İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/281 E. 2024/760 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/281
- Karar No
- 2024/760
- Karar Tarihi
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/281 Esas - 2024/760 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/281 KARAR NO : 2024/760
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/04/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete değişik tarihlerde traverten ve mermer malzemesi satıldığını, bunların karşılığında değişik tarih ve tutarlarda faturalar düzenlendiğini, davalının süresi içerisinde faturalara itiraz etmediğini, düzenlenen faturalara karşılık 754.800,00 TL bedelli çek ile bir kısım ödemede bulunulduğunu, fakat 1.617.647,40 TL bakiye alacağının ödenmediğini, faturalara dayanak malların e-sevk fişleri ile birlikte davalı tarafa teslim edildiğini, müvekkiline mail olarak gönderilen cari hesap mutabakatında da 1.617.647,40 TL alacaklı olduğunun bildirildiğini, davalının belirtilen borcunu tüm uyarılara rağmen ödemediğini, tahsili için ..... .... .... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalı itirazıyla durdurduğunu ileri sürerek, icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacının müvekkili nezdinde herhangi bir alacağının bulunmadığını, taraflar arasında doğmamış bir alacak için fatura düzenlendiğini, faturaların iade edildiğini, dolayısıyla ortada hukuken bir borç bulunmadığını, faturanın davacının alacağını ispatlamak için yeterli bir belge olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ispatlar herhangi bir belgenin de sunulmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. KANITLAR : ...8. İcra Müdürlüğü'nün 2024/13482 takip sayılı dosyası getirtilmiş, takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalı olduğu, takibin ilamsız icra takibi niteliğinde bulunduğu, 1.617.647,40 TL alacak üzerinden takibin başlatıldığı, faturaya dayalı olduğu, davalının itirazı ile takibin durduğu ve işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların kayıtlı olduğu vergi müdürlüklerinden BA-BS formları celp edilmiştir. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı ve davalı şirketlerin 2022-2024 yılları arasında traverten ve mermer satışına ilişkin sevk irsaliyesi, izin ve diğer tüm bilgi ve belgeler getirtilip incelenmiştir. Fatura konusu malların teslim edildiğine dair sevk fişleri ile fatura örnekleri sunulmuştur. Arabuluculuk anlaşamama son tutanağı ibraz edilmiştir. Talimat mahkemesi kanalı ile davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılmış, düzenlenen raporda; davalı defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanışların zamanında yaptırıldığı, davacının takibine dayanak 6 adet faturasının kayıtlarda yer aldığı, toplamının 2.372.447,40 TL olduğu, davalının 754.800,00 TL ödeme yaptığı ve kalan borcunun 1.617.647,40 TL tutarında bulunduğu, ... kayıtlarında e-sevk fişlerinin yer aldığı, malların davalıya teslim edildiği hususları görüş olarak bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, emtia satım sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, davacının, davalıya traverten ve mermer emtiası sattığını, teslimin tam yapılmasına rağmen davalının bakiye borcunu ödemediğini, bir kısım alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, bu takibin de davalının itirazı ile durduğunu ileri sürdüğü, davalının da davanın reddini savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının, davalıdan takip ve dava tarihi itibariyle bakiye satım bedeli alacağının olup olmadığı ve varsa miktarı yönlerinde toplanmaktadır. Davalı taraf her ne kadar icra takibinde yetki itirazında bulunmuş ise de, yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında satım sözleşmesi olduğu, davacının para alacağının bulunduğu ortaya çıktığından ve TBK 89. maddesi uyarınca davacının ikametgahı yer icra dairesinde de takip yapılabileceğinden davalının icra dairesinin yetkisine yönelik bu itirazının reddine karar verilerek davanın esası incelenmiştir. Satım sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devir etme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Tarafların icap ve kabul iradelerinin birleşmesiyle tesis olur. Geçerliliği için kural olarak bir şekil şartı düzenlenmemiştir. Sözlü yapılması halinde, genel ispat kuralları çerçevesinde varlığını ileri süren bunu kanıtlamalıdır. Öte yandan, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür. Satıcı öncelikle teslimi, teslim sabitse alıcı da bedeli ödediğini ispat etmelidir.
Dava konusu olayda iddia, savunma, faturalar, ... kayıtları, sevk fişleri, icra takibi, davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu, BA-BS formları ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında mermer ve traverten satımına ilişkin sözlü sözleşme olduğu, davacının davalıya mal satıp teslim ettiği sabit olmuştur. Davacı, bakiye satım bedelinin ödenmediği ileri sürmüştür. Davalının usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları ile dava dışı kurum bilgilerinden, satım bedeline ilişkin kısmen ödeme yaptığı, davacının takibe konulan miktar kadar bakiye alacağının bulunduğu ortaya çıkmıştır. Davacı takip talebinde işlemiş faiz talep etmemiştir. Gerek faizin türü gerekse diğer kısımlar itibariyle takipte resen dikkate alınacak aykırılık tespit edilmemiştir. Davacı alacağı belli ve bilinebilir olduğundan, başka bir ifade ile alacağın likit bulunduğundan, davacının inkar tazminatı isteminin koşullarının da gerçekleştiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kabulüne, davalının .... .... .... takip sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin aynı koşullarda devamına, 2-Hüküm altına alınan alacağın %20’sine isabet eden 323.529,48 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 110.501,49 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 19.537,14 TL'nin mahsubu ile bakiye 90.964,35 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesaplanan 237.941,21 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 19.537,14 TL peşin harç, 293,00 TL tebligat/posta gideri ile 2.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 22.757,74 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 06/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.