İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/738 E. 2023/339 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/738
Karar No
2023/339
Karar Tarihi

T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/738 Esas - 2023/339 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/738 KARAR NO : 2023/339 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/12/2021 KARAR TARİHİ : 27/04/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/05/2023 Mahkememize açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket tarafından ... Karar sayılı dosyasından tesis edilen karar uyarınca ... Esas sayılı dosyasına yapılan ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ...’tan rücuen tazmini talep edilmekte olduğunu, müvekkil şirketin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmaksızın ödemek zorunda kaldığını, ... 1 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/395 Esas, 2015/106 Karar sayılı ilama ilişkin alacağının; ... tarafından müvekkili şirket Uludağ Elektrik aleyhine ... 1 Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ikame edilen dava ile; ... ... Müdürlüğünün 2012/4589 Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına, icra tazminatına hükmedilmesi talep edildiğini, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03.03.2015 tarihli, 2012/395 Esas, 2015/106 Karar sayılı ilamı ile itirazın iptaline takibin devamına karar verildiğini, tesis edilen karar uyarınca ... ... Müdürlüğü'nün 2012/4589 Esas sayılı dosyasına müvekkil şirket tarafından 15.12.2017 tarihinde 132.857,00 TL ödeme yapıldığını, dava ikame edilmeden önce bahse konu tutarların ...'tan yazılı talep edilmiş olup, sonuç alınamaması akabinde arabulucu görüşmesi gerçekleştirilmiş olup arabulucu huzurunda anlaşılmadığından işbu dava ikame edildiğini, müvekkili şirket ile ... arasında akdedilen İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi uyarınca, müvekkil şirketin ödediği bedele gerekçe olan tutarın sorumluluğu ...’a ait olduğu, Dava dışı tarafından ikame edilen davada müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından, müvekkil şirketten mevzuata ve işletme hakkı devir sözleşmesine aykırı olarak tahsil edilen bedelin ...’a rücu edilmesi gerektiğini, elektrik sektöründeki dağınık yapıyı ortadan kaldırmak ve işletme bütünlüğünü sağlamak amacıyla 1970 yılında 1312 sayılı ... Kanunu yürürlüğe girerek ... kurulduğunu, bu sayede imtiyazlı şirketlerin görev bölgeleri ve belediye sınırları dışında tüm yurtta elektriğin üretim, iletim, dağıtım ve satış hizmetleri ... bünyesinde toplandığını, yaşanan bu sürecin devamında hizmetlerin daha etkin, verimli ve çağdaş bir şekilde sürdürülebilmesi amacıyla ve özelleştirme politikaları çerçevesinde ..., Bakanlar Kurulu’nun 12.08.1993 tarih ve 93/4789 sayılı kararı ile, ... – İletim Anonim Şirketi (“...”) ve ... Anonim Şirketi (“...”) adı altında iki ayrı İktisadi Devlet Teşekkülü olarak yeniden yapılandırıldığını, bu kurumların 1994 yılında tüzel kişilik sıfatlarını kazandıklarını, yaşanan bu gelişmelerin devamında 15.09.1993 tarihli ve 93/4789 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bir kamu iktisadi teşebbüsü olan ... yapılandırılarak ... ve ... kurulmuş ve bu kapsamda sunulacak elektrik hizmeti ... bir çatı altında toplanarak ...’a devredildiğini, elektrik dağıtım ve perakende sektöründe rekabete dayalı bir ortamın oluşturulması ve gerekli reformların yapılmasını teminen dağıtım bölgeleri baz alınarak kamu mülkiyetindeki elektrik işletmelerinin yeniden yapılandırılması suretiyle elektrik enerjisi dağıtım hizmetlerinin özelleştirilmesine karar verildiğini ve ...,’ın 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alındığını, bu gelişmeler ile birlikte dağıtım bölgeleri yeniden belirlenerek, Türkiye’de 21 dağıtım bölgesi oluşturulduğunu ve ...’ın hissedarı olduğu Uludağ Elektrik, Bursa merkez olmak üzere Balıkesir, ... ve Yalova il sınırlarında faaliyet göstermek üzere, 01.03.2005 tarihinde ilan edilerek kurulduğunu ve ... ile Uludağ Elektrik arasında 24.07.2006 tarihinde İşletme Devir Hakkı Sözleşmesi akdedildiğini, 01.09.2010 tarihinde ise Hisse Alım Sözleşmesi imzalanmak ve Uludağ Elektrik’in hisseleri satılmak suretiyle özelleştirilme süreci tamamlandığını, müvekkili şirketin 2006 yılı itibariyle işletme hakkını devralmış olduğundan, bu dönemden önce gerçekleşen işlemler bakımından müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığını, anılan özelleştirme süreci ile dağıtım şirketlerinin kuruluşu ve akdedilen sözleşme uyarınca sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığı hususunun emsal Yargıtay kararında yer aldığını, Yargıtay içtihatlarına da konu olduğu üzere, müvekkil şirketin özelleştirme süreci sonrasındaki sorumluluğu 2010 yılı ve devamındaki yıllara ilişkin olup, bu dönem öncesinde gerçekleşen iş ve işlemler bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle, dava dışı ... ... ... ... ikame edilen davaya ilişkin bedellerin müvekkil şirketten tahsilinin, gerek mevzuat gerekse Yargıtay içtihatları gereği ... tarafından ödenmesi gerekeceği, Müvekkil şirketten tahsil edilen rücuya konu bedelin mevzuat ve akdedilen sözleşme kapsamında ...’tan tahsili gerektiğini, rücu kavramının, bir hukuki ilişkide borçlu olmadığı halde bir edimi yerine getiren ya da müteselsil borç ilişkisinde üzerine düşen kısımdan fazlasını ifa eden kişinin, o edimin esas borçlusuna başvurma hakkı olarak tanımlandığını, dava dışı şirket tarafından müvekkil şirket aleyhine ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde ikame edilen dava konusu tutarlara ilişkin işlerin 2005 tarihinde gerçekleştirildiği dikkate alındığında, müvekkil şirketin söz konusu tarihlerde gerçekleştirilen işlemler bakımından sorumlu tutulamayacağının sözleşme hükümleriyle sabit olduğunu, sözleşme’nin akdedildiği tarih olan 2010 yılından önce gerçekleştirilen her türlü işlem bakımından sorumluluk ...’a ait olduğunu, sözleşme’nin akdedilmesinden önce gerçekleştirilen iş ve işlemler bakımından ...’ın sorumluluğu bulunduğu, ...’ın sorumlu olduğu borcun müvekkil şirket tarafından ödenmesi nedeniyle, müvekkil şirket lehine rücu talebinde bulunma hakkının doğduğu aşikâr olduğunu, gerek taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gerek yerleşik uygulama halini almış Yargıtay içtihatları gerekse doktrindeki görüşlerle sabit olduğu üzere, müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmaksızın dava dışı ...'e ve dava dosyasına ödediği bedeller bakımından ...’a rücu hakkı bulunduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, 134.771,20 TL tutarındaki alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’tan tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davaya dayanak olarak gösterilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının konusunun davacı şirket ile dayanak davanın davacısı Serdar Yıldız arasında imzalanan endeks okuma işine ilişkin ihtilafın giderilmesi talebi olduğunu, işletme hakkı devir sözleşmesi öncesi dağıtım şirketlerinin tüzel kişilikleri bulunmakta olup dayanak davaya konu edilen sözleşmenin davacı şirket tarafından akdedildiğini, sözleşmenin tarafının davacı şirket olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, Sözleşmenin tarafı olmayan müvekkil kurumdan tahsili talebinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiği, diğer taraftan davacı kabul manasına gelmemek üzere dayanak davada inceleme altına alınan dönemin Mayıs 2005-Eylül 2007 dönemi olduğu, İHDS tarihinin 24.07.2006 tarihi olduğu göz önüne alındığında İHDS hükümleri uyarınca sorumluluğun davacı şirkette olacağının açık olduğunu, 4628 sayılı Kanunla, enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri Çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği hükmü getirildiğini, Yüksek Planlama Kurulunun 17.03.2004 tarihli kararı ile kabul edilen "Elektrik Enerjisi Reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi Çerçevesinde ...'ın 02.04.2004 tarihli Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile özeleştirme kapsam ve programına alındığını, davacı şirketin de dahil olduğu 20 Şirketin, Türkiye'deki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı müvekkil kuruma ait olmakla birlikte müvekkil kurumdan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyet göstermeye başladığını, davacının ... Genel Müdürlüğünden ayrı bir tüzel kişiliğe sahip bir anonim şirket olduğunu, ... ile %100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketi arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine ilişkin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalandığını, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin l8.6. maddesinde "Şirket, (...) bu sözleşmeye dayanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti de dahil olmak üzere başkaca bir kamu kurum veya kuruluşundan talepte bulunulmayacağını, ...'tan masraf zarar veya herhangi bir isim altında hiçbir talepte bulunmayacağını gayrikabili rücu ve kayıtsız şartsız olarak beyan, kabul ve taahhüt eder." hükmünün yer aldığını, konuya ilişkin olarak Hissesinin Blok Olarak Satış Yöntemi ile Özelleştirilmesine İlişkin İhale Şartnamenin "Diğer Hususlar" başlıklı 22. Maddesi (d) bendinde; "Alıcı, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle Şirket ile ilgili gerekli gördüğü her türlü teknik, hukuki, finansal, vergisel ve diğer bütün incelemeleri yaparak ve Şirket'in Hisse Satış Sözleşmesi tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir teslim aldığını, şirket hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığını veya benzer iddiaları ileri sürmeyeceğini; hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili ve/veya hukuki nedene dayanarak idare'den veya ...' dun talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder", (f) bendinde; "Alıcı, ihale konusu hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla, şirkette yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketin sorumlu olduğunu, bu hususlarda, alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak kendisinin veya Şirketin İdare'yi ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru rücu hakkının bulunmadığını kabul eder", (p) bendinde" Alıcı, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden doğan bütün yükümlülükleri Şirket'in zamanında ve gereği gibi yerine getireceğini kabul, taahhüt ve garanti eder." Hisse Satış Sözleşmesi'nin "Alıcının Taahhütleri" başlıklı 9. maddesinin 3. bendinde; "Alıcı, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle şirket ile ilgili gerekli gördüğü her türlü teknik, hukuki, finansal, vergisel ve diğer bütün incelemeleri yaparak ve şirket'in sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığını, şirket hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığını veya benzer iddiaları ileri süremeyeceğini, hisseler'in devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekellüf hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında her hangi bir fiili ve/veya hukuki nedene dayanarak idareden veya ...'tan talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder." 4. bendinde: "Alıcı, ihale konusu hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak şirketin ... ile 24.07.2006 tarihinde imzalamış olduğu İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla, ŞİRKET'te yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketin sorumlu olduğunu, ... kabul ve taahhüt eder." hükmünün yer aldığını, özelleştirmeyi düzenleyen yasal çerçeve içinde özelleştirmeye ilişkin iş ve işlemleri yerine getirmekle yükümlü olan 24.07.2006 tarihinde şirketlerle imzalamış olduğu İHDS’nin ihale şartnamesi ve Hisse Devir Sözleşmesi ile bir bütünlük arz ettiğinden her üç doküman hükümlerinin birlikte yorumlanması gerektiğini, davacı talebini 24.07.2006 tarihli İHDS nin 7.1.,7.4 ve 7.6 maddesine dayandırmakta ise de; İHDS’nin 18. maddesinde yer alan hükümler gereğince dava konusu ettiği alacaklara ilişkin hiç bir talepte bulunamayacağını, bölgede faaliyet gösteren ayrı bir tüzelkişiliğe sahip Elektrik Dağıtım Müesseselerinin tüzel kişiliklerinin sonlandırılarak İl Müdürlüklerine dönüştürüldüğü ve tüm hak ve borçları ile ...’a bağlandığı, bu sebeple İHDS öncesindeki dağıtım faaliyetlerinden doğan sorumluluğun müvekkil ... Gn. Md. ne ait olacağı iddiasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi 01.03.2005 tarihinden önce dağıtım faaliyet bölgesinde ... Gn. Md.'nün değil ayrı bir tüzel kişiliğe sahip ... yetkili ve sorumlu olduğunun açık olduğunu, dayanak karar incelendiğinde davacı şirket lehine 12.903,21 TL vekalet ücretine hükmedildiğinin anlaşıldığını, davayı kabul manasına gelmemek üzere, huzurdaki davanın rücu davası niteliğini taşıdığı düşünüldüğünde davacı şirketin ancak mamelekindeki azalma oranında müvekkil kuruma rücu talebinde bulunabileceğinin açık olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden 2012/395 esas sayılı dosya getirtilmiş, incelenmiştir. ... İcra Dairesi'nden 2012/4589 esas sayılı dosya getirtilmiş, incelenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında elektrik mühendisi bilirkişisinden 14/11/2022 tarihinde alınan bilirkişi raporunda özetle, davaya konu alacak talebinin, davacı şirketin % 100 hissesinin devrinin yapıldığı tarih öncesinde, dava dışı bir yüklenici ile akdedilen Endeks Okuma Hizmet Sözleşmesi kapsamında düzenlenen hak edişlere ilişkin açılan dava kapsamında, mahkemece hükmedilen ve kesinleşen yargı kararına dayalı yapılan icra takibi kapsamında yapılan ödemeye ilişkin olduğu, Hisse Satış Sözleşmesi 9.4. maddesinin devir öncesi döneme ilişkin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi hükümlerini saklı kılmasına bağlı olarak uyuşmazlıkta İHDS hükümlerinin belirleyici olduğu, taraflar arasında akdedilen İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.4. maddesi hükmüne göre faaliyetlerin ... tarafından yürütüldüğü dönemlerdeki her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...'a ait olduğu, ... tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülebilecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu, bu çerçevede davacının kesinlemiş yargı kararı doğrultusunda İHDS imza tarihi olan 24.06.2007 tarihi öncesine isabet eden kısımlarına ilişin ödemeyi rücu talebinde bulunabileceği, dosya kapsamında dayanak davada hükme esas alınan bilirkişi raporlarının ve hesaplamaların bulunmadığı, Denetime elverişli şekilde hesaplama yapılabilmesi için “ Alacak hesaplamalarının yer aldığı 14.08.2013 tarihli Bilirkişi raporu ile 19.03.2014 tarihli bilirkişi raporlarının” dosyaya sunulması gerektiğinin değerlendirildiği görüş ve kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi raporuna itirazlar doğrultusunda 17/01/2023 tarihinde alınan ek rapordan özetle bilirkişi; kök raporda yer alan görüş ve kanaatlerimin korunduğu, davacının İHDS hükümlerine göre, mahkeme ilamında yer alan 66.930,98 TL asıl alacak kapsamında rücu edebileceği asıl alacak tutarının 33.188,16 TL olarak, davacının dava kapsamında 65.971,76 TL talep hakkı olacağının hesaplandığı görüş ve kanaatini bildirmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı yan dava dışı şahıs tarafından davacı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulüne ilişkin ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/395 esas sayılı dosyasında verilen karar gereği ,... sayılı icra dosyasına 15.12.2017 tarihinde 132.857,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme yaptıklarını bu nedenle takip alacaklılarına ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle taraflar arasındaki İşletme Hakkı Devir sözleşmesi, ihale şartnamesi ve Hisse devir sözleşmesi hükümlerine göre kimin sorumlu olduğu iddiasıyla rücuen alacak istemli işbu davayı açmış olup, uyuşmazlık dava dışı şahsın açtığı dava sonucu icra dosyasına ödenen bedelin taraflar arasındaki İşletme Hakkı Devir sözleşmesi, ihale şartnamesi ve Hisse devir sözleşmesi hükümlerine göre kimin sorumlu olduğu, davacı şirketin ödediği bu bedeli davalı şirkete rücu edip edemeyeceği noktasında toplanmıştır. Davalı yan zamanaşımı itirazında bulunmuş olup taraflar arasındaki hukuki ilişki sözleşmeye dayandığından bu sözleşme için zamanaşımı süresine ilişkin ayrık bir hüküm bulunmaması nedeniyle 6098 sayılı TBK 146. Maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı ödeme tarihinden itibaren dolmadığından zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 20.02.2017 tarih 2016/8129 E ve 2017/479 K sayılı ilamı) Dava dışı Serdar Yıldız tarafından ... ... Müdürlüğünün 2012/5689 E sayılı dosyası ile davacı ... aleyhine icra takibi başlatıldığı,, davacının takibe itirazı ve takibin durması üzerine takip alacaklısı Serdar Yıldız tarafından ... aleyhine ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/395 E sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 2015/106 K sayılı ilamla; davacı lehine 56.721,17 TL asıl alacak, 10.309,81 TL olmak üzere toplam 66.930,98 TL üzerinden itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, hükmedildiği, kararın Yargıtay’ca onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. ... ... Müdürlüğünün 2012/5689 e sayılı dosyasına dayanak alacak talebinin davacı ile dava dışı Serdar Yıldız arasında akdedilen 07.04.2005 tarihli hizmet alım sözleşmesine ilişkin olup mayıs 2005-eylül 2007 tarihleri arasındaki ödemenin eksik yapıldığı iddiasına dayalıdır. Davalı ... bu sözleşmenin tarafı değildir. Taraflar arasında akdedilen, işletme hakkı devir Sözleşmesinin; 7.4 maddesinde ; dağıtım faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemlerdeki her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun ...'a ait olduğu, ... tarafından yürütmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülebilecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu düzenlenmiş ise de dava dışı şahıs ile sözleşme yapan ... olmadığından, alacağın kaynağının ... tarafından yürütülmüş bir faaliyet kabul edilemeyeceğinden bu madde hükmünün somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.5 maddesinde dağıtım faaliyetlerinin şirket (Davacı) tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyet kapsamında gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun şirkete (davacı) ait olduğu düzenlenmiştir. Dosya kapsamından Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 22.01.2005 tarih, 1980 sayılı yazısına istinaden ... Yönetim Kurulunun 01.03.2005 tarih, 3592 sayılı kararıyla Bursa merkezli, Bursa, Balıkesir, ..., Yalova illerini kapsayan Uludağ Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi kurularak Yalova, Balıkesir, ..., Bursa Elektrik Dağıtım Müesseselerinin tüzel kişiliği sona erdirilmiş ve Müesseseler İl Müdürlüklerine dönüştürülerek ...’a bağlandığı, ...’ın kuruluş tarihi olan 01.03.2005’ten önce bölgede elektrik dağıtım faaliyetlerinin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip Bursa, Balıkesir, ..., Yalova Elektrik Dağıtım Müesseseleri tarafından yürütülmekte iken, 01.03.2005 tarihinden sonra davalıdan ayrı tüzel kişiliğe sahip ... tarafından yürütüldüğü anlaşılmıştır. Bu halde ... Müdürlüğünün 2012/5689 e sayılı dosyasına konu alacak yönünden davalının sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Davanın reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 2.301,56 TL mahsubu ile arta kalan 2.121,66‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/04/2023 *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/738, K. 2023/339, T. 27.04.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-738-e-2023-339-k-7030f7b2fea4