İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/78 E. 2023/663 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/78
Karar No
2023/663
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/78 Esas - 2023/663 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2022/78 KARAR NO : 2023/663 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNAN : ... ... DAVA :Tazminat DAVA TARİHİ :01/02/2022 KARAR TARİHİ :12/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :17/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... ile 27.07.2021-27.07.2022 tarihleri arasında ... poliçe no ile sigortalanmış ...adresinde bulunan müvekkiline ait işyeri olarak kullanılan taşınmazın 06.08.2021 tarihinde yaşanan su baskını sebebiyle hasar gördüğünü, müvekkiline ait işyerinde zararın tespiti amacıyla ... D. İş dosyasında tespit yaptırdıklarını, tespit bilirkişisi raporunda müvekkilinin işyerindeki zararı; parça bedeli olarak 1.966,698,47 TL ve tadialt onarım bedeli olarak ise 15.000,00 TL olarak belirlediğini, tespit kapsamında toplam 2.056,60 TL yargılama gideri yaptıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000,00 TL’nin davalıdan temerrüt tarihi itibarıyla işleyecek avans faizi ile birlikte tahsil edilmesine, tespit masrafları da dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. ISLAH :Davacı vekili 10.06.2023 ıslah dilekçesinde davadaki taleplerini 1.403.879,84 TL'ye yükseltmiş, 09.10.2021 olan temerrüt tarihi itibarıyla işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın, iş yeri olarak kullandığı taşınmazdaki oto yedek parçaların zarar gördüğünden bahisle tazminat talebinde bulunduğunu ancak tazminat talebinin sigorta poliçesi kapsamı dışında olduğu için reddedildiğini, işbu dava ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava açtığını, davacının talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dilekçesinde davaya konu edilen ve su baskını nedeniyle hasar gördüğü ileri sürülen parçalara ilişkin hiçbir bilgi belge sunulmadığını, dilekçenin içeriğinde hasarın oto yedek parçaların zarar görmesi ve tadilat onarım masraflarından kaynaklandığı belirtilmişse de; talep sonucunda hangi zarar kaleminden hangi tutarda talep edildiği açıklanmaksızın 1.000.000,00 TL tazminat talep edildiğini, davacının taleplerinin tereddüt oluşturmayacak şekilde açıklanması maddi hukuk anlamında da önem teşkil ettiğini, huzurdaki davanın zamanaşımına uğradığını, hadisenin meydana geldiği işyerinin, ...genel ve özel şartları ve ekli klozları dahilinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, poliçenin “Ek Teminatlar” başlığı altında aynen;“…Dahili su, Duman, Fırtına, Kar Ağırlığı, Yer Kayması, Kara Hava Deniz Taşıtları Çarpması, Sel ve Su Baskını nedeniyle meydana gelecek zararlar Yürürlükteki Türk Yangın Sigortası Genel Şart ve kloz hükümleri doğrultusunda teminata dahil edilmiştir…” şeklinde düzenleme yer aldığını, dava konusu talep; davacı yanın iş yeri olarak kullandığı taşınmazdaki oto yedek parçaların su baskını sebebiyle zarar görmesinden bahisle tazminat talebi olduğundan sigorta poliçesinde açıkça yer aldığı üzere hasar anında tazminat ödenebilmesi için belgelenmesi gereken bilgi ve belgelerin sunulmaması ve zararın ispat edilememesi sebebiyle poliçe kapsam dışı olarak değerlendirildiğini, davacı yanın zarar iddiasını ispat edemediğini, davaya konu hasar 06.08.2021 tarihinde gerçekleşmişken müvekkili şirkete 25.08.2021 tarihinde hasar ihbarı yapıldığını, 20 günlük süre boyunca şirkete ihbarda bulunmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu davacının geç ihbarda bulunmasının sebebinin zarar iddiasını ispat edecek bilgi ve belgelere sahip olmayışından kaynaklı olduğunu, gerek Türk Ticaret Kanunu gerekse taraflar arasında akdedilen poliçenin genel ve özel yükümlülükleri gereğince sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmesi gerektiğini, bağımsız eksper tarafından yürütülen ... çalışmaları kapsamında, temizlenerek kurtarılabilirliği mümkün olabilir kıymetlerin belirlenmesi ve zayi kıymetlerin depo kiralaması yapılarak ayrıca bir alana nakledilmesi uygun görüldüğü, ayrıca zayi kıymetlerin uzman firmalar tarafından incelenerek sovtaj değerlendirmesi yapılması üzerine ivedi olarak gerekli çalışmalara başlandığı, sürecin devamında ise hasara konu tüm emtia kıymetlerin faturalı olacağı ve ürün faturalarının iletileceğinin beyan edilmesine rağmen, devam eden süreçte fatura temin ve ibrazı hususunda sorun yaşandığı ve farklı ifadelerin olduğunun görüldüğü, faturalı olacağı beyan edilen kıymetlerin devam eden süreçte, faturasız olarak borca karşılık alındığının müvekkili şirkete bildirildiğini, ilgili ürünlerin borca karşılık alındığını gösteren kaşe ve imzalı bir ürün listesi iletildiğini, malın alındığı tarihte sevk irsaliyesi veya benzeri bir evrakın olmaması ve ayrıca ilgili kıymetlerin giriş/çıkış kayıtlarının bulunmaması davacının basiretli tacir olduğu düşünüldüğünde hayatın olağan akışına uygun olmadığını ayrıca sigortalı firmanın bir oto servisi olmasına rağmen bu denli yüklü miktarda pek çok marka/model ve özellikte araca ait ürün stoklamış olmasını da firmanın ticari ölçeği düşünüldüğünde şüphe uyandırıcı olduğunu, sigortalı firma tarafından iletilen stok listelerinde belirtilen ürün maliyet bedelleri, fatura temini sağlanamaması nedeni ile fatura bedelleri ve alım yapılan firmalar nezdinde denetlenemediğini, ayrıca fatura temini sağlanamaması nedeni ile aidiyet durumu da tetkik edilemediğini, iletilen her faturanın depoda stoklanan mal olarak kabulü uygun olmamakla birlikte işletmenin ticari faaliyeti de dikkate alındığında alım yapılan oto yedek parça kıymetlerin işletme faaliyetine uygun olarak satın alınıp kullanılması gerekirken işletmenin faaliyet alanı kapsamında büyük çapta ve çeşitte mal stoklanması durumunun sigortalının ticari faaliyetine uygun olmadığını, bağımsız ... tarafından hazırlanan raporun "Sonuç ve Kanaat" kısmında ;"...Hadisenin oluşumu itibari ile dahili su teminatı kapsamında değerlendirme yapılmış, ancak hasarın oluş şekli itibari ile talep edilen kıymetlere yönelik işbu raporumuz içerisinde detayları ile belirtilen ihtilafa konu hususlar da dikkate alındığında söz konusu hasarın ekli poliçe risk teminatları kapsamında değerlendirilmesi hususu takdirlerinize sunulmuş olup, ihtilafa konu emtia hasarı teminat dışı olarak değerlendirilmiş..." şeklinde görüş bildirildiğini, ... raporları kesin delil olmamakla birlikte yargılamada hükme esas alınabilecek kuvvetli delil niteliğinde olduğunu, davacı tarafça ... D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespiti ve neticede tanzim edilen bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacı tarafından talep edilen ve makul olmayan D.İş dosyasına ait yargılama giderlerinin de müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, müvekkili sigorta şirketi temerrüde düşmediğinden faiz talebinin yerinde olmadığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun doğacağı düşünülse dahi ancak ve ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini savunmuş, öncelikle zamanaşımı sebebi ile, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini, davanın ...'ne ihbarını istemiştir. ...'ne, dava dilekçesi ve ihbar dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi verilmemiştir. GEREKÇE :Dava, ... Poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Taraf vekilleri delillerini bildirmişler, poliçe örneği, hasar dosyası, ekpertiz raporu getirtilmiş, ... D. İş dosyası UYAP sisteminden getirtilmiştir. Davacı tarafa ait iş yerinin davalı nezdinde ... ile sigortalandığı ve 06.08.2021 tarihinde sigortalı iş yerini su bastığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, su baskını nedeniyle davacı tarafın zararı olup olmadığı, sigortalı iş yerinde davacı tarafın zarar gördüğünü iddia ettiği mallarının (oto yedek parçalarının) mevcut olup olmadığı, varsa zarar gören malların ve zararın miktarı, zararın poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığı, davalı tarafın sorumlu olduğu zarar tutarı, talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, faiz başlangıç tarihi ve faiz oranları konularındadır. ... D.İş nolu tespit dosyası kapsamında hazırlanan bilirkişi tespit raporunda özetle; orjinal parça değerlendirilmesine tabi tutulan 1303 kalem yedek parçaların toplam adedinin 4110, toplam değerinin 1.966.698,47- TL olduğu, bodrum kat tadilat onarım bedelinin ise 15.000,00-TL olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ek raporda özetle; olay mahallinde dava konusu pis su baskınına neden olan tesisat hattında inceleme yapılmak istenildiğini, ancak davacı firma yetkililerinin, hasarın meydana geldiği sigortalı taşınmazın kira olduğu ve olaydan sonra boşaltıldığı, depo ile bağlarının kalmadığı ifade edildiğinden taşınmazda inceleme yapılamadığını, dosya üzerinden incelemeye göre; olay yeri görgü ve tespit tutanağında; 25/08/2021 günü saat 20 sıralarında idaremiz ... sayılı apartmanda meydana gelen “ikamette ızrar” konusu ile ilgili olay yerine intikal edildiği; bahse konu apartmanın sokağa bakan dükkân olarak kullanılan yerin alt kısmında apartman rögar borularının geçtiği, rögar borusunun çıkış kısmının bina bağlantı kısmından çıkmış olduğu, bu nedenle pis suyun bodrum kata aktığı, bodrum katın pis su içerisinde olduğu, bodrum katında bulunan araç davlumbaz plastik parçalarının olduğu, hepsinin pis su ile kaplanmış olduğu ancak su altında kalan malzemelerin zarar kaybının veyahut mevcut arızanın sebebini uzman ekiplerce tespit edilmesi gerektiğinin belirtildiği, apartman yöneticisinin beyanında; 15-20 Günlük süre zarfında apartman içerisinde koku olduğunun fark edildiği ve gelen kokunun araştırıldığı, fakat kokunun kaynağının bulunamadığı, apartman girişinde bulunan 12/A numaralı depoyu kiralayan işletme yetkilileri haricinde hiç kimsenin depoyu açmadığı, depoyu kiralayan işletme yetkilisince deponun açılması akabinde pis su borusundan su akmasına ve kokuya sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı, deponun tüm sorumluluğunun depoyu kiralayan firmaya ait olacağının beyan edildiği; Dosyada mevcut 26.10.2021 tarihli ... raporunda; 25.08.2021 tarihinde sigortalı ... Ltd. Şti. firmasınca oto yedek parça deposu olarak kullanılmakta olan taşınmazda, bina ortak mülkiyetine ait atık su gider tesisatında oluşan arıza nedeni ile sızan suların sigortalı taşınmaz içerisinde muhafaza edilen muhtelif oto yedek parça kıymetlere sirayet ederek hasara sebebiyet vermesi sonucunda mevcut hadisenin yaşandığının belirlendiği, depolama alanı içerisinde, atık su tesisat borularının tavan yüzey hizasından açıkta geçtiği ve yer yer tavandan bağlantılar ile desteklendiğinin belirlendiği, hadiseye sebebiyet veren tesisatının apartman ortak mülkiyetine ait ana taşınmaz atık su gider tesisatı olacağı ve bina iç bağlantısından çıkan tesisatın, bağlantı noktasından ayrıldığının tespit edildiği, su tahliye işlemlerinin şirketlerinin kontrolü ve bilgisi dahilinde sigortalı firma imkanları ile gerçekleştirildiği, sigortalı depo -1 bodrum tavanından geçen bina atık su hattının yerinden çıkması sureti ile mevcut hadisenin meydana geldiği, sigortalı firma yetkililerinin son olarak 15-20 gün önce hasara konu taşınmaza geldiklerinde herhangi bir sorun olmadığının görüldüğü, ancak akabinde tespit edilen hadise üzerine 25.08.2021 ihbar bildiriminde bulunularak iş bu hasar dosyasının açtırıldığı bilgisine ulaşıldığı; sigortalı firma yetkilisinin beyanına göre; işletme yetkilisi ve sahibi ...’ nın ilgili adreste yer alan taşınmazı kiraladığı, depoda sadece giriş ve çıkışların işletme yetkilisi ve personelince yapıldığı, ilgili depoda apartmanın herhangi bir müdahalesi veya sorumluluğu bulunmadığı, deponun parça satışı olduğu zaman kullanıldığı ve tahminen depoya giriş-çıkış yapıldıktan 15-20 gün sonra tekrar depoya gelindiğinde apartmanın logar borularının geçtiği alanda logar borusunun apartman çıkış bağlantı kısmından çıkarak, taşınmaz içerisine atık su sirayetine sebebiyet verdiğinin tespit edildiği, depo içerisine sirayet eden atık suyun oto yedek parça kıymetlere sirayet ettiği ve ürünlerin atık su içinde kaldığının belirlendiği, hasarın nasıl ve ne şekilde meydana geldiğinin ilk etapta belirlenemediği ve apartman arızası olarak değerlendirildiği, akabinde işletme personellerinden ... isimli personelin, 15 ila 20 Gün önce depoya malzeme indirildiği esnada yakıt deposu borusunu logar borusuna çarptığını beyan ettiği, ancak o esnada herhangi bir çıkma veya akıntı oluşmadığının görüldüğü akabinde kontrol ettikten sonra deponun kapatıldığı ifade ettiği, bu durum göz önüne alındığında, hadisenin tahminle bu çarpma sonucu meydana gelmiş olacağı, logar borusunda oluşan çıkmanın bu sebeple gerçekleştiğinin düşünüldüğünün belirtildiği, Somut olayda, davacı şirket personelince taşınan bir cismin PVC boruya çarpılmasından sonra 100 mm çaplı PVC borunun binaya ek yerinden çıktığı, bu nedenle atık suyun bodrum kata aktığı, dolayısıyla, dava konusu hasarın kullanıcı hatasından kaynaklandığı, davacı şirketin çalıştırdığı personelinin % 100 oranda kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davacı şirketin 2018-2019-2020- 2021 yılı dönemlerine ait ticari defterlerinin usulüne uygun bilgisayar ortamında işlenmiş olduğu, defterlerin üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı, karalama olmadığı, usulüne uygun tutulmuş oldukları, HMK 222 maddesi göre kendisi lehine delil teşkil ettiği,Cd içerisinde 77 Adet 223.502,10 TL miktarlı faturaların davacı ticari defter kayıtlarına işlendiği, kendi içerisinde birbirini doğruladığı, olay tarihinde davacının ticari defter kayıtlarında KDV dâhil 1.633.164,84 TL miktarlı parça bulunduğu bu bedelden daha fazla zarar oluşmasının ticari defter kayıtlarına göre mümkün olmadığı, ... Mahkemesince alınan Bilirkişi raporunda; yerinde inceleme yapıldığı, pissu borusu ve depo içerisinde boya ve seramiklerin hasar gördüğü ve tadilat-onarım bedelinin 15.000 TL olarak belirlendiği ancak neleri kapsadığı konusunda detay verilmediği, davacı şirketçe kurtarılan yedek parça bedelinin 60.000 TL olduğu; hasarlı parçaların değerlendirilmesinden dolayı 198.000 TL sovtaj geliri elde edildiği; faturalı ürün bedelinin 189.408,56 TL+KDV= KDV Dahil 223.502,10 TL olduğu; hasar miktarının;1.633.164,84TL - 60.000,00TL - 198.000,00TL = 1.375.164,84 TL olduğu; temizlik koruma ve kurtarma çalışması kapsamında, yeni bir yer kiralanması, emlakçı komisyonu, hasarlı malzemelerin taşınması, hamaliye, pissu temizleme ve tadilat işlemleri, işyeri atık su tahliyesi, dekorasyon ve tadilat işlemeleri, bu işler için gerekli masraflar, (seyyar kablo, lavabo sifon hortumu, dalgıç pompa hırdavat, yemek vs. ) kapsamında 28.715 TL masraf gerektiği; Poliçede; “...Dahili su, Duman, Fırtına, Kar Ağırlığı, Yer Kayması, Kara Hava Deniz Taşıtları Çarpması, Sel ve Su Baskını nedeniyle meydana gelecek zararlar Yürürlükteki Türk Yangın Sigortası Genel Şart ve Kloz hükümleri doğrultusunda teminata dahil edilmiştir.” şeklinde düzenleme yer aldığı, poliçede; "Sigortalı emtialarına en az 12 cm yükseklikte paletler üzerinde muhafazası zorunludur. Belirtilen Şekilde muhafaza edilmeme sonucu meydana gelen dâhili su hasarlarında emtea sigorta bedelinin % 2 si tenzili muafiyet ödenecek tazminattan tenzil edilir.” denildiği, gerçekleşen rizikonun 12 cm yükseklikteki paletler üzerinde muhafaza edilmemiş olmasının hasarın gerçekleşmesine yahut artmasına etki etmediği, bu nedenle de söz konusu tenzili muafiyetin uygulanma imkanı bulunmadığı, dava konusu hasarın kullanıcı hatasından kaynaklandığı, davacı şirketin sigortalı çalıştırdığı personelinin kusuru davranışı neticesinde meydana geldiği; davacı şirketin davalı sigorta şirketinden talep edebileceği toplam hasar bedelinin hasar tarihi itibariyle 1.403.879,84 TL olduğu, gerçekleşen rizikonun poliçe “dahili su” teminatı dahilinde kaldığı bildirilmiştir. Dosya kapsamına uygun düşen, denetime elverişli bilirkişi raporu mahkememizce kabul edilmişi ve hükme esas alınmıştır. Dosya kapsamına, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında 27.07.2021-27.07.2022 tarihlerini kapsar ... nolu ...düzenlendiği, davacı tarafa ait işyerininin Poliçe ile 5.000.000,00TL emtea, 30.000,00TL demirbaş, elektronik cihaz, 30.000,00TL dekorasyon teminatının sağlanmış olduğu, davacı Şirkete ait ... adresinde işyeri(depo) olarak kullanılan sigortalı taşınmazda 06.08.2021 tarihinde yaşanan pis su baskını sebebiyle depoda bulunan malzemelerin hasar gördüğü, söz konusu su baskınının davacı şirketin sigortalı çalıştırdığı personelinin kusurlu davranışı neticesinde meydana geldiği; 6102 sayılı TTK'nın 1409/1 maddesi ve devamı maddeleri uyarınca davalı şirketin sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan gerçek zarardan sorumlu olduğu, hasarın poliçe teminatı dışında kaldığının ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davalı tarafça hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığına ilişkin savunmasını ispatlamaya elverişli delil sunulmadığı, gerçekleşen rizikonun sigorta poliçesi teminatı dahilinde kaldığı, davacı şirketin davalı sigorta şirketinden talep edebileceği toplam hasar bedelinin hasar tarihi itibariyle 1.403.879,84 TL olduğu, ekpertiz raporuna göre davalı sigorta şirketine hasar ihbar tarihinin 25.08.2021 tarihi olduğu, TTK 1427/2 maddesi uyarınca 45 gün sonrası olan 10/10/2021 tarihinde davalı tarafın temerrüte düştüğü, davacı tarafın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği, davalı tarafın zaman aşımı savunmasının yerinde olmadığı anlaşıldığından ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıda yazılı karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın ıslah dilekçesi de dikkate alınarak KABULÜNE, 1.403.879,84 TL'nin 10/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 95.899,03 TL harçtan peşin ve ıslahla alınan toplam 23.975,50 TL harcın mahsubu ile kalan 71.923,53 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, 3-Davacı tarafından mahkememiz dosyasında yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 17.077,50 TL peşin harç, 6.898,00 TL ıslah harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 341,10 TL tebligat ve müzekkere gideri, ..... D.İş sayılı dosyasında yapılan 25,00 TL başvuru ücreti, 97,70 TL peşin harç, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 419,90 TL keşif harcı olmak üzere toplam 34.439,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-AAÜT uyarınca belirlenen 184.310,39 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 5-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İşbu mahkeme kararına karşı HMK 341 ve 345. maddesi uyarınca taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yoluna başvuru yapma hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile karar verildi.12/10/2023 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/78, K. 2023/663, T. 12.10.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-78-e-2023-663-k-53f3d8685fbd