İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/309 E. 2024/521 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/309
Karar No
2024/521
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : .... Esas KARAR NO :... BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLLERİ : . ... - ... ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [16286-82580-70847] UETS DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/04/2022 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 18 Kasım 2018 tarihinde söz konusu alacağın tahsili amacıyla....nün...sayılı dosyasıyla 959.412,37 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, borçlu yanın, borcun 915.000,00 TL'lik kısmına itiraz ettiğini, ayrıca arabuluculuğa yetkisizlik itirazında bulunduğunu, 2 Mayıs 2019 tarihinde... Mahkemesince borçlu tarafından yetkisizlik itirazı haklı bulunduğundan, bu yetkisizlik kararı üzerine 21.05.2019 tarihinde yetkili.... gönderilmesinin istendiği, zorunlu arabuluculuk sürecinden sonra, 12.11.2019 tarihinde ...Mahkemesinin ....sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açıldığını... Mahkemesinin .... sayılı dosyasıyla, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasının, dava şartı yokluğu (geçerli icra takibinin bulunmaması) nedeniyle usulden ret kararıyla sonuçlanarak 19.05.2021 tarihinde kesinleştiğini, verilen karar üzerine,...nde başlatılan takibin yetkili...Müdürlüğüne (,....sayılı dosya ile) intikal ettiği, bu icra takibine de itiraz edildiğini, borçlu tarafça 11 Kasım 2021 tarihinde, şikayet yoluna başvurulduğunu, icra takibinin yasal süreden sonra yetkili merciye gönderildiği iddiasıyla, takibin açılmamış sayılması gerektiğinin talep edildiği,....Mahkemesinin .... sayılı dosyasıyla görülen davada, 23.11.2021 tarihinde... Müdürlüğünün.... sayılı dosyasının gerekli koşulları taşıdığı gerekçesiyle, şikayet talebinin reddine karar verildiği, bu gelişmelerden sonra,... Müdürlüğünün... sayılı dosyasına davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın giderilmesi amacıyla iş bu davanın açıldığı, müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki uyarınca, müvekkilinin, davalıya çok sayıda saat satışı yaptığını, bu işlemleri faturalandırarak defterlerine işlediğini, bu malların değerinin, 05.10.2015 - 15.01.2018 tarihleri arasında davalı şirkete kesilen faturalardan anlaşılabileceğini, davalı şirketçe, faturalara süresinde itiraz edilmediğini, fatura dökümü ve irsaliye faturalarından da görüleceği üzere, müvekkilince davalı şirkete toplamda yaklaşık 1.856.372,00 TL'lik fatura kesildiğini, davalı borçlu tarafından,...Müdürlüğünde 27.11.2018 tarihinde başlatılan takibe ait ödeme emrinin tebliği üzerine, dosyaya 44.412,36 TL ödendiğinden, kalan 915.000,00 TL'lik kısmına itiraz edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin konusunun, ithal saatlerin müvekkilince borçlu tarafa satımından oluştuğunu, ithal kol saatlerinin, ilgili markanın ... distribütörü olan müvekkilince yurtdışından getirildiğini ve yurtdışından alım yaparken İsviçre Frangı (CHF) ile ödeme yaptığını, ancak, müvekkil şirketin, davalı şirketten alacağını vadesinde tahsil edebileceğine duyduğu güvenle TL üzerinden fatura kestiğini, müvekkilin uğradığı zararı göstermek için, belirtmesi gerekirse; icra takibinin başlatıldığı ilk tarih olan 27.11.2018 tarihinde... efektif satış kuru 5,6469 TL iken, bu gün bu kurun 15.9650 TL'ye yükseldiğini, bir başka anlatımla, takip başlangıç tarihindeki borcun değeri 162.035,80 .... iken, bu gün itibariyle ise 57.312,87 ....ye düştüğünü, bu nedenle iş bu davanın konusu olmamakla birlikte, davalı borçlunun takibe yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle, itirazın iptaline yüzde 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekilli cevap dilekçesinde özetle: Yetki itirazları nedeniyle, alacaklı tarafından dosyanın iki hafta içerisinde yetkili ....ne gönderilmesi gerekirken, aradan iki yılı aşkın bir süre geçtikten sonra 27.05.2021 tarihinde dosyanın yetkili ...ne gönderilmesi nedeniyle,... Mahkemesinin ... sayılı dosyasıyla açılan davada verilen kararın, istinaf aşamasında olduğunu, bu nedenle, bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, taraflar arasındaki ticari ilişki içinde; toptan saat satıcısı olan davacı şirketin, müvekkili firmaya saat gönderdiğini, müvekkili tarafından da bu saatlerin satışı yapıldıkça kendilerine ödemede bulunulduğunu, 2015 yılı sonlarına doğru taraflar arasında yapılan görüşmeler sonunda, müvekkili şirket ortaklarının babası olan ... adına kayıtlı taşınmazın, davacıya olan borca karşılık takasının ve villanın bedelinin KDV dahil 930.000,00 TL olarak kabul edilmesi konusunda anlaşmaya varıldığı, tapu devir masraflarına karşılık müvekkilinin payında 15.000,00 TL düşülerek kalan 915.000,00 TL'sinin cari hesapta müvekkili hanesine alacak kabul edilerek, borçlar ile takası ve bakiyesinin de yine müvekkil namına ve yararına davacı şirket nezdinde avans olarak kalması hususunda mail yolu ile yapılan yazışmalar sonucunda nihai anlaşmaya varıldığını, villanın satış bedelinin 930.000,00 TL olmasına karşın, bazı yasal zorunluluk ve sıkıntılar nedeniyle kararlaştırılan satış bedelinin tapuda 500.000,00 TL olarak gösterileceğinin kararlaştırıldığı, taraflar arasında bu konuda oluşan anlaşma ve ...'ın müvekkiller ile yaptığı protokol çerçevesinde, davacı tarafından hiçbir bedel ödenmeden, söz konusu villanın, ... tarafından davalı şirket lehine olması koşuluyla, davacı.... şirketine 08.01.2014 tarihinde tapuda satış gösterilmek suretiyle devredildiğini, davacının, öncelikle tapudaki bedelin, müvekkilin borcundan mahsup edeceğini, kalan bedeli de müvekkillere mal gönderdikçe aşamada borçlarından düşeceğini bildirdiğini, davacının muhasebecisi tarafından mail yoluyla gönderilen hesap dökümlerinde; 500.000,00 TL'nin tapuda devrin yapıldığı 08.01.2019 tarihinde; “genel amaçlı virman-... virman” açıklaması ve müvekkil şirketin borcundan düşüldüğünün görüldüğünü, kalan 415.000,00 TL karşılığında da, davacının hiçbir bedel olmadan müvekkile mal göndermeye devam ettiğini, villa bedelinden kalan 415.000,00 TL'nin de müvekkilin borcundan düşülmesi için, muhasebeleştirme yönünde çeşitli önerilerde bulunulduğunu ancak, bunları gerçekleştirmeye gelindiğinde bazı oyalama taktiklerinin izlendiğini, davacının, yine muhasebecileri kanalıyla attığı mailler ve eki hesap dökümlerinde, bakiye borcun villa bedelinin (500.000,00- 415.000,00 - 915.000,00 TL) dikkate alınarak hesaplandığının görüldüğü, ancak villanın 3. kişinin üzerinden davalıya geçtiği için muhasebesel sıkıntılar nedeniyle tarafların defterlerinde villa bedelinin düşülmemiş halde göründüğünü, ancak, davacının bazı zamanlarda gönderdiği ekstrelerde bu kalan miktar düşülmeden hesap bildirimleri yapması nedeniyle, müvekkil şirketin, davacı tarafından hileli bir kısım işlemler yaptığı şüphesine düşüldüğünü, bunun üzerine; 15.02.2018 tarihinde 123.329,65 TL'nin banka kanalıyla davacıya ödendiğini ve gönderilen mail ile bu ödeme dikkate alınarak cari borcun bildirilmesinin istendiğini, davacı tarafından gönderilen cevabi mail ile o tarih itibariyle kalan cari borcun 44.412,36 TL olduğunun bildirildiğini, bu tarihten sonra davacının, villayı kendi isteğiyle satışa çıkardığını, ancak istenen şekilde satamaması üzerine, önceki anlaşmaları hiçe sayarak villa bedeli konusunda uyuşmazlıklar yaratmaya çalıştığını, bu nedenle taraflar arasındaki ticari ilişkinin kesildiğini, müvekkilin onayı olmadan oynamalar yaparak borçtan mahsup ettiği 500.000,00 TL'yi bile 15.02.2018 tarihinde yeniden borç olarak ekleyerek (... genel virmanı adı altında) kötü niyetle, müvekkilden fazladan para taleplerinde bulunmaya başladığını, davacının, yalnızca 44.412,36 TL borç kaldığını bildirmesine karşın, 915.000,00 TL'lik villa bedelini nazara almadan, 959.412,37 TL üzerinden... Müdürlüğünün ...sayılı dosyasıyla takibe girişildiğini, bunun üzerine, müvekkil tarafından, kalan gerçek borç miktarı 44.412,36 TL buna ilişkin icra harç ve giderleri yetkisiz icra dairesine ödenerek, kalan 915.000,00 TL yönünden takibe itiraz edildiğini, müvekkilinin davacıya başka bir borcunun olmadığını, haksız ve yersiz bu takip nedeniyle, davanın reddine ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER ...Müdürlüğünün... sayılı dosyasıyla, takip alacaklısı davac... tarafından, davalı ... aleyhine, 27.112018 tarihinde; 959412,37 TL asıl alacak üzerinden, haciz yoluyla icra takibine geçilmiştir. ....Müdürlüğünün.... sayılı dosyasıyla, takip alacaklısının davacı... tarafından, takip borçlusunun davalı.... aleyhine, 06.10.2021 tarihinde (959.412,37 TL) ödeme emri gönderilmiştir. Bu takibe karşı, yetki itirazının yanı sıra borca kısmi itirazda bulunulmuştur. ,,,, Mahkemesinin 25.02.2021 tarih...Esas,...Karar sayılı kararında davacının ... davalının ... olduğu ve dosyanın yetkili ....ine gönderilmeden ve yeniden ödeme o emri tebliğ edilmeden yetkisiz İcra Dairesinde yapılan itirazın iptali yönünden açılan davada, dava koşulu gerçekleşmemiş bulunduğu gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu nedenıyle usulden reddine karar verildiği ve kararın 19.05.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. ... Mahkemesinin 22.11.2021 tarih ...Esas, ... sayılı kararında; davacının..., davalının....i olduğu ve davanın konusunun şikayet, yasal süre geçtikten sonra gönderme talebine göre ....Müdürlüğü'nün.... Esas sayılı dosyasının açılmamış sayılmasına karar verilmesi isteminde bulunulduğu, mahkemece "Somut olayda alacaklının, yetkisiz İcra Dairesi olan ...Müdürlüğünde takip başlattığı, borçlunun süresinde yetki itiraz üzerine....Mahkemesinin E:.... K: ... sayılı kararıyla, usulden ret kararı verildiği...HMK.nın 20.maddesi hükmü gereğince, alacaklının yasal 2 haftalık süre içinde yetkili icra dairesine gönderilmesi talebinde bulunduğu anlaşılmakla şikayetin reddine karar verilmiştir. ...'nün 19/10/2022 tarihli yazısı ekinde,.... .... nolu konutun tamamının ... adına kayıtlı iken ...'a vekaleten..., hissesinin tamamını 500.000,00 TL bedelle ...'ne sattığı belirtilmiştir....Müdürlüğünün ve ....Müdürlüğünün taraf şirket ortaklarına ilişkin sicil kaydı örneği dosyaya eklenmiştir.Davacı tanıklarının beyanları istinabe yoluyla tespit edilmiştir. Davacı tanığı ... 11.12.2023 tarihi duruşmada "ben tarafları saat ticareti yapmamız nedeniyle tanırım, bana sorumuş olduğunuz 23.11.2015 ve 04.01.2015 tarihli mail içeriklerinin hatırlamıyorum, (Mail içerikleri ayrı ayrı okundu tanıktan soruldu) mailleri ben...'a atmıştım. Yanlış hatırlamıyorsam o dönem şikretin yetkilisi kendisiydi, davacı şirket benim kızımın eşine aittir. Hatırladığım kadarıyla Ocak 2016 döneminde taraflar arasında billa satışı söz konusu oldu, davalı davacıya villa satacaktı. 8 Ocak 2016'da villanın devri yapıldı, bedeli 500.000,00 TL olarak belirlendi. (davacı vekilinin talebi üzerien soruldu: davacı davalıya saat satıyordu, davalının bu nedenle oluşan bir kısım borcuna mahsup edilmek üzere villa devredildi., üzerine para verilip verilmediğini ve villanın devredildiği 8 Ocak 2016 tarihinde tarafların borç alacak durumlarını bilmiyorum, ayrıca mahsup konusunda davacı şirket adına yetkili değildim" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ..., 25.05.2023 tarihli duruşmada "davacı ...nin sahibi.... benim damadım olur. Davacı şirket saat ticareti yapmaktadır. Davalı şirket ise ...'da bulunan şirkettir. O da saat ticareti yapmaktadır. Her iki şirket arasında sözlü olarak saat alım satımı konusunda anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaya göre davacı şirket davalı şirkete saat satacaktı. Davalı tarafta buna karşılık ....'da....'lı köyünde bir taşınmazı davacı şirkete devredecekti. Davacı şirket üzerine düşen edimleri yerine getir, saatlerin hepsini peyderpey gönderdi. Bunlarla ilgili faturalar düzenleyip davalı şirkete gönderdi. Davalı şirkette vermeyi taahhüt ettiği taşınmazı davacı şirkete devretti...nde işlemler yapıldı. Şirketler arasındaki anlaşmaya göre davacı şirket 500.000 TL değerinde saat gönderecek, davalı şirkette 500.000 TL değerindeki taşınmazı davacıya devredecekti. Davacı şirket piyasa araştırması yaptı, bu yerinde 450.000-500.000 TL edeceğini öğrenince anlaşmayı kabul etti. Davalı tarafta anlaşmayı kabul etti. Tapu da satış olarak gösterildi. Harçlar yatırıldı. 500.000 TL'den daha fazla değerdeki saatlerde gönderildi ancak anlaşmaya göre davacı şirket 500.000 TL'den daha fazla saat gönderirse 500.000 TL'nin üzerindeki paralar davalı şirket tarafından ödencekti. Davalı şirket 500.000 TL'den daha fazla saat aldığı halde geri kalan kısmı ödememiştir. Taşınmazın değerinin 500.000 TL'den daha fazla olduğunu ileri sürmektedir. Ancak bu da doğru değildir. Bu taşınmaz 4 yıl sonra ancak 620.000 TL değerinde başkasına satılmıştır. Davacı şirketin davalı şirketten gönderdiği saatlerden dolayı alacağı vardır," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı..., "ben 2016 Mart 2019 Kasım döneminde davacı şirkette ön muhasebe elemanı/sekreter olarak çalıştım. Tarafların iş yapması nedeniyle davalıyı da tanırım, ban sormuş olduğunuz mail içeriğini hatırlamıyorum, talimat ekinde gönderilen 15.02.2018 tarihli mal içeriği okundu tanıktan soruldu. Mail içeriği doğrudur, bu şekilde yazışma yapılıyordu, benim attığım maildeki faturalar o ayki satışa ilişkindiTL'ye alınmış, bunun dışında bilgim yoktur, benden önce 500.000,00 TL şeklinde birman yapılmış, daha sonra silinmiş, hatalı kayıt olduğu için silinmiş, ...'ın şirkette herhangi bir görevi yoktur. (davacı vekilinin talebi üzerine soruldu) benim duyduğum 930.000,00 TL yanlış bilgiymiş, 500.000,00 TL olarak düzelttiler ilk duyduğum yanlışmış" şeklinde beyanda bulunmuştur Davacı tanığı ... "ben davacı şirkette 2013 yılı Eylül ayından 2020 yılı Mart ayına kadar çalıştım. Satış pazarlama elamanı olarak görev yaptım. Davacı şirket saat satım işi yapmaktadır. Hatırladığım kadarıyla davalının vereceği villaya karşılık saat vermemiz bizden istendi. Bu saatleri ben teslim ettim. Faturaları düzenlendi. Ancak davalının verdiği villanın piyasa değerinden daha düşük olduğu ortaya çıktı. Daha sonra şirketler arasında anlaşmazlık çıktı. Benim bildiğim kadarıyla davacı şirketin davalı şirkete sattığı saatlerden dolayı bir miktar alacağı kalmıştır, benim bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı Tanığı ..., "Davacı şirketi pek bilmem ama davalı şirket benim çocuklarıma aittir, çocuklarımın davacı şirket ile ticaret yaptığını biliyorum, bu ticaret kapsamında 2016 yılında ben üzerime kayıtlı villayı davacı...e verdim, karşılığında da saat aldık, villaırı 930.000,00-TL'ye verildiğini biliyorum, tapuda neden 500.000,00-TL gösterildiğini bilmiyorum, Maya saatle, benim şahsımın herhangi bir ticari alışveriş yada borç para alma veya verme olayı yoktur, söz konusu villa çocuklarıma ait şirketin para ihtiyacı olması nedeni ile benim çıkartmış olduğumuz vekalet doğrultusunda davacı şirkete verilmiştir, bu villanın veriliş amacı tamamen davacı ve davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye verilmiştir, yıllar sonra bu tarz bir dava açıldığını anlamadım, Davalı vekilinin beyanı üzerine soruldu; ben bu villanın devri nedeni ile davacı şirketten herhangi bir şekilde para veya başka bir şey almadım", şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı Tanığı ..., "Ben davalı şirkette yanlış hatırlamıyorsam 2013-2018 yılları arasında 9 mağazasında koordinatör müdürü olarak çalıştım, davacı maya saati de bu sektör içerisinde bulunduğum için ... dahil tanırım, davaya konu villanın satışını baştan sona içerisinde yer almaktayım, mail yazışmalarında da bulunmaktayım, davacı şirket adına...'a...ki villayı gezdiren bizzat benim, söz konusu villanın pazarlığı 1.100.000,00-TL'den başladı, sonrasında masraflar davacıya ait olmak üzere 915.000,00-TL'ye anlaşıldı, söz konusu bedel davacı tarafından davalı şirkete mal verilmek sureti ile ödenecekti, bu şekilde ticari alışveriş benim bulunduğum dönemde sürdü, ben işten çıkana kadar taraflar arasında bir niza yoktu, ... maya saat adına bizimle yapılan görüşmelerde bir ... gibi hareket etmiş, ... ile mutabık kaldığımız tüm hususlarda maya saatte ...'ın talimatları doğrultusunda hareket etmiştir, mail yazışmalarımızda genel itibariyle ... ile yapılmış, muhasebesel işlemler .... ile yapılmıştır". Şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı Tanığı ..., "Ben şuanda...şirketinde çalışmaktayım, .... şirketinde 13/07/2009 işe girişimdir ayrılışım 27/01/2018 tarihleri arasında ön muhasebe işini yaptım, Davacı... ile... marka alışverişi yapmıştık, son alışveriş yaparkende peşin yada senetle alışveriş yapılırdı, davacı....şirketine villa verildi, sonra yıl içerisinde peyder pey davacı şirketten alışveriş yapıldı,... markadan ürün alındı, bu şekilde alacağımız kapatıldı, villayı verdiğimiz için onları borçlandırmıştık, kendi borcumuzu ödemiştik, davalı vekili: villayı almadan önce.... saatin yetkililer... gelmişler mi gelenler olmuş ise ismen hatırladıkları varmı; davacı şirketten tam tarihini hatırlamamakla birlikte villa alışverişi yapacakları zaman gelmişti gelenlerde ... ve pazarlama satışı yapan davacı şirket yetkilisi vardı ancak ismini hatırlayamıyorum, bizim şirketin yetkilis... görüşme yaptı ben bizzat görüşmedim, ancak ben bizzat söylediğim şahısların ....ya geldiklerini gördüm, villanın nerede olduğunu bizzat bilmiyorum, ancak villa için geldiklerini biliyorum, tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. 29/01/2023 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda: davacı.... İle davalı.... ... arasından 2015-2018 yılları arasında cari hesaba dayalı ticari ilişki olduğu; Davalının 2016 yılında kendi kontrolünde olan “...”yı, borcuna karşılık mahsuplaşmak amacıyla davacıya teklif ettiği, taraflar arasında fiyat konusunda görüşmeler yapıldığı (bu görüşmelere ilişkin mailler dosyada mübrez), bu görüşmeler sonucunda, davacının bu villayı 930.000,00 TL’na almayı kabul ettiği, tapu giderleri ortak olacağı için davacın mahsuplaşmanın 915.000,00 TL üzerinden olacağı, tarafların arasındaki ticarette alınan mal / kesilen fatura /ödenen para konusunda ihtilaf olmayıp, uyuşmazlığın mahsup edilen tutar konusunda olduğu, davacının söz konusu bağımsız bölümü 08/01/2016 tarihinde devraldığı, 01/07/2020 tarihinde 627.500,00 TL na sattığı, bağımsız bölümün davacının ticari defterlerinde 500.000,00 TL üzerinden mahsuplaştırılıp, muhasebeleştirilerek, davacının; devraldığı şahıs ...’la ilgili 2016 yılında; 500.000,00 TL alım /ödeme gösterip bağımsız bölümün alım -ödeme işlemlerini 2016 da kapattığı, davacının 2018 yılında davalı şirketin Cari Hesabında ...’a 500.000,00 TL ödenmiş göstererek, davalının Cari Hesabını “959.412,37 TL alacaklı” kapattığı, bu tutardan.... Dairesi ... E. nolu dosyasından icra takibi yaptığı, Ancak, davacının 959.412,37 TL lık alacağının kabul edilemeyeceği, davacının ticari defterlerinde 2018 de ...’a 500.000,00 TL ödendiğini gösteren bir kayıt olmadığı; yapılan kaydın fiktif bir kayıt olduğu, davacının yaptığı mahsuplaşma 500.000,00 TL kabul edilirse, davalının borcunun 459.412,37 TL olacağı, davacının yaptığı mahsuplaşma 915.000,00 TL kabul edilirse, davalının borcunun 44.412,37 TL olacağı, Muhasebe görevlisi...tarafından 15/02/2018 de ..., ... adresine gönderilen mailde “44.412,36 TL 2018 Ocak ayı cari borcunuz kalmış” şeklindeki açıklamanın; mahsuplaşmanın 915.000,00 TL’den yapılması durumunda oluşacak bir borç olduğu, mahsuplaşmanın yasal kayıtlarda 500.000,00 TL’den yapıldığı, mahsuplaşmanın 915.000,00 TL’den de yapılarak, bu yönde de bir cari hesap takibi olduğunun, muhasebe görevlisinin de bu cari hesaba dayanarak cari borcu bildirdiğinin görüldüğü belirtilmiştir. 10/05/2023 tarihli mali müşavir bilirkişi raporu: Davacının, kendi ticari defterlerindeki 08.01.2016 tarihli muhasebe kaydı ile villanın dava dışı ...’dan 500.000.-TL bedel ile borçlanılarak alındığının kayıt edilmiş olduğu, davacının, kendi ticari defterlerindeki 08.01.2016 tarihli muhasebe kaydı ile dava dışı ...’a olan 500.000.-TL borcun, davalıdan olan 500.000.-TL alacak ile mahsubunun yapılmış olduğu, davacının, kendi ticari defterlerindeki 15.02.2018 tarihli muhasebe kaydı ile 500.000.-TL villa bedelini dava dışı ...’a borçlanarak, davalıdan olan alacağına ilave etmiş olduğu, davacının kendi ticari defterlerinde; taraflar arasında ve dava dışı ... arasında villanın değerinin 500.000.- TL olarak kayıtlı olduğu, başkaca muhasebe kaydı görülemediği, davalının kendi ticari defterlerinde villa bedeli ile ilgili hiçbir kayıt görülemediği; davalının, kendi ticari defterlerinde, villa satış bedelini herhangi bir şekilde davacıya olan açık hesap borcundan da düşmemiş olduğu; tarafların ticari defterlerinin 27.11.2018 tarihi itibari ile icra takibi miktarı 959.412,37 TL borç alacak miktarı hususunda mutabık olduğu; davacı adına ...’ın; 15/02/2018 tarihli e-posta ile, davacının kendi ticari defterlerine göre, davalıdan olan alacak miktarını, 415.000,01 TL noksan bildirdiğinin hesap edilmiş olduğu, eğer 15.02.2018 tarihli kayıt ile davacının kendi ticari defterlerinde davalının borcuna eklediği 500.000.-TL’lik kayıt hesaplamaya dahil edilir ise davacı adına ...’ın 15/02/2018 tarihli e-posta ile, davacının kendi ticari defterlerine göre, davalıdan olan alacak miktarını, 915.000,01 TL noksan bildirdiğinin hesap edilmiş olduğu belirtilmiştir. 30/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda: Davac... tarafından, davalı ... aleyhine, açılan itirazın iptali davasında; Mali Müşavir.... tarafından düzenlenen raporda, mahsuplaşma olmaksızın davacı şirketin alacağı 959.412,37 TL olarak tespit edildiği , mahsuplaşmanın 500.000,00 TL olarak kabul edilmesi halinde bakiye borcun 459.412,37 TL, 915.000,00 TL olarak kabul edilmesi halinde 44. 412,36 TL olabileceği, Mali Müşavir.... tarafından tek olarak düzenlenen10.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda; Tarafların ticari defterlerinin 27.11.2018 tarihi itibari ile icra takibi miktarı 959.412,37 TL borç/alacak miktarı hususunda mutabık olduğu, davacı adına ...'ın, 15.02.2018 tarihli mail ile davacının kendi ticari defterlerine göre, davalıdan olan alacak miktarının 415.000,01 TL eksik bildirildiğini, eğer 15.02.2018 tarihli kayıtla davacının kendi ticari defterlerinde davalının borcuna eklediği 500.000,00 TL'lik kaydın hesaplamaya dahil edilmesi halinde, davacı adına ...'ın 15.02.2018 tarihli mail ile, davacının kendi ticari defterlerine göre, davalıdan olan alacak miktarının, 915.000,00 TL eksik bildirildiğini hesaplandığını bildirdiği, her iki Mali Müşavir görüşlerinin incelenmesinden de görüleceği üzere; tarafların ticari defter kayıtlarına göre 15.02.2018 tarihi itibariyle davacının davalıdan 959.412,37 TL alacaklı olduğunun gözüktüğü, davalı borçlunun icra takibinin hemen sonrasında 44 412,37 TL'yi (faiz, icra harcı ve giderleriyle birlikte) ödemesi nedeniyle takip borcunun doğal olarak 915.000,00 TL'ye düşmesi nedeniyle, iş bu itirazın iptali davasının 915.000,00 TL üzerinden açıldığı, 915.000,00 TL olarak belirlenen borçtan, taraflarca mutabık kalınan 500.000,00 TL'lik taşınmaz değerinin mahsuplaşılması halinde, bakiye borcun 415.000,00 TL olduğu, itirazın iptaline konu tutarın, 415.000,00 TL olarak belirlenmesinin, dosyadaki belgelere ve taraf beyanlarına göre uygun olacağı belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında mal alım-satım şeklinde gelişen ticari ilişkide; davalı yanla ilişkili olan taşınmazın davacıya olan borca karşılık takas-mahsup yapılması konusu olup olmadığı ve başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan bir itirazın iptali davasıdır. Davacı, satın alınan taşınmazın dava dışı ...'dan satın alındığını, davalı şirketle bir ilişkisinin bulunmadığını, satım bedelinin borçtan düşülmesinin söz konusu olmadığını ileri sürerken, davalı taraf davalı şirket ortaklarının babası olan ...'a ait taşınmazın, (taraflar arasında mail yoluyla yapılan yazışmalar sonucunda varılan uzlaşmaya göre) bedelin 930.000,00 TL olarak belirlendiğini, bu tutardan 15000,00 TL'sinin tapu harç ve masrafları olarak düşüldükten sonra kalan 915,00000 TL'sinin, davacı şirkete olan borçlarından düşülmesi konuşunda anlaştıklarını, buna karşın, taşınmaz bedeli borçtan düşülmeden tüm borç toplamı üzerinden, kötü niyetle takip başlatıldığını beyan etmiştir. Talep, cevap, ticari defter ve kayıtlar, icra takibine dayanak belgeler, tapu kaydı, email yazışmaları, tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacı ...nin, toptan saat satışı yapan bir firma olduğu, davalı.... Şirketinin de davacı şirketten satın aldığı saatleri perakende olarak sattığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin, ticari defter kayıtlarına göre 2015 yılı ile 2018 yılı Ocak ayı arasında devam ettiği, davalı şirketin, davacı şirkete olan borçlarına karşılık mülkiyeti ...'a ait taşınmazın kendi aralarında belirlenen 930.000,00 TL atım-satım bedelinden tapu harç ve giderlerine karşılık 15.000,00 TL'nin düşülmesinden sonra kalan 915.000,00 TL'nin borca mahsup edilmesi konusunda anlaştıkları, ancak davacı yanca yapılan fiyat araştırması sonucu bedelin 500.000 TL olabileceğinin ve mahsuplaşmanın bu tutar üzerinden yapılabileceği yönünden bir uzlaşıya varıldığı, konuyla ilgili olarak, davalı şirket ....ile, ... arasında imzalanan 04.01.2016 tarihli protokolde, aralarında ticari ilişki olan,...i.nin birbirleri ile mail yoluyla yaptıkları yazışmalar ve telefon görüşmeleri ile, tapuda...n ortaklarının babası olan ... adına kayıtlı olan 23 nolu villanın bedelinin KDV dahil 930.000,00 TL kabul edilerek (satıcı için satış harç ve masrafları düşüldükten sonra 915.000,00 TL olarak), bu bedelin mal alımları nedeniyle, daval...ğun, davacı....e olan borcu ile takas-mahsup edilmesini, bu takas-mahsuptan sonra villa için biçilen bedelden kalan miktarın da, yine davalı ....lehine davacı şirket nezdinde avans olarak kalması ve ileride gönderilecek malların bedeli ile taraflar arasında bu hesapta değerIendirilerek takas-mahsup edilmesi hususunda tarafların mutabık kaldıkları, tapudaki işlemde satış bedelinin 500.000,00 TL olarak gösterilecek olup gerçek bedelin 930.000,00 TL olduğu, davalı ....un, ... tarafindan kendileri yararına yapılan bu devir nedeniyle, satış işlemlerinin yapılması, borçların kapanması, her iki şirketin muhasebe kayıtlarında birliğin sağlanarak muhasebeleştirilmesi ve davalı ....tarafından alınan saatlerin tamamının satılıp nakde çevrilmesi suretiyle karşılıklı ibralaşıp hesaplaşacakları, 08.01.2015 tarihinde, dava konusu ... konutun 500.000,00 TL bedelle davacı ...i.ne satıldığı, Davacı...ce, 27.11.2018 tarihinde ....aleyhine, ....ünün .... sayılı dosyasıyla 959.412,37 TL üzerinden haciz yoluyla icra takibine geçildiği, bu takibe davalı şirket tarafından öncelikle yetki, ayrıca, borca kısmi itirazda bulunulduğu, Ankara 3 İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasıyla yine aynı miktar olan 959.412,37 TL üzerinden, davalıya ödeme emri gönderildiği, davacı tarafindan önce,....Mahkemesinde itirazın iptali davası açılmış ise de, mahkemenin 25.02.2024 tarih,... Esas, .... sayılı kararıyla; dosya yetkili....ne gönderilmeden ve yeniden ödeme emri tebliğ edilmeden yetkisiz İcra Dairesinde yapılan itirazın iptali yönünden açılan davada, dava koşulu gerçekleşmemiş bulunduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, takip dosyasının yetk...ne gönderilmesi sonrasında yapılan itiraza göre davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki saat ticaretinin mal-takas suretiyle yapılacağının, bir başka anlatımla, davacının gönderdiği saatlerin bedelinin, davalıya ait taşınmazın, davacı şirkete devredilerek ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu konuda dinlenen tüm tanık beyanları, mail yazışmaları, her iki tarafın ticari defter kayıtları ve tapu kaydına göre; tarafların mal takasında, devredilen taşınmazın değerinin 500.000,00 TL olarak belirlenmesinde mutabık kaldıkları, uyuşmazlığın genel anlamda, 500.000,00 TL'yi aşan kısımda oluştuğu, 915.000,00 TL olarak belirlenen borçtan, taraflarca mutabık kalınan 500.000,00 TL'lik taşınmaz değerinin mahsuplaşıldığında bakiye borcun 415.000,00 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile...nin ...Esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile 415.000,00 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte takibin devamına ve fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK'nun 67/2. maddesi gereğince hüküm altına alınan miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanan, 83.000,00-TL icra inkar tazminatının davalı borçludan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı kısmen de olsa haklı olduğundan kötü niyet tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın Kısmen Kabulü ile; 1- ....’nin....Esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile 415.000,00 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte takibin devamına ve fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-İİK'nun 67/2. maddesi gereğince hüküm altına alınan miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanan, 83.000,00-TL icra inkar tazminatının davalı borçludan tahsili ile davacıya verilmesine, 3- Davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, 4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 28.348,65-TL olduğundan peşin alınan 19.858,00-TL nin mahsubu ile bakiye 8.490,65-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00 TL'nin kabul ret oranına göre hesaplanan 539,76-TL'sinin davalıdan, geri kalan 1.020,24-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul ret oranına göre hesaplanan 75.720,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul ret oranına göre hesaplanan 133.508,93-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan 19.858,00-TL harç toplamı ile 13.540,00-TL posta, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 33.398‬,00-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 11.555,71-TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 21.842,29 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın yatırana iadesine, Dair, Davacı vekili (e duruşma yoluyla) ile davalı vekili yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/09/2024 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza

Atıf: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/309, K. 2024/521, T. 20.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-309-e-2024-521-k-dc33aa8f289a