İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/170 E. 2024/560 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/170
- Karar No
- 2024/560
- Karar Tarihi
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/170 Esas - 2024/560 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/170 Esas KARAR NO : 2024/560 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2021 KARAR TARİHİ : 12/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2024 Mahkememizden verilen .... .... .... .... karar sayılı ilamıyla KALDIRILMASINA karar verilmiş olmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirketin alt işvereni olduğu davalı kurumun ihale ettiği hizmetlerde, hizmet sözleşmesi imzalanan müvekkil şirkette çalışmış dava dışı personel ...'e ödenen Net 11.600,00-TL şirket alacağının ödeme tarihi olan 02/12/2020 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek sözleşme faizi ile birlikte sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde ise avans faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, dava dışı işçinin .... .... .... kesinleşme tarihli özel belgede sahtecilik suçuna ilişkin kaydının olduğunun güvenlik soruşturmasından anlaşıldığı, bu hususun teknik şartnamede belirtildiğini buna rağmen işçinin çalıştırıldığını, ödenen tazminatın rücu etmek hakkının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLER : .... .... .... esas sayılı dosyası uyap üzerinden getirtilmiş, incelenmiştir. Dava dışı işçi ...'ün SGK hizmet dökümü getirtilmiş, incelenmiştir. Mahkememizden verilen 21/10/2021 tarih ve .... .... .... karar sayılı ilamıyla KALDIRILMASINA karar verilmiş olmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. ... 16.Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1161 esas sayılı dosyaya ait kesinleşmiş karar örneği getirtilmiş, incelenmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamında davacı tarafça, dava dışı işçiye yapılan ödemeden, taraflar arasındaki sözleşme ve yazışmalar uyarınca davalının sorumlu olduğu ileri sürülmüş olup, davalı tarafça da davacının, sözleşmeye uygun personel çalıştırmadığı için yapılan ödemeden sorumlu olunamayacağı savunulmuş .... .... .... esas sayılı kararına konu 1 yıl hapis cezası 2012 yılında kesinleşmiş olmasına rağmen işçi özlük dosyasında bulunan sicil kayıtlarında görünmediği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmeye dayanak “Gönderilerin Ayrım ve Dağıtımına İlişkin Teknik Şartname” nin 3.4 maddesinde belirtilen koşullar gereğince davacı şirket tarafından istihdam edilecek kişilerin Türk Ceza Kanunun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devletin sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap. rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olunmaması koşullarını taşıması aranmıştır. Dava dışı işçinin açtığı işe iade davası kabul edilmiş, ise iade edilmesi halinde boşta geçen süre tazminatından davalı ve davacının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına mahkemece hükmedilmiştir. Burada çözümlenmesi gereken davalının davacı ile eşit oranda mı yoksa tam olarak mı ödemeden sorumlu tutulacağı hususudur. Müşterek müteselsil sorumluluğa ilişkin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 167.maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.", hükmünü içermektedir. Anılan maddede borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça eşit sorumluluğa gidileceği düzenlenmiştir. İş mahkemesi gerekçesinden de anlaşılacağı üzere işçinin iş akti davalının yazısı üzerine feshedilmiş ve mahkemesince de bu fesih haksız görülmüştür. Davacı ile davalı arasında 2019 yılında akdedilen sözleşme sonrası işçileri devir alırken teknik şartnamedeki şartları taşıyıp taşımadığını güncel duruma göre kontrol edilmediğinden %50 oranında davacı kusurlu olup, davalı ise 9 yıldır davalı bünyesinde çalışan işçinin süregelen durumunu kontrol etmeyip davacının davalıyı mahkemesinden işe iade kararı çıkabilir uyarısına rağmen fesih iradesinde ısrarı nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğu, işin niteliği gereği işe iadenin ancak davalı işyerinde yerine getirilmesinin mümkün olduğu ve müteselsil sorumluluğa karar veren mahkeme hükmü nazara alındığında dava dışı işçiye ödenen boşta geçen süre tazminatından bu şekilde davalının yarı oranında sorumlu olduğunun kabulü gerekir. ( Emsal Yargıtay 23. HD. 2019/1063 E ve 2020/2192 K sayılı ilamı) Bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Davanın kısmen kabulü ile 5.800,00 TL'nin 02/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 396,20 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 198,10 TL harcın mahsubu ile noksan olan 198,10 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 5.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin BAM kararı öncesi davalı tarafından yatırılmış olması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 198,10 TL peşin harç olmak üzere toplamı 257,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 55,00 TL tebligat masrafı yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 27,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 32,00 TL tebligat masrafı, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 97,05 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2024 *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.