İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/471 E. 2023/682 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/471
Karar No
2023/682
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/471 KARAR NO : 2023/682 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVA : Şirketin feshi ve şirketten çıkmaya izin. DAVA TARİHİ : 05/07/2022 KARAR TARİHİ : 20/09/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/09/2023 Mahkememize açılan Şirketin feshi ve şirketten çıkmaya izin davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA Davacı vekili; müvekkilinin 09.06.2005 gün ve 6321 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan ilanla şirkete ortak olduğunu, müvekkilinin 19.12.2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı konusunda bilgilendirilmediğini, müvekkilinin 13.04.2014 tarihinde yapılan genel kurul toplantısından sonraki toplantılardan haberdar olmadığını, müvekkiline çağrı yapılmadan toplanan kurulda alınan kararların ve pay devrinin hukuka aykırı olduğunu, şirket müdürünün müdürlük görevini kötüye kullandığını, müvekkiline ait ... nolu parselde bulunan taşınmazın şirket adına çekilen kredide teminat gösterildiğini, borcun müvekkili üzerine bırakıldığını, müvekkilinin halen bu borçları ödediğini, bu nedenle şirketin feshine aksi bir kanaat olması halinde müvekkilinin şirkette bulunan payının ödenerek şirketten çıkmasına izin verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette 5400 payının olmadığını, iddialarının gerçek dışı olduğunu, 13.04.2014 tarihli genel kurula çağrı yapılmadan toplanıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, 14.12.2018 tarihli kararda davacının imzasının olduğunu, davacının ortaklıktan çıkma talebi için haklı bir sebep bulunmadığını, 30.06.2022 tarihi itibarıyle ...’ın şirketten 2.678.393,57 TL alacağı olduğunu, bu nedenle haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir. HUKUKİ GEREKÇE Dava, davalı şirketin haklı nedene dayalı feshi, bu talep uygun görülmediği taktirde şirketten çıkarılmaya ilişkindir. Tarafların davaya ilişkin delil ve belgeleri toplandıktan sonra davalı şirketin feshini gerektirecek haklı nedenler olup olmadığı, bu talep mümkün görülmediğinde davacının şirketten çıkarılmasına izin verilip verilmediği üzerinde toplanmakla dosya ehil bir bilirkişiye tevdii edilerek 23/12/2022 tarihli raporda; "a-Davacı ... 5400 payla ve ... 6600 payla davalı şirketin paydaşlarıdır. Davacı hisse devri ve genel kurul çağrılarından haberdar olmadığını beyan etmiştir. Ancak dava dosyasına sunulan 14.12.2018 günlü hisse devrine ilişkin kararda davacı imzası da mevcuttur. Davacı şirketin kredi borcunu ödemeye devam ettiğini beyan etmiştir. Ancak diğer ortak ... tarafından şirkete aktarılan nakit para davacı tarafın aktardığı paradan çok fazla olduğu, Tarafların net bir şekilde ifade etmemelerine rağmen şirketin nakit sıkıntısı yaşaması sebebiyle ortaklar arasında uyuşmazlık yaşandığının anlaşıldığı, Bu durumun mevcut belgelere göre şirket ortaklığından çıkma ya da şirketin feshi için haklı bir neden oluşturmadığı kanaatine varıldığı, Ancak ortaklar arasında uyumsuzluk yaşandığından davacının ortaklıktan çıkma hakkı konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu, b-Mevcut belgelere göre davacının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi halinde ; 132.003,85 TL sermaye katılım payı, 96.224,98 TL nakit alacak olmak üzere toplam 228.228,83 TL olabileceği, Şirketin aktifin mamul ve yarı mamul olduğu, bunların kat karşılığı inşaat maliyeti olduğu rayiç değerinin ne olduğuna dair veri olmadığından belirlen rakamın rayiç değerlere göre değil kaydi değerlere göre olduğu, Şirket müdürü beyanına göre kat karşılığı yapılan villa ruhsatının yeni alındığı rayiç değerinin belirlenmesinden sonra çıkma bedelinin hesaplanmasında fayda mütalaa edildiği," şeklinde görüş bildirilmiş, iş bu rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili, talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiş, davalı vekili ise davanın reddi ile davanın şirketin diğer ortağına ihbarını talep etmiş, 01/02/2023 tarihli celsede de davanın dava dışı ortak ...'a ihbarına, kullandırılan kredi ile ilgili davacının yaptığı ödemelerin gönderilmesi hususunda ilgili bankaya müzekkere yazılmış, müzekkereye olumlu cevap geldikten sonra dosya aynı bilirkişiye tevdii edilerek alınan 06/03/2023 tarihli ek raporda özetle; "a-Davacı ... 5400 payla ve ... 6600 payla davalı şirketin paydaşlarıdır. Davacı hisse devri ve genel kurul çağrılarından haberdar olmadığını beyan etmiştir. Ancak dava dosyasına sunulan 14.12.2018 günlü hisse devrine ilişkin kararda davacı imzası da mevcuttur. Davacı şirketin kredi borcunu ödemeye devam ettiğini beyan etmiştir. Ancak diğer ortak ... tarafından şirkete aktarılan nakit para davacı tarafın aktardığı paradan çok fazla olduğu, Tarafların net bir şekilde ifade etmemelerine rağmen şirketin nakit sıkıntısı yaşaması sebebiyle ortaklar arasında uyuşmazlık yaşandığının anlaşıldığı, Bu durumun mevcut belgelere göre şirket ortaklığından çıkma ya da şirketin feshi için haklı bir neden oluşturmadığı kanaatine varıldığı, Ancak ortaklar arasında uyumsuzluk yaşandığından davacının ortaklıktan çıkma hakkı konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu, b-Mevcut belgelere göre davacının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi halinde; 132.003,85 TL sermaye katılım payı, 96.224,98 TL nakit alacak olmak üzere toplam 228.228,83 TL olabileceği, c-Zekeriya Terzioğlu ve Bahadır Bozkurt Terzioğlu tarafından şirket hesabına ödenen 104.166,00 TL konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir. Alınan ek rapor da taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin ek rapora karşı beyan ve itirazları alınmıştır. Belirtildiği gibi davacı, ortağı olduğu davalı şirketin TTK'nun 636/3.maddesindeki hükme göre haklı nedene dayalı feshi ile bu mümkün değilse gerçek pay değerinin ödenerek şirketten çıkmasına izin verilmesini istemiş olup, ilgili 6102 sayılı yasanın sona erme sebepleri ve sonra ermenin sonuçları başlıklı 636.maddesinin üçüncü fıkrasında "haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." hükmü, aynı yasanın çıkma ve çıkarılma başlıklı 638.maddenin ikinci fıkrasında ise "her ortak haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir..." hükmü mevcut olup, yukarıda belirtildiği gibi davacı haklı nedenlere dayalı şirketin feshi, bu mümkün olmadığı taktirde payının ödenerek şirketten çıkarılmasını mahkemeden talep ettiğinden, mahkemece hem haklı nedene dayalı şirketin feshine hem de şirketten çıkmaya izin verebilmek için şirketin feshini veya şirketten çıkarılmasını gerektirecek haklı nedenlerin varlığının bulunması gerekir. Bilirkişiden alınan rapor ve ek rapora göre haklı nedenlerin bulunmadığı anlaşıldığından davacının hem şirketin feshi hem de şirketten çıkarılmaya izin talebi yerinde değildir. Toplanan delillere göre davacı açmış olduğu iş bu dava ile şirketin haklı nedene dayalı feshi, bunun mümkün olmaması halinde şirketten çıkmaya izin talep etmiş ise de; hem fesih talebinde hem de şirketten çıkma talebinde bulunabilmesi için haklı nedenlerin bulunması gerektiği, TTK'nun 636/3.maddesindeki haklı sebeplerin varlığının ispat edilmesi halinde şirketin feshi sebeplerinin oluşacağı, mahkemece fesih yerine pay değeri ödenerek davacının çıkmasına izin verilebileceği gibi TTK'nun 638.maddesine göre talebin şirketten çıkmaya izin olarak değerlendirilmesi halinde de haklı nedenlerin bulunması gerektiği, açılan iş bu davada haklı sebeplerin varlığının bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1.-Davanın REDDİNE, 2.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL'nın mahsubu ile noksan kalan 189,15 TL’nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 20/09/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/471, K. 2023/682, T. 20.09.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-471-e-2023-682-k-e96f58741499