İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/191 E. 2026/157 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/191
- Karar No
- 2026/157
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/191 Esas KARAR NO : 2026/157
...
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2017 KARAR TARİHİ : 25/02/2026 KR.YZL.TARİHİ : 17/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in müvekkili firmanın da üzerinde cirosu olduğu 30/12/2016 keşide tarihli 68.000,00 TL bedelli ve 05/12/2016 keşide tarihli 66.000,00 TL bedelli iki adet çeki ... e. sayılı dosyadan icra takibine konu ettiğini, davalı tarafın icra takibinde keşideci ... ile birlikte davacı müvekkili firmayı da borçlu gösterdiğini, ancak müvekkili firmanın alacaklı şahsa herhangi bir borcu olmadığını, bu yüzden işbu menfi tespit davasını açma zarureti hasıl olduğunu, icra dosyasında borçlu görünen ve takibe konu çeklerde önce cirosu bulunan ... ortağı olduğunu beyan ettiği .... ile birlikte 2016 yılının Temmuz-Ağustos aylarında firma yetkilileriyle irtibata geçtiğini ve un üreticisi olan şirketten ödenmesi peşin olmak üzere un tedarik etmek istediğini belirttiğini, bu doğrultuda şirket hesabına 50.000,00 TL ödenmiş ve karşılığında davacı müvekkili firma tarafından un tedarik edildiğini, daha sonra tarafların vadeli ürün satışında da anlaştıklarını, tarafların işbu alım-satım hususunda şifahi olarak anlaştıklarını, bu alım-satıma istinaden de ...ye yine un gönderildiğini ve karşılığında söz konusu takibe konu çeklerin alınarak bankaya verildiğini, yine bu satışa ilişkin olarak borçludan teminatta alındığını, söz konusu çekler ve ... hakkında alınan olumsuz istihbarat nedeniyle davacı firma yetkilileri bu satıştan vazgeçtiğini ve çekleri iade etmek istediklerini, bu sebeple vadeli olarak yapılan satışa konu borç ...' nin ortağı olarak baştan beri kendisini tanıtan ... tarafından banka kanalıyla ödendiğini ve alınan teminatın iade edildiğini, çeki teslim eden davacı firma çalışanı ...ın çekteki ciroyu iptal etmeyi unuttuğunu, bu durumun ödeme emri tebliğ alınınca fark edilebildiğini, durumu fark eden firma yetkililerinin hemen davalı alacaklıyı ve vekilini arayarak durum izah ettiğini, takibin müvekkili firma tarafından iptalini istediklerini, bu talepleri kabul görmediği için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla, ... Esas sayılı takibin davacı müvekkili firma açısından tedbiren durdurulmasına, davanın kabulüne, davalı alacaklı ...'e borçlu olmadığının tespitine, davaya konu icra takibinin müvekkili firma açısından iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı adına ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının (borçlu) borca ve imzaya itiraz etmeyerek, borçlu aleyhine icra işlemleri yapıldığını, iş bu haldeyken borca ve imzaya hiç itirazı olmayan davacının haksız olarak menfi tespit davası açtığını, davacının borcunun olmadığını iddialarının gerçek dışı ve haksız olduğunu, davacının borcunun olmadığı ya da borcu ödediğine dair yazılı bir belge sunması gerektiğini, yazılı bir belge ibraz etmediği için davanın reddinin gerektiğini, davacının iddialarının somut olduğunu beyanla, davanın reddine, davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememizce ... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, ... soruşturma sayılı dosyasının Uyap kayıtları, ...soruşturma sayılı dosyasının Uyap kayıtları,... esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları getirtilerek dosya kapsamına alınmıştır. Taraflar arasındaki ihtilafın; taraflar arasında verilen çekin bir sebebe istinaden verilip verilmediği, sebebe istinaden verildi ise bunun belgeye dayanmadığı sözlü anlaşmaya dayandığı iddia edilmekle ticari defterlerde kaydının bulunup bulunmadığı, borcu doğuran olayın ne olduğu ve davacının borçlu olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Bekletici mesele yapılan ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; sanıkların ..., ... ve ... olduğu, suçun " Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb.Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Bedelsiz Senedi Kullanma" olduğu, davacı İntermil şirketinin ceza yargılamasında katılan olduğu, suçun konusunun 30.12.2016 keşide tarihli 68.000,00 TL bedelli ve 05.12.2016 keşide tarihli 66.000,00 TL bedelli iki adet çeke ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonucunda sanık ...'in diğer sanıklara un satması karşılığında söz konusu çeki aldığı, çekin evveliyatını bilmediği ki kanunen de bilmek zorunda olmadığı, bu haliyle üzerine atılı suç açısından olayın gelişimi itibariyle kastının bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca(Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması) beraatine karar verildiği, beraat kararının istinaf incelemesinden geçerek 17/09/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacı vekiline yemin metnini hazırlayıp sunması için kesin süre verilmiş, davacı vekili yemin metnini hazırlayıp sunmuştur. Davalı ...'in yemininin yaptırılması için ...talimat yazılmış, davalı 28/01/2026 tarihli duruşmadaki beyanında; "...E. sayılı dosyasına konu olan 30/12/2016 keşide tarihli 68.000,00 TL ve 05/12/2016 keşide tarihli 66.000,00 TL bedelli çekleri, davacı ...'den herhangi bir mal veya hizmet karşılığında veya aramızdaki bir ticari ilişkiye istinaden aldım. Davacı ... ile aramda bu çeklere konu borcu doğuracak hukuki veya ticari ilişki bulunmaktadır. Çekleri devralırken, davacı ...'nin cirosunun sehven iptal edilmediğini bilmiyordum ve şirketin bu çekler nedeniyle borcunun kalmadığını bilerek, kötü niyetli olarak iktisap etmedim ve icra takibine koymadım." şeklindeki yemin metnini kabul etmiyorum. Ben un ticareti yaptığım kişi olan ...'den çekleri devir aldım. Çeklerde davacı şirketin cirosu vardı. Ben de ciro silsilesinden dolayı alacaklıyım. Çeklerin iptal edilip edilmediğine ilişkin herhangi bir bilgim yoktur. Davacı şirket ile doğrudan yapmış olduğum bir ticari ilişki yoktur. Ciro silsilesinden dolayı alacağım bulunmaktadır. " beyanında bulunmuştur. Yapılan yargılama sonucunda; ... E. sayılı dosyasında davalı/alacaklı ... tarafından borçlular ..., ... Aleyhinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının 30/12/2016 tarihli, ...Seri Nolu,68.000,00 TL bedelli çek ile 05/12/2016 tarihli ... Seri Nolu 66.000,00 TL bedelli çekler olduğu, çeklerin keşidecisinin ..., lehtarının ... olduğu , davacı ....'nin ciranta olduğu ve çeklerin son hamilinin davalı ... olduğu görülmüş olup davacı bu çekler sebebiyle borcu olmadığından bahisle menfi tespit istemiştir. Davacının aynı iddialar ile yapmış olduğu şikayet üzerine başlatılan ceza yargılaması sonucu ...'in diğer sanıklara un satması karşılığında söz konusu çeki aldığı, çekin evveliyatını bilmediği ki kanunen de bilmek zorunda olmadığı, bu haliyle üzerine atılı suç açısından olayın gelişimi itibariyle kastının bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca(Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması) beraatine karar verildiği, mahkememizce de yapılan değerlendirme sonucu davalının dava konusu çekleri kötüniyetle iktisap ettiğine dair delil bulunmadığı, davalının usulüne uygun yemini ile de çeklere dayalı olarak alacaklı olduğunu ispat ettiği, davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine, davacının kötüniyetli olduğuna dair yeterli delil olmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 732,00-TL harcın, peşin alınan 2.288,39-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.556,39-TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026
Katip ... ✍ e-imzalı
Hakim ... ✍ e-imzalı