İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/742 E. 2024/807 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2011/742
- Karar No
- 2024/807
- Karar Tarihi
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2011/742 Esas - 2024/807 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2011/742 KARAR NO : 2024/807 DAVA : Adi ortaklık feshi-tasfiye payı DAVA TARİHİ : 25/07/2006 KARAR TARİHİ : 20/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan adi ortaklığın feshi ve tasfiye payının tahsili istemine ilişkin davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacılar vekili, tarafların '.... .... .... tarafından ihalesi yapılan 12 blok, 192 daire konut, ada içi ve genel alt yapı ile çevre düzenleme inşaat imalat' işini tamamlamak üzere adi ortaklık kurduklarını, taraf şirketlerin %50 pay sahibi bulunduklarını, davalı yetkilisinin harcamaları ve bilfiil işi yürütmeyi üstlendiğini, müvekkillerin 160.000,00 Euro değerinde vinç ile yaklaşık 220.000,00 YTL değerinde tünel kalıp malzemelerini ve yaklaşık 100.000,00 YTL'yi işin başlangıcında temin ettiğini, tamamlanana kadar da yaklaşık 100.000,00 YTL'yi bankadan gerek davalı yetkilisine gerekse taşeron firmalara elden ödediğini, süreçte müvekkillerin bilgi almak istediğini, davalı yetkilisinin oyalayarak güven telkin ettiğini, kar elde edileceğini söylediğini, işin eksiksiz teslim edildiğini, imalat karşılığının ... tarafından ödendiğini, kar payı talep edildiğinde de davalının zarar ettiklerini belirterek müvekkillerine ödeme yapmadığını, şirketin tasfiyesi gerektiğini ileri sürerek, adi ortaklığın sona erdiğinin tespiti ile tasfiyesine, müvekkillerin ortaklık adına yaptığı masraflar için şimdilik 100.000,00 YTL asıl alacağın ortaklığa verildiği günden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı-karşı davacı vekili, 03/01/2005 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin varlığının doğru olduğunu, şartların belirlendiğini, %50 kar-zarar ortaklığının bulunduğunu, iş bitimi sonunda adi şirketin 404.427,00 YTL zararının olduğunu, müvekkilinin bu zararının 100.000,00 YTL kısmından davacı-karşı davalının sorumlu bulunduğunu savunmuş, karşı davasında da adi ortaklık fesih ve tasfiyesini, anılan tutarın davacı-karşı davalı şirketten reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. KANITLAR : 03/01/2005 tarihli taraf şirket arasında düzenlenmiş adi ortaklık sözleşmesi örneği sunulmuş, bu sözleşmenin Konya-Akşehir 192 adet konut, ada içi ve genel alt yapı ile çevre düzenleme inşaatındaki Akşehir İlçesi, Kuruçay Mahallesinde bulunan bodrum+zemin+üç kat olmak üzere toplam 5 kattan oluşan 12 blok, 192 daire, ada içi genel alt yapı ile çevre düzenleme inşaatı işine ilişkin idare ile yüklenici arasındaki 28/10/2004 tarihli sözleşme kapsamında yapım ortaklığına ilişkin olduğu, tüm işlerin %50 olarak ve müştereken idareye karşı taahhüt edilmiş işin tamamlanmasına ilişkin bulunduğu, %50 kar-zarar üzerine tesis edildiği, işin ana kasa sorumlusunun davalı şirket adına temsilcisi.... .... .... 'nun tayin edildiği, aylık periyotlarla ana kasa kontrolünün müştereken yapılacağı ve mutabakat sağlanacağının kararlaştırıldığı, sözleşme tarihine kadar davalı şirketin 100.000,00 YTL harcama yaptığı, davacı şirketinde bu miktara kadar harcama yapacağı, sonra hisse oranında işlerin devam edeceği, iş için gerekli olan tünel-kalıp ve linç malzemelerinin davacı şirket tarafından temin edilmiş olduğu ve bu malzemelerin şantiyede kullanım fiyatının davacının sermayesi olarak kabul edildiği anlaşılmıştır. Davalı-karşı davacı Dio Ltd. Şti ile ... arasında imzalanan eser sözleşmesi örneği sunulmuştur. Karşı dava, takipsiz bırakıldığından işbu davadan tefrik edilerek ayrı esasa kaydı yapılmıştır. Adi ortaklığın konusunu teşkil eden ana sözleşmeye ilişkin olarak hak ediş, geçici kabul, kesin kabul evrakları ile ödemelere ilişkin tüm bilgi ve belge örnekleri ...'den celp edilmiştir. Davacı ödeme belgeleri sunmuştur. ... ile davalı şirket arasında 28/10/2004-20/12/2004 tarihli vekaletname suretleri ibraz edilmiştir. Davanın önce Akşehir AHM'nin 2006/365 Esas sayılı dosyasında açıldığı, yetkisizlik kararı ile mahkememize gönderildiği belirlenmiştir. Davalı yetkilisi... tarafından düzenlenen tutanaklar, banka kanalları ile ödeme belgeleri, taşeron sözleşmeleri örnekleri sunulmuştur. ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2008/122932 soruşturma sayılı dosyasında alınan SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; Doğu İnşaat Malz. San. ve Ticaret A.Ş'nden 60.905,29 YTL tutarlı 93.700 kg demir alındığı, ancak işin bittiği ve 65.000 kg demirin arttığı, yine damga vergisi açıklaması ile gösterilen giderlerin arasında 17.077,50 YTL harcama gösterildiği ve bu tutarın 47.047,50 YTL olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında şüphelinin TCK'nın ilgili maddeler yönünden suç işlediği ancak inşaat mahallinde iddialarla ilgili ayrı ayrı bilirkişi incelemesi sonucunda kesinlik kazanabileceği hususları görüş olarak bildirilmiştir. ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12/03/2008 Tarih, 2008/122932 soruşturma ve 2009/2146 iddianame numarasıyla davalı şirket yetkilisi hakkında bazı faturaların sahte olduğu, dava dışı ... yetkililerine yemek verilmediği halde yemek verilmiş gibi fatura düzenlediği, inşaat bittiği halde 93.700 kg demir alınmış gibi fatura düzenlediği ve bazı harcama kalemlerinin şişirildiği gerekçesiyle ...9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/408 Esas sayılı dosyasında özel belgede sahtecilik ve dolandırılıcılık suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı belirlenmiştir. ...... .... .... Karar sayılı kararı ile davalının temsilcisi...'nun 06/07/2011 tarihinde vefat ettiğinin celp edilen nüfus kaydından anlaşılması üzerine sanık hakkında açılan kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verildiği tespit edilmiştir. Akademik unvanlı yeminli mali müşavir, inşaat mühendisi ve hukukçu bilirkişi kurulundan rapor alınmış, düzenlenen bu raporda; taraflar arasında ... ve davalı arasında imzalanan sözleşme kapsamında üstlenilmiş olan işin birlikte ifası hususunda yapım ortaklığı ilişkisi kurulduğu, %50-%50 kar ve zarar ortaklığı üzerine bu ilişkinin tesis edildiği, ana kasa kontrolünün davalı adına yetkilisi .... .... .... olacağının, aylık dönemler itibariyle ana kasa kontrolünün müştereken yapılıp mutabakat sağlanacağının kararlaştırıldığı, harcamaların nasıl yapılacağı yönünde hükümler bulunduğu, davalının ana işten dolayı 6.273.000 YTL'yi ...'den tahsil ettiği, davalının sunduğu belgelerde birbirlerini tutmayan rakamların olduğu, sunulan faturaların hangi amaçla ve nerede kullanıldığının tespit edilemediği, bu yönde taraflarca imzalanmış belgenin olmadığı, ödemelerle ilgili olarak stopaj kesintilerinin yapılmadığı, taraflarca mutabakat olmadığı, tünel kalıplarının kullanma bedelinin ne olacağına dair bilgi bulunmadığı, işe münhasır adi şirket kurulduğu, dava tarihi itibariyle ve halen bu adi şirketin tasfiyesinin yapılmadığı, ayrı bir kayıt tutulmadığı, defter ve kaydın bulunmadığı, imalat muhasebesinin davalının defter ve kayıtlarında yer aldığı, davacı tarafın buna itiraz ettiği, mevcut delillerin adi şirketin tasfiyesi ve taraflar arasındaki borç-alacak durumunun tayinine yeterli olmadığı hususları görüş olarak açıklanmıştır. .... .... .... Esas(yeni esas) sayılı dosyası sonucu beklenmiş, anılan davanın usulden reddine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Mahallinde keşif yapılarak, yeminli mali müşavir, inşaat mühendisi, elektrik mühendisi ve hukukçu bilirkişi kurulundan kök ve ek raporlar alınmış, alınan raporlarda; taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesi hükümlerinin incelendiği, bu işin konusu üstlenilen işin kesin hesabının ... tarafından yapıldığı, yapım bedelinin KDV dahil 7.182.875,50 TL olduğu, toplam harcama tutarının 6.250.162,16 TL düşüldüğünde iş ortaklığının 932.713,34 TL kar elde etmesi gerektiği, %50'si olan 466.356,67 TL tutarında davacının alacağı sonucunun ortaya çıktığı, derdest .... .... .... Esas(yeni esas) sayılı dosyasında itirazın iptali davası kapsamında 267.031,68 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmiş olduğu, bu miktarın harcama kalemine dahil edilmesi halinde toplam kar miktarının 665.681,66 TL ve davacı alacağının 332.840,83 TL olacağı, davalı tarafın itirazların dosya içeriğiyle uyuşmadığı, Konya 1. ATM'nın 2020/132 Esas(yeni esas) sayılı dosyasının usulden reddine karar verildiği ve 14/07/2022 tarihinde kesinleştiği, hayatın olağan akışına göre yapılan iş ve harcanan yapım bedelinin 6.250.162,16 TL olduğu, hak edişlerle tahsil edilen tutarın 7.182.875,50 TL bulunduğu, adi ortaklığın 932.713,34 TL kar edildiği, kar oranının yaklaşık %13 seviyesinde bulunduğu ve bunun normal seviyede olduğunun tespit edildiği, bu duruma göre davacının kar bedelinin 466.356,67 TL bulunduğu hususları görüş olarak açıklanmıştır. GEREKÇE: Dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile kar payının tahsili istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta taraf şirketler arasında 03/01/2005 tarihinde davalı şirket ile dava dışı idare ... arasında akdedilen inşaat sözleşmesinin birlikte tamamlanmasına münhasır olmak üzere adi ortaklık sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeyi taraf şirketleri adına, davacı şirketin temsilcisi sıfatıyla davacı ...'ın, davalı şirketin temsilcisi sıfatıyla da .... .... .... 'nun imzaladığı, anılan sözleşmede tarafların hak, yetki ve sorumluluklarına dair hükümlere yer verildiği, üstlenilen işin dava dışı ...'ye teslim edildiği, bu işin geçici ve kesin kabullerinin yapıldığı, dava dışı işveren İdarenin muhatabı olarak davalı şirketin yer aldığı, sözleşme ve belgelerde bu şirketin imzasının olduğu, dava anına kadar adi şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin taraflarca bir ihtar keşide edilmediği gibi süreçte edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle de herhangi bir yazışmanın olmadığı, adi ortaklığa ilişkin resmi bir kayıt tutulmadığı, sözleşmede belirtilmesine rağmen taraflarca aylık mutabakatın sağlanmadığı, ayrı bir vergi kaydı ile adi şirketin ticari defter ve kayıtlarının oluşturulmadığı, bu adi şirkete ilişkin bir takım bilgi ve belgelerin davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davacı tarafça su kayıtların kabul edilmediği, sözleşmenin 4. maddesinde işin ana kasa sorumlusunun davalı şirket adına M.Haluk Yüzbaşıoğlu olarak belirlendiği, ana kasa kontrolü yapılarak aylık periyotlarla mutabakat sağlanacağı hükmüne rağmen davalı şirket ve tarafların oluşturduğu adi ortaklık adına hareket eden M.Haluk Yüzbaşıoğlu'nun bir takım harcama belgeleri, faturalar ve alt yüklenici sözleşmeleri örneklerini sunduğu, bunlarda davacı şirket ve/veya temsilcisinin imzasının bulunmadığı, dava açılması sonrasında davacının suç duyurusunda bulunması nedeniyle yapılan soruşturmada davalı şirket yetkilisi hakkında bazı faturaların sahte olduğu, dava dışı ... yetkililerine yemek verilmediği halde yemek verilmiş gibi fatura düzenlediği, inşaat bittiği halde 93.700 kg demir alınmış gibi fatura tanzim ettiği ve bazı harcama kalemlerini şişirdiği gerekçesiyle ...9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/408 Esas sayılı dosyasında özel belgede sahtecilik ve dolandırılıcılık suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, ağır ceza mahkemesinde yargılama devam ederken davalının ve adi şirket adına ana kasa sorumlusu olarak hareket eden M. Haluk Yüzbaşıoğlu'nun ölmesi sonrasında kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, dava dışı firma tarafından asıl işle ilgili olarak tünel ve kalıp alacağına ilişkin davanın usulden reddine karar verildiği, fesih ve tasfiye ile kar payının tahsili için işbu davanın açıldığı, davalı şirket tarafından yapılan işte zarar edildiği savunmasında bulunularak davanın reddinin talep edildiği, kendisi tarafından yapılan harcamalar karşılığı karşı dava olarak davacıdan talepte bulunulduğu, bu davanın asıl davadan tefrik edildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, taraflar arasında varlığı sabit olan ve salt bir iş için tesis edilen adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi koşullarının oluşup oluşmadığı, davacıların talep haklarının bulunup bulunmadığı, mevcut ise tutarı yönlerinde toplanmaktadır. İddia, savunma, taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesi, bu sözleşmenin temelini teşkil eden davalı şirket ile dava dışı ... idaresi arasındaki eser sözleşmesi, bu sözleşmeyle ilgili getirtilen bilgi ve belgeler, sunulan kayıtlar, ödeme tutarları, .... .... .... Esas(yeni esas) sayılı dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından, fesih ve tasfiyeye konu adi ortaklığın bir işe mahsus olmak üzere taraf şirketleri arasında kurulduğu, davacı ...'ın bu ortaklıkta yer almadığı, adi ortak sıfatı ile değil, davacı şirketi temsilen sözleşmeye katıldığı anlaşıldığından, gerek adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini isteyemeyeceği gibi kar payı talep etmesi de mümkün olmadığından ve bu davacının davada aktif husumeti bulunmadığı sonucuna varılarak hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda etraflıca açıklandığı üzere, taraf şirketler arasında davalının, dava dışı ...'ye karşı üstlenmiş olduğu eser sözleşmesinin birlikte ifası amaçlı ve %50-%50 kar ve zarar ortaklığına dayalı adi şirket sözleşmesi imzalandığı çekişmesizdir. Dosya kapsamından ve toplanan delillerden anlaşılacağı üzere, adi şirketin kurulmasına esas eser sözleşmesinin konusu imalatın dava dışı ...'ye teslim edildiği, getirtilen bilgi ve belgelerden bu idarenin geçici ve kesin kabulleri yaptığı, davalı tarafından tahsil edilen bedelin KDV dahil 7.182.872,50 TL olduğu, harcamaların ise 6.250.162,12 TL tutarında bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar adi ortaklıkta sermaye olarak konulduğu belirtilen tünel kalıp ve vinç bedellerine ilişkin başka firma tarafından hizmet verildiğine ilişkin dava mevcut ise de bu davanın usulden reddedilerek kesinleştiği belirlenmiştir. Ayrıca, adi şirket sözleşmesi gereğince bu adi şirketin ayrı vergi kaydı yapılmadığı, yine ayrı ticari defter ve kayıtlarının tutulmadığı, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında harcama, ödeme ve diğer bazı belgelere yer verildiği, davalının sunduğu harcama, ödeme ve alt yüklenici sözleşmelerinde davacının katılımının olmadığı, ayrıca ve açıkça bu belgelerin davacı tarafça kabul edilmediği, aksine belgelerde sahtecilik ve gerçeğe aykırılık iddiasının bulunduğu, bu iddia karşısında yapılan soruşturma sonucunda bir takım belgelerin gerçeği yansıtmadığı, dolandırıcılık ve sahtecilik içerdiği gerekçesiyle davalı temsilcisi ve aynı zamanda tarafların sözleşme ile kurdukları adi şirketin kayıtlarını tutan M.Haluk Yüzbaşıoğlu hakkında kamu davası açıldığı, ancak ölümü sonrasında bu davanın düşürüldüğü tespit olunmuştur. Adi ortaklıkta, ortaklık adına işlem yapan davalının temsilcisi her ne kadar yapılan işten zarar oluştuğunu ileri sürmüş ise de, gerek davalı adına gerekse adi ortaklık adına vekil gibi hareket eden tarafın bunu ispat etmesi gerekir. Dava açıldığı tarihe kadar adi ortaklık sözleşmesinin gerek nakdi sermaye gerekse ayni sermaye koyulması bakımından tarafların birbirlerine bir başvurusuna rastlanılmamıştır. Öte yandan, adi ortaklığın üstlendiği işin yapıldığı, geçici ve kesin kabullerin gerçekleştirildiği, dava dışı kurumun hak ediş bedeli ödediği de sabittir. Bu durum karşısında, adi ortaklık sözleşmesinin ayakta olduğu, bu sözleşme çerçevesinde dava dışı ...'ye işin teslim edildiği, hak edişlerin ödendiği, bu belgelerde yapılan harcamaların tespit edildiği, bilirkişi raporuyla aradaki farkın böyle bir işte elde edilebilecek kara uygun bulunduğu yönünde görüş bildirildiği, gerek harcamalar gerekse zarar savunmasının, adi ortaklık adına işlem yapan davalı ve temsilcisi tarafından ispatlanması gerektiği, bu yönde bir kanıt sunulmadığı, dolayısıyla adi şirketin kar elde ederek amacına ulaştığı, anılan şirketin münhasıran davalının ... ile yaptığı eser sözleşmesine ilişkin olarak kurulduğu, bu amacına ulaştığı, başka amacının bulunmadığı, amacına ulaşmakla adi şirketin sona erdiği, tek bir amacının olması, buna ulaşması, esasen vergi kaydı, ticari defter ve kayıtlarının bulunmaması, başka mal varlığının olmaması, usul ekonomisi ve yargılamanın ucuzluğu ilkeleri dikkate alındığında TBK'nın 644. maddesindeki tasfiye prosedürünün mahkememizce işletilmesine gerek olmadığı anlaşılmakla, taraflarca akdedilen 03/01/2005 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin sona erdiğinin tespiti ile fesih ve tasfiyesine, davacı şirketin kar payının 100.000,00 TL'lik kısmının tahsiline, daha önceden temerrüt gerçekleşmediği için davayla temerrüt oluştuğundan ve tacirler arasındaki adi şirket kar payına ilişkin olarak avans oranından daha düşük reeskont oranında temerrüt faiz talep edildiğinden ve taleple bağlı kalınacağından aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-a-Davacı ...’ın davasının davada aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, b-Davacı şirketin davasının kabulüne, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen 03/01/2005 tarihli ‘Özel Ortaklık Sözleşmesi’ başlıklı adi ortaklık sözleşmesinin amacına ulaşması nedeniyle sona erdiğinin tespitine, bu sözleşmenin fesih ve tasfiyesine, davacı şirketin tasfiye payının dava edilen kısmı 100.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 6.831,00 TL nispi karar ve ilam harcı için peşin alınan 1.350,00 TL'nin mahsubu ile noksan olan 5.481,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 1.350,00 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı şirkete verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 12,20 TL başvuru harcı, 13.685,85 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri toplamı 13.698,05 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.