İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/811 E. 2025/206 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/811
Karar No
2025/206
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/811 Esas KARAR NO : 2025/206 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... (T.C Kimlik No:...) VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... (T.C Kimlik No: ...) VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/12/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili aleyhine .... Esas sayılı dava dosyası ile görülen hukuki ilişkide, anılan davanın davacısı, işbu davanın dava dışı kişisi olan .... Şirketi vekilinin dava açıldığını, davada taraflarınca cevap dilekçesinde arabuluculuk görüşmelerinde müvekkiline davet mektubu gelmediği için davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin kredinin genel koşullarını öğrenmeden Genel Kredi Sözleşmesi dışında müstakil bir form imzaladığını, bu formun sözleşmenin bir parçası olmadığını, TBK ve Ticaret Hukuk kapsamında müvekkilinin sözleşmeyi görmediğini, okumadığını ve her sayfasında imzasının bulunmadığını, kefil sayfasında sözleşme seri numarasının müvekkilinin yazısı ile yazılmadığını ve başka biri tarafından doldurulduğunu, kredinin 1 yıl süreli olduğunun beyan edilmesi üzerine müvekkilinin kefil olduğunu, kredi bilgilendirme sayfasının okunmadığını, okudum ibaresi bulunmadığını ve bilgilendirme formuna imza atmadığını, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, TTK, TBK açısından borçlanmamış konumda ve kefaletinin geçersiz olduğunu, davacı tarafın ipotek konusu taşınmazın satışının engellenmesi amacıyla yatırdığını iddia ettiği 17.000 TL'nin gerçekte davacı tarafından kullanılan kredinin faizsiz olarak geri ödenmesi olduğunu, müvekkilinin kefaleti ile ilgili olarak eş rızasının alınmadığını, müvekkiline ihtarname gönderilmediğini ve temerrüde düşürülmediğini belirterek, açıklanan nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini , müvekkilinin .... 'da ikamet etmesi nedeniyle dönemin şirket yetkili müdürü ...'ün beyanları çerçevesinde krediye müteselsil kefil olduğunu, davalı taraf .... Şubesi'nde kredinin kolay kabul edilebilmesi amacıyla kredinin şartlarını ve koşullarını öğrenemeden Genel Kredi Sözleşmesi'nin dışında müstakil bir form imzalandığını, İmzaladığı formun Genel Kredi Sözleşmesi'nin bir parçası olmadığını, kredi kartı borcundan sadece anılan davadaki diğer davalı şirketin borçlu olduğunu , .... Mahkemesi'nin dosyasında davacı ile diğer davalı şirketin dönem müdürü ... ile aralarında anlaştıklarını, ipotek karşılığında kredinin bir kısmının davacı firma tarafından kullanılmasını kabul ettiğini ve bu hususu kredi çektikten sonra müvekkiline bildirdiğini, davacı taraf vekilince ipotek konusu taşınmazın satışının engellenmesi amacıyla yatırıldığını iddia ettiği 17.000 TL tutarında ödeme gerçekte davacı tarafından kullanılan kredinin faizsiz olarak geri ödemesi olduğunu, müvekkilinin kefaleti ile ilgili olarak eşi ...'ın rızası olmadığını, Kredi kefaleti ile ilgili dönemde müvekkilinin şirket hissedarı olduğunu, eşinin ... şirket hissedarı olmadığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere .... esas sayılı dosyasına yönelik yapılan itirazların iptali ile takibe esas alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, takibin devamına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki, husumet ve zaman aşımı itirazlarının olduğunu, Davacının dava dilekçesinde dava konusu dahi olmayan,.... E. Sayılı dosyasında sunduğu savunmalarını matbu şekilde davaya konu ettiğini, ....E. Sayılı dosyasında davacı aleyhine sonuçlandığını, dava dilekçesinde müvekkiline karşı da hiçbir talepte bulunmadığını, davayı ve davacının .... Mahkemesi'nde kesinleşen davaya ilişkin beyanlarını kabul etmemek kaydıyla davacı iddialarında imzaladığı belgelerin bilgisi dışında imzalandığını, imzaladığı evrakları okumadığını ve bunlardan sorumlu tutulamayacağını beyan ettiğini, Müvekkili .... Şirketi'ndeki tüm hisse ve yetkilerini 23/12/2019 tarihinde devrettiğini , Müvekkili ... tarafına yapılan .... E. Sayılı takip dosyasında kefillikten dolayı borçlu olduğunu, Aynı şekilde davacı ... ve .... Şirketi de dava dışı icra dosyasının borçlusu olduğunu, davacı ve dava dışı .... Şirketi söz konusu icra dosyasına, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, Müvekkili ... icra takibine itiraz etmemiş kendi payına düşen kısım yönünden alacaklıya ödeme yaptıığını, dosya alacaklısı ise müvekkilinin yapmış olduğu ödemeden dolayı ... yönünden borcun bittiğini ve bu nedenle borçlu ... yönünden takipten ve alacaklarından vazgeçtiğini beyan ettiğini, müvekkiline işin sonunda rücu edilebilecek rakam yine borçtan dolayı payına düşecek kısım olduğunu, müvekkili bu borcunu ödediğini ve dava dışı alacaklı tarafından da ibra edildiğinden davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Davanın, davacı tarafından ödenen kredi tutarının davalıdan tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yönelik itirazın iptali davası niteliğinde olduğu anlaşıldı. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. Davacının icra takibi yoluyla davalıdan istemiş olduğu alacağın dayanağının .... sayılı kararı olduğu anlaşılmaktadır. .... Mahkemesinin anılan kararında davacı ...'ın kefaletinin geçerli olduğu kabul edilmiş ve kefalete konu alacaktan sorumlu olduğu benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Anılan karara karşı İstinaf yoluna başvurulması üzerine .... Dairesinin 30/04/2024 tarih.... rsayılı ilamı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Anılan istinaf kararında da davacının imzalamış olduğu kefalet sözleşmesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmiş ve "...davalı ...'ın dava dışı banka ile davalı .... Ltd Şti arasında düzenlenen 27/11/2017 tarihli genel kredi sözleşmesine aynı tarihli kefalet sözleşmesi ile müteselsil kefil sıfatı ile kefil olduğu, davalının kefalet tarihinde asıl borçlu şirketin ortağı olması nedeniyle TBK 584. Md çerçevesinde eş rızasının aranmayacağı, davalının sonradan şirket ortaklığından ayrılmasının kefalet sözleşmesinin geçerliliğine etkisi bulunmadığı, kefaletin geçerliliği için genel kredi sözleşmesinin her sayfasında kefilin imzasının gerekmediği, TBK'nun 583. Md belirtilen kefaletin geçerlilik koşullarının somut olay yönünden gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır." tespitlerine yer verilmiştir. Açıklanan olgular ışığında, somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde kefalet tarihi itibariyle davacının kefaletinin geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Davacının kefalet tarihinde borçlu şirketin ortağı olması nedeniyle eşin rızasına gerek bulunmamaktadır. Ayrıca kefalet sözleşmesinin yazılı olarak ve 6098 sayılı TBK'nun 583. Maddesinde öngörülen şartlara uygun olarak hazırlanmış olduğu dosyadaki evraklardan anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının davaya konu kredi borcu nedeniyle imzalamış olduğu kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu yönündeki iddiaları yerinde görülmemiştir. Kaldı ki anılan iddialar .... sayılı kesinleşen ilamı ile de ortaya konmuş olup mahkememizce anılan kesin hüküm etkisini ortadan kaldıracak şekilde karar verilmesi de mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 615,40TL harçtan dava açılırken alınan 3.327,29TL'nin mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 2.711,89TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra istek halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT uyarınca belirlenen 31.173,64TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-Zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, 6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize.... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025 Katip ... E-İmzalıdır Hakim ... E-İmzalıdır

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/811, K. 2025/206, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-811-e-2025-206-k-ec52fdff80f3