İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/137 E. 2022/429 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2021/137
- Karar No
- 2022/429
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/137 KARAR NO : 2022/429 DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 17/05/2021 KARAR TARİHİ : 15/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı yanın 2020/09581 sayısı ile 03, 05 ve 35. Emtiaları kapsar şekilde gerçekleştirdiği başvuruya yönelik itirazlarının kurum tarafından reddolunduğunu, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin 1927 yılından beri faaliyet gösteren ve özellikle “...” tanınmış markasının sahibi olduğunu, “...” markasının uzun yıllardan beri ülkemizin her köşesinde satıldığı ve tüketici tarafından bilindiğini, söz konusu markanın TÜRKPATENT sicilinde de özel/02169 sayısı ile tanınmış markalar sicilinde kaydı olduğunu, davalının “...” şeklindeki başvurusu ile müvekkilinin özellikle 2005/40508 sayılı markasının kapsamlarının birebir örtüştüğünü, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, taraf markalarının bilinen anlamları olmadığını, “...” kelimesinin hem göze hem hafızaya hitap eden bir marka olduğunu, davalı yanın daha evvel de 2019/63661 sayısı ile gerçekleştirdiği “...” ibareli başvuruya karşı açmış oldukları dava neticesinde Ankara 2. FSHHM’nin 2020/201E. – 2021/120K sayılı ilam sonucunda taraf markaları arasındaki benzerlik halinin kabul edildiğini, markaların görünüş ve sesçil olarak birbirlerine son derece yakın olduklarını, tüketicinin taraf markalarının farklı işletmelere ait markalar olduklarını algılayamayabileceğini, dava konusu markayı müvekkilinin bir diğer markası gibi düşünebileceğini, davalının “ilaç ihtiva eden kozmetik” ürünleri için başvuruda bulunduğunu, bu ürünlerin doğrudan ilaç olmadığını, bunların doğrudan hastalık tedavisi amaçlı değil insan vücudun dış kısmını temizlemek, koku verme, görünümünü değiştirme amaçlı kullanıldığını, bunların reçete ile de satılmadıklarını, Ankara 5. FSHHM’nin 2019/162E – 2020/121K sayılı ilamında “... – arcotil” markalarının benzerliğine karar verildiğini, somut olayda da taraf markalarının benzer olduklarını, dava konusu markanın, müvekkili markalarının serisi gibi algılanabilir olduğunu iddia ederek 2021-M-2730 sayılı YİDK kararının iptali ve markanın 03, 05 ve 35. Sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmet açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasının iltibas tehlikesi yaratmadığını, müvekkilinin sektör firmalarına hammadde satan bir firma olduğunu, dolayısıyla tüketicinin doğrudan erişebildiği ürünleri satmadığını, müvekkilinin “...” adı altında tanıtım yapmadığını, davacının markansın tanınmışlığının var olduğunu ancak müvekkili markasının bu tanınmışlığa bir zarar vermeyeceğini, zira tüketicilerin her iki markayı karıştırmayacaklarını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen YİDK kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dava, cevap, cevaba cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile Alâkalı ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. Türk Patent'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ibaresinin 03, 05 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili amacıyla 24.01.2020 tarih ve 2020/09581 sayısı ile gerçekleştirildiği görülen marka başvurusunun, yapılan ilk incelemeler sonrasında 12.03.2020 tarih ve 344 sayılı bültende ilan olunduğu, anılan ilana karşı davacı yanın önceki tarihli “...” esas unsurlu seri markalarına dayalı olarak itirazda bulunduğu, ancak bu itirazların Markalar Dairesi Başkanlığınca haklı bulunmayarak reddine karar verildiği, söz konusu ret kararına karşı davacı yanın yeniden itiraz ettiği, davacı itirazlarını değerlendiren Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2021-M-2730 sayılı kararı neticesinde özetle; “2020/09581 başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun 2002 03906, 2013 94868, 94347, 2000 12204, 2005 40508, 2014 08248, 2014 67651, 2015 32585, 2015 32599, 2015 32604, 2017 98972, 2018 12410, 2018 12413, 2018 12419, 93728, 94349, 94351, 98359 sayılı "...", "...", "...", "...", "...", "... nem soft touch", "... nem", "... soft touch", "... men", "... men", "tıraşın efsanesi ...", "... dermafix", "... produal", "... ultramed", "...", "...", "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Aynı nedenle SMK m.6/4 gerekçeli itiraz da kabul edilmemiştir. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir” şeklindeki değerlendirmeler neticesinde davacı itirazlarının bir kez daha reddolunduğu; eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde 17/05/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle:dava konusu 2020/09581 sayılı başvuru kapsamında yer alan ve davaya konu edilen mal ve hizmetlerin tamamının, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer oldukları, taraf markaları arasındaki benzerlik halinin esasen yalnızca işitsel açıdan ortalamanın üstü bir düzeyde mevcut olduğu, görsel anlamda ise işaretler arasındaki benzerlik halinin zayıf olduğu, kavramsal olarak ise karşılaştırmaya zaten konu edilemeyecekleri, bununla birlikte davacı yanın “...” seri markalarının “kozmetik ve kişisel bakım amaçlı hijyen ürünleri” uzun yıllardır bilinen ve yüksek düzeyli tanınmışlığı bulunan bir marka olmasından ötürü, başvuru kapsamında yer alan ve davacı yanın tanınmışlığı bulunan sektör ile doğrudan ilişkili olduğu düşünülen 03. Sınıftaki “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.” ve 05. Sınıftaki “İlaç ihtiva eden Kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” ve bu malların satışına yönelik olarak 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfümeri; kozmetik ürünler kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. İlaç ihtiva eden Kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” emtiaları bakımından taraf markaları arasındaki düşük düzeyli benzerliğe rağmen, davacı markalarının yüksek düzeyli tanınırlığının ve emtiaları ayniyet düzeyindeki ilişkisinin, tüketiciler nezdinde, taraf markaları arasında iktisadi – idari bir ilişki kurulmasına sebebiyet verebileceği ve bu durum neticesinde karıştırılma ihtimalinin meydana gelebileceği, dava konusu edilen sair emtiaların ise, davacı markaları kapsamı ile benzer görülmekle birlikte işaretler arasındaki düşük düzeyli benzerlik halinden ötürü karıştırılma ihtimaline sebebiyet vermeyeceği, davacı yan markasının tanınmışlığının bu emtialar açısından ek bir sonuç doğurmayacağı, davacı yanın “...” markalarının tanınmış olduğunu, dolayısıyla 6/5 maddesinin koşullarının, 6/1 düzenlemesi uyarınca karıştırılma ihtimaline yol açacağı tespit olunan ve yukarıda sayılan emtialarda davacı lehine oluşabileceği, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi kurulunca düzenlenen ek raporda özetle: dosya kapsamında yeniden yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; kök rapor neticesinde varılan kanaatlerin heyetimizce genel olarak korunmakta olduğu, bununla birlikte kök raporda “05.sınıfta “tıbbi amaçlı deterjanlar,” ürünleri ve aynı ürünün satışına yönelik 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için tıbbi amaçlı deterjanlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” emtiaları açısından yapılan karıştırılma ihtimaline yönelik tespitin, işbu ek raporda açıklandığı üzere maddi bir hataya dayalı olması nedeniyle anılan emtia bakımından önceki kanaatin değiştirilmesinin uygun olacağı, nihai anlamda 03. Sınıftaki “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.” ve 05. Sınıftaki “İlaç ihtiva eden Kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” ve bu malların satışına yönelik olarak 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. İlaç ihtiva eden Kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” emtiaları bakımından taraf markaları arasındaki düşük düzeyli benzerliğe rağmen, davacı markalarının yüksek düzeyli tanınırlığının bulunduğu emtialarda, taraf markaları arasında iktisadi – idari bir ilişki kurulmasına sebebiyet verebileceği ve bu durum neticesinde karıştırılma ihtimalinin meydana gelebileceği, sair hususlarda kök rapordaki görüşleri korumakta olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun/ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (Tekinalp, Ünal; Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 443). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Markası Örnek Davacı Markaları ... + şekil ... (03, 05, 35. sınıf) ... nem soft touch ... nem ... soft touch ... men Tıraşın Efsanesi ... ... Dermafix ... Produal ... Ultramed (01...03...05...35...45. sınıf) Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu marka başvuru kapsamında yer alan 03. Sınıftaki “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.” ve 05. Sınıftaki “İlaç ihtiva eden Kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” ve bu malların satışına yönelik olarak 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. İlaç ihtiva eden Kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” mallarının ve hizmetlerinin tamamının davacının önceki tarihli markalarında yer aldığı, benzer ihtiyaçları karşılan, tüketiciye aynı kanaldan ve aynı tür satış yöntemi ile ulaştırılan, birbirleri ile doğrudan rekabet içerisinde bulunan hedef tüketici kitlesi benzer olan, birbirlerini tamamlayan ya da ikame edilebilen malların ve hizmetlerin satışına yönelik olduğu anlaşılmıştır. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davalının markasının incelenmesinde;dava konusu marka incelendiğinde ... şeklindeki markanın sol kısmında turkuaz renkte, ayırt edici vasfı yüksek olmayan ve somut bir kavrama işaret etmeyen bir logo ile birlikte yine somut bir anlamı bulunmayan, yazımına uygun telaffuz edilen altı harfli tek bir kelimeden meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yanın önceki tarihli markalarını tamamı “...” kelimesini münhasıran ya da çeşitli ek sözcük unsurları ile birlikte kullanılsa dahi esas unsur olarak içermekte olup anılan ibarenin de günlük hayatta bilinen bir anlamı olmadığı, her ne kadar Büyük Türkçe Sözlükte anılan ibarenin “inatçı, kaba, bön, gülmez” anlamlarına geldiği görülmüş ise de dil bilimine özel bir ilgisi olmayan herhangi bir tüketicinin anılan kelimeyi bu anlamıyla bilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla tüketici “...” ibaresi ile karşı karşıya kaldığında söz konusu ibareyi öncelikli olarak yaratılmış, farazi bir marka olarak algılayacağı, anlaşılmaktadır. Taraf markaları karşılaştırıldıklarında dava konusu markanın altı harften oluşmuş anlamsız bir kelime olduğu, davacının “...” markasının ise dört harften oluşan ve yine anlamsız bir kelime olduğu görülmektedir. Dava konusu markanın başlangıç harflerini oluşturan “...” ve bitiş harflerini oluşturan “KO” harflerinin, davacı markalarının kendisini meydana getirdiği, markalar arasındaki temel farkın dava konusu markanın orta hecesini oluşturan “ER” sesinden ibaret olduğu, bu haliyle dava konusu markanın “...-ER-KO” ya da “A-RER-KO” şeklindeki telaffuzu ile davacı markalarının “...-KO” şeklindeki telaffuzu arasında belirli düzeyde bir benzerlik halinin devam etmekte olduğu; yine görsel anlamda da taraf markaları arasında benzer harf dizilimlerinin kullanımından kaynaklı düşük düzeyli bir benzerlik hali mevcut olup kavramsal olarak ise markaların karşılaştırılabilir somut bir anlamları bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle her iki taraf markası da bilinen somut bir anlama haiz olmadığından, tüketicilerin salt kavramsal açıdan işaretleri birbirlerinden farklı olarak algılaması da mümkün olmayacaktır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, dava konusu markası ile davacı yanın “...” esas unsuruna haiz markaları arasında tek tek görsel, kavramsal ve fonetik unsurlar yönünden doğrudan yoğun/güçlü bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu markanın telaffuzunda, markanın orta hecesini oluşturan “er” sesi, taraf markaları arasında nispeten bir farklılık oluşturmuş ise de bir diğer yandan belli düzeyde bir benzerlik halinin devam etmekte olduğu, ayrıca yine görsel açıdan işaretlerin yalnızca ortak harf diziliminden ibaret bir benzerlik taşıdıkları, dava konusu markanın ilk iki harfin ve son iki harfin, davacı markalarını oluşturduğu, ancak bu tür görsel benzerliklerin tek başına karıştırılma ihtimalini doğuracak sonuçlar yaratmayacağı anlaşılmaktadır. Davacı yanca dosya kapsamına sunulan deliller değerlendirildiğinde davacı markalarının uzun yıllara sair bir şekilde “kozmetik ve kişisel bakım amaçlı ürünler” üzerinde ülke çapında tanınmış bir marka olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte davacı yanın “...” tanınmış markası etrafında oluşturduğu seri markalarının tamamının “...” esas unsuru ile yaratıldığı, başka bir ifadeyle davacının “...” esas unsurunu değiştirmeksizin yarattığı markalar ile tüketiciler nezdinde somut bir kurumsal kimlik oluşturduğu; halbuki dava konusu marka “...” şeklinde olup davacı markalarının tanınırlığının bulunduğuna kanaat getirilen mallar ve daha da spesifikleştirildiğinde “traş köpüğü, traş losyunu, traş kolonyası, el kremleri, traş bıçakları, traş kremleri, traş sonrası kokulu losyonlar, traş sabunları” gibi temel anlamda traş ürünleri ve el kremleri ürünlerinde, davacı markalarının tanınmış olduğu, nitekim kök raporda da davacı markalarının tanınmışlığının bulunduğu bu emtialar ile en yakın ilişkili olarak görülen emtialarda, dava konusu markanın düşük düzeyli benzerliğine rağmen davacı markaları ile karıştırılabilecek sonuçlar doğurabileceği; bununla birlikte davacı yanın karıştırılma ihtimaline yol açabileceği itirazlarına konu ettiği sair emtialar incelendiğinde 03.sınıftaki “Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri” emtialarının, davacı yanın önceki tarihli markalarında da yer almakla birlikte esasen, davacı markalarının tanınırlığı bulunduğu kişisel bakım amaçlı hijyen ürünlerinden farklı nitelikte genel temizlik amaçlı ürünler oldukları, bu ürünlerin davacı markalarının tanınırlığının bulunduğu emtialardan farklı ihtiyaçlara yönelik, satış ve sunum biçimleri farklı, kozmetik – kişisel bakım ürünleri ile rekabet ilişkisi içerisinde olmayan ürünler olduklar, bu haliyle davacı markalarının tanınırlığının bulunduğu ürünler ile bağlantılı olmadıkları, bu emtialar bakımından normal şartlarda taraf markalarası arasında karıştırılma ihtimalinin de oluşmayacağı, keza yine “Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler” ürünlerinin ise kişisel bakım/hijyene yönelik ürünler olmakla birlikte davacı markalarının tanınırlığının bulunduğu ürün gruplarından farklı olarak kağıt/bez/ped ürünleri olarak nitelendirilebilecek farklı bir ürün grubu olduğu, bu ürünlerin doğrudan kozmetik içerikli1 ürünler olmadıkları, karşıladıkları ihtiyaç, hitap ettikleri tüketici grubu, davacı markalarının tanınırlığının bulunduğu emtialarla ikame edilebilirliğinin bulunmaması, satış ve pazarlama teknik/biçimlerinin farklı oluşu değerlendirildiğinde, bahsi geçen emtialarda tüketicinin “...” markasını gördüğünde, zihninde “...” markalarının oluşmayacağı; bilirkişi heyeti tarafından her ne kadar kök raporda 05.sınıfta yer alan “tıbbi amaçlı deterjanlar” emtiaları ve bu malların satışı hizmetleri açısından taraf markaları arasında, davacı markalarının tanınırlığı da gözetilerek karıştırılma ihtimalinin oluşabileceği yönünde bir kanaate varılımş ise de bu ürün grubu açısından varılan kanaatin, emtia benzerliği tablosunda, anılan emtianın bulunduğu alt grubunun tamamının altının sehven çizimlenmesi ve sonucunda rapor içerisine alıntılanması ile oluşturulduğu, esasen anılan ürün grubu açısından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin oluşmayacağı, zira tıbbi amaçlı deterjanların da aynen 03. Sınıftaki “Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri” maddeleri gibi davacı ürünlerinden farklı olarak doğrudan genel temizlik amaçlı bakteri, virüs, mikrop öldürücü nitelikte ürünler oldukları, dolayısıyla davacı tarafın rapora itirazlarında esasen çelişki olarak nitelendirdiği durumun kök raporda yer alan maddi bir hatadan kaynaklı olduğu; hal böyleyken, kök raporda, taraf markaları arasındaki benzerlik düzeyinin ancak davacı markalarının tanınmışlığı gözetilerek ve yine davacı markalarının tanınırlığının bulunduğu mal ve hizmet gruplarına sirayet edecek şekilde SMK m. 6/1 uyarınca karıştırılma ihtimaline yol açacağı ve yine SMK m. 6/5 uyarınca tanınmışlığın sonucu olarak aynı emtialarda imaj transferine yol açabileceği ve hatta önceki markanın yüksek nitelikteki ayırt edici karakterini sulandırabileceği, nihai olarak 03. Sınıftaki “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.” ve 05. Sınıftaki “İlaç ihtiva eden Kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” ve bu malların satışına yönelik olarak 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. İlaç ihtiva eden Kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” emtiaları ile sınırlı olarak SMK m. 6/1 ve 6/5 koşullarının davacı lehine oluşacağı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-Davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK'nın 2021-M-2730 sayılı kararının 03. Sınıftaki “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.” ve 05. Sınıftaki “İlaç ihtiva eden Kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” ve bu malların satışına yönelik olarak 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. İlaç ihtiva eden Kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” mal ve hizmet sınıfları bakımından iptaline, Davalı adına tescilli 2020/09581 sayılı "...+Şekil" ibareli markanın 03. Sınıftaki “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.” ve 05. Sınıftaki “İlaç ihtiva eden Kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” ve bu malların satışına yönelik olarak 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. İlaç ihtiva eden Kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, Fazlaya ilişkin istemlerin reddine, 2-Harçlar Yasasına göre hesaplanan 80,70-TL karar harcından peşin alınan 59,30-TL’nin mahsubu ile bakiye 21,40-TL’nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 15.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 15.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 2.526,10-TL yargılama giderinin takdiren 1.684,06-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/12/2022 Katip ... Hakim ... ¸ ¸ MASRAF DÖKÜMÜ İLK MASRAF : 127,10-TL GİDER AVANSI :2.399,00-TL TOPLAM :2.526,10-TL