İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/476 E. 2023/54 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/476
- Karar No
- 2023/54
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/476 KARAR NO : 2023/54 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... ... - ... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : ... ... - ... VEKİLİ : Av. ... -... İHBAR OLUNAN : ... TC No:... - ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 08/10/2020 KARAR TARİHİ : 25/01/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/02/2023 Mahkememize açılan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA Davacı vekili, dava konusu talebe esas alacağın müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilmiş olan 21 Haziran 2007 tarihli ....Hattının İyileştirilmesi işine ilişkin olarak Davalı tarafından ödenecek olan damga vergilerinin iadesi talebiyle ...nde açılması planlanan davaların içeriğinin oluşturulması hususunda Müvekkil Şirket tarafından danışmanlık hizmetlerinin sunulduğunu, Davalı Şirketin de Müvekkil'e başvurarak, Davalı'nın söz konusu projeye ilişkin ödemek zorunda kalacağı Damga Vergilerinden muafiyetin sağlanması ve bunun mümkün olmaması halinde de halihazırda ödenmiş ya da gelecekte ödenebilecek olan Damga Vergilerinin iadesinin sağlanmasına ilişkin gerekli danışmanlık hizmetlerinin Müvekkil şirket tarafından sunulmasını talep ettiğini, bu doğrultuda; söz konusu hizmetlerin Müvekkil Şirket tarafından sunulması amacıyla Müvekkil Şirket ile Davalı arasında 21 Haziran 2007 tarihli Sözleşme imzalandığını, söz konusu sözleşmenin 2. Maddesi uyarınca; Müvekkil Şirket, öncelikle davalı tarafından yapılması gereken damga vergisi ödemelerine dair muafiyet belgesi almak için Maliye Bakanlığına bağlı Dış Ticaret Müsteşarlığına başvuruda bulunmayı ve bu başvuruya olumlu sonuç alınamaması halinde ise, avans ödemesi ve hakediş ödemelerine ilişkin olarak ödenen/ödenecek damga vergisi tutarlarının iadesi için ...) yürütülecek sürece dair gereken tüm danışmanlık hizmetlerini sunmayı üstlendiğini, davalının ise; Müvekkil Şirket tarafından Sözleşme kapsamında sunulacak olan hizmetlerin karşılığında Sözleşme'nin 4. maddesinde belirlenen hizmet bedellerini taahhüt ettiğini, Müvekkil Şirketin bu doğrultuda çalışmalara başlamış ve kendisinden talep edilen tüm danışmanlık hizmetlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak Davalı, Müvekkil şirket tarafından ifa edilen hizmetlerin karşılığı olan hizmet bedellerini ödemekten imtina ettiğini, bir süre devam eden sözlü müzakereler ile Müvekkil Şirket'i oyaladığını ve işbu Dava tarihinde halen Sözleşme'nin 4.2 maddesi uyarınca üstlendiği ödemeleri yapmadığını, Sözleşme'nin 4.2 maddesi uyarınca; Davalı, Müvekkil Şirket'in Sözleşme'nin 2.2. ve 2.3 maddeleri kapsamında sunduğu hizmetler karşılığında aşağıdaki hizmet bedellerini Müvekkil Şirket'e ödemeyi taahhüt ettiğini, Tahsil edilmiş olan tüm ... tarafından Şirkete iade edildiğinde, söz konusu iadenin kesinleşmiş Mahkeme Kararına dayalı olması koşuluyla 123.000 EURO ödenecek olduğunu, Davalının, sadece Sözleşme'nin 4.2 maddesinin (a) paragrafında belirtilen 42.500 EURO tutarındaki ön ödemeyi yapmış ve (b) paragrafinda belirtilen tüm koşullar Müvekkil Şirket tarafından sağlanmış olmasına rağmen maddede taahhüt edilen başarı ücretini Müvekkil Şirket'e ödemekten imtina ettiğini, Sözleşmenin 4.2 maddesinin (b) paragrafında belirtilen hizmet bedelinin 123.000 EURO tutarındaki kısmının Müvekkil Şirket'e ödenmesinin koşulunun, “ödemeler üzerinden alınan damga vergilerinden muafiyet konusunda Danıştay'da Taisei Şirketi İstanbul Şubesi lehine olumlu karar çıkması ve bu karar için düzeltme talebinde bulunulmaması veya dava olumsuz sonuçlanırsa, Şirket adına düzeltme talebinde bulunulmayan olumlu bir karar çıkması” ve “ilk üç vergi mahkemesinde Sözleşmenin Amacına uygun şekilde Şirket lehine olumlu karar alınması ” olduğunu, İşbu dilekçe ekinde sunulan ... Sayılı ve 24.09.2007 tarihli kesinleşme şerhli mahkeme ilamı ile yine .... Sayılı ve 24.09.2007 tarihli kesinleşme şerhli mahkeme ilamından da görüleceği üzere; Sözleşme'de belirtilen ... lehine mahkemeden kesinleşmiş olumlu sonuç alınması koşulu gerçekleştiğini, ilaveten; dilekçe ekinde sunulan... esas sayılı dava dosyalarına ilişkin kesinleşmiş mahkeme ilamlarından da anlaşılacağı üzere; bahse konu hizmet bedeli ödemesinin yapılmasının ikinci koşulu olan “ilk üç vergi mahkemesinde Sözleşmenin Amacına uygun şekilde Şirket lehine olumlu karar alınması” koşulunun da gerçekleştiğini, bu doğrultuda; ilgili hizmet bedelinin 171.500 EURO ve 123.000 EURO tutarındaki son taksitlerinin Davalı tarafından Müvekkil'e ödenmesi için gerekli koşulların gerçekleştiğini, Sözleşme'nin ilgili maddesi uyarınca her iki takside ilişkin olarak müvekkiline ödenmesi gerekli 294.500 EURO tutarındaki alacağın muaccel hale geldiğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir. SAVUNMA Davalı Vekili, davaya konu alacak sözleşmesinin kapsamının tipik bir avukatlık sözleşmesi olduğunu, davalı adına dava dışı ...aracılığıyla vergi davaları açmayı, bunun karşılığında ücret almayı, davaların kazanılarak tahsilat yapılması halinde ise başarı primi alınmasına yönelik olarak sözleşme olduğu (sözleşmeyi kabul anlamına gelmemekle birlikte), davaya konu sözleşmenin fatokopi olduğu, davalı tarafından kabul edilmediği, alacaklı olduğunu iddia eden taraf ile sözleşme imzalanmadığı, sözleşme imzalayan şirketin ticaret sicilden terkin edildiğini, iddiaya konu sözleşmenin aracı kullanan ve bu bakımdan avukat için hapis cezasını gerektiren bir suça vücut verdiği ve geçersiz olduğunu, iddiaya konu sözleşmenin 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Kullanımına ilişkin 805 sayılı Kanun'un 1 ve 4. Maddeleri uyarınca da geçersiz olduğunu, sözleşmenin 3.2 ve 4.2 Maddeleri uyarınca Av. ...'in daima danışman, davacının alt yüklenicisi olacağının belirtildiğini, bu halde uyuşmazlığın Avukatlık Kanunu çerçevesinde çözümlenmesinin gerekeceğini, temlik edilmediği sürece avukatlık ücretini ancak avukatın talep edebileceğini, istenecek ücretin de AAÜT üzerinden tespitinin gerekeceğini, TBK 147/5 Md hükmü uyarınca vekalet ücreli alacaklarında zamanaşımı 5 yıl olduğundan zaman aşımı süresinin de dolduğunu, davacının sunduğu sözleşmedeki davacı ünvanı ile dava açan davacının unvanlarının farklı olduğunu, davacının dava ehliyetine sahip olamadığını, davacının davalı lehine yaptığı bir işlemin olmadığını, danışmanlık hizmeti sunmadığını, TTK 153 Md.'de belirtilen faizin işbu davada uygulanamayacağını, davacı tarafından tanzim edilen fatura veya eşdeğer ödeme talebinin olmadığını, icra takibinin iptal edilmesi halinde itirazın iptali davasının dinlenemeyeceğini, icra hukuk mahkemesinde davalı yanın icra takibine itiraz ettiklerini, red kararının da istinaf aşamasında incelemede olduğunu beyanla davanın esastan veya TAHKİM şartının yerine getirilmemiş olmasından dolayı davanın reddi ite takip konusu tutarın %20''sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. HUKUKİ GEREKÇE Dava, danışmanlık sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsiline yönelik başlatılan takibe itirazın haksızlığı iddiasıyla açılan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki çekişme, iddia olunan sözleşmede tahkim şartının olup olmadığı, bu tahkim şartının geçerli bulunup bulunmadığı, geçerli iddia edilen sözleşmenin 805 sayılı kanuna aykırılık nedeniyle geçerli olup olmadığı, sözleşmenin var olduğunun kabul edilmesi halinde bu sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu'nun 27.maddesi uyarınca geçersiz olup olmadığı, davalıya herhangi bir danışmanlık hizmeti sunulup sunulmadığı, talebin zaman aşımına uğrayıp uğramadığı üzerinde toplanmaktadır. Mahkememize sunulan yabancı dille yazılmış fotokopi ile sözleşmenin tercüme edilmiş şeklinin vergiler başlıklı 5.3.3 maddesinde "İşbu sözleşme şirket tarafından muhafaza edilecek bir asil nüsha halinde akdedilmiştir. Şirket tarafından tasdik edilen bir sureti danışmana verilecektir. Her bir taraf kendi elindeki sözleşme veya tasdikli sözleşme suretine ait damga vergisini ödeyecektir." hükmü bulunmakta olup her ne kadar davacı tarafından sözleşmenin tasdikli sureti sunulmamış ise de cevaba cevap dilekçesinde belirtildiği gibi damga vergisinin yatırılması ve diğer sunulan deliller göz önünde bulundurulduğunda fotokopi sözleşme kapsamında danışmanlık hizmetinin verilmesinin taahhüt edildiğinin kabul edilmesi gerekir. Aynı fotokopi sözleşmenin anlaşmazlıkların çözümü başlılı 8.maddesinde dostane yollarla çözülmeyen tüm anlaşmazlıkların sonuç olarak...Kurallarına göre çözüleceğinin kabul edildiği tahkim kuralları çerçevesinde atanan 3 hakem tarafından uyuşmazlığın çözüleceği belirtilmiş ise de davalı şirket adına sözleşmeyi ... Şubesi tarafından imzalanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 504/3.maddesi, 6102 sayılı TTK'nın şubeye ilişkin hükümleri, 6100 sayılı HMK'nın 74.maddesi göz önünde bulundurulduğunda şubenin özel yetki olmadan tahkime ilişkin sözleşme yapamayacağından davalı tarafından da özel yetkiye ilişkin belgeler sunulmadığından davalının tahkimi itirazı yerinde değildir. Sunulan fotokopi sözleşmeye göre iş bu sözleşme davalı adına şube tarafından imzalanmış olup yabancı ülkedeki şirketi sorumlu tutacak şekilde imzalandığından 805 sayılı yasanın hükümleri göz önünde bulundurulduğunda sözleşme geçerlidir. Davalının aktif husumet ehliyeti olmadığına yönelik itirazları yerinde değildir. 1136 sayılı avukatlık kanunun 48.maddesinde "Avukat veya iş sahibi tarafından reddolunan veya verilen bir ücret yahut da herhangi bir çıkar karşılığında avukata iş getirmeye aracılık edenler ve aracı kullanan avukatlar 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar..." hükmü olduğundan sözleşmeyi imzalayan dava dışı Av....'in davacının taşeronu olduğunu, bu nedenle de bu sözleşmenin Avukatlık Kanunu'nun 48.maddesine aykırı olduğundan geçersiz olduğu savunulmuş ise de ilgili yasa maddesi göz önünde bulundurulduğunda sözleşme geçerlidir. Taraf delil ve belgeleri toplandıktan sonra davalı şirket defterleri üzerinde inceleme yapmak üzere yazılan talimatla alınan raporda; "...Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu; Davalı firma muhasebe kayıtlarında davacı firmanın ... nolu Verilen Sipariş Avansları hesabında takip edildiği ve davacı şirketin 72.624,00 TL faturasının davalı kayıtlarında 740- 20019 Hizmet Üretim maliyeti hesabına kayıt edildiği ve işbu faturanın davacı şirketin cari hesabının takip edildiği 159-10047 nolu Verilen Sipariş Avansları hesabından mahsup edildiği görülmektedir. Taraflar arasındaki 21/06/2017 tarihli 804.172,00 TL tutarlı sözleşmeye ait damga vergisi beyanı davalı tarafından Maltepe Vergi dairesine beyan edildiği 2007/Haziran dönemi damga vergisi beyannamesinden kontrol edilmiştir. 6.031,29 TL damga vergisi davalı şirket muhasebe kayıtlarında 740-20009 Hizmet Üretim maliyeti hesabına kayıt edildiği ve işbu tutarın ... nolu .. hesabından 30.06.2017 tarihinde ödendiğine ilişkin muhasebe kaydı yapıldığı tespit edilmiştir. Davalı şirket damga vergisi iadelerini ...hesabında takip etmektedir. Mezkur hesaptaki 08.08.2018 — 04.01.2021 tarihleri arasındaki işlem tutarı toplamı 3.673.785,41 TL'dir." şeklinde görüş bildirilmiş, itirazlar üzerine alınan ek raporda kök rapordaki görüşlerini değiştirmemiştir. Mahkememizce yeminli mali müşavir ve nitelikli hesap bilirkişisinden oluşturulan heyetten alınan raporda bilirkişiler gerekli açıklamalarda bulunduktan sonra; "...Taraflar arasındaki sözleşmenin varlığı ve geçerliliği ile ilgili olarak davalı yanın ticari defter kayıtlarına ilişkin daha önce dosyaya aldırılan bilirkişi raporlarındaki tespitlerde belirtilerek raporumuzun İncelemeler ve Değerlendirmeler bölümünde detaylı açıklamalarda bulunulduğu, Taraflar arasında kurulan ve yukarıda sözleşimenin geçerliliği konusunda kurulumuzun kanaati belirtilmiş olmakla birlikte hukuki olan bu konudaki takdir türnüyle sayın Mahkemeye ait bulunmaktadır. Sayın Mahkeme Sözleşmenim ( 805 sayılı yasa- 12136 sayılı Avukatlık yasası uyarınca) geçerli olduğu kanaaline vardığı takdirde sözleşme uyarınca davacının sözleşme kapsamında hak ettiği hizmet bedelleri tutarının toplam 41.500 EURO olacağı, Davacı alacak talebinin davalı yanırı ticari defter kayıtlarına nazaran 04/10/2020 tarihinde muaccel hale geldiği, vergi mahkemesi kararları dikkate alındığında ise iade ödemeleri tarihleri uyarınca 08/08/2018 tarihinde muacce! hale geldiği ve alacağa ilişkin zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu kanaaline mahkemece varıldığı takdirde 10 yılık zaman aşımı süresinin henüz dolmadığı, Hukuk Muhakemeleri Karıununun 74. Maddesinde; “Açıkça yetki verilmemiş ise vekil tahkim ve hakem sözleşmesi yapamaz” hükmü yer almaktadır. Davalı firmayı temsil eden yetkilinin sözleşme tarihinde geçerli yetkilerini kanıtlar dosyaya mübrez 9 Nisan 2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan vekaletnameden, davalı şirket yetkilisinin tahkim sözleşmesi imzalamak hususunda özel bir yetkisi bulurmadığı gibi daha sonra da buna onay verildiğinin kanıtlanmadığı, Bu bağlamda tahkim anlaşmasının kesin hükümsüz olacağı hususunun sayın Mahkemece takdir edileceği, Yargıtayın birçok kararında förn: ..., Tarih 04.10.2010,....) sözleşmede tahkim şartı bulunmasına rağmen sözleşme konusunu Türk mahkemeleri nezdinde davaya taşıyan tarafın aynı konuya ilişkin açılmış davalarda tahkim ilk itirazında bulunamayacağı açıkça düzenlenmektedir. Davacı tarafından dasyaya sunulmuş olan kayıt ve delillerden, davalı firmanın dava kapsamında itirazın iptaline konu edilen icra takibine ilişkin olarak davacı aleyhine İcra Hukuk Mahkerneleri nezdinde 19 Haziran 2020 ve 8 Temmuz 2020 tarihli dava dilekçeleri ile iki ayrı dava açıldığı ve bu açılan davalar ve itirazlarda tahkim itirazında bulunulmadığı görülmektedir. Açılan bu davaların genel Mahkemede açılmış bir dava olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceği hukuki konu olduğundan sayın Mahkemece takdir edilecektir. Buna göre davalının tahkim ilk itirazı sayın Mahkemece değerlendirileceği," şeklinde görüş bildirilmiştir. Taraf beyan ve itirazları alındıktan sonra aynı bilirkişi kurulundan alınan ek raporda bilirkişi heyeti görüşünde bir değişikliğe gitmemiştir. Davalı her ne kadar açılan davaya ilişkin zaman aşımı itirazında bulunmuş ve talep göz önünde bulundurulduğunda dava 5 yıllık zaman aşımına tabi ise de hizmetin verildiği tarihler ve açılan dava göz önünde bulundurulduğunda 5 yıllık zaman aşımı süresi geçmemiştir. Davalı taraf bilirkişi raporuna itiraz etmişse de rapor verilen görev doğrultusunda düzenlenmiş ve itirazlar da karşılanmış olduğundan yeterlidir. Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu davanın tamamına ilişkin ıslah talepli 08/11/2022 tarihli dilekçede davayı tamamen ıslah ettiklerini, 417.500,00 EURO alacağın davalıdan tahsiline yönünde talepte bulunmuş ise de davacı 6098 sayılı TBK'nın 99.maddesine uygun olarak TL karşılığı olarak 3.209,698 TL'nin faiziyle birlikte tahsili amacıyla ilamsız takip başlatmış olup tercihini bu yönde kullandığından daha sonra ıslah ederek dövizin tahsil tarihindeki TL karşılığını talep edemez ve ayrıca da davayı alacak davası olarak ıslah ettiğinden ancak ıslah tarihinden itibaren avans faiz isteyebilir. Toplanan delillere göre davacı ile davalı şirket arasında 21 Haziran 2007 tarihli danışmanlık ve hizmet sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmeye göre işi üstlenen davalıya ilgili kurumlar tarafından yapılacak avans ve hak ediş ödemeleri üzerinden tahakkuk ettirilecek damga vergilerinin iadesi talebiyle vergi mahkemelerine dava açılması planlanan davalara ilişkin danışmanlık hizmetlerinin sunulmasına yönelik olduğu, davacının sözleşme kapsamındaki danışmanlık hizmetlerini sunduğu, iş bedeli olarak belirlenen 417.500 EURO'yu TBK'nın 99.maddesine göre takiple talep edebilecek iken davacının alacağını yabancı paranın TL karşılığı olarak icrada talep ettiği, davacı davayı alacak davası olarak ıslah etmişse de ancak yabancı para alacağının TL karşılığını icrada talep ettiğinden ıslah edilen alacak davasında da TL isteyebileceği, bunun da icra dairesinde talep edilen miktarı aşamayacağı kanaatine varılmakla açılan alacak davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1.-Alacak davası olarak davanın kabulüne 3.209.698,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %15 oranını geçmemek üzere avans faizi uygulanmasına, 2.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 219.254,47 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 38.765,13 TL harç ile 77.488,09 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 116.253,22 TL harcın mahsubu ile noksan olan 38.765,13 TL’nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3.-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 247.290,94 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4.-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5.-Davacı tarafça yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 38.765,13 TL peşin harç ile 77.488,09 TL ıslah harcı toplamı 116.307,62 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6.-Davacı tarafından yapılan 5.280,00 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7.-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 25/01/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...