İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/267 E. 2023/498 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/267
- Karar No
- 2023/498
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/267 Esas KARAR NO : 2023/498 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 21/06/2018 KARAR TARİHİ : 14/09/2023 GR.KR.YZM.TARİHİ : 14/09/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket yetkilileri arasında 26.12.2016 tarihinde "..." isimli sözleşme akdettiklerini, akdedilen sözleşmenin konusunun davalının katıldığı ihaleler için gerekli olan mal ve hizmetlerin temin, teslimi ile yapılan giderlerin ve karın %50 oranında taraflarca paylaşımı olduğunu, davalı şirket yetkili temsilcisi ... ve çalışanları ile müvekkili şirket temsilcisi ve çalışanları arasındaki elektronik yazışmaların, belediye, ihale, banka, ..., ... kayıtlarının, ticari defterlerin, faturaların, mal teslimatlarının, müvekkili ve davalı tarafından yapılan ödemelerin sözleşmenin ve takip konusu alacağın varlığını kanıtladığını, müvekkili tarafından ödeme yapılması talepli gönderilen ihtarnameye davalı şirketin taraflar arasında sözleşme ilişkisi olmadığı gerekçesi ile itiraz ettiğini, müvekkili şirketin akdedilen işbirliği ve ortaklı sözleşmesi gereğince tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalının edimlerinin tamamını yerine getirmediğini, müvekkilinin alacağının büyük bir kısmının davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine .... esas sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini, ancak takibe haksız olarak davalının itiraz ettiğini, davalının ihaleler nedeniyle ne kadar gider yaptığı, ihaleler nedeniyle ne kadar ödeme aldığı ve ne kadar kar elde ettiği henüz tespit edilemediğinden ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla işbu itirazın iptali davasını açtıklarını beyan ederek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; Müteakiben davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu 14.02.2019 tarihli açıklama dilekçesi ile adi ortaklık ilişkisi kapsamında kalan ... işinden dolayı 10.710 Euro, ... işinden dolayı 77.465 Euro, ... işinden dolayı 2.299 Euro, ... işinden dolayı 5.000 Euro, ... işinden dolayı 19.340 Euro, ... işinden dolayı 17.500 Euro, ... işinden dolayı 14.460 Euro, ... işinden dolayı 3.026 Euro olmak üzere toplamda dava değeri olan 150.000 Euro'nun talep edildiğini beyan etmiş, Dava dilekçesi mahkememizin ... esasına kaydedilmiş, Mahkememizin ... esas sayılı dava dosyasının 26.11.2020 tarihli celsesinde, davaya konu 10.710 Euro bedelli ... işi, 5.000 Euro bedelli... işi, 19.340 Euro bedelli ... işi, 17.500 Euro bedelli ... işi, 14.660 Euro bedelli ... işi ve 3.026 Euro bedelli ... işi yönünden açılan davanın HMK. 167. maddesi gereğince ... esas sayılı dosyadan tefriki ile mahkememizin ayrı bir esasına kaydının yapılmasına karar verilmiş, Anılı karar doğrultusunda, 10.710 Euro bedelli ... işi, 5.000 Euro bedelli... işi, 19.340 Euro bedelli ... işi, 17.500 Euro bedelli ... işi, 14.660 Euro bedelli ... işi ve 3.026 Euro bedelli ... işi yönünden açılan davanın yukarıdaki esasa kaydı sağlanmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... içerisinde yapılan ...destekli ihalelere katılıp, ihalenin uhdesinde kalması halinde taahhüdüne konu işi sözleşmeye, şartnamelere ve mevzuata uygun biçimde iş sahibine teslim ettiğini, davacının ise ...destekli ihalelere konu işlerde kullanılan bir kısım malzemelerin ... distribütörlüğünü ve ayrıca taahhüt işini yaptığını, müvekkilinin 18.11.2016 tarihinde yapılan ... ihalesi ile 22.11.2016 tarihinde yapılan ... ihalesine davacı ile birlikte katıldığını ve söz konusu her iki ihalenin konsorsiyumun uhdesinde kaldığını, dava konusu dışında 10.01.2017 tarihli bir ihaleden dolayı davacı hakkında ihale yasağı kararı verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, daha sonra müvekkilinin ... ve ... ihalesi dışındaki diğer ihalelere tek başına katıldığını ve tek başına katıldığı bu ihalelerin müvekkili uhdesinde kaldığını, davacı şirket temsilcisi ...'ün müvekkili şirket temsilcisi ...'ye 02.08.2017 tarihli elektronik ileti ekinde "..." başlığını taşıyan taslak sözleşme gönderdiğini, müvekkili şirket yetkili temsilcisinin taslak sözleşmede 2 adet düzeltme yaparak ıslak imza olmaksızın ...'e geri gönderdiğini, davacı şirket temsilcisinin 19.09.2017 tarihinde müvekkili şirket yetkili temsilcisine gönderdiği "..." yazılı elektronik iletide ... için bankaya sunulmak üzere ekli sözleşme sayfalarını kaşe, imza yapıp taralı hali ile göndermesini istediğini, müvekkili şirket yetkili temsilcisinin iletiyi proje sorumlusu ...'e yönlendirdiğini, ...'in ise sözleşmeye kaşe basarak geri gönderdiğini, dava dilekçesinde her ne kadar tarafların 26.12.2016 tarihinde ... ile anlaştıkları ifade edilmiş ise de, sözleşmenin kuruluş tarihinin 02.08.2017 olduğunu, davacının tanık dinletilmesi talebine muvafakat edilmediğini, akdedilen sözleşmenin 2. maddesinde açıkça davacının ve davalının "beraber katılım" yaptıkları ve yapacakları ihalelerde tüm giderler ve gelirlerde %50 ortaklık sağladıkları/sağlayacakları ihaleleri kapsayacağı, kâra %50 ortak olduklarının belirtildiği, bu bağlamda sadece 2 adet ihaleye davacı ile davalı şirketin konsorsiyum halinde beraber katıldıklarını, diğer ihalelerin ise davacının katılımı olmaksızın müvekkili şirket-davalı bünyesinde kaldığını, davacının konsorsiyuma konu ihalelerde sermaye koyma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, distribütörlüğünü yaptığı malzemeye fahiş kâr oranı koyduğunu, alacak iddiasına konu ihalelerin tamamında satış sözleşmelerinin mevcut olduğunu, davacının satışa konu malzemelerin teslimini yapar iken birkaç ihale kapsamındaki malzemeleri tek seferde teslim ettiğini, müvekkili tarafından ödemelerin banka marifetiyle yapıldığını, satış sözleşmesinden kaynaklanan faturalara dayalı toplam alacağın 566.785 Euro olup, müvekkili tarafından yapılan toplam havale tutarının 605.489 Euro olduğunu, bu miktar bulunur iken 15.09.2017 tarihinde yapılan 14.200 Euro bedelinin hariç tutulduğunu, yine alacak iddiasına konu ihalelerden 3 adet ihalede araç üst yapı işinin olduğunu, bu ihalelere ilişkin kısımda ise TBK. 470. ve müteakip hükümlerinin uygulanması gerektiğini, 2 ihalede ise adi ortaklığa ilişkin TBK. 620 vd. maddelerinin uygulanmasının zorunlu olduğunu, davacının icra inkar tazminatında bulunamayacağını beyan ederek, davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. KABUL VE GEREKÇE : Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ... esas sayılı takip dosyasının tetkikinden, davacının 26.12.2016 tarihli "..."nden kaynaklanan alacak için 233.165,92 Euro asıl alacak üzerinden davalı aleyhine ilamsız icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin davalıya 29.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalının süresi içerisinde (30.05.2018 tarihinde) takibe borcun esası yönünden itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde (21.06.2018 tarihinde) açıldığı saptanmıştır. Somut olayda, taraflar arasında ...-... ihalesinin davacı ve davalı konsorsiyumun uhdesinde kaldığı noktasında ihtilaf bulunmadığı, mahkememizin ... esas sayılı dosyasının 26.11.2020 tarihli celsesinde verilen tefrik kararı sonrasında taraflar arasında adi ortaklık kapsamında kaldığı ihtilafsız olan ... ve ... ihalesi yönünden yargılamanın ... esas sayılı dosyasında devam edildiği, eldeki davada ise, adi ortaklık kapsamında kaldığı taraflar arasında ihtilaflı olan ... işi, ... işi, ... işi, ... işi, ... işi ve ... işi yönünden yargılamaya devam olunduğu dosya kapsamı ile sabit olup, eldeki davada taraflar arasındaki öncelikli ihtilafın ... işi, ... işi, ... işi, ... işi, ... işi ve ... işi için taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise ortaklığın tasfiyesi yönünden dava dilekçesine ekli 26.12.2016 tarihli sözleşmenin uygulanıp uygulanamayacağı, davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde ibraz etmiş olduğu 26.12.2016 tarihli "..." başlıklı sözleşmenin geçerli olup olmadığı, geçerli ise akit tarihi, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde ibraz edilen 26.12.2016 tarihli sözleşmenin davalı şirket yetkili temsilcisi tarafından imzalanıp imzalanmadığı, imzanın kaşe ile davalı çalışanı ... tarafından atılıp atılmadığı, nihai olarak mezkur 6 adet ihaleden dolayı var ise takip tarihi itibari ile davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarı noktasında toplandığı saptanmıştır. Mahkememizin ... sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın .... sayılı kararı ile tefrik kararının uygun olmadığı, dosyaların birlikte görülmesi gerektiğinden bahisle, dosyanın kesin olarak kaldırıldığı görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; .... sayılı kararı ile tefrik kararının usulüne uygun olmadığından bahisle mahkememiz kararının kaldırılması nedeni ile mahkememiz işbu dosyası ve mahkememizin ... Esas sayılı dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan birleştirilmelerine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası tesis kılınmıştır. HÜKÜM : 1- HMK 166/1. maddesi uyarınca, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile .... Esas sayılı dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2- Yargılamanın .... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, 3-Birleştirme kararının HMK166/3. maddesi gereğince derhal ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilmesine; 4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile ilgili olarak birleştirilen dosya üzerinden karar verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde asıl karar ile birlikte ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/09/2023 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza