İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/170 E. 2025/381 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/170
Karar No
2025/381
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/170 Esas KARAR NO : 2025/381 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI :... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. ... - Av. ... - ... DAVALI :... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/06/2018 KARAR TARİHİ : 29/05/2025 KARAR Y. TARİHİ : 20/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin dava konusu hak ve alacağını temlik eden ... A.Ş.'nin geçmişte .... mevkii ve ...., ... mevkiinde .... sahibi ve işletmecisi konumunda iken davalı şirket ile ticari ilişki içerisine girdiğini, nitekim davalının ... nezdinde tescili yapılan " ...." sözleşmesinde tanımlanan " ...." olup, kendisine imtiyaz hakkı verilmiş bulunan bölgede doğalgaz istihsal etmekte ve bu doğalgazı ihtiyat sahiplerine bedeli karşılığında satan bir şirket olduğunu, ... ... A.Ş.'nin ihtiyaçları için davalı şirkete müracaatla doğalgaz alımı konusunda 01.11.2012 tarihli .... Sözleşmesi'nin yapıldığını, bu süreçte davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebi ile uyarıldığını, sonuç alınamadığını, başka bir şirketten daha yüksek bir bedel ödenerek doğalgaz alımı yapıldığını, sözleşmeye aykırılık sebebi ile dava açıldığını, son olarak .... sayılı karar ile 100.000,00-TL zarar yönünden davanın kabulüne karar verildiğini, bilirkişi raporları ile ortaya çıkan dava konusu alacağın 7.000.000,00-TL olduğunu, davalı şirketin yabancı uyruklu bir şirket olup, mevcut durumunun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını beyanla; toplamda 1.022.025,47 USD ve 1.675.798,02-TL alacağın davalıdan tahsiline, davalı şirketin menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; öncelikle alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın ....Mahkemesi'nde devam eden ve Yargıtay aşamasında olan davanın devamı niteliğinde olduğunu, somut olayda davacının sözleşme kapsamında temerrütünün bulunduğu, kabul anlamına gelmemek şartıyla huzurdaki davanın ek dava olması sebebiyle ancak dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini beyan ederek, davanın reddini istemiştir. DELİLLER Dava; taraflar arasındaki doğalgaz alım satım sözleşmesi doğrultusunda davacı zararının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında temlik eden .....A.Ş. ile davalı arasında 01.11.2002 tarihli " ...." imzalandığı, sözleşmenin tarafı olan ....A.Ş.'nin işbu sözleşmeden kaynaklanan haklarını davacıya temlik ettiği anlaşılmıştır. Yargılama ....Mahkemesi'nde başlamış, Mahkemenin 09/12/2009 tarih, ...., sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş tarafların temyiz başvurusu üzerine ...., sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma ilamından sonra dosyanın ....Mahkemesi'ne sonra da ....Mahkemesi'ne devredildiği anlaşılmıştır. Davacının ....sayılı dosyasında dava dilekçesi ile, basınç düşürme istasyonu ödenen bedel için 20.000,00-TL alacak talebinde bulunup, müteakiben 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 248.906 USD'ye çıkarttığı, ... istasyonu için harcanan bedel için 20.000,00-TL alacak talebinde bulunup, müteakiben 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 59.000 USD'ye çıkarttığı, gaz hattının yatırımı nedeniyle 20.000,00-TL alacak talebinde bulunup, müteakiben 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 726.995 USD'ye çıkarttığı, fiyat farkı nedeniyle 20.000,00-TL alacak talebinde bulunup, müteakiben 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 870.648,00-TL'ye çıkarttığı, üretim yapılmayan dönem nedeniyle kar kaybı için 10.000,00-TL alacak talebinde bulunup, müteakiben 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 697.634,07-TL'ye çıkarttığı, kazı tesfiye ve mecburi yatırımlar nedeniyle 10.000,00-TL alacak talebinde bulunup, müteakiben 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 147.515,97-TL'ye çıkarttığı anlaşılmıştır. .... sayılı ilamı ile, " taraflar arasında 01.11.2002 tarihli sözleşmenin mevcut olduğu, söz konusu bu sözleşme ve sözleşme altındaki imzalar konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın bu sözleşme ile yüklenen yükümlülüklerin kimin tarafından yerine getirilmediği ve davacı zararlarından dolayı davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı, bozma kararından önce mahkemece iki ayrı heyetten bilirkişi raporları alındığı, ikinci bilirkişi heyeti tarafından sunulan rapor ve ek raporlarda özetle, sözleşme ile davalı tarafından üstlenilen işlerin yapılmaması nedeniyle davacı tarafın, basınç düşürme istasyonu için yapılan 248.906,00 ABD Doları, ... istasyonu için harcanan 59.000,00 ABD Doları, doğalgaz hattının yatırımı nedeniyle harcanan 756.995,00 ABD Doları, davacının başka bir üreticiden almış olduğu doğalgaz nedeniyle oluşan fiyat farkından dolayı 798.078,18 TL, üretim yapılmayan dönem yönünden kâr kaybı nedeniyle 279.053,67 TL, kazı ve tesfiye benzeri mecburi yatırımlar nedeniyle 96.235,00 TL’yi davalı taraftan talep edilebileceğinin, birleşen dava yönünden ise sözleşmenin 1 yıllık olması nedeniyle istenilen fiyat farkı talebinin yerinde olmadığının bildirildiği, mahkemece bu raporun toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun bulunduğu, tarafların kabulünde olan 01.12.2002 tarihli sözleşmeye göre ana yükümlülüğün doğalgaz alım ve satımına ilişkin bulunduğu, ancak bu alım ve satım işlerinin gerçekleştirilebilmesi için davalı tarafından bir kısım imalatların gerçekleştirilerek doğalgazın alıcının ayağına götürülmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme süresince ve en son davalı satıcının akdi feshettiği 14.05.2004 tarihli ihtarname uyarınca, davalı satıcının doğalgazın alıcıya götürülebilmesi için gerekli sabit yatırımları yapmadığı, bunun üzerine davacı tarafından başka bir doğalgaz tedarikçisi ile anlaşma yapılıp doğalgaz satın alındığı, bu doğalgazın satın alınması için davacı alıcının sabit yatırımları kendisinin yapmak zorunda kaldığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davalı satıcı tarafından gerekli alt yapı yatırımlarının tamamlanarak doğalgazın davacı alıcıya teslim edilmesi gerektiği göz önüne alındığında, sözleşmenin yerine getirilmemesinden dolayı davacının yapmış olduğu sabit yatırımların ve sözleşme süresi olan 1 yıl içerisinde başka bir tedarikçiden sağlamış olduğu doğalgaz fiyat farkını davalıdan talep edebileceği kanaatine varıldığı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100.000,00 TL’nin talep edildiği, davacı vekilinin asıl davada davasını ilk bozmadan sonra miktar olarak ıslah ettiği, ancak bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede, taraflar arasındaki sözleşme süresinin 1 yıl olması ve davacının ancak bu 1 yıllık süre için fiyat farkı talebinde bulunabileceği" gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 100.000,00 TL'nin dava tarihi olan 11.04.2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından davacı tarafın ıslah ile talep ettiği tutarların ve birleşen davanın reddine karar verildiği, ilamın asıl davada davalı vekilince, birleşen davada ise davacı vekilince temyiz edildiği, ....sayılı ilamı ile onanmasına hükmedildiği (birleşen davanın değişik gerekçeyle), yine .... sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilmek suretiyle ilamın kesinleştiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Somut olayda davacı vekili, .... sayılı ilamı ile hüküm altına alınan alacağın fazlaya ilişkin kısmı yönünden işbu alacak davasının açmıştır. Mahkememizin 08/11/2018 tarih, .... sayılı kararı ile, Taraflar arasında akdedilen 01.11.2002 tarihli sözleşme bir yıl süreli olup, davacının sözleşmeden kaynaklanan her türlü alacağı 01.11.2003 tarihinde muaccel hale gelmiştir. Sözleşmeden kaynaklanan alacak akit tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK. 125.maddesi (TBK. 146.madde) gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabi olup eldeki dava, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılmıştır. Nitekim, .... esas sayılı ilamı ile davalının ....esas sayılı dosyasında yapmış olduğu ıslah talebi hükümsüz sayılmakla ve yine davacının açmış olduğu ilk davanın ....Mahkemesinin 2005 tarihli olması karşısında uyuşmazlıkta zamanaşımını kesen ve durduran sebeplerin bulunmadığı, böylelikle, davalıya dava dilekçesinin tebliği için çıkartılan davetiyenin bilaikmal iade edilmesine rağmen davalının 13.07.2018 havale tarihli dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunduğu, bu suretle zamanaşımı definin süresi içerisinde yapıldığı nazara alınarak, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 08/11/2018 tarih, .... sayılı kararı davacı tarafın istinafı üzerine .... Dairesi'nin 26/06/2019 tarih, ....sayılı kararı ile " ..... ve 27.10.2010 T. sayılı kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmenin 18.maddesinde sözleşme süresinin 1 yıl olduğu ve bu sürenin 13.maddede belirtilen "başlangıç protokolünün imzalandığı tarihten itibaren başlayacağının" öngörüldüğü, ancak sözleşmenin 13.maddesinde tanımlanan biçimde "başlangıç protokolü imzalanmadığının taraflar arasında ihtilafsız olduğu" belirtilerek, bu durumda adı geçen protokol imzalanmadan sözleşme süresinin başlamayacağı belirtilmesine rağmen, mahkemece taraflar arasında akdedilen 01/11/2002 tarihli sözleşmenin 1 yıl süreli olup davacının sözleşmeden kaynaklanan her türlü alacağının 01/11/2003 tarihinde muaccel hale geldiği kabul edilerek sözleşmeden kaynaklanan alacağın 818 sayılı BK 125 (TBK 146.m) maddesi gereğince tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduktan sonra davanın açılmış olması sebebiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir. Mahkememizin davanın zamanaşımı ile reddine dair kararının .... Dairesi'nin 26/06/2019 tarih, .... sayılı kararı ile kaldırılması üzerine, Mahkememizin 09/12/2021 tarih, ...., sayılı kararı ilea basınç düşürme istasyonuna ödenen bedel, ... istasyonu için harcanan bedel ve gaz hattının yatırımı için harcanan bedel için USD cinsinden talepte bulunulmuş ise de .... Mahkemesinde 11.04.2005 tarihinde açılan davada, anılan alacak kalemleri yönünden TL cinsinden talepte bulunulduğu, dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83 üncü maddesi uyarınca alacağını yabancı para üzerinden isteme hakkına sahip iken, TL'ye çevirerek tercih hakkını TL'den yana kullanan davacının anılan 3 alacak kalemi yönünden artık USD cinsinden talepte bulunamayacağı, ilk dava tarihi olan 11.04.2005 tarihi itibarıyla USD cinsindeki alacağın TL'ye çevrilmesi gerektiği ve yine ..... sayılı ilamı ile belirlenen bedeller için asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazında bulunmaması, davalının temyiz itirazlarının ise reddedilmesi karşısında davaya konu alacak kalemlerinin miktarlarının kesinleşmiş mahkeme ilamı ile belirlendiği kabul edilerek, her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak .... Mahkemesinin ilamına göre, davacı tarafın davalıdan toplam 2.469.758,76TL alacaklı olduğu, tarafların tacir, ihtilafın ticari iş olması sebebiyle davacının avans faizi talep edebileceği, eldeki davadaki alacak kalemleri ve miktarının .... Mahkemesinde hükme bağlanan davadaki ıslaha konu edilen alacak kalemleri ve alacak miktarı ile aynı olduğu, ..... sayılı ilamı ile bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesi ile ilam bozulmuş ise de dilekçenin sadece ıslah müessesesi yönünden hukuki sonuç doğurmayacağı ancak anılan dilekçe ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında davacı/ alacaklının davalıyı ıslaha konu miktar için temerrüde düşürdüğünün kabulü gerektiği nazara alındığında, ıslah tarihi olan 03.03.2016 tarihi itibarıyla davaya konu alacak kalemleri için davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 2.469.758,76TL'nin 03.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği, taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine ...., sayılı ilamı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak karar verildiği, tarafların temyizi üzerine ...., sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin .... Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. ...., sayılı ilamı ile "davacıya alacağı temlik eden ... Ür. A.Ş. ile davalı arasında 01.11.2002 tarihli doğalgaz satış sözleşmesi imzalanmıştır. Davalı şirketin sözleşmede öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğranıldığı iddiasıyla 11.04.2005 tarihinde .... Mahkemesinde kısmi dava açılmıştır. Mahkemenin 09.12.2009 tarihli, davanın reddine ilişkin kararının davacı vekilince temyizi üzerine ....Dairesinin 27.10.2010 tarihli ..... sayılı ilamı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 18. maddesinde, sözleşme süresinin bir yıl olduğu ve bu sürenin 13. maddede belirtilen “başlangıç protokolü”nün imzalandığı tarihten itibaren başlayacağının öngörüldüğü, sözleşmenin 13. maddesinde tanımlanan biçimde “başlangıç protokolü” imzalanmadığının taraflar arasında ihtilafsız olduğu, bu durumda anılan protokol imzalanmadan sözleşme süresinin başlamayacağının gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, sözleşmenin 14.2 hükmünün uygulanabilmesi için tarafların yükümlülüklerini yerine getirip gaz sevkiyatı için gerekli hazırlık çalışmalarını tamamlamaları gerektiği, henüz bu aşamaya gelinmeden sözleşmenin 14.2. hükmüne istinaden davalının sorumsuz olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasından sonra Mahkemece, bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Bozma ilamından sonra davacı ... Ür. A.Ş. vekili 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle alacak miktarını artırmıştır. Mahkemece, bozmadan sonra yapılan ıslah da nazara alınmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, .... Dairesinin 18.10.2017 tarihli ilamı ile bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle bozulmuş ve Mahkemece, bozmaya uyularak ıslah nazara alınmaksızın karar verilmiştir. İşbu davada ise davacı taraf ek dava açmak suretiyle asıl davada 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesinde talep edilen alacak kalemleri ve miktarını dava konusu yapmıştır. Dava, 18.06.2018 tarihinde açılmış, davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşme 01.11.2002 tarihli olup her ne kadar sözleşmenin 13. maddesinde öngörülen başlama protokolü düzenlenmemişse de ilk dava tarihi olan 11.04.2005 tarihinde davacı taraf, fiile ve zarara ıttıla etmiştir. Bu durumda işbu ek davanın ya da ıslahın, en fazla 11.04.2015 tarihinde talep konusu yapılması gerekmektedir. Ne var ki somut uyuşmalıkta bozmadan sonra ıslah yasağının söz konusu olduğu dönemde bile 03.03.2016 tarihinde ıslahta bulunulmuştur. İşbu ek dava ise 18.06.2018 tarihinde açılmıştır. Bu durumda davalı vekilinin zamanaşımı defi nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği" gerekçesi ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce 29.05.2025 tarihli celsesinde ...., sayılı ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Dava, cevap, .... sayılı ilamı ve Yargıtay bozma ilamı ile tüm dosya kapsamına göre; ....Mahkemesi'nde başlamış, Mahkemenin 09/12/2009 tarih, ...., sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş tarafların temyiz başvurusu üzerine ...., sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma ilamından sonra dosyanın .... Mahkemesi'ne sonra da .... Mahkemesi'ne devredildiği davacının .... sayılı dosyasında dava dilekçesi ile, basınç düşürme istasyonu ödenen bedel için 20.000,00-TL alacak talebinde bulunup, müteakiben 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 248.906 USD'ye çıkarttığı, ... istasyonu için harcanan bedel için 20.000,00-TL alacak talebinde bulunup, müteakiben 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 59.000 USD'ye çıkarttığı, gaz hattının yatırımı nedeniyle 20.000,00-TL alacak talebinde bulunup, müteakiben 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 726.995 USD'ye çıkarttığı, fiyat farkı nedeniyle 20.000,00-TL alacak talebinde bulunup, müteakiben 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 870.648,00-TL'ye çıkarttığı, üretim yapılmayan dönem nedeniyle kar kaybı için 10.000,00-TL alacak talebinde bulunup, müteakiben 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 697.634,07-TL'ye çıkarttığı, kazı tesfiye ve mecburi yatırımlar nedeniyle 10.000,00-TL alacak talebinde bulunup, müteakiben 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 147.515,97-TL'ye çıkarttığı anlaşılmıştır. Somut olayda davacıya alacağı temlik eden ... Ür. A.Ş. ile davalı arasında 01.11.2002 tarihli doğalgaz satış sözleşmesi imzalandığı, davalı şirketin sözleşmede öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğranıldığı iddiasıyla 11.04.2005 tarihinde .... Mahkemesinde kısmi dava açılmıştır. Mahkemenin 09.12.2009 tarihli, davanın reddine ilişkin kararının davacı vekilince temyizi üzerine .... Dairesinin 27.10.2010 tarihli .... sayılı ilamı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 18. maddesinde, sözleşme süresinin bir yıl olduğu ve bu sürenin 13. maddede belirtilen “başlangıç protokolü”nün imzalandığı tarihten itibaren başlayacağının öngörüldüğü, sözleşmenin 13. maddesinde tanımlanan biçimde “başlangıç protokolü”nün imzalanmadığının taraflar arasında ihtilafsız olduğu, bu durumda anılan protokol imzalanmadan sözleşme süresinin başlamayacağının gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, sözleşmenin 14.2 hükmünün uygulanabilmesi için tarafların yükümlülüklerini yerine getirip gaz sevkiyatı için gerekli hazırlık çalışmalarını tamamlamaları gerektiği, henüz bu aşamaya gelinmeden sözleşmenin 14.2. hükmüne istinaden davalının sorumsuz olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasından sonra Mahkemece, bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Bozma ilamından sonra davacı ... Ür. A.Ş. vekili 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle alacak miktarını artırmıştır. Mahkemece, bozmadan sonra yapılan ıslah da nazara alınmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, .... Dairesinin 18.10.2017 tarihli ilamı ile bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle bozulmuş ve Mahkemece, bozmaya uyularak ıslah nazara alınmaksızın karar verilmiştir. Eldeki dava, davacı taraf ek dava açmak suretiyle asıl davada 03.03.2016 tarihli ıslah dilekçesinde talep edilen alacak kalemleri ve miktarı dava konusu edilerek 18.06.2018 tarihinde açılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme 01.11.2002 tarihli olup her ne kadar sözleşmenin 13. maddesinde öngörülen başlama protokolü düzenlenmemişse de ilk dava tarihi olan 11.04.2005 tarihinde davacı taraf, fiile ve zararı öğrenmiştir. Bu durumda işbu ek davanın ya da ıslahın, en fazla 11.04.2015 tarihinde talep konusu yapılması gerekmektedir. Somut uyuşmalıkta ıslah en geç 11.04.2015 tarihinde yapılması gerekirken 03.03.2016 tarihinde edilmiştir. Eldeki ek dava ise 18.06.2018 tarihinde açılmış ve davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuştur. Taraflar arasında akdedilen 01.11.2002 tarihli sözleşme bir yıl süreli olduğu, davacının sözleşmeden kaynaklanan her türlü alacağı 01.11.2003 tarihinde muaccel hale geldiği, Sözleşmeden kaynaklanan alacak akit tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK. 125. maddesi (TBK. 146.madde) gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabi olup eldeki dava, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı, taraflar arasındaki sözleşme 01.11.2002 tarihli olup her ne kadar sözleşmenin 13. maddesinde öngörülen başlama protokolü düzenlenmemişse de ilk dava tarihi olan 11.04.2005 tarihinde davacı tarafın fiile ve zarara ıttıla ettiği, bu durumda işbu ek davanın ya da ıslahın, en fazla 11.04.2015 tarihinde talep konusu yapılması gerektiği, uyuşmalıkta bozmadan sonra ıslah yasağının söz konusu olduğu dönemde 03.03.2016 tarihinde ıslahta bulunulduğu ve iş bu ek davanın ise 18.06.2018 tarihinde açıldığı, Nitekim, .... esas sayılı ilamı ile davalının .... esas sayılı dosyasında yapmış olduğu ıslah talebinin hükümsüz sayıldığı uyuşmazlıkta zamanaşımını kesen ve durduran sebeplerin bulunmadığı belirlenmekle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek HMK m. 392 gereğince teminatın iadesi bakımından asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesi veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren 1 ay içinde tazminat davası açılmayacak ise teminatın iade edilebileceği henüz bu koşulların somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla davalı teminatın iadesi talebinin de reddi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, 2-Davalı tarafın teminatın iadesi talebinin REDDİNE, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 615,40-TL olduğundan peşin olarak alınan 109.952,41-TL harçtan mahsubu ile bakiye 109.337,01 -TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına; 4-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesine müteakip talep edene iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/05/2025 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/170, K. 2025/381, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-170-e-2025-381-k-8e3e96ef3a18