İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/190 E. 2024/395 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/190
- Karar No
- 2024/395
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/190 Esas KARAR NO : 2024/395 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : 1- ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : 2- ... - ... DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/11/2016 KARAR TARİHİ : 03/07/2024 KR. YZL. TARİHİ : 12/08/2024 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şahıs şirketi ve davalı ..., ... Su üreticisi olan müvekkili şirketten şişe ve damacana su aldığını, bu suları sattığını ve bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, davalı kişi ve şahıs şirketinin müvekkili şirkete 25/11/2009 yılından beri borcu bulunduğunu, davalıların verdiği çekler ve senetlerin karşılıksız çıktığını, buna rağmen iyiniyet çerçevesinde takip yapılmadığını, borcun ödenmesi beklendiğini, davalılar gerek mektupla gerek şifahi olarak borçlarını ödeyeceklerini beyan ettiğini ve müvekkili şirketi oyaladığını, defterler incelendiğinde davalıların 2009 yılından beri müvekkili şirkete olan borçlarını ödemediklerini, faturalarda davalıların unvanlarının farklı gözükmesi, farklı şirketlere fatura kesildiği anlamı taşımadığını, faturalar ".... Tic." ".... Tic." şeklinde yer alan unvanların aslında davalılara ait olduğunu, bir çok faturada "... Tic." kısaltmalı olarak "... Tiç." olarak yazıldığını, bu hususun anlam karmaşasına yol açmamak için açıklanmasına ihtiyaç duyduğunu, davalıların müvekkili firmaya teslim aldıkları sularla ilgili olarak 20/06/2009 tarihli ... çek nolu 25.000,00-TL tutarında ve 20/08/2009 tarihli ... çek nolu 50.000,00-TL tutarında ve 30/11/2009 tarihli ... çek nolu 20.000,00-TL çek verdiğini ve çekleri karşılıksız çıktığını, bu çeklerin toplamından yapılan kısmi ödemler soncunda bakiye 28.399,34-TL kaldığını ve ödenmediğini beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili, davacı şirketle aralarında bulunan ticari ilişki sebebiyle davaya konu edilen çekleri verdiğini, ancak davacı yanın da dava dilekçesinin ekinde sunduğu üzere bu çekler üzerinde çift çizgi ile iptal şerhinin bulunduğunu, davacının dava dilekçesinin eklerinde sunduğu üzere bu çekler hiçbir işlem yapılmadan iade edildiğini, davacının cari hesaptan kaynaklandığı iddia edilen alacakları zamanaşımına uğradığını, her ne kadar davalı olarak ... Tic.de gösterilmiş ise de davalı müvekkili şahıs şirketi olarak ticaret yaptığını, davaya konu çeklerin bizzat davacı yanın da dilekçesinin eklerinde sunduğu üzere hiçbir işlem yapılmadan iade edildiğini, bu çeklerden doğan herhangi bir alacağın olmadığını, tarafların yaptıkları ticaret nedeniyle kalan bakiye borcu 24 ay halinde ödeme konusunda uzlaştığını, müvekkilinin anılan ödemeleri gerçekleştirdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, cari hesap ilişkisi şeklinde işleyen ticari ilişki kapsamında satım akdinden kaynaklanan bakiye bedelin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında dava dilekçesinde belirtilen 3 adet çekin iptal edilerek bedelin ödenmeksizin davalıya iade edildiği noktasında ihtilaf bulunmadığı ihtilafın; iptal ve iade işlemi sonrasında çek bedellerinin ödenip ödenmediği, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı var ise dava tarihi itibariyle alacak miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde .... 08/07/2020 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine .... 17/02/2023 tarihli kararı ile, " ....Davalı, bu hükme istinaf dilekçesinde; davacıya yönelik edimini yerine getirdiğine dair ödeme belgeleri olarak senetlere ve banka hesap hareketlerine dayanarak ilk derece mahkemesinin kararından sonra ödeme belgelerine ulaşıldığından bahisle borcun dava tarihi itibariyle sona erdiğini savunmuştur. Yargısal içtihatlarda, kararlılık kazanmış uygulamaya göre, kural olarak, yargılama aşamasında dayanılıp sunulmayan deliller, temyiz veya karar düzeltme aşamasında sunulamazlar; sunulmuş olsalar bile, bu aşamalardaki incelemeler sırasında dikkate alınamazlar. Bu kuralın istisnası, dayanılıp sunulan delili, o davaya konu borcun sönmüş bulunduğunu ortaya koyan -örneğin, davaya konu borcun ödenmiş olduğunu gösteren makbuz, ibraname ve benzeri nitelikte - bir belge olmasıdır. Yargılamadan sonra davalı tarafından istinaf dilekçesine eklenen senetlere yönelik ödeme beyanı üzerinde gerekli inceleme ve değerlendirme yapılması için, mahkeme kararı kaldırılmalıdır. Somut olaydaki gibi davayı inkar eden davalının, davayı inkara yönelik savunması, borcun mevcut olmadığına ilişkin bir savunmayı da kapsayacağından; davalının borcun ne sebeple sona erdiğini açıklamak ve o yöndeki delillerini ikame etmek hakkının ortadan kalkmadığının ve yargılamanın sona erdiği aşamada sunulan borcu söndüren bir belgenin varlığı karşısında savunmanın genişletilmesi yasağından söz edilemeyeceğinin kabulü zorunludur (Bu konudaki ... uygulamasına örnek olarak: Hukuk Genel Kurulu’nun 5.4.2000 gün ve .... sayılı kararları). Davalı tarafından sunulan beyanının gerçeğe uygun bulunmaları ve içerdiği beyanın dava konusu borcun sona erdiğine yönelik olması durumunda, davaya konu alacağın tespitine yönelik talebin konusunun kalmayacağının kabulü gerekeceğinden, mahkemece anılan belge bakımından açıklanan yönde bir değerlendirme yapılması zorunludur.O halde, Mahkemece yapılması gereken; öncelikle davalının söz konusu belgeler hakkındaki beyanını alınıp, gerekirse belgelerin asıllarını da davalıdan istemek; varsa, davacının karşı delillerini sorup, toplamak; davalının savunmasını ve davadaki uyuşmazlığı bütün bu işlemlerin sonucunda ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde değerlendirdikten sonra, davayı karara bağlamaktır.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için yukarıda açıklanan usul kurallarına uygun hüküm kurulmaması, delillerin toplanmaması ve bu delillere ilişkin her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir." ilamı ile kaldırılmasına karar verilmekle işbu esasa kayıt olmuştur. ... kaldırma ilamından önce; faturaya ve dava dilekçesinde belirtilen 3 adet çeke ilişkin olarak davacının ticari defterlerinde ödeme kaydının olup olmadığının var ise dayanak belgenin ibrazı maksadıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği söz konusu, 10/01/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının 2008 ve 2011 yılları yevmiye defterlerinin noter kapanış onaylarının yaptırılmadığını, davaya konu cari hesap alacağına dayanak olan tüm faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı firmadaki cari hesaba göre davalı firmanın borç bakiyesi 28.361,34-TL olarak gözükmesine rağmen davanın sehven 28.399,34-TL alacak olarak açıldığı, ilgili çeklerin davacı firmaya ödendiğine dair hiçbir kayda rastlanmadığını, bahse konu çeklerin çekler üzerindeki ödeme tarihleri itibariyle davalı ...-.... unvanlı firmaya iade edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişki 07/02/2012 tarihinde sona erdiğinden talep konusu 2013-2014-2015-2016 yıllarına ilişkin defter ve belgelere bakılmadığının rapor edildiği görülmüştür. ... kaldırma ilamından sonra ....'na ayrı ayrı müzekkere yazılarak davacının 10/08/2009 -20/08/2011 tarihleri arasındaki hesap hareketlerinin açıklamalar ile birlikte gönderilmesi için yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır. ... kaldırma ilamından sonra; mahkememizce dosya nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, 13/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin ... sularının üreticisi olduğu, .... bölgesinde ise davalı ...-.... ile ticari ilişkisinin bulunduğu, davalı firmanın davacıya borcuna karşılık .... Şubesi'ne ait 20.05.2009-25.000,00TL, 20.06.2009-25.000,00TL, 20.08.2009 50.000,00TL çeklerini verdiği ancak çek bedellerini ödeyemediği, davalı firmanın 08.08.2009 tarihli davacı şirkete başvurusu ile çekleri ödeyemediğini belirterek cari faizle birlikte aylık 4.512,00TL tutar ödeyerek borcunu 24 ay taksitle ödemek istediğini belirterek iş bu çeklerin iadesini talep ettiği, borç yapılandırması ile ilgili bir belgenin dava dosyasında bulunmadığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde iş bu çeklerin çift çizgi iptallerine gösteren örneğini sunduğu, mali müşavir bilirkişi ...'nın davacı şirketin ticari defterlerini incelemesi sonucunda hazırladığı 10.01.2018 tarihli raporunda özetle; "davacı firma cari hesaba göre davalı firmanın borç bakiyesi 28.361,34TL olarak gözükmesine rağmen davanın sehven 28.399,34TL alacak olarak açıldığı anlaşılmıştır." şeklinde görüş beyan ettiği, davalı firmanın ticari defterlerinin ise temin edilemediğine ilişkin mahkemeniz tarafından 26.04.2019 tarihli tutanağın tanzim edildiği, mutabakatla ilgili 01.05.2010 tarihli belgede davacı şirketin davalı firmadan 31.757,23TL alacaklı olduğunu beyan ettiği, davalı firmanın ise 22.521,39TL davacı şirkete borçlu bulunduğunu kabul ettiği, 01.05.2010 tarihinden sonra davacı şirket tarafından tanzim edilen faturaların tebliğ belgelerinin bulunmadığı ve sevk irsaliyelerinde de davalı firmanın teslim alan imzasının olmadığı, davalı firmanın borcu olmadığını beyan ettiği, mutabakat tarihi 01.05.2010 tarihi esas alındığında bu tarihten sonra davalı firma tarafından davacı şirkete yapılan ödemelerin dosya kapsamında bulunan evraka göre genel toplamda 54.151,92TL olduğu, ödeme tutarının borç mutabakat metnindeki borç tutarından fazla olduğu, davacının dava dilekçesinde 25.11.2009 yılından beri davalının müvekkili şirkete borçlu olduğunu, davalıların müvekkili firmaya çekler verdiğini ve çeklerin karşılıksız çıktığını, bu çekler toplamından kalan kısmi ödemeler sonrasında davalıların 28.399,34-TL borcu kaldığını, bu tutara 25.11.2009 tarihinden itibaren avans faizi talep ettiği, 12.02.2018 tarihli beyan dilekçesinde ise taleplerini 28.361,34TL'ye düşürdüklerini beyan ettiği rapor edilmiştir. ... kaldırma ilamından sonra; davacı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi için dosya önceki bilirkişiye tevdi edilmiş, 12/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; dosya kapsamında bulunan belge ve tespitlere göre bilirkişi kök raporundaki kanaatinde bir değişiklik bulunmadığı rapor edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliler ve ... kaldırma ilamı ile birlikte yapılan değerlendirme neticesinde; davacı tarafından cari hesap ekstresi ve faturalar karşılığı çek alındığı, çeklerin karşılıksız çıktığı, bir kısım ödeme yapıldığı, ödemeler sonunda davalıdan bakiye olarak 28.398,34-TL alacaklı olduğu iddia olunmuş, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi ile çeklerin iptal edildiği, alacak cari hesaba dayandırılan zamanaşımı süresinin dolduğu, taraflar arasında daha sonrasında uzlaşma sağlandığı, borcun 24 eşit taksitle ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve ödemelerin yapıldığı gereçeksiyle davanın reddi talep edilmiş, mahkememizce .... ile yargılama sırasında sunulan belgeler ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı istinaf dilekçesinde davacıya yönelik edimini yerine getirdiğine dair ödeme belgeleri olarak senetlere ve banka hesap hareketlerine dayanarak, karardan sonra ödeme belgelerine ulaşıldığından bahisle borcun dava tarihi itibariyle sona erdiğini savunmuştur. Davaya konu borcun ödenmiş olduğunu gösteren makbuz, ibraname ve benzeri nitelikte bir belge savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalmadığından davalının istinaf dilekçesinde belirttiği banka aracılığıyla yapılan ödemelere ilişkin hesap hareketleri ilgili bankalardan istenilmiş, gelen cevaplar ve tüm dosya kapsamı birlikte incelenerek yapılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla; davalı tarafından davacı şirkete hitaben verilen 08.08.2009 tarihli belgede; "Şirketinizin ürettiği ... markalı su ürünlerinin ... 'da pazarlanması işini yapmak üzere fabrikanızdan aldığım ürünlere karşılık verdiğim .... Şubesi'ne ait 20.05.2009-25.000,00TL, 20.06.2009-25.000,00TL, 20.08.2009 50.000,00TL tarihli çeklerimi kriz sebebiyle gününde ödeyemedim ve ödeyemeyeceğim tarafınızdan bilinmektedir. Bu sebeple 31.07.2009 tarihi itibariyle 90.038,91TL olan bakiye borcumu 24 aya taksim edilerek bu günün banka cari faizi üzerinden vade farkı hesaplanmak suretiyle taksitlendirilmesini ve vade farkının tarafıma fatura edilmesini talep etmekteyim" şeklinde olduğu, altında anapara 90.038,91TL+18.257,89TL=108.296,08TL/24=4.512,00TL, 3.287,00TL kdv %18 ibaresinin bulunduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde iş bu çeklerin çift çizgi iptallerine gösteren örneğini sunduğu, davacı şirket tarafından davalıya hitaben verilen 01.05.2010 tarihli belgede "Nezdimizdeki hesabınızda 31.03.2010 itibariyle 31.757,23TL alacak bakiyesi görülmektedir. Hesabınızın incelenerek en geç 7 gün içinde mutabık olup olmadığımızı aşağıdaki bölümü imzalayarak bildirmenizi, mutabık değilseniz hesap ekstresi göndermenizi rica ederiz." şeklinde olduğu, altında ise davalı firmanın "bizde gözüken rakam 22.521,39TL 31.03.2010 itibariyle dolayısıyla ekstre gönderin" şeklinde beyanın yer aldığı, mutabakat tarihi olan 01.05.2010 tarihinden sonra davalı firma tarafından davacı şirketin .... Şubesi'ndeki hesabına toplam 9.031,92TL, .... Şubesindeki hesabına toplam 13.536,00TL, .... Şubesi'ndeki hesabına toplam 31.584,00TL olmak üzere genel toplamda 54.151,92TL ödeme yaptığı, yapılan ödeme tutarının borç mutabakat metnindeki borç tutarından fazla olduğu anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 427,60-TL olduğundan, peşin alınan 484,99-TL harcın mahsubu ile bakiye 57,39-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 3-Davalı ... duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2024 Katip ... ✍ e-imzalı Hakim ... ✍ e-imzalı