İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/568 E. 2023/492 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/568
Karar No
2023/492
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/568 Esas KARAR NO : 2023/492 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... KARŞI DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... Av. ... - ... KARŞI DAVALI : ... ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... ... DAVA : Cezai Şart(Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2019 KARAR TARİHİ : 15/06/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2023 .... 01/10/2019 tarih ... esas ...karar sayılı asıl dosyadan tefrik edilen karşı davada verilen görevsizlik kararı sonucu mahkememize tevzi olunan Cezai Şart (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Karşı davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin davacı ve birlikte hareket eden diğer personellerin kötü niyetli fesih ve rakip şirkette çalışmaya başlamaları nedeni ile zarara uğradığını, pazarlama gücünün azaldığını ve yeterli sayıda yetişmiş eleman bulmakta sıkıntı yaşadığını, davalı ve diğer personellerin uzun süre müvekkili şirkette çalışarak şirket ve teknik konulara ilişkin bilgiler edindikten sonra bu bilgileri rakip firma lehine kullanmaya başladıklarını, müvekkili şirketin davacının daha vasıflı hale gelebilmesi amacıyla kendisine eğitimler verdirdiğini, Sağlık Bakanlığı tarafından zorunlu hale getirilen Ürün Tanıtım Elemanı Yeterlilik Eğitimleri ücretinin müvekkili şirket tarafından yatırıldığını ve böylelikle davacının tıbbi satış mümessili vasfı kazanmasının sağlandığını belirterek 100,00TL maddi, 1.000,00TL manevi tazminat 100 TL cezai şartın iş akdinin feshedildiği tarihten itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından ibraz edilen dilekçede özetle ; Müvekkilinin çalıştığı süre boyunca yalnızca bu sektörde iş yapmış olduğunu, başkaca bir iş yapmadığını, başka bir sektörde çalışma imkanı da bulunmadığını, davacının müvekkilinin iş akdini kötü niyetli olarak feshettiği ve çalışış olduğu sürece edindiği bir kısım teknik bilgileri rakip firma lehine kullandığı iddialarının kabul edilemez olduğunu, bu hususları ispat yükünün davacıya ait olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ...'in SGK hizmet dökümü getirtilmiş, incelenmiştir. .... esas sayılı dosyası uyaptan getirtilmiş, incelenmiştir. ... esas sayılı dosyası uyaptan getirtilmiş, incelenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında nitelikli hesap uzmanı bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda özetle, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı işçinin davacı işverene karşı haksız rekabet eylemini gerçekleştirdiği kanaatine varılması halinde cezai şart tutarı 28.104,00 TL olarak hesaplanmakla, dosya kapsamında işçinin eylemi nedeni ile uğrandığı iddia olunan maddi zarara ilişkin somut bilgi ve belgeye rastlanılmamakla manevi tazminat talep koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu görüşünü bildirmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME: .... Sayılı kararı ile asıl davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, dosya taraf vekillerince istinaf edilmiş, bunun üzerine ... tarihleri arasında tanıtım sorumlusu olarak çalışmış olup iş akdi davacı tarafından haklı neden iddiası ile feshedilmiş ve kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacakları talebinde bulunulmuştur. Davalı cevap dilekçesi ile karşı dava açarak ihbar tazminatı, eğitim gideri, avans, cezai şart ve maddi- manevi tazminat taleplerinde bulunmuştur. Mahkemece talepler ile ilgili ayrıma gitmeksizin esastan inceleme yapılarak kısmen kabul ve kısmen red kararı verilmiştir. Ancak taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8/f-bb maddesinden de anlaşılacağı üzere iş akdinin fesih tarihinden sonraki haksız rekabetten kaynaklanan eylemler için açılmış bulunan cezai şart ve maddi manevi tazminat davasına bakmakla İş Mahkemesinin görevli olmadığı Asliye Ticaret Mahkemesinin görevinde bulunduğu anlaşılmakla tarafların diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin görev hususu dairemizce dava şartı olması nedeniyle resen nazara alınmıştır. Sonuç olarak yapılan inceleme sonucunda; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunduğu, karşı davada cezai şart, maddi ve manevi tazminat ile ilgili görevli bulunmadığı halde esastan inceleyerek reddine karar verildiği, dava şartı olan görev hususunun resen nazara alınması gerektiği, bu taleplerle ilgili tefrikle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından tarafların istinaf başvuruları incelenmeksizin HMK.nun 353/1-a.3-4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp gönderme karar verilmesi gerekmiştir. " gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş mahkemesince bu doğrultuda görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Bu halde mahkememiz huzurundaki karşı dava bakamından uyuşmazlık iş akdinin fesih tarihinden sonraki haksız rekabetten kaynaklanan eylemler için açılmış bulunan cezai şart ve maddi manevi tazminat davasına ilişkindir. Mahkememizce deliler toplanmış bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Taraflar arasında 19.10.2009 tarihinde akdedilen sözleşme incelendiğinde; "Madde 8 -Personelin Sorumluluğu f) aa) Hizmet süresinin içerisinde veya bu iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, görevi nedeniyle edindiği işveren faaliyet alanına giren ve açıklamasında sakınca görülmesi nedeniyle korunması gereken her türlü ticari, mesleki, teknik bilgi ve sırları, yurt içi veya yurt dışı eğitimlerinden, anlaşmalardan edindiği know-how bilgileri ile işverenin iş yerinde geliştirmiş olduğu üretim bilgi ve tekniklerini, gizlemeyi ve işverenin yazılı izni olmadan açıklamamayı, bb) Haklı bir neden olmadıkça, işe giriş tarihinden itibaren 2 yıl boyunca işten ayrılmamayı kabul ve taahhüt eder. Bu maddelere aykırı hareket eden personel çalışıyor ise, iş sözleşmesi tazminatsız ve ihbarsız olarak sona erdirilir. Son aldığı ücretin 12 aylık tutarındaki meblağı işverene cezai şart olarak vermeyi şirketin yurt içi ve yurt dışı eğitimler için doğrudan veya dolaylı olarak yüklendiği tüm masrafları yasal faiziyle birlikte ödemeyi işten ayrıldıktan sonra bu maddeye aykırı hareket etti ise, işverenin ihlali öğrendiği tarihte emsal çalışanın aldığı ücretin 12 aylık tutarındaki meblağı cezai şart olarak ödemeyi, bu ihlallerden dolayı işverenin ayrıca uğrayacağı tüm zararları tazmin etmeyi kabul ve taahhüt eder. Bu ihlal 3. Kişi ve kuruluş lehine yapılmışsa ...Limited Şirketi 'nin bu sözleşme ihlalinin ortadan kaldırılmasını ve zararın tazminini bu kişi ve/veya kuruluşlardan talep eder. Madde 9 -Özel Koşullar a) personel, işverene ve iş yerine sadakat ve bağımlılıkla çalışmayı, bilgi ve becerilerini doğruluk kuralları çerçevesinde kullanmayı, iş arkadaşları ile uyumlu çalışmayı, iş yeri iş yönetmeliklerine uyumlu çalışmayı, iş yeri iş yönetmeliklerine uygun çalışmayı kabul ve taahhüt eder." şeklinde düzenlemelere yer verildiği görülmüştür. Davalı ...'in ....Noterliği kanalı ile davacıya gönderdiği 12.11.2013 tarihli istifanamede"gördüğü lüzum üzerine" iş akdini feshettiğini belirttiği görülmekle davacı ile birlikte aynı işyerinde çalışan...'nun aynı gün (12.11.2013) ve aynı gerekçe ile (gördüğüm lüzum üzerine) davacı iş yerinden istifa ettikleri davalı ...'in 03.01.2014 tarihinde ... Firmasında satış temsilcisi olarak işe başladığı görülmüştür. Rekabet yasağı sözleşmesi, işçinin iş sözleşmesi devam ederken işverenin müşterilerini tanıması ya da iş sırlarını öğrenmesi sebebiyle, iş ilişkisi sona erdikten sonra belirli bir faaliyet alanında, belirli bir coğrafi bölgede ve belirli bir zaman dilimi içinde işverenle rekabet teşkil edecek herhangi bir faaliyette bulunmaması hususunu içeren sözleşmedir. Rekabet yasağı sözleşmesinin amacı, işçinin işletmede öğrendiği bilgileri, iş sözleşmesi sona erdikten sonra işverenin aleyhine onunla rekabet edecek şekilde kullanmasını engellemektir. 6098 sayılı TBK’nın 444. maddesinde; “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir” şeklinde düzenlenmiştir. Devamındaki 445. maddede rekabet kaydı işçiyi korumak üzere; “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir”şeklinde sınırlandırılmıştır. Taraflar arasındaki yukarıda ilgili maddeleri alıntılanan sözleşme ile işçi, görevi nedeniyle edindiği işveren faaliyet alanına giren ve açıklamasında sakınca görülmesi nedeniyle korunması gereken her türlü ticari, mesleki, teknik bilgi ve sırları, yurt içi veya yurt dışı eğitimlerinden, anlaşmalardan edindiği ...bilgileri ile işverenin iş yerinde geliştirmiş olduğu üretim bilgi ve tekniklerini, gizlemeyi ve işverenin yazılı izni olmadan açıklamamayı, iş akdini feshettikten sonra işverenin ihlali öğrendiği tarihte emsal çalışanın aldığı ücretin 12 aylık tutarındaki meblağı cezai şart olarak ödemeyi, bu ihlallerden dolayı işverenin ayrıca uğrayacağı tüm zararları tazmin etmeyi kabul ve taahhüt etmiştir. T.B.K 444/2 maddesinde "Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." düzenlemesine yer verilmekle işverenin korunmaya değer bir menfaati söz konusu değil ise yapılan rekabet etmeme sözleşmesi geçersiz sayılmalıdır. Ayrıca rekabet etmeme sözleşmesini imzalayan işçinin görevinin işverenin işleri, iş sırları ve müşteri çevresi hakkında bilgi edinecek durumda olması gerekmektedir. Rekabet etmeme sözleşmesinde; işçinin, müşteri çevresine veya üretim sırlarına nüfuz etmiş olması ile işverenin meydana gelebilecek zararı arasında uygun bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir.Şayet meydana gelen zarar, işçinin, işverenin müşteri çevresi veya üretim sırları hakkında bilgi edinme imkânı olduğundan değil de işçinin kişisel yetenek, ehliyet, bilgi ve becerisinden dolayı meydana gelmiş ise burada rekabet etmeme sözleşmesinin geçerlilik koşulunun bulunduğundan söz etmek mümkün değildir. [Sabah Altay, Türk Borçlar Kanununun Hükümlerine Göre İşçi ile İşveren Arasında Yapılan Rekabet Yasağı Sözleşmesi] İşverenin haklı menfaatleri ile işçinin anayasal hakkı olan çalışma hak ve özgürlüğünün hassas bir şekilde dengelenmesi gerekmektedir. T.M.K’nın 23. maddesine göre, “Kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez. Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlâka aykırı olarak sınırlayamaz...” hükmü karşısında kişinin rızası olsa dahi, kanuna aykırı bir şekilde çalışma hak ve özgürlüğünü yok edecek veya ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı bir şekilde tehlikeye düşürecek bir rekabet etmeme sözleşmesinin yapılması mümkün değildir. Tüm bu sınırlamalara uyulması yanında rekabet yasağına ilişkin talepte bulunulabilmesi için davalının dava dışı iş yerinde çalışmasının, davacının ticari hayatı açısından gerçek bir zarar tehlikesi oluşturması gerekmektedir. Zira TBK m. 444 ile rekabet yasağının geçerliliği “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir” şeklinde şartına bağlanmıştır. Davacı şirketten bir kısım işçinin ayrılarak rakip firmada işe başladığı bu durumun davacının zararına yol açtığı dosyaya kazandırılan Ankara 3 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasından sabittir. Fakat davacının görevi satış temsilciliği olup işveren faaliyet alanına giren ve açıklamasında sakınca görülmesi nedeniyle korunması gereken her türlü ticari, mesleki, teknik bilgi ve sırları, yurt içi veya yurt dışı eğitimlerinden, anlaşmalardan edindiği know-how bilgileri ile işverenin iş yerinde geliştirmiş olduğu üretim bilgi ve tekniklerini rakip firmaya taşıması mümkün olmayıp dava dışı şirkette çalışmaya başlaması ile bu zarara sebep olduğu kanıtlanamamıştır. Bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Karşı davacının iş akdedinin feshinden sonraki eylemlere ilişkin cezai şart, maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcının davalı karşı davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, karşı davalı yararına hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren karşı davalıya verilmesine, 4-Karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/06/2023 Katip ... ¸E-İmzalıdır Hakim ... ¸E-İmzalıdır *

Atıf: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/568, K. 2023/492, T. 15.06.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-568-e-2023-492-k-cf8deb47c954