İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/214 E. 2023/675 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/214
Karar No
2023/675
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/214 Esas - 2023/675 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/214 Esas KARAR NO : 2023/675 HAKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI : ..... ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/05/2017 KARAR TARİHİ : 18/10/2023 KAR.YAZ. TAR. : 18/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile "... müvekkili ...…Ltd.Şti.’nin, Davalı-Borçlu ...…Ltd. Şti.’nden olan alacağı sebebi ile davalı aleyhine ..... E. sayılı dosya numarası ile icra takibine geçildiğini, ancak davalı tarafından borca itirazda bulunulduğunu, Müvekkilinin ...…Ltd. Şti. ile davalı ... … Ltd. Şti. arasında inşaat malzemeleri alım-satımına yönelik ticari ilişki mevcut olduğunu, Davalı ... … Ltd. Şti., Müvekkilden 2016 yılının Nisan ayından itibaren çeşitli tarihlerde birçok defa, muhteviyatı genellikle fayans ve seramik zemin döşemeleri olmak üzere inşaat malzemeleri satın alındığını, bu satımlara ilişkin fatura örneklerinin sunduklarını, müvekkilinin davalı-borçlu ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan edim ve yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş olduğunu, davalı ... … Ltd. Şti. ödemelerini aksattığını, müvekkilinin ...…Ltd.Şti.’nin cari hesaplarına göre toplamda 42.028,33 TL tutarındaki cari hesap bakiyesi olduğunu, davalıdan tahsil edilemediğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davalı borçludan alınmış olan çeke ilişkin olarak, ciro silsilesi kapsamında üçüncü kişilere verilen 35.000 TL tutarındaki çeke ilişkin olarak, davalı borçlu tarafça çekin ödenemeyeceğinin ve 10.000 TL açık kaldığının belirtilmesi üzerine, çekin karşılıksız çıkmaması ve müvekkilinin firmaya ciranta olarak rücu edilmemesi için, 07/11/2016 tarihinde davalı-borçlu firmaya 10.000 TL havale yapıldığını, söz konusu ödeme de davalı-borçlu tarafından müvekkiline ödenmediğini, ve cari hesaba borç olarak kaydedildiğini, bahsi geçen ödemenin ... aracılığıyla EFT olarak gerçekleşmiş olduğunu, davalının borca yönelik haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibe devam edilebilmesi için, işbu davayı açma zarureti doğduğunu, davanın kabulüne, davalının, .....E. sayılı icra takibinde yer alan borca yönelik haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, dava konusu icra takibinin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına" karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalı tarafın 11/06/2018 tarihli dilekçesi ile "...Huzurdaki dosyayla ilgili olarak dava dilekçesinin ve ön inceleme duruşma gününün usulsüz olarak yapıldığının taraflarınca henüz öğrenildiğini, zira ilk olarak haksız ve yersiz olarak dava dilekçesi kanuna aykırı olarak muhtara yapıldığını ve müvekkilin davadan haberdar olması ile cevap ve delil listesi sunması engellendiğini.İkinci olarak ise ön inceleme duruşma günü müvekkil şirket çalışanı olmayan ...'a 29.07.2017'de tebliğ edildiğini. Posta memurunun bu tebligatı ...'a yaptığı mazbataya şerh olarak "davalı şirketin daimi çalışanına tebliğ yapılmıştır." ibaresi düştüğünün görüldüğünü. Halbuki bu durumun gerçek olmayıp hukuka aykırı olduğunu. Zira müvekkil şirket yetkilisi ile yapılan görüşmede babası ...'ın emekli olduğunu ve arada sırada şirkete gelip gittiğinin öğrenildiğini. Ayrıca ...'ın tahsili olmayan biri olup, postacının verdiği tebligatı bilinçsiz bir şekilde alıp müvekkiline bilgi vermediğini, Bu sebeple müvekkilin davadan haberdar olmadığını ve gerekli cevapları ve delilleri sunamadığını... hem dava dilekçesinin haksız olarak muhtara bırakılması ve hem de ön inceleme duruşma gününü bildirir tensip zaptının da müvekkil şirket yetkilisi olmayan birine verilmesi nedeniyle, bahsi geçen tebligatın usulsüz olduğuna karar verilmesini ve akabinde taraflarına cevap dilekçesi ile birlikte delil listesi sunmak üzere süre verilmesi gerektiğini,..Bilirkişi raporunda cari hesap bilgilerinden ve ba bs formlarının incelenmesinden taraflar arasında 2016 yılı nisan ayında başlayan ve 2016 yılı kasım ayına kadar devam eden bir ticaret olduğunu, 2016 yıl sonu itibariyle ödenmeyen 42.028,33 TL bakiye göründüğünü ve 07.11.2016 tarihinde ise davacı tarafından "çek bedeli" başlığı altında borçluya 10.000,00-TL gönderildiğini ve davalı borçlunun incelenecek evraklarının bulunmadığını belirterek toplamda 41.827,33-TL'nin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiğini beyan edilmesininin tamamını reddettiklerini. Müvekkil şirketin savunma yapma hakkının elinden alındığını. ...Esasen müvekkilinin 35.000-TL değerinde bir çeki ödeme olarak peşinen davacıya verdiğini, ancak davacının çeki almasına rağmen malzemeleri müvekkil şirkete göndermediğini, Akabinde müvekkil şirket malzemeleri göndermesini isteyince davacı şirket malzemeleri gönderemeyeceğini beyan ederek çekin ödeme zamanı geldiğinde kendisinin ödeyeceğini beyan etttiğini, Müvekkil şirketin ise davacı ile aralarındaki hukuka binaen zorluk çıkarmadığını. Bu süre zarfında müvekkile aşağı yukarı 5.000,00-TL değerinde bir malzemenin davacı şirket tarafından gönderildiğini. Ancak müvekkil bu malzemelerin çok eksik olduğunu söyleyince davacı şirketin malın tamamını göndermiş gibi faturaların tamamını gönderdiğini. Müvekkilinin ise bu faturaları iade ettiğini. Çekin günü geldiğinde ise müvekkilinin alacaklılara mahcup olmamak adına davacıya bir kısmını gönderin de en azından biz ödeyelim dediğini. Bunun üzerine de müvekkilden 35.000,00-TL 'lik çek alan davacı müvekkile sadece 50.00,00-TL değerinde malzeme gönderdiğini ve çeki piyasada kullanıp ödeme günü geldiğinde ödeyeceğini söylemesine rağmen ise ödeme yapmayıp müvekkile 10.000,00-TL göndererek müvekkilin ödemesini söylediğini ve müvekkilin üstüne 25.000,00-TL koyarak ödeme gününde ödeme yaptığını. Dolayısıyla bahsi geçen 10.000,00-TL ödeme bu konu ile ilgili olduğunu ,kaldı ki bahsi geçen 10.000,00-TL ile ilgili olarak yerleşik yargıtay içtihatlarında bir paranın banka havalesi ile borç verildiği iddia ediliyorsa açıklamanın çok net bir şekilde belirtilmiş olması gerekmekte olduğunu.Dosyada bahsi geçen ödeme açıklamasının tam da anlatılanla örtüşür şekilde "çek bedeli" açıklamasına havi olduğunu. Bilirkişinin çek bedeli açıklamasından bu paranın borç verildiğini çıkarmış olmasının tarafımızca anlaşılamadığını. Bu sebeple bu yöndeki tespitleri de kesinlikle kabul etmediklerini..." belirttiği görülmüştür. DELİLLER: Tarafların Ba ve Bs kayıtlarının ilgili vergi dairelerinden getirtilmiş ,davacı tarafça davalıya gönderildiği belirtilen 07/11/2016 tarihli havale makbuzunda " çek Bedeli" açıklaması ile havale işleminin gerçekleştirildiği görülmüş, davalı tarafın kesin mehile rağmen defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle defterleri üzerinde inceleme yaptırılamadan, davacı defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak alınan bilirkişi rapor ve ek raporu üzerine mahkememizin ..... sayılı ilamı ile "...Davacı tarafça faturalandırılmış bakiye cari hesap alacağı için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davalı tarafça davanın reddi istenilmiş olup; Taraflar arasında 02.04.2016 tarihinden itibaren süre gelen ticari ilişki bulunduğu, davacının 13 adet fatura karşılığı KDV dahil 128.028,33 TL Mal/Hizmet satışında bulunduğu, Davalı ... İnş. Yem. Oto. Tem. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. nin Mal/hizmet BS formları ile mal ve hizmet alımını vergi dairesine bildirdiği,Davalının bu alışlara karşılık 5 işlemde 96.201,00 TL ödemede bulunduğu,bu işlemler sonucu davacının 31.827,33 TL Mal/Hizmet Satışı Cari Hesab bakiyesi alacağının bulunduğu, davalı tarafça satın alınan ürünler karşılığı verilen ve davacı tarafça çiro edilen çek nedeniyle çekin ödenmesi için 10.000,00 TL nin davacı tarafça davalıya 07/11/2016 tarihli havale ile gönderildiği, asıl olanın havalenin borç ödemesi yerine geçmesi ise de davalı tarafın 09/06/2018 tarihli beyanında geçen "... 35.000,00-TL 'lik çek alan davacı müvekkile sadece 5.000,00-TL değerinde malzeme göndermiş ve çeki piyasada kullanmış ödeme günü geldiğinde ödeyeceğini söylemesine rağmen ise ödeme yapmayıp ve müvekkile 10.000,00-TL göndererek müvekkilin ödemesini söylediği ve müvekkilde üstüne 25.000,00-TL koyarak ödeme gününde ödeme yaptı..." yönündeki ikrarı nedeniyle davacının davalıdan toplam 41.827,33 TL alacağının bulunduğu,ikranın aksinin davalı tarafça 10.000,00 TL borca karşılık gönderildiğinin ispat edilemediği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları,bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla,alacakların likid olmadığıda gözetilerek ... Davacının davasının kısmen kabulüne, davalının ..... takip sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, Takibin 41.827,33-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, bakiye talebin reddine, Tarafların şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, " karar verildiği, taraf istinafı üzerine dosyanın ..... sayılı ilamı ile "...Mahkemece yukarıda anılan rapor hükme esas alınmış ise de davacı yanca her iki yanın ticari defterlerine delil olarak dayandığı gözetilerek davalı yana defter ibrazı için çıkarılan muhtıranın usulüne uygun tebliğ edilmediği gözetilerek yeniden usulüne uygun şekilde defter ibrazı için davalı yanın adresinin bulunduğu mahale talimat yazılarak davalı yana talimat mahkemesi aracılığıyla muhtıra çıkarılak taraflara ait ticari defterler karşılıklı olarak incelenmek suretiyle yeni bir bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir. Bu durumda dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." denilerek mahkememize iade edildiği görülmüştür. Davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını ibraz için yeniden mehil verilmiş, davalı vekilinin 11/04/2023 tarihli dilekçesi ile defterlerin bulunduğu yer ve irtibata geçilecek kişiler hakkında beyanda bulunduğu görülmüş,yazılan talimat ile aldırılan bilirkişi raporunda "...Sayın Mahkeme tarafından, tarafıma görev verilmesi ile, ilk olarak dosyanın mali incelemesinin tamamlanması açısından; ..... E. Sayılı dosya kapsamında Bilirkişi İncelemesi için ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin Mali Müşaviri ... Hanımla ön görüşme sağlanmıştır. Akabinde Davalı Şirketin Mali Müşaviri ...’a aşağıda belirtilen mail metni ile inceleme talebi iletilmiştir. ..... To: muhasebe. ..... E sayılı dosya ..... E. Sayılı Dosya kapsamında ...….Ltd.ile ...….Ltd. arasında devam eden dava ile ilgili olarak şirket merkezinde defter kayıtları üzerinde inceleme yapılacaktır. Eğer sizce de uygun olursa 12 Temmuz 2023 günü inceleme yapmak arzusundayım. Raporun gecikmemesi ve sürenin kısa olması dolayısıyla süreyi uzatmamanızı rica ediyorum. Birkaç gün içinde ben de seyahate çıkmış olacağım, Hazır bulundurulacak defter ve belgeler; 1-2016 yılı Yevmiye, Kebir, Envanter defterleri. 2-2016 yılı ... cari hesap ekstresi (Excel olarak) 3-Cari hesap kayıtlarında gösterilen Fatura, Çek, Makbuz, Dekont vs. Belgelerin fotokopileri. 4- Varsa, Sözleşme, Protokol veya yazışmalar. İyi çalışmalar, kolaylıklar diliyorum. ... Yeminli Mali Müşavir 12 Temmuz 2023 günü saat 10,56 de ...…Ltd. Şti. Mali Müşaviri ... cep telefonundan tekrar arandı, “Bilirkişi raporu ile ilgili tarafımdan yapılacak inceleme kapsamında 2016 yılı kanuni defterlerin ibraz talebi tekrar istendi.” ... “2016 yılında Kanunen tutulması gereken Yevmiye, Kebir ve Envanter defterlerinin kayıp olduğunu, bulamadıklarını, dolayısyla inceleme için defterleri ibraz edemeyeceklerini” bilgisini ilettiler. 21 Temmuz 2023 Cuma günü saat 14,11’de ... tarafımdan tekrar arandı, ... cevaben, “ 2016 yılı defterleri tekrar aradığını ancak bulamadığını” ifade ettiler. Bu görüşmelerden sonra davalı tarafın avukatı ... 22 Temmuz 2023 günü cep telefonundan arandı, ancak cevap alınamadı, ...’ın WhatsApp mesajda “Merhabalar ben şu an yurt dışındayım, Size şirketin Mali Müşavirinin numarasını iletiyorum. Ona ulaşamazsanız benimle tekrar iletişime geçebilirsiniz, ..... cep telefonu, saat 18,04” Avukat ...’dan tarafıma gelen mesajdan sonra WhatsApp üzerinden kendilerine “Tekrar merhaba ..... önceden görüştüm, Kanuni defterlerin kayıp olduğunu ve ibraz edemeyeceklerini bildirdi. Bu durumda 25 Temmuz 2023 Salı gününe kadar tarafıma durumu teyit eden yazıyı göndermenizi önemle rica ederim, ...” mesajı iletildi.Yukarıda açıklanan görüşme detaylarından sonra, Sayın Mahkeme tarafından, bilirkişi incelemesi ile ilgili olarak “ ..... E. Sayılı Talimatları ile .....l adresinde yerinde inceleme yetkisi nedeniyle her ne kadar 25/07/2023 günü bilirkişi incelemesi yapılması talebi iletilmişse de; Davalı taraf, usulüne uygun davetiyeye rağmen kanuni defterlerini, inceleme gününde tarafıma ibraz etmediği görülmüştür...Davalı tarafın, 10.04.2023 tarihli delikçesi ile davalı ticari defterlerinin şirket merkezinde incelenmesi için bilirkişiye yetki verilmesine ilişkin dilekçeleri sonrasında, Talimat Mahkemesince bu hususta 11/05/2023 tarihli ..... E. ara karar oluşturulmasına rağmen, yukarıda dökümünü yaptığımız tarihler ve en son 25/07/2023 tarihinde davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmekten ve incelemeye sunmaktan kaçındığı görünmektedir. Yukarıda arz ettiğim mali, teknik değerlendirmeler ve hukuki gerekçeler ışığında, Açıklanan ne-denlerle; davalı taraf kendi iktidarında bulunmasına rağmen kendi defterlerini ibraz külfetini yerine getirmediği, yevmiye kayıtlarının davalıdan istenmesine rağmen tarafıma sunulmadığı, davalı nezdinde denetim ve incelemenin yapılamadığı, denetime esas bir hesaplama cetveli da-valı nezdinde çıkarılamadığı, bu nedenle davalının, iddialarının ispata muhtaç olup bu haliyle, hesaplama yapmanın mümkün olmadığı, HMK. m. 222/5 “ Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” Hükmü gereği nihai takdirin Mahkemenize ait olduğu sonucuna ulaşılmıştır. " denildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça faturalandırılmış bakiye cari hesap alacağı için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ,davalı tarafça davanın reddi istenilmiş olup: Taraflar arasında süre gelen ticari ilişki bulunduğu, davacının 13 adet fatura karşılığı KDV dahil 128.028,33 TL Mal/Hizmet satışında bulunduğu, Davalı ... İnş. Yem. Oto. Tem. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. nin Bs formları ile mal ve hizmet alımını vergi dairesine bildirdiği, davalının bu alışlara karşılık 5 işlemde 96.201,00 TL ödemede bulunduğu ,bu işlemler sonucu davacının 31.827,33 TL Mal/Hizmet Satışı Cari Hesab bakiyesi alacağının bulunduğu, davalı tarafça satın alınan ürünler karşılığı verilen ve davacı tarafça çiro edilen çek nedeniyle çekin ödenmesi için 10.000,00 TL nin davacı tarafça davalıya 07/11/2016 tarihli havale ile gönderildiği, asıl olanın havalenin borç ödemesi yerine geçmesi isede davalı tarafın 09/06/2018 tarihli beyanında geçen "... 35.000,00-TL 'lik çek alan davacı müvekkile sadece 5.000,00-TL değerinde malzeme göndermiş ve çeki piyasada kullanmış ödeme günü geldiğinde ödeyeceğini söylemesine rağmen ise ödeme yapmayıp ve müvekkile 10.000,00-TL göndererek müvekkilin ödemesini söylediği ve müvekkilde üstüne 25.000,00-TL koyarak ödeme gününde ödeme yaptı..." yönündeki ikrarı nedeniyle davacının davalıdan toplam 41.827,33 TL alacağının bulunduğu, ikrarın aksinin davalı tarafça 10.000,00 TL borca karşılık gönderildiğinin ispat edilemediği, davalı tarafça ticari defterlerin bulunduğu yerin ve irtibata geçilecek bildirilmesine rağmen, bilirkişiye defterlerin bulunamadığının belirtildiği ve ibraz edilmemesi suretiyle davalı tarafın defterlerini ibraz dan kaçındığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla, alacakların likid olmadığıda gözetilerek davacının davasının kısmen kabulü ile aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kısmen kabulüne, davalının ..... takip sayılı dosyasında ki itirazının kısmen iptaline takibin 41.827,33-TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına bakiye talebinin reddine, 2-Tarafların şartları oluşmayan icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, 3- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.857,22-TL harçtan, dava açılışında alınan 507,60-TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 2.349,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 31,40-TL başvurma harcı, 11 e tebligat ücreti 76,50TL, 1 kep ücreti 1,25TL, 1.500,00TL bilirkişi ücreti, 6 normal tebligat ücreti 78,50TL, 4 posta ücreti 153,10TL olmak üzere toplam 2.348,35 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.840,75-TL'si ile dava açılışında alınan 507,60-TL peşin harç toplamından oluşan 2.348,35-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 201,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/10/2023 Katip ..... ¸e-imzalıdır. Hakim ..... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/214, K. 2023/675, T. 18.10.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-214-e-2023-675-k-412ca227a04f