İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/493 E. 2023/167 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/493
- Karar No
- 2023/167
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/493 KARAR NO : 2023/167 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... DAVALI : ... - ...... VEKİLİ : Av. ... -... DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2016 KARAR TARİHİ : 24/03/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında üç ayrı iş için üç ayrı sözleşme yapıldığını, 22.11.2007 tarihli ... ile elektrik tesisatlarının tamamının götürü bedelle yapımının davalıya devredildiğini, sözleşmenin götürü bedelinin 7.947.000,00- TL olduğunu, sözleşme konusu işin İdaresinin... olduğunu, sözleşme gereği İdarenin davacının hakedişinden kesinti yapması halinde kesintinin aynen davalıya yansıtılacağının kararlaştırıldığını, işin tamamlanarak 04.06.2013 tarihinde kesin kabulünün yapıldığını, davalının yaptığı imalatlarda binaların elektrik projelerinde değişiklik yapıldığından imalatların azaldığını, davalının sözleşmenin 4. maddesinde proje değişiklikleri yapılmasını kabul ettiğini, buna göre İdare tarafından yapılan kesin hesaba göre imalatların 263.471,60-TL azaldığını, davalı sözleşme hükümlerinin aksine mukayeseli işler için kestiği 183.433,02 TL fatura dâhil fazladan 446.904,61- TL fatura kestiğini, davalıya bu işle ilgili 267.223,42- TL ödeme yapılmasının gerektiği, "Davalı ile yapılan 20.08.2009 tarihli ...Sözleşmesinin" de 22.11.2007 tarihli sözleşme ile hemen hemen aynı koşullar içerdiğini, bu işin götürü bedelinin 4.345.000,00- TL olduğunu, İdarenin yaptığı kesin hesaba göre işin bedelinin 4.635.395,66- TL olduğunu, davalının mukayeseli işler nedeniyle fazladan 602.768,72- TL fatura kestiğini, davalıya fazladan 477.475,49- TL ödeme yapıldığını, "Davalı ile yapılan 02.12.2009 tarihli ..." de benzer koşullar içerdiğini, bu işin götürü bedelinin 5.250.000,00- TL olduğunu, İdarenin hesabına göre işin toplam tutarının 6.224.913,00- TL olduğunu, davalının mukayeseli işler için kestiği 150.320,88- TL fatura dâhil olmak üzere 191.207,88- TL fazladan fatura kestiğini, bu iş için davalıya ödenmesi gereken tutarın 1.075.180,44- TL olduğunu, bu tutarın kesin hesaptan sonra elektrik işi azaldığı için davalının başkaca SGK vs. diğer iş borcu varsa mahsup edilip kalanının ödeneceğini, bu iş için henüz İdare tarafından kesin hesap yapılmadığından davalının doğmuş bir alacağının bulunmadığını, davalının tüm bunlara rağmen 31.12.2012 tarihli cari hesap alacağı için ... sayılı dosyası ile İcra takibi başlattığını, bu icra takibinin asıl alacağının 2.983.743,67- TL işlemiş faizin 1.144.143,08 -TL takip tutarının 4.127.886,75- TL olduğunu, davalının herhangi bir alacağı olmamasına rağmen kötü niyetli icra takibi başlattığını, davacının temerrüde düşmesinin söz konusu olmadığını, bu nedenle faiz talebinin de haksız olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik davalıya 50.000,00-TL'lık kısım için borçlu olmadığının tespiti ile alacağın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı tarafa dava dilekçesi ve ekleri 17/01/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekilinin 31/01/2017 tarihinde cevap verme süresinin uzatılmasını talep ettiği, dava dilekçesi ve tensip zaptının 28/02/2017 tarihinde davalıya yeniden tebliğ edildiği, bu süreçte davalıya 27/03/1017 tarihinde iki haftalık ek cevap süresi verildiği halde süresinde cevap dilekçesi vermediği, davalının cevap dilekçesini süresinden sonra 01/05/2017 tarihinde verdiği görülmüştür. H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan İİK'nın 72/son maddesi gereğince takipten sonra açılan menfi tespit talebine yöneliktir. ...Esas sayılı dosyası getirtilmiş, ...sayılı dosyası Uyap üzerinden incelenmiş, tarafların defterleri ibraz edilmiş, Ba-Bs kayıtları getirtilmiş, bilirkişi raporları aldırılmıştır. ... Esas sayılı dosyanın incelenmesinde; Davalı Ayça Elektrik tarafından davacı ... aleyhine 02/12/2015 tarihinde başlattıkları ilamsız icra takibinde; cari hesaba dayanarak 2.983.743,67-TL diğer asıl alacak, 1.144.143,08-TL işlemiş faiz olmak üzere 4.127,886,75-TL istendiği, ödeme emrinin davalıya 10/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacının süresinden itiraz etmediği ve 27/05/2016 tarihinde eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında 21/11/2007, 20/08/2009 ve 02/12/2009 tarihli yazılı üç adet eser sözleşmesinin bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın sözleşmeler kapsamında cari hesap ilişkisi içinde davacının icra takip talebindeki miktarda davalıya borcu bulunup bulunmadığı, varsa borç miktarının belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır. Taraflar tacir olduğundan mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur. HMK.nun 222/1, 220/3 maddeleri gereğince taraflara dava konusu ticari defter ve kayıtlarını sunması için süre verilmiş ve bilirkişi incelemesine sunulan tarafların ticari defter ve kayıtları yerinde incelenmiş olup, bilirkişi raporları mahkememize sunulmuştur. 20/09/2018 tarihinde bilirkişiler...dan aldırılan Bilirkişi Raporunda özetle; "Yukarıda tafsilen açıklanan nedenlerle, nihai takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; 1- Kurulumuzca terditli olarak yapılan hesaplamalar sonucunda; taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında keşif artışları dahil yapılan işlerden ve sözleşme dışı yapılan ilave işlerden dolayı davacı yüklenicinin davalı taşerona; a-) Ödemelerin hak ediş bedellerine göre yapıldığı Varsayıldığında 2.677.740,24 TL borçlu olduğu, b-) Ödeme tutarlarının dosyaya sunulan hesap icmalleri kabul edildiğinde 471 .775,67 TL borçlu olduğu, 2- Huzurdaki davaya konu menfi tespit talebinin yerinde olmadığı" rapor edilmiştir. 15/03/2022 tarihinden bilirkişiler ...den aldırılan Bilirkişi Raporunda özetle; "Davacı şirketin ticari defterlerinde; 02.12.2015 olan icra takip tarihi ve 27.05.2016 olan dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirkete 1.646.497,64.-TL tutarında bakiye borcunun bulunduğunun kayıtlı olduğu, Dava konusu sözleşmelere ait hakedişler ve yapılan ödemelere göre hesaplama yapıldığında davacının davalıya 1.573.622,58 TL borçlu olduğu, Dosya kapsamında davalının davacıya gönderdiği herhangi bir temerrüt ihtarına rastlanmadığı, Davalının davacı aleyhine başlattığı ...E. Sayılı dosyasında 2.983.743,67- TL asıl alacak ve 1.144.143,08- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.127.886,75- TL talep edilmesi karşısında davacının menfi tespit talebinin hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu" rapor edilmiştir. 02/07/2022 tarihli bilirkişiler... aldırılan Bilirkişi Raporunda özetle; "Dosya kapsamında bulunan bilgi/belgelerin incelenmesi sonucu yapılan değerlendirmede hukuki durum belirlemesi ve delillerin nihai takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 1-Taraflar arasında 22.11.2007 tarihinde ... imzalandığı, 20.08.2009 tarihinde ... 02.12.2009 tarihinde ... 2-... için 20 adet hakediş düzenlendiği, ... için 9 adet hakediş düzenlendiği, Aydın 150 Yataklı ... için 11 adet hakediş düzenlendiği, 3-Davalı...ne karşı 02.12.2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, Borcun sebebi olarak "31.12.2012 tarihli cari hesap 2.983.743,67 TL" belirtildiği, 2.983.743,67 TL Diğer asıl alacak ve 1.144.143,08 TL işlemiş faiz 31.12.2012-02.12.2015 arası olmak üzere toplam 4.127.886,75 TL alacak talep edildiği, asıl alacağa yıllık *611,5 ticari temerrüt faizi (TTK.m.1530/7) ve değişen oranlardaki faizi ile birlikte tahsili talep edildiği, Ödeme Emri'nin borçluya 19.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, Yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği, 4-Davacı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015 ve 2016 yılları ticari defterlerinin, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait yevmiye defterlerinin açılış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ait yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin yapılmamış olduğu, 2015 ve 2016 yıllarına ait ticari defterlerin incelenmek üzere ibraz edilmediği, bu bağlamda davacı şirketin ticari defterlerinin lehine delil olma hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 5-Davalı tarafa ait ticari defterlere, davalı vekilinin bildirmiş olduğu telefon numarasından ve adresten ulaşılamadığından, davalı şirkete ait ticari defterler üzerinde herhangi bir inceleme, tespit ve değerlendirme yapılamadığı, 6-Davacı şirketin ticari defterlerindeki tespiti yapılabilen defter kayıtlarından ve davacı şirketin 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait ticari defterlerinin kapanış fişlerindeki kayıtlarından farklı sonuçlara ulaşılmıştır. Uyumsuzluğun kaynağı ticari defterlerden tespit edilememiş Davacı şirketin ticari defterlerinden elde edilmiş olan farklı sonuçlar aşağıda beli olup Sayın Mahkemenin takdirindedir. - Davacı şirketin ticari defterlerindeki tespiti yapılabilen kayıtlara göre 31.12.2012 tarihi le davalı şirketin davacı şirkete 355.565,46.-TL tutarında borç bakiyesi hesap edildiği, - Davacı şirketin 2012, 2013 ve 2014 yıllarına defterlerinin iş bu rapor ekinde fotokopileri sunulmuş olan kapanış fişlerindeki kayıtlara göre 31.12.2014 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirketten (1.646.497,6441.554.304,36-) 3.200.802,00.-TL tutarında alacak bakiyesi kayıtlı olduğu, Sayın Mahkemenin takdirinde olmak üzere, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki eser sözleşmelerinin, sözleşme, hakkedişler, hakediş faturaları, kesinti faturaları, ticari defter kayıtlarından tespit edilmiş olan ödeme kayıtları bazında ayrı ayrı incelenmesi neticesinde yukarıda oluşturulmuş olan tablolardan anlaşılacağı üzere; davalı şirketin davacı şirkete 350.591,52.-TL bakiye borcu olduğunun hesap edildiği" rapor edilmiştir. 26/01/2023 tarihli bilirkişiler...'dan aldırılan Bilirkişi EK Raporunda özetle; "1- Davalı .... tarafından, davacı ... Ltd. Şti.'ne karşı 02.12.2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, Borcun sebebi olarak "31.12.2012 tarihli cari hesap 2.983.743,67 TL" belirtildiği, 2.983.743,67 TL Diğer asıl alacak ve 1.144.143,08 TL işlemiş faiz 31.12.2012-02.12.2015 arası olmak üzere toplam 4.127.886,75 TL alacak talep edildiği, asıl alacağa yıllık 9011,5 ticari temerrüt faizi (TTK.m.1530/7) ve değişen oranlardaki faizi ile birlikte tahsili talep edildiği, Ödeme Emri'nin borçluya 19.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, Yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği, 2- Sayın Mahkemenin takdirinde olmak üzere, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki eser sözleşmelerinin, sözleşme, hakkedişler, hakediş faturaları, kesinti faturaları, ticari defter kayıtlarından tespit edilmiş olan ödeme kayıtları bazında ayrı ayrı incelenmesi neticesinde; - Hakedişler ve Eser Sözleşmeleri haricindeki faturalar hususunda, bilirkişi kurulumuzca kök raporda yapmış olduğumuz hesaplamalara paralel olarak davalı şirketin toplam hakediş tutarı 21.926.635,72.-TL olarak hesap edildiği, - Hakediş Kesinti faturaları hususunda, bilirkişi kurulumuzca kök raporda yapmış olduğumuz hesaplamalara paralel olarak davalı şirketin toplam hakediş kesinti faturaları tutarı 655.341,91.-TL olarak hesap edildiği, - Davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan ödemeler hususunda, 15.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda yapıldığı gibi 02.07.2022 tarihli kök bilirkişi kurulu raporumuzda da davacı şirkete ait ticari defterlerde yer alan kayıt ve işlemlerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda, bilirkişi kurulumuzca kök raporda yapmış olduğumuz hesaplamalara paralel olarak davacı şirketin davalı şirkete yapmış olduğu toplam ödeme tutarı 21.621.885,33.-TL olarak hesap edildiği, - Sayın Mahkemenin takdirinde olmak üzere, davalı şirketin toplam hakediş tutarından, davacı şirketin yapmış olduğu ödemeler ve kesintilerin mahsup edilmesi sonucunda, davalı şirketin davacı şirkete (21.926.635,72-655.341,91-21.621.885,33-) 350.591,52.- TL tutarında bakiye borcu olduğunun hesap edildiği, 3- Davalı şirketin cevap dilekçesinde yapmış olduğu Hakediş toplamları ve Hakediş Kesintileri toplamlarının, 02.07.2022 tarihli bilirkişi kurulu kök raporumuzda yapmış olduğumuz Hakediş toplamları ve Hakediş Kesinti toplamlarının örtüştüğü, davalı şirket tarafından ödemelerle ilgili herhangi bir tutar belirtilmediği, önceki raporlarında ve 02.07.2022 tarihli bilirkişi kurulu kök raporumuzda tespit edilmiş olan ödemelerle ilgili tevsik edici belgelerin dava dosvasında bulunmadığı, davalı şirketin cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu Hakediş toplamları ve Hakediş Kesinti toplamlarının bilirkişi raporumuzdaki tespitlerle yaklaşık örtüştüğünden dolayı ödemeler hususunun belirleyici olduğu," rapor edilmiştir. Bilirkişi raporları somut hadisenin gelişime uygun, denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır. Deliller değerlendirilmiştir. Eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470; mülga BK m. 355). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Taraflar arasında belirtilen sözleşmeler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Sözleşme kapsamında davacı iş veren, davalı ise yüklenicidir. Eser sözleşmelerinde işin tamamlanarak teslim edildiğinin ispatının yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispatının ise iş sahibinde olduğu, bu nedenle faturanın tek başına işin yapıldığını yahut teslim olgusunun gerçekleştiğinin kanıtlamaya yeterli olmadığı, yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eser sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini ayrıca kanıtlaması gerektiği bilinmektedir. Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında yapılan 21/11/2007, 20/08/2009 ve 02/12/2009 tarihli ve yazılı üç adet eser sözleşmesine dayalı elektrik tesisat işlerinin yapımı işine ilişkin olarak davalı tarafından davacı aleyhine cari hesaba dayanarak başlatılan icra takibi nedeniyle takip edilen miktarda borçlu olmadığının tespiti, bahse konu sözleşmeler nedeniyle tarafların edimlerini sözleşmeye uygun yerine getirip getirmedikleri, tarafların sözleşme koşullarına göre birbirlerinden alacaklı olup olmadıkları, alacaklı ise alacağın varlığı ve miktarı ile alacağın likit olup olmadığı noktalarında toplanmıştır. Somut olay incelendiğinde, taraflar arasında yukarıda belirtilen sözleşmeler konusunda anlaşıldığı, davalı taşeronun üzerine düşen işi yerine getirdiğinden ve alacağını alamadığından bahisle davacı hakkında icra takibine giriştiği, davacının icra takibindeki miktarda borcu bulunmadığı gerekçesiyle eldeki davanın açtığı, davacı ile ... arasındaki ana sözleşmeler, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmeleri, şartnameler, hakediş vs. tüm evraklar ve tarafların tüm ticari defter ve kayıtları getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmış, sözleşmelere uygun olarak davalının tüm edimlerini yerine getirip getirmediği, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi nedeniye takip tarihi itibariyle tarafların birbirlerine karşı alacak-borç durumu belirlenmiş, mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporuna göre davalı şirketin toplam hakediş tutarından davacı şirketin yaptığı ödemeler ve kesintilerin mahsubu sonucunda, davalı şirketin davacı ... 350.591,52-TL tutarında bakiye borcunun bulunduğu, bu miktarın düşülmesinden sonra kalan miktar için davalının davacı aleyhine icra takibi başlatması gerekirken kendisinin davacıya olan borcunu mahsup etmeden takip başlattığı anlaşılmıştır. Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davalı tarafın bilirkişi heyeti tarafından hesaplanan sözleşmeden kaynaklı davacının alacağı olan 350.591,52-TL düşüldükten sonra bakiye asıl alacak istemi nedeniyle icra takibi yapması gerekirken davacıya borçlu olduğu bu miktarı da ekleyerek takip yapmasında haklı olmadığı, davalının 350.591,52-Tl haricindeki kısım yönünden ise icra takibi yapmakta haklı olduğu, ancak davacının menfi tespit davasını 50.000,00-TL dava değeri üzerinden açtığı ve sürdürdüğü, bu nedenle davanın 50.000,00-TL üzerinden davacının davalıya bu miktarda borçlu olmadığının tespitinin kabulü gerektiği, bu suretle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından icra takibine yapılan itirazın 50.000,00-TL'lık kısım üzerinden iptali ile kalan kısım yönünden icra takibinin devamına, kötüniyet tazminatının şartları oluşmadığından bu yöndeki talebin reddine ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1)Davacının davasının KABULÜNE; ... esas sayılı dosyasında davacı aleyhine başlatılan icra takibinde davacının davalıya 50.000TL asıl alacak ve buna uygulanan yıllık %11,5 faiz oranı miktarında davalıya borçlu olmadığının tespitine, Kötü niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından reddine, 2) Dava açılışında alınan 853,88 TL peşin harcın alınması gereken 3.415,50 TL harçtan düşülmesi ile bakiye 2.561,62 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3) (a) Dava açılışında alınan 853,88 TL peşin harcın yargılama gideri olarak kabulü ile DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, (b) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 29,20 TL başvurma harcı, 9.900,00 TL bilirkişi ücreti, 382,30 TL posta gideri, olmak üzere toplam 10.311,50 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 4) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, İlişkin, tarafların yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır