İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/97 E. 2025/630 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/97
Karar No
2025/630
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/97 Esas - 2025/630 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/97 Esas KARAR NO : 2025/630

HAKİM : ....... KATİP : .......

DAVACI : ....... VEKİLİ : Av. ....... DAVALI : ....... VEKİLİ : Av........

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2024 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili Mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; ....... esas sayılı dosyasında müvekkiline kambiyo senetlerine özgü yolla ödeme emri gönderildiğini, müvekkilinin takibe konulan senet nedeniyle herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirket ile ticari alışverişinden dolayı davaya konu senedi düzenlediğini, davalı şirket ile aralarında ayrıca işçi işveren ilişkisi bulunduğunu, şirket müdürü ...'ın senedin daha erken ödemesini rica etmesi üzerine banka kanalıyla imza yetkisi bulunan temsilci ...'ın hesabına bono bedelini ödediğini, davalı şirketin ödemeyi bilmesine rağmen haksız kazanç peşine düşerek müvekkili hakkında takip başlattığını iddia ederek öncelikle takibin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde....... esas sayılı dosyası ve dayanağı bono nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket hesabına yatırılan bir para bulunmadığını, dolayasıyla ödeme savunmasının gerçeği yansıtmadığını, davalının müvekkili şirkette 03/09/2022 - 12/06/2023 tarihleri arasında ziraat mühendisi olarak görev yaptığını, davacının müvekkili şirkete ait muz seralarında hem muzların yetiştirilmesinden hem satılan ürünlerin alıcılara tesliminden sorumlu olduğunu, ürün rekoltesinin geçmiş yıllara nazaran düşmesi karşısında müvekkili şirketin detaylı inceleme yaparak davacının usulsüz işlemlerle müvekkili şirketi zarara uğrattığının tespit edildiğini, bu hususta yaptıkları şikayetin ... soruşturma sayılı dosyasında derdest olduğunu, müvekkili şirketin davacının usulsüz işlemleri nedeniyle alacaklı olduğunu, ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğunu savunarak davanın reddi ile davacının haksız yere inkarda bulunması sebebiyle %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. YAPILAN YARGILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KANAAT: Dava İİK'nın 72. maddesi hükmüne göre icra takibinden sonra açılmış, ödeme iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Mahkememizce tensip tutanağı düzenlenerek duruşma günü tayin edilmiş, bildirilen deliller toplanmış taraflar duruşmaya davet edilmiştir. Davacının İhtiyati tedbir talebi 14/02/2024 tarihli ara karar ile kabul edilmiş, icra veznesine giren paranın tedbiren takip alacaklısına ödenmemesine karar verilmiş, davacı hükmolunan teminat tutarını yatırmadığı için tedbir infaz edilmemiştir. ....... esas sayılı dosyası ile ... soruşturma sayılı dosyası müzekkere ile getirtilmiş, bir sureti dosya arasına alınmıştır. Davaya konu bono incelendiğinde; 17/03/2023 keşide tarihli, 31/08/2023 ödeme tarihli, 85.000-TL tutarlı, keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ... Ve Tic. A.Ş olduğu, bononun nakden kaydı taşıdığı görülmektedir. Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, dava şartlarının sağlandığı, ilk itiraz bulunmadığı anlaşılmakla taraflar sulhe davet edilmiş, sulh olunamaması üzerine ön inceleme aşaması tamamlanarak davanın esasına girilmiştir. Davacı vekili dosyaya sunduğu 06/03/2024 tarihli beyan dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirketten ... plakalı aracı satın aldığını, kasko bedeli olan 700.000-TL'nin şirketin ıban numarasına gönderildiğini, bakiye bedel için davaya konu bononun verildiğini, ödemenin yapıldığı ...'ın davalı firmanın müdürü olup araç satma ve para tahsil etme yetkisinin bulunduğunu, bono bedeli ödenmiş olmasına rağmen müvekkili hakkında takip başlatıldığını beyan etmiştir. Davacının bu beyanlarına karşı ilgili deliller müzekkere ile celp edilerek dava dosyasına eklenmiştir. Gelen cevabi yazılardan davacının .... Noterliği'nin 17/03/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete ait ... plakalı aracı satın aldığını, noter sözleşmesi üzerinde satış bedelinin tahsil edildiğinin yazdığı, satış işlemini davalı şirket adına yetkili temsilci ...'ın yaptığı görünmektedir. .... Noterliği'nin 24/10/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi incelendiğinde, dava dışı ...'ın davalı şirketin araçlarını satma ve satış bedelini tahsil etme yetkisinin bulunduğu görülmektedir. Bono bedelinin ... T.A.Ş kanalıyla 17/07/2023 tarihinde ödendiği dosya kapsamındaki dekonttan anlaşılmaktadır. Davacı taraf , davalı şirketin aracını noter sözleşmesi ile satın aldığını, tarafların sözleşme bedeli olarak 700.000-TL kasko değerini gösterdiklerini, ancak sözleşme bedelinin gerçeği yansıtmadığı, taraflar arasında noter sözleşmesindeki tutara ek olarak 85.000-TL daha ödenmesinin kararlaştırıldığını, davacının bu bedele ilişkin olarak bono verdiğini, bono bedelinin şirketin araç satma ve para tahsil etme yetkisi bulunan yetkili temsilciye ödendiğini iddia etmektedir. Yani taraflar arasında bir satış sözleşmesi yapılmış, satış bedeli resmi kayıtlarda düşük gösterilmiş, taraflar arasında muvazaalı olarak satış bedeline yönelik anlaşma yapılmış, resmi senette gösterilmeyen 85.000-TL'nin elden ödenmesine karar verilmiştir. Davacının iddiası bu yöndedir. Bilindiği üzere muvazaa iddiası her türlü delil ile ispat edilebilmektedir. Dosyadaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, araç devrinin gerçekleştiği, davacının ödeme yaptığı temsilcinin araç satma ve para tahsil etme yetkisinin bulunduğu dosyaya gelen belge içeriklerine göre sabittir. Davaya konu bononun keşide tarihi satış sözleşmesi ile aynı gün olup, her iki evrak da 17/03/2023 tarihinde düzenlenmiştir. Diğer taraftan davalı soruşturma dosyasında bahsetmiş ve davacıdan aralarındaki işçi işveren ilişkisi kapsamında alacaklı olduğunu beyan etmiş ise de zarar miktarının henüz belli olmadığı dilekçe içeriğinden anlaşılmakta olup, davalının davaya konu bononun bu zarara ilişkin olarak düzenlendiğine dair açık bir beyanı da bulunmamaktadır. Gelinen aşamada davaya konu bononun araç satışına ilişkin düzenlendiği yönünde kanaat oluşmuştur. Bono bedelinin ödendiği dosya kapsamına göre sabit olmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı ile davalı arasında ceza dosyasına konu edilen alacak ise başka bir davanın konusu olabilecektir. İcra dairesine müzekkere yazılarak davaya konu takip dosyası kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı hususu sorulmuş, gelen cevabi yazıdan herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla dava istirdat davasına dönüşmemiştir. Davacının kötü niyet tazminatına yönelik talebinin değerlendirilmesine gelince; davalı şirket bono bedelinin ödendiğini bilecek durumdadır, zira para tahsil etme yetkisi verilen temsilciye yapılmış bir ödeme söz konusudur. Anılan gerekçe ile İİK 72.md'sindeki şartların davacı yönünden oluştuğunun kabulü gerekmiş, davacının haksız yere icra tehdidi altında bırakılmış olması sebebiyle takip tutarı üzerinden hesaplanan %20 oranındaki kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile; davacının ....... esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-İİK 72.md uyarınca takip tutarı üzerinden (87.073,77-TL) %20 oranında hesaplanan 17.414,75-TL haksız takip tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 5.948,01-TL harçtan, peşin alınan 1.451,59-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.496,42-TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 2.583,69-TL harç toplamı ve 117,50-TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 2.701,19-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ....... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025

Katip ....... ¸e-imza

Hakim ....... ¸e-imza

Atıf: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/97, K. 2025/630, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-97-e-2025-630-k-fd03b4a3bb25