İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/173 E. 2022/379 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/173
Karar No
2022/379
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T. C. A N K A R A ASLİYE 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2022/173 KARAR NO : 2022/379 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - (T.C. ...) VEKİLİ : Av. ... - .. DAVALILAR : 1- ... - (T.C. ...) ... 2- ... - (T.C. ...) ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 19/08/2021 KARAR TARİHİ : 18/05/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2022 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkili ve davalıların dershane açıp çalıştırmak amacı ile çalıştıkları Kül.... 2017 yılı Ocak ayında istifa ederek bir adi ortaklık kurduklarını, 2017 yılı Şubat ayında ...... Seviye dersanesini kurduklarını, aralarındaki ortaklık sözleşmesi gereği; sermaye için ... ve eşine ait olan ancak tapuda babaları ... üzerinde olan evi banka kredisi ile davalı ...'nun eşi ...na satarak ele geçen para da üç ortak olarak ... verildiğini, bu parayla ....de kiralanan ilk şubenin açılış giderleri için harcama, dershaneden kazanılan parayla da banka taksitlerinin ödenmesine karar alındığını, bu kredi meselesi yüzünden kredi ödenip bititikten sonra limited şirkete dönüşmek üzere dışarıya karşı ... adına şahıs şirketi, içerde kendi aralarında adi ortaklık sözleşmesi kurulduğunu, bu sebeple ... adına kurlan şahıs şirketi üzerine dershane açma ruhsatı ve ...'den isim hakkı almak için franchising sözleşmesinin de ... adına yapıldığını, ilk yılın sonunda şubenin açılışı için ... üzerine çekilen kredinin tamamının ödenmesi için geri kalan paranın ....'na verildiğini, ancak o dönemde banka faizleri yüksek olduğu için kendilerine verilen bu parayı...'ya araba ve aileye hobi bahçesi almak için kullandıklarını, geri kalan ve kazanılan paranın da ufak miktarlarda ortaklar arasında paylaştırıldığını, 2017 Aralık ayında Sanatoryum şubesini kurmak için müvekkili tarafından bina tutulduğunu ve içinin tadilatlarının yapılmaya başlandığını, her iki şubede de işler yolunda gittiğinden artık üçüncü ve müvekkilimin başına geçeceği dershane olarak 2019 Kasımda üçüncü şube olan ...nin binası tutulup tamir ve tadilata başlandığını, müvekkil 2020 Ocak ayında askere gittiği için ve müvekkilin eşinin hamile olması, davalı ... ...' nun bebeği olması nedeniyle şubelerin idaresinin mecburen 18 günlüğüne .... bırakıldığını, artık limited şirket olma kararını aldıklarını, bir süre sonra müvekkili ve eşinin 10 temmuz 2021 tarihinde tatile çıktıklarını, müvekkili tatildeyken yine diğer davalı ortakların ....şubesine gelerek kasanın anahtarlarını istediklerini ancak o sırada muhattap oldukları çalışan ... anahtarın kendisinde olmadığını diğer arkadaşı...'da olduğunu belirttiğini, bunun üzerine oda ve çekmeceleri karıştırıp gittiklerini ve ertesi gün tekrar geldiklerini, ertesi gün geldiklerinde malesef tehditle kasanın anahtarlarını alıp kasayı açarak içinden Yükseltepe velileriyle yapılan sözleşmeleri ve taksit seneteri ile ilk geldikleri 7.500 TL ikinci gelişlerinde 12.500 TL parayı ve resmi belge ve sözleşmelerin bulunduğu klasörleri de alarak şubeden ayrıldıklarını, müvekkilinin olayı öğrenince diğer davalılarla irtibat kurmak istediğini fakat kuramadığını, mesajlaşma sonucunda tatilden döner dönmez ...nin altındaki kafede bir araya gelerek toplantı da ..., müvekkiline " Sen zimmetine para geçirmişsin, seni savcılığa verir. Sana 200.000 TL veriyoruz ceketni al çık" diyerek masadan kalktıklarını, ertesi gün binaya giriş kapılarını otomatik olarak kitlediklerini ve müvekkil açtırıp iş yerine girdiğini, belirterek taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine müvekkilinin kar payı ve çıkma payının tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların 2017 yılında eğitim-öğretim sektöründe faaliyet gösterme amacıyla aralarında bir güven ilişkisi oluşturarak bir adi ortaklık kurduklarını, adi ortaklığın zeminini oluşturan güven ilişkisinin sonlanması; Davacı ...'in Müvekkiller ... ile ...'in haberi, izni ve rızası olmadan adi ortaklıktan elde edilen gelirlerin bir kısmını 2018 yılından itibaren devamlı bir şekilde kendi şahsi hesabı ile müvekkil bünyesinde çalışan davacının eşi ...'in hesabına aktarması, maaşını elden alan bir personele maaş kartı çıkararak söz konusu karta her ay para aktarıp mevzu bahis tutarları kendi şahsi harcamalarında kullanması,..." binasının kapı kilitlerini tüm uyarılara rağmen defalarca Müvekkillerin girmesini engelleme amacıyla değiştirmesi,..." binası için Müvekkil ... adına bir kira sözleşmesi olmasına rağmen bina maliki ile tekrardan bir kira sözleşmesi yaparak ilgili adreste kendi adına vergi levhası açtırması ve "Çözüm" isimli eğitim ve yayıncılık markası ile ortaklık içerisinde söz konusu şube bakımından kendi adına bir isim hakkı sözleşmesi imzalayarak ... şahıs şirketi nezdindeki mevcut kurs şubesini haksız bir şekilde kendi nezdine geçirmesi, sonucunda aralarında husumeti oluştuğunun belirterek , davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, iş ortaklığının feshi ve tasfiyesi ile davacıya ait kar payı ve çıkma payının tespiti ile tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili davasını, ...Mahkemesinde açması üzerine, adı geçen mahkemece, gerçek kişi olan tarafların tacir sıfatının olup olmadığı yönünde ticaret sicil müdürlüğüne ve vergi dairesine müzekkereler yazılmış , ...müdürlüğünce tarafların sicile tacir kayıtların olmadığı bildirilmiştir. Yine bağlı bulundukları vergi dairelerine yazılan yazılar neticesinde; davalı ...'in mükellefiyet kaydının bulunmadığı, ... ve ...'nun .... mükellefiyet kaydının bulunduğu, ...'nun bilanço usulüne göre defter tuttuğu, ...'in ise işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiştir. Ayrıca ....'ın gelir vergi beyannameleri celp edilmiştir. Bu cevaplar üzerine Mahkemece tarafların tacir oldukları, davanın, taraflarca kurulan ve sonradan limited şirkete dönüştürüldüğü belirtilen adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin olduğu, ...'nun bilanço esasına göre defter tuttuğu ve vergilendirildiği, davacının aynı faaliyet türünde işletme hesabına göre defter tuttuğu, davacı tarafça belirtilen faaliyet türü ile bağlantılı limited şirket kurulduğu beyan edildiği, şirketlerin tasfiyesine ilişkin hususların ticari faaliyetten kaynaklandığı ve dava konusu uyuşmazlığın ticari dava mahiyetinde olduğu , davacının tacir olduğu ve uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgili olduğu kabul edilerek, TTK'nın 4. Ve 5. Maddeleri gereğince ticari dava niteliğinde olmakla ...i görev alanı içinde bulunduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş ve kararın kesinleşmesi üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir. Dosyanın mahkememize gelmesi üzerine yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan ... yazılarında ...'in ticaret sicilinde kayıtlı tacir olmadığı, Vergi dairesi yazılarında ise ;yaptığı faaliyet ile ilgili mükellefiyet kaydının olduğu ve işletme hesabına göre defter tuttuğu, yıllık gelir vergi beyannamelerine göre de zararda olduğu , bu nedenle tacir vasfını kazanmadığı , davalı ...' in tacir olmadığı, vergi mükellefiyetine dair kaydının olmadığı , davalı ...'nun Bilanço usulüne göre defter tutuğundan tacir sayıldığı anlaşılmaktadır. Dosyamızda, dava konusunun TBK'nın 620. Ve devamı maddelerinde düzenlenen iş ortaklığından kaynaklandığı ,tarafların tümünün tacir olmadığı, bu nedenle TTK'nın 4. Maddesi ve 5. Maddesi kapsamında uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili kabul edilmeyeceği , 6100 sayılı H.M.K.'nun 2/1 ve 2. maddesi uyarınca, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığına ilişkin davalara Asliye Hukuk Mahkemelerince bakılacağı , eldeki davada Ticaret mahkemelerinin ( bu kapsamda Mahkememizin ) görevli olmadığı anlaşılmakla , 6100 Sayılı H.M.K.'nun 114/1/c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevli olup olmadığı hususu dava şartlarından olduğu ve davanın her aşamasında resen dikkate alınacağı nazara alınarak aşağıdaki şekilde Mahkememizce de görevsizlik kararı verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının, Mahkememizin davaya bakmaya görevli olmaması nedeniyle HMK'nun 114. ve 115.maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Kararın kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın... Mahkemesinin ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesine, İstinafı halinde ilgili ... Mahkemesine gönderilmesine, Yargı gideri ve vekalet ücreti hususunda görevli mahkemece karar verileceğine , Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/05/2022 Başkan ... ✍e-imzalıdır Üye ... ✍e-imzalıdır Üye ... ✍e-imzalıdır Katip ... ✍e-imzalıdır

Atıf: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/173, K. 2022/379, T. 18.05.2022, www.arakarar.com/karar/ankara-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-173-e-2022-379-k-1fc0eb554eff