İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/615 E. 2024/836 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/615
Karar No
2024/836
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2022/615 Esas - 2024/836 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/615 Esas KARAR NO : 2024/836 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R HAKİM : ... ... KATİP : ... ... İLİŞKİLİ KİŞİ/(LAR) : ... ... ... DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/02/2020 KARAR TARİHİ : 30/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/01/2025 ...26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/78 Esas - 2022/195 Karar sayılı görevsizlik ilamı ile mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılan dosyanın açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, Müvekkili davacı ... Grup şirketi ve davalı ... arasında imzalanan tarihsiz sözleşmeye göre ... ve ortaklarına ait .... .... .... .... .... .... adresinde 22094 ada 16 parselde bulunan inşaatın (daire karşılığı olarak) PVC doğrama, cam, asansör, mutfak dolabı, mutfak tezgahı (mermerit), ahşap parke işlerinin imalat ve montajının 60 günlük süre içinde yapılması konusunda anlaştıklarını, sözleşmeye göre imalatın ayrıntılı fiyatları şu şekilde olduğunu;“-Mutfak dolabı, mutfak tezgahı, vestiyer ve bina içi oda kapıları:-45.000.00 TL -PVC doğrama + cam: 35.000.00 TL -Parke (ahşap 8mm):-20.000.00 TL. -Çelik kapılar: 8.000.00 TL -Asansör:40.000.00 TL + Toplam:148.000.00TL’dir. ” Müvekkili şirketin iş karşılığı 3. Kişilere ciro ve temlik yasağı kaydı ile karşı taraf müteahhide 15.000.00 TL bedelli teminat bonosu verdiğini, iş teslimi sonrası bu senetin müvekkiline iade edilmediğini, müvekkili şirket sözleşme kapsamındaki işleri yaparak sözleşmede öngörülen sürede tamamlayarak teslim ettiğini, iş sonunda malzeme bedeli olarak 70.000.00 TL fatura kesileceğinin sözleşmede karlaştırıldığını ancak yapılan iş sonunda malzeme bedeli arttığından Kdv. Dahil 100.300.00 TL bedelli 01.08.2013 tarihli 066479 nolu fatura kesilerek elden karşı tarafa verildiğini ve karşı tarafın ticari defterlerine iş bu faturanın işlendiğini, Sözleşmede ‘işveren taşeronun yapmış olduğu imalatlar karşılığında ... ve ortaklarına ait .... .... .... .... .... .... adresinde 22094/16 ada parselde bulunan inşaattan1(bir) adet daireyi tapuda tescili taşeron adına yapılarak teslim edecektir ve 10.000. TL(onbin Türklirası)nakit ödemede bulunacaktır. Müteahhit daireyi oturulabilir olarak anahtar teslimi yapacaktır’ denerek kararlaştırıldığını ancak müteahhit ...’nın sözleşme ile kararlaştırılan dairenin tapusunu müvekkili şirkete devrini vermediğini, sözleşmede ‘işyeri tesliminin gecikmesinden doğan malzeme ve gider artışları için taşeron tarafından denkleştirme talep edilebilir ve işveren bu artışlardan doğan zararları karşılamakla yükümlüdür.’şeklinde maddeye istinaden malzeme fiyat artışları nedeniyle Kdv. Dahil 100.300.00 TL bedelli 01.08.2013 tarihli 066479 nolu açık fatura kesilerek elden karşı tarafa verildiğini, müvekkil ve karşı taraf ticari defterlerine iş bu faturanın işlendiğini, ancak ödemesinin yapılmadığını, Müvekkili şirket yetkilisinin ödeme konusunda defalarca aramasına rağmen herhangi bir ödeme yapmayan müteahhit ... ile uzlaşma için 10.01.2019 tarihinde ...arabuluculuk bürosunun başvuru 2019/124 ve arabuluculuk 2019/1146 no ile zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmak zorunda kalındığını, arabulucunun faaliyeti sonucu da tarafların uzlaşamadığı 01.02.2019 tarihinde tutanak altına alındığını, ... .... ... ... ... ... adresinde 22094/16 ada parselde bulunan inşaatta 1 (bir) adet dairenin tapuda müvekkili adına tescilini, aksi halde, bunun mümkün olmaması halinde güncellenmiş değeri ile fatura bedeli de dikkate alınarak şimdilik 10.000.00.TL’nin 01.08.2013 tarihinden itibaren işlemiş ticari faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, yanlar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığından yüklenici tarafından açılacak alacak davasının Borçlar Kanunu'nun 126/IV.maddesi hükmünce 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, aynı Kanun'un 128.maddesi gereğince zamanaşımının süresinin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başladığını, zamanaşımı itirazlarının kabulünü saygıyla talep ettiklerini, dava konusu alacağın, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu BK'nun 126/IV. (TBK’nun 147/6.) maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğunu, zamanaşımı süresinin 2013 yılına ait bu işlerden dolayı geçtiğini, haklı zamanaşımı itirazlarının kabulünü talep ettiklerini, davacının sözleşme karşılığı işi yapıp teslim ettiğini ve hak etmiş olduğu bedelin ödenmediğini ileri sürerek; alacak davası açtığını, davacının talep ve iddialarını kabul etmediklerini, davacının sözleşme ile üstlendiği işin, ... .... .... ... ... ... parselde bulunan binaya ilişkin olduğunu, sözleşme tarihinin 2013 senesine ilişkin olduğunu; sözleşme ile malzeme, montaj ve işçiliğin davacı taşerona ait olarak anlaşıldığını, sözleşmede işyeri tesliminin gecikmesinden doğan malzeme ve gider artışları konusunda taşerona talep yetkisi tanınması işin malzemeli verildiğinin kanıtı niteliğinde olduğunu, davacı yanın malzemeleri alamadığını faturalarda da sabit olduğu üzere malzeme ve işçilikleri de müvekkilinin temin ettiğini, 21.400 TL parkeyi müvekkilinin şahsi çekini vererek aldığını ve iş bu müvekkili tarafından alınan malzeme, işçilik giderleri toplamı olan 18.400 TL ile birlikte toplam 39.800 TL’yi davacının borcu olarak yazıldığını ve davacı şirket sahibi ...’e imzalattırıldığını, dava konusu 22094 Ada 16 parseldeki inşaatın kapı kolu, menteşesinden boyasına kadar tüm malzemeleri davacının, sözleşme ile üstlenmiş iken alamadığını ve bu dönemde icralarının gelmeye başladığını, davacının dava konusu işleri ve malzemeleri alamadığının sabit olduğunu, müvekkilinin iyiniyetle davacının sözleşmeye aykırı olarak düzenlediği 1.8.2013 tarihli faturasını defterine işlemiş olabileceğini, Sözleşmede asansör bedelinin 40.000 TL yazılı olduğunu, asansörün bir kısım malzemesini davacı getirmiş ise de çoğunu müvekkilinin tamamladığını bu sebeple faturayı 20.000 TL üzerinden düzenlediğini, asansörün çalıştırılmasını ve ruhsatını da ... Asansör firmasının aldığını, sadece Çelik kapı işlerini davacının doğru düzgün yaptığını, sözleşmede çelik kapı bedeli 8.000 TL yazılı iken dava konusu faturada 10.000 TL üzerinden fazla fazla yazıldığını, yazılı sözleşmeye aykırı fatura bedelini kesinlikle kabul etmediklerini, PVC doğramalarının bir kısmını davacı almış olup kalanını müvekkilinin ikmal ettiğini; bu sebeple sözleşmede PVC doğrama ve Cam bedeline 35.000 TL yazılı ise de dava konusu faturada yaklaşık yarısına yani 20.000 TL lık kısmına karşılık fatura düzenlendiğini, Laminant parkeleri çekle müvekkilinin parasını ödeyerek aldığını, faturada 15.000 TL şeklinde faturalandırmasının gerçek dışı olduğunu, parkelerin işçiliğini de müvekkilinin yaptırdığını, mutfak dolabını ve ahşap kapıların tamamının müvekkilin yaptırdığını; davacının mutfak dolabı ve kapıları inşa etmediğini, davacının UYAP sisteminden borç ve icra durumlarının sorulmasını saygıyla talep ettiklerini bu dönemde icraları nedeniyle çalışmaz durumda kaldığını ve borçları nedeniyle şantiyeye de gelmeden işleri eksik bıraktığını, davacının uzun süre müvekkilini peşinden koşturduğunu ve işi ikmal etmeden şantiyeye gelmeden işi teslim etmeden öylece bıraktığını, sözleşme süresi 60 gün iken yıllarca sürüncemede bıraktığını müvekkilinin oğlu Vedat Kaya’nın da en son, 20.02.2015 günü ptt kanalıyla 1.975 tl ödeme gönderdiğini ve aylar sonra da davacının gelip “... dan on bin tl alacağım vardı aldım “ diyerek imza verdiğini, davacı yanın 7 senedir dairesini ve senedini istememesinin nedeninin tarafların en son bir araya gelip hesap görmesi ve nihayetinde davacı yanın “ ... dan 10 tl alacağım vardı aldım” yazısı ile sulh olduklarını, davacının bu imzasını zamanla unuttuğunu veya belge aslının zayi olmuş olacağını düşünerek kötü niyetle, 7 sene sonra zaman aşımını geçirtip davacı olduğunu, Mahkemenizin görevsizlik kararı vererek dava dosyalarının görevli ...Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, tapu kayıtları, keşif incelemesi, bilirkişi raporu, ...26. Asiye Hukuk Mahkemesi 2020/78 esas sayılı dosyası, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte olan ve uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470. maddesinde eser sözleşmesi; “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Bir sözleşme ilişkisinin kurulabilmesi için sözleşme yapmaya ehil (ehliyet) olanlar arasında, öneri ve kabulün gerçekleşmesi, yani tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları (tarafların anlaşması), sözleşme içeriği ve amacının kanunda kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi tutulmamış yani yasaklanmamış (meşru içerik) ve sözleşmenin kanunda öngörülen biçimi varsa buna uyularak (şekil) yapılması sözleşmenin genel unsurlarıdır. Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir. Eser sözleşmesinde tarafların edimleri birbirinin karşılığını oluşturmakta olduğundan tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Ayrıca niteliği itibariyle sürekli bir sözleşme olmayıp ani edimli bir sözleşmedir. Bu sözleşmenin unsuru olan meydana getirilecek eser, aynı zamanda sözleşmenin konusunu oluşturur. Ayırt edici diğer bir temel unsuru ise bedeldir. Meydana getirilecek bir sonuç bulunmasına rağmen bedel ödenmeyeceği kararlaştırılmış ise eser sözleşmesinin varlığından söz edilemez. Bedel, eser sözleşmesinin unsuru ise de tarafların anlaşırken bedeli kararlaştırmamış olmaları sözleşmenin kurulmasına etki etmez. Taraflar kararlaştırmamış olsa da bedel ödeneceğini taraflar biliyor veya bilmesi gerekiyor ise eser sözleşmesinin bulunduğu yine kabul edilecektir. Eser sözleşmesinin konusu, meydana getirilmesi istenen sonuçtur. İstenen sonuç, bir şeyin yapılmasına ilişkin olabileceği gibi, ortadan kaldırılmasına, iyileştirilmesine veya montajına ilişkin de olabilecektir. Diğer bir ifadeyle baştan yeni bir eser meydana getirilmesine ilişkin olabileceği gibi mevcut bir eserde yapılacak değişiklik veya ilavelerle farklı bir hâle getirilmesine de ilişkin olabilir. Eser sözleşmesi tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları ile kurulur ve sözleşmenin geçerliliği kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir.(...BAM 22.HD 2022/1260E, 2024/1749K) Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra görevsizlik kararı öncesi yapılan keşif sonrası yapılarak bilirkişi raporunu hazırlayan İnşaat Mühendisi Mehmet D. Yeşilyurt, Nitelikli Hesap Uzmanı Gökçe Bolat ve Makine Mühendisi İbrahim Ütebey'den oluşan bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile alınan 28/11/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda, dosya içerisindeki tapu kaydının incelenmesi sonucu "Altındağ Tapu Müdürlüğü’nün 26.06.2020 tarih ve 1507066 yevmiye numaralı yazısı ekinde bulunan tapu kayıtlarından, ...İli, Altındağ İlçesi, Beşikkaya Mahallesinde 22094 ada 16 parselde kayıtlı 710,87 m² “Arsa“ niteliğindeki ana taşınmazda, 2. kat 11 b.b numaralı meskenin tam hissesi ... adına, kayıtlı olduğu ve takyidatları bildirilmiştir." denildiğini, kök raporda da belirtikleri üzere keşif esnasında apartmanda açık olan ve rica üzerine girilen dairelerden sadece 9 ve 12 b.b. nolu meskenlerin içi görülebilmiş olup, bu dairelerde de yapıldığı iddia edilen imalatlar üzerine inceleme yapılmıştır. 13/01/2022 tarihinde yapılan keşif sırasında 2. Kat 11 nolu meskenin içerisi tarafımıza gösterilememiştir. Sayın Mahkeme yaptığı görevlendirme sonucu 2. Kat 11 nolu meskenin dava tarihi itibari ile değerinin belirlenmesi istemiş olup 2. Kat 11 nolu bağımsız bölümün heyetimizce görülemediği için (inşa kalitesi, yapısal özellikleri, oda sayısı, m2 vb.) dava tarihindeki değeri belirlendiği belirtilmiştir. İnşaat Mühendisi Mehmet D. Yeşilyurt, Nitelikli Hesap Uzmanı Gökçe Bolat ve Makine Mühendisi İbrahim Ütebey refakate alınarak 07/02/2023 tarihinde yapılan keşif sonrasında alınan 2. Ek raporunda, mahkeme ara kararı doğrultusunda verilen yerinde inceleme yetkisi doğrultusunda Davacı vekili Av. ... arandığını ve keşif mahallinin hazır edilmesi için kendisinden yardım istendiğini, kendisi akabinde arayarak davalı vekiline ulaşamadığını belirttiğini, bunun üzerine verilen yetki çerçevesinde keşif mahalline gidilmiş olup daire kapalı olduğundan görülemediği ve 2. Kat 11 nolu bağımsız bölüm görülemediği için (inşa kalitesi, yapısal özellikleri, oda sayısı, m2 vb.) dava tarihindeki değeri belirlenemediği belirtilmiştir. Önceki bilirkişi heyetine SMMM bilirkişi eklenerek alınan 08/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; ...İli, Altındağ İlçesi, Beşikkaya Mahallesinde 22094 ada 16 parselde kayıtlı 710,87 m2 “Arsa” niteliğindeki ana taşınmazda yer alan 4600/71087 arsa paylı 2.Normal kat, 11 bağımsız bölüm numaralı meskenin bulunduğu semt ve mevkii, alım- satım rayiçleri, inşaat tarz ve evsafı, yüzölçümü, inşasında kullanılan malzeme ve işçilik kalitesi, şehir ve iş merkezine mesafesi, bina içerisindeki ve bölgedeki konumu, yıpranma payı, değerine tesir edecek tüm etkenler ile günün ekonomik koşulları da nazara alındığında hâlihazır durumu itibariyle arsa payı dâhil; Keşif tarihindeki 07.03.2023 değerinin; 1.100.0000,00TL, 15/09/2022 Dava tarihindeki değeri; 950.000,00 TL, 01/02/2013 Edinme tarihindeki değeri; 105.000,00 TL, olabileceği hesaplandığını, mahkemenin ara kararı doğrultusunda dava dosyasının incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, takdiri ve hukuki değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu dava dosyasında bulunan 2013 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, dava dosyası içerisinde davalı şirkete ticari defterlerin bulunmadığını, yalnızca 2 adet mavi klasör içerisinde davalı şirkete ait belgeler bulunduğu tespit edilmiş olup, dava dosyasında davalı şirkete ait ticari defterler bulunmadığından, davalı şirketin ticari defterleri incelenemediğini, davacı şirketin dava dosyasında bulunan 2013 yılı ticari defterlerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre 31/12/2013 tarihi itibariyle, davacı şirketin davalı şirketten 60.300,00.-TL tutarında alacak bakiyesinin kayıtlı olduğunu, davacı şirketin dava konusu sözleşme kapsamında kullanması gereken malzeme kadar inşaat malzemesi alıp almadığı hususunda, davacı şirketin ticari defterlerinde 2013 yılı içerisinde 740 Hizmet Üretim Maliyeti Hesabında toplamda 135.800,12.-TL tutarında maliyetlerin (alışları) kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan 135.800,12.-TL tutarındaki maliyetlere ait belgelerin (fatura vb.) dava dosyası içerisinde bulunmadığından davacının dava konusu sözleşme kapsamında kullanılması gereken malzeme kadar inşaat malzemesi alıp almadığının tespit edilemediğini, davalının savunmasında belirttiği 3. Şahıslardan alınan malzemelerin bu taşınmaz için alınmış olup olmadığı bedellerinin ödenip ödenmediği hususlarında davalının cevap dilekçesinde belirttiği işçilik giderleri ile ilgili belgelerin cevap dilekçesi ekinde işçilik giderleri ile ilgili herhangi bir belgeye rastlanmadığı, davacı şirkete ait ticari defterlerin dava dosyasında bulunmadığından, davalı şirketin savunmasında belirtmiş olduğu 3. Şahıslardan alınan malzemelerin bu taşınmaz için alınmış olup olmadığı ve bedellerinin ödenip ödenmediği hususlarında herhangi bir tespit yapılamadığı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunu madde 473; "Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. 30/12/2024 tarihli son celsede davalı taraf yemin deliline dayanmış olup ilgili mevzuat hükümlerince yemin teklif edilmiş ve davacı şirket yetkilisince yemin eda etmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflarca eser sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişkinin varlığı ikrar edilmiş olup uyuşmazlık konusu değildir. Bu nedenle sözleşmeye aykırılık iddiasını ispat külfeti davalıdadır. Somut olayda, bilirkişi raporu ile davacı şirketin davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş, davalı taraf cevap dilekçesinde eksik ödemenin, işin sözleşme kapsamında eksiksiz teslim edilmemesine dayandırmış ise de yukarıdaki kanun maddesi mucibinde eksikliklerin detaylı olarak tespit edildiği ve davacıya bildirildiğine ilişkin ihtarat veya başkaca delil ibraz edilmemiştir. Yine her ne kadar davalı, davacı tarafından eksik bırakılan işlerin dava dışı üçüncü şirketlere yaptırıldığına dair faturalar sunmuşsa da faturaların her zaman düzenlenmesi mümkün olup bilirkişi raporunda faturalardaki malzemelerin dava konusu eserde kullanılıp kullanılmadığı tespit edilememiş ve davalı tarafça bu faturaların hangi ticari ilişki kapsamında düzenlendiğini ispatlayacak nitelikte delil (sözleşme vs) ibraz edilmemiştir. O halde davalının ilgili kanun kapsamında sözleşmeyi usulünce feshettiğinden bahsedilemeyecektir. Bu nedenle sözleşme uyarınca davacının taşınmaz devrine hak kazandığı, sözleşmede taşınmaza ilişkin kat ve mesken numarası belirtilmediğinden davalı adına tapuda tescilli tek taşınmaz olan ...ili,... ... ... parselde kayıtlı arsa niteliğindeki ana taşınmazda bulunan ikinci kat 11 nolu meskenin davalı adına kayıtlı tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ...ili, Altındağ ilçesi, Beşikkaya Mahallesi, 22094 ada 16 parselde kayıtlı arsa niteliğindeki ana taşınmazda bulunan ikinci kat 11 nolu meskenin davalı adına kayıtlı TAPUSUNUN İPTALİ İLE DAVACI ADINA TESCİLİNE, 2-Kabul edilen 10.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 683,10 TL karar ve ilam harcından 170,78 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 512,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 170,78 TL peşin harç olmak üzere toplam 225,18 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 381,10 TL tebligat gideri, 6.460,00 TL bilirkişi ücreti, 1.846,80 TL keşif harcı, 980,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 9.667,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 10.000,00 TL üzerinden takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin ve asillerin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2024 Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/615, K. 2024/836, T. 30.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-615-e-2024-836-k-8ee5af7fa052