniyetli dava nedeniyle, davacı aleyhine takip konusu alacağın % 20'sin az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesinin talep ve cevap etmiştir. DELİLLER, DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: Dava, ihraç kayıtlı satış faturalarından, davacı ihracatçı alıcıdan tahsil edilmeyen KDV bedellerinin, imalatçı tarafından vergi dairesine ödenmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemiyle başlatılan ilamsız takipte borçlu olunmadığını tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili delil olarak;07/07/2017 tarihli satım sözleşmesine, faturalara, ihracat beyannameleri, ithalat işlemlerine ilişkin belgeler, Gelir İdaresi Başkanlığının red yazılarına, ...15. İcra Müdürlüğünün 2021/2692 Esas sayılı dosyasına, tarafların ticari defter kayıt ve belgelerine, banka hesap kayıtlarına, tanık keşif ve bilirkişi incelemesine, davalı vekili ise; dava konusu ihraç kayıtlı satışlara ilişkin her türlü faturaya, banka kaydına, taraflar arasındaki satışlara ilişkin 07/07/2017 tarihli sözleşmelere, ilgili vergi dairesi kayıt ve başvuru belgelerine,15/05/2019 tarihli prensip sözleşmesine , mail yazışmalarına, tanık ve yemin deliline dayanılmıştır. ...15. İcra Dairesi'nin 2021/2692 Esas sayılı dosyasında; davalı Zimag Araç ve Makina Sanayi ve Ticaret A,Ş tarafından, davacı CK Grup Otomotiv Makina İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. aleyhinde '"müvekkilinin, borçlu şirkete ihraç şartı ile satmış olduğu itfaiye araçlarının, borçlu tarafından yurt dışındaki müşteriye satılarak ihraç edildiği, müvekkili tarafından malın anaparası olan 560.000,00 Euro karşılığı 2.643.167,00 TL'nin tahsil edildiği, ancak 100.800,00 Euro karşılığı KDVsinin tahsil edilemediğini, işbu takip ile bu miktarın tahsilinin talep edildiği" belirtilerek , 100.800,00 Euro nun ilamsız icra yoluyla tahsili amacıyla takip başlattığı, borçlunun borca ve faize .. Vs itirazı üzerine takibin durduğu, anlaşılmıştır. Öncelikle iş bu davada davacı hukuki yararı bulunduğu görülmekle yargılaması sürdürülmüştür. Taraflar arasında imzalanan 07/07/2017 tarihli satış sözleşmesi incelendiğinde; 2. Maddesin de; davacı alıcı CK Grup ... LTD ŞTİ tarafından yurt dışına ihraç edilmek üzere iki adet itfaiye aracının davalı imalatçı satıcı tarafından ekli teknik şartnameye göre Mercedes Şase araçların üzerine üst yapı imali ve montajı ile tesliminin kararlaştırıldığı, 3.Maddesinde ise;"ekteki şartnameye göre ... su tankı ... köpük tankı, ... pompalı itfaiye aracı, araca imal edilecek üst yapı bedeli, adet fiyatı 145.000,00 Euro, 2 adet toplam fiyatı 290,00 Euro olan araçların ihraç kayıtlı olarak fatura edileceği, CK Grup tarafından düzenlenen ihraç dokümanlarının en geç 30 gün içinde ZİMAG'a teslim edileceği, İhraç kayıtlı faturalar istendiğinde her türlü sorumluluğun CK Grup firmasına ait olduğu, işlemlerden doğabilecek her türlü sorumluluğun alıcı CK Grup'a rücu edileceği, İhraç kayıtlı belgeleri alıcı tarafından 30 gün içinde verilmediği takdirde, KDVnin imalatçı firmaya alıcı tarafından ödeneceğinin , kararlaştırıldığı, görülmüştür. Davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalar üzerinde; "3065 sayılı katma değer vergisi kanunun 11/1-c maddesi gereği KDV tahsil edilmemiştir." ifadesinin yer aldığı, faturaların Euro üzerinde düzenlendiği, fatura bedelleri içinde %18 KDV'nin yer aldığı ve KDV'li bedellerinin gösterildiği, anlaşılmıştır. Davacı şirket tarafından, davalı şirketten 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanun'nun 11/1-c maddesi kapsamında 10/01/2018 tarihinde alınmış olan ihraç kayıtlı malların, 11.01.2018 tarihli HE0810008 numaralı Gümrük Beyannamesiyle, yine 06.04.2018 tarihinde alınmış olan ihraç kayıtlı malların ise 11.04.2018 tarihli HD0515837 numaralı Gümrük beyannamesi ile ihracatlarının yapıldığı, davalı şirkette, ihraç kayıtlı olarak alınan mallar için KDV ödemesi yapmadığı, görülmüştür. Davalı satıcı ZİGMA tarafından yapılan başvuru üzerine, Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığının 08/04/2019 tarihli ihraç kayıtlı iade talebinin reddi kararında; talep konusu imal edilen itfaiye araçlarına ait kamyonların piyasada tedarik edildiği ve ZİGMA tarafından imal edilmediğinden,bu araçların 3065 sayılı kanunun 11/1-c maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, ihracatçıya düzenlenecek faturada kamyon v.b araçlar ile araç üstü ekipmanların ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği, belirtilerek, Nisan 2018 döneminde teslim ettikleri 2 adet Mercedes Benz marka pompalı itfaiye aracı tesliminin 3065 sayılı katma değer kanunun 11/1-c maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığından, söz konusu teslimler nedeni ile indirim konusu yapılmayan 257.847,12TL katma değer vergisinin taraflarına iadesinin mümkün olmadığının belirtildiği, anlaşılmıştır. Davalı tarafından sunulan 15/05/2019 tarihli prensip sözleşmesinin davacı tarafından imza edilmediği ve de kabul edilmediği görülmekle, nazara alınmamıştır. 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanun'unu 11/1-c maddesinde:"ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur. Söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen vergi terkin olunur. İhracatın yukarıdaki şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren 6183 sayılı AATUHK’nun 51.maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla birlikte tahsil olunur. .." hüküm mevcuttur. Davalı ticari defterleri üzerinde talimat yolu ile alınan mali müşavir inceleme raporunda; defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehine delil vasıfında olduğunu , davalı şirketin 2017, 2018 yılları ticari defterlerine göre sözleşme konusu ticari ilişki nedeniyle davacıya herhangi bir borcu ve alacağının kalmadığı, aralarındaki ticari ilişkiye dayalı hesabın 13.06.2018 tarihinde sıfırlandığı, davalının 2019 yılı ticari defterlerindeki kayıtlara göre ; 2018 yılı ocak ayı ve nisan ayında düzenlenmiş olan ihraç kayıtlı faturaların, normal satış faturasına KDV'li faturaya dönüştürülmesi nedeniyle 475.769,52-TL KDV alacağından dolayı 2022 yılının sonuna kadar ticari defterlerde alacaklı göründüğü tespit edilmiştir. Bilahare mahkememizce atanan mali müşavir bilirkişiden davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak alınan raporda; Davacı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreler içinde yapılmış olduğu, ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (25.02.2021) itibariyle taraflar arasında herhangi bir borç/alacak bakiyesinin kayıtlı olmadığı, davalı şirketin ticari defterlerinde, 2019 yılında "Ocak ve Nisan 2018 ayı ihracat KDV kaydı" açıklamalı toplamda 475.769,52.-TL tutarında davacı şirketin hesabına borç kaydı bulunduğu, bu borç kaydından kaynaklı olarak davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (25.02.2021) itibariyle davalı şirketin davacı şirketten 475.769,52.-TL (100.800,00.-EUR) alacak bakiyesinin kayıtlı olduğu, tarafların ticari defterleri arasındaki takip tarihi (25.02.2021) itibariyle bulunan 475.769,52.-TL (100.800,00.-EUR) tutarındaki farkın, davalı şirket tarafından davacı şirkete 2018 yılı içerisinde düzenlenmiş olan ihraç kayıtlı faturaların beyanname üzerinde düzeltilip normal satış faturasına dönüştürülmesi sebebiyle ortaya çıkan KDV tahakkuklarından kaynaklandığı, davalı şirket tarafından, davacı şirkete 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesi kapsamında düzenlenmiş olan 4 adet takip konusu yapılmış olan ihraç kayıtlı satış faturalarının 475.769,52.-TL (100.800,00.-EUR) tutarında ki KDV'sinin, davalı şirket tarafından faturaların ihraç kayıtlı düzenlenmiş olmasından kaynaklı olarak ilgili dönem KDV beyannamelerinde iade alınmak üzere iade edilebilir KDV olarak beyan edildiği, ancak davalı şirket tarafından iadesi talep edilen KDV'lerin Eskişehir Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından 3065 sayılı kanunun 11/1-c maddesi kapsamında değerlendirilmesinin ve iadesinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı taraf, sözleşmelerin 3. maddesi gereği; müvekkilinin ihracatı gerçekleştiremez ve evrakları zamanında davalıya vermez ise, davalının yaşayabileceği tüm sorumluluklar dan sorumlu olacağı ve davalı şirketin kayıplarını müvekkiline rücu edebileceği belirtilmiş ise de, söz konusu sözleşmelere uygun şekilde müvekkili şirket tarafından tüm ödemelerin zamanında yapıldığı ve ödenmeyen hiçbir borç kalmadığını, davalı taraf ise; sözleşme 3. maddesi gereği davacı sorumluluğunun, ihraç kayıtlı faturalar nedeniyle müvekkilinin doğacak tüm zararlarının karşılanması olduğu, bu nedenle davacıdan fatura ile tahsil etmediği halde daha sonra vergi dairesine ödediği KDV den kaynaklanan zararların karşılanması gerektiğini belirtilerek, sözleşmenin 3.maddesinin davacıya verdiği sorumluluğun kapsamında toplanmaktadır. Tarafların sunduğu deliller toplandıktan sonra vergi mevzuatından anlar vergi müfettişi bilirkişi ile yeminli mali müşavirden oluşan heyette alınan 22/08/2023 tarihli raporda ise; Kanun Koyucu İhracatçının KDV Vergi alacağının iade sürecinin uzamasından kaynaklı olarak finansman yükünü azaltmak amacıyla İhraç kayıtlı mal tesliminde KDVK’nın 11/1-c maddesi düzenlemesini yaparak, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait Katma Değer Vergisinin, ihracatçılar tarafından ödenmeme kolaylığını getirdiğini, Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur.Söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen vergi terkin edilir.Verginin terkini ise tahakkuk etmiş veya tahsil edilmiş bir verginin, tahakkuk kaydının iptali yahut tahsil edilen verginin mükellefe ret ve iadesi suretiyle vergi alacağını ortadan kaldıran bir işlemdir.İhracatçılar, ihraç kaydıyla aldıkları malı, KDV indirimi yapmaksızın kayıtlarına geçirip, İhraç kayıtlı teslim faturasında (altında KDV tahsil edilmediğine dair not bulunan faturada) görülen KDV 'nin zahir olduğu ve ihracatçıyı ilgilendirmediğini, söz konusu KDV'nin ihracatçı tarafından yevmiye kaydına alınmayacağı gibi KDV beyannamesinde indirimler arasında göstermediklerini, ihracatçıların bu şekilde KDV yüklenmeksizin teslim aldıkları malı, KDV hesaplanmaksızın ihraç ettikleri için KDV sorununun ihracatçı açısından çözümlenmİştir. Bu sistemde KDV bakımından tüm risk ve sorumlulukların ihraç kaydıyla mal teslim eden imalatçı satıcıya yüklenmiştir. Devlet, burada ihracatın 3 ay içerisinde gerçekleştiği süreci imalatçı üzerinden takip etmekte ve ihracat usulüne uygun yapıldığında zahiri görünen vergileri tecil edilerek ortadan kaldırmaktadır. Bu nedenle, uygulamada ortaya çıkabilecek cezalar, gecikme zamları ve finansal yükler için imalatçılar, ihracatçıya rücu edilebilmek için anlaşmalar yapmaktadır. Bu kapsmada, taraflar arasında 07.07.2017 tarihli sözleşme ile ihraç kayıtlı teslim konusunda anlaştıkları, davacı tarafın ihracatın gerçekleştirilmesi üzerine, idare tarafından tahsil edilmeyen vergilerin tecil edilmiş, Devlet açısında amacın gerçekleşmiştir. İhraç konusu mallar dış ülkeye ihraç edilmiş ve Hazineye ödenmeyen bir vergi bulunmamakta ise de taraflar arasında dava konusu haline getirilen, davacıya yapılan ihraç kayıtlı teslimdeki malların bir kısmının davalı tarafından imal edilmemesi nedeniyle, davalı tarafa idarece (verilen özelge de açıklanan) iade edilmeyen vergiden kaynaklanmaktadır. Davalı tarafından, davacıdan tahsil edilmeyen vergiler terkin edilmiş ve Devleti değil tarafları ilgilendiren bir durum ortaya çıkmıştır. İmalatçı davalı taraf, indirim yoluyla gideremediği katma değer vergisini iade yoluyla Devletten almak istemiş, ancak alamayınca vergi yükü dolaylı olarak üzerinde kalmıştır. Davalı satıcı, alıcı davacıya , imzaladıkları sözleşmenin 3. maddesinde yer alan “ihraç kayıtlı fatura istenildiğinde her türlü sorumluluğun CK Grup firmasına ait olacağı, işlemlerden doğabilecek her türlü sorumluluğun alıcı CK Grup’a rücu edileceğini, ihraç kayıtlı belgeleri alıcı tarafından 30 gün içinde verilmediği takdirde, KDV’nin ithalatçı firmaya alıcı tarafından ödeneceği” hükmüne dayanarak bu zararın tazminini talep etmiştir. Sözleşmenin bu maddesiyle ihraç kayıtlı teslimde ihracat sürecini imalatçı üzerinden takip eden Devlete karşı satıcı davalı alıcı aleyhine ortaya çıkabilecek vergisel riskleri bertaraf etmek amacıyla özellikle düzenlenmiştir. Dolayısıyla yanlış yada eksik bir işlemden kaynaklı tahsil edilemeyen ve davalı üzerinde kalan verginin düzeltilmesi, tarafların iradesi ile birlikte KDV’nin kendi indirim mekanizması içerisinde mevcut olup ve mevzuatta da yer almaktadır. Tarafların nitekim bu hususta anlaşmaya çalıştıkları, yine yapılan prensip sözleşmesinden anlaşılmaktadır. Buna ilave olarak, davacı taraf vekilinin “ müvekkil şirketin, KDV iadesinin kendi taraflarınca alınabilme olanağı var ise kayıtlarda düzeltme yapılabileceği, ancak bunun için bir prensip anlaşması yapılması ve anlaşmada da söz konusu düzeltme sebebiyle uğrayacakları tüm zarar ve ziyanın davalı şirket tarafından karşılanması gibi konuların kararlaştırılacağı hususunu ancak yapılan araştırmalar sonucu düzeltmeler yapılsa bile ihraç yılında iadeyi istememiş olmasından dolayı alamayacağını öngördüğünden” şeklindeki Beyanından da, tarafların arasında görüşmeleri yapılan prensip sözleşmesini imzalamayarak uzlaşamadıkları anlaşılmaktadır. İmalatçı/davalının KDV’den dolayı ödediği zararın tazmini için kayıtlarını düzelterek, davalı tarafa verginin ödenmesi yönünden rücu etmesi işlemi vergi mevzuatına uygun görünmektedir. Davalı tarafın vergi mevzuatının kendisine tanıdığı şekilde kayıt ve beyanlarını düzeltmiş olması sebebiyle, ihracata konu işlemlerden kaynaklanan 475.769,00 TL katma değer vergisi konusunda yasal ticari kayıtlarında yaptığı düzeltme kayıtlarının Vergi Mevzuat ve uygulamalarına uygun olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, taraflar arasındaki 07/07/2017 tarihli satış sözleşmesi içeriği, 3065 sayılı kanunun 11/1-c maddesi hükümü, ihraç belgeleri ve Eskişehir Vergi Dairesinin 08/04/2019 tarihli davalının ihraç kayıtlı vergi iade talebinin reddine ilişkin yazısı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından, yurt dışına ihraç edilmek üzere iki adet itfaiye aracını davalı imalatçı satıcıdan satın aldığı, 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesi kapsamında 4 adet faturanın ihraç kayıtlı olarak düzenlediği, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesin 3. maddesine, davalı satıçının ihraç kayıtlı faturalar nedeniyle doğacak tüm zararlarının karşılanmasının kararlaştırıldığı, davacı alıcının süresinde ihraç işlemin yaptığı, davalı satıcının 4 adet ihraç kayıtlı satış faturalarından kaynaklanan 475.769,52.-TL (100.800,00.-EUR) tutarındaki KDV'nin, ilgili dönem KDV beyannamelerinde iade alınmak üzere, iade edilebilir KDV olarak beyan edildiği, ancak davalı şirket tarafından iadesi talep edilen KDV'lerin Eskişehir Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından imal edilen itfaiye araçlarına ait kamyonların piyasada tedarik edildiği ve davalı tarafından imal edilmediğinden bahisle 3065 sayılı KDV kanunun 11/1-c maddesi kapsamında değerlendirilmesinin ve iadesinin mümkün olmadığı belirtilerek, KDV iadesi yapılmadığı, davalının ,uğradığı bu zararı, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin 3. maddesi hükümü kapsamında ve de davacı menfaatine olarak düzenlenen faturalardan dolayı uğradığı zararı davacıdan talep edebileceği anlaşılmakla, davalın bu alacağı tahsili amacıyla başlattığı takipte bir usulsüzlük bulunmadığı nazara alınarak, açılan menfi tespit davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayırca, İİK' nun 72. maddesi kapsamında açılan iş bu davada takip durdurulmadığından, davalı vekilinin şartları oluşmayan tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Davalı tarafın tazminat isteminin şartlar oluşmadığından reddine, 3-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 14.986,62-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 14.716,77-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 127.632,13TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6- HMK nun 333. Maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine , Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere, açıkça okundu usulen anlatıldı. 07/11/2023 Başkan ... ✍e-imzalıdır Üye ... ✍e-imzalıdır Üye ... ✍e-imzalıdır Katip ... ✍e-imzalıdır