Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/2606, 19.11.2015

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2014/2606
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

FATİH POYRAZ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/2606)

Karar Tarihi: 19/11/2015

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, oturulan adreste ikamet edilmediği iddiası

nedeniyle seçmen kaydının dondurulması ve bu işleme karşı yapılan itirazların

reddedilmesi nedeniyle oy kullanılamamasının seçme hakkını ihlal ettiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 25/2/2014 tarihinde, İstanbul Anadolu 21. Asliye

Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil

edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 10/4/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

5. Cumhuriyet Halk Partisi Çekmeköy

İlçe Başkanı 1/2/2014 tarihli dilekçesiyle, 30 Mart 2014 tarihindeki Mahallî

İdareler Genel Seçimi nedeniyle seçmen hareketlerine ilişkin değişikliklere ait

aralarında başvurucuların da bulunduğu 75 kişiyi Çekmeköy

İlçe Seçim Kuruluna bildirmiştir.

6. Çekmeköy İlçe Seçim Kurulu 3/2/2014 tarihli

ve K.2014/39 sayılı kararı ile başvurucuların Çekmeköy

ilçesinde ikamet edip etmediklerine dair emniyet araştırmasında net bir bilgi

tespit edilemediği ve muhtarlık yokluk belgesinin olduğu gerekçesiyle

başvurucuların seçmen kayıtlarının dondurulmasına hükmetmiştir.

7. Başvuruculardan Fatih Poyraz ve Nesrin Poyraz anılan

karara karşı 5/2/2014 tarihinde Çekmeköy İlçe Seçim

Kuruluna itirazda bulunmuşlardır. Anılan başvurucular, itiraz dilekçesinde

diğer başvurucular Emine Poyraz, Mustafa Poyraz, Hülya Poyraz ve Hasan

Poyraz’ın yurt dışında olduğunu belirterek onlar adına da itirazda

bulunduklarını belirtmişlerdir.

8. Çekmeköy İlçe Seçim Kurulu 6/2/2014 tarihli

ve K.2014/40 sayılı kararıyla, başvuruculardan Emine Poyraz, Mustafa Poyraz,

Hülya Poyraz ve Hasan Poyraz adına yapılan itirazları, her seçmenin kendi adına

itirazda bulunabileceği; başvurucular Fatih Poyraz ve Nesrin Poyraz’ın

itirazlarını ise süresinde yapmadıkları gerekçesiyle reddetmiştir.

9. Başvurucuların, Çekmeköy İlçe

Seçim Kurulunun K.2014/39 ve K.2014/40 sayılı kararlarının kaldırılması

talebiyle İstanbul İl Seçim Kurulu Başkanlığına yaptıkları itiraz da Başkanlığın

31/1/2014 tarihli kararıyla İlçe Seçim Kurulu Başkanlığına süresinde itirazda

bulunulmadığı gerekçesiyle kesin olarak reddedilmiştir.

10. İl Seçim Kurulunun kesin kararına karşı başvurucuların

Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) yaptıkları itiraz ise Kurulun 14/2/2014 tarihli ve

K.394 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

11. Karar başvuruculara 20/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve

25/2/2014 tarihinde yapılan bireysel başvuruda süre aşımı olmadığı tespit

edilmiştir.

B. İlgili

Hukuk

12. 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel

Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 111. maddesi şöyledir:

“Bu kanunda, kurulların kesin olduğu yazılı

bulunmayan kararlarına karşı, her kurulun bağlı olduğu üst kurul, itiraz

merciidir

Yüksek Seçim Kurulunun re'sen

veya itiraz üzerine vereceği kararlar kesindir.”

13. 298 sayılı Kanun’un 132. maddesi şöyledir:

“Yüksek Seçim Kurulu evrak üzerinde,

incelemeler yapar. Ayrıca lüzum gördüğü bilcümle tahkik ve her türlü tetkik

işlemlerini de yapar. Gerekli mercilerden her türlü bilgi ve belgeleri ister.

Bu mercilerin, en kısa bir zamanda ve en geç yedi gün içinde istenilen bilgi ve

belgeyi vermeleri mecburidir.

Kurul başkanı, lüzum ve ihtiyaca göre, bu

işlerde çalışmak üzere, Yargıtay ve Danıştay memurlarını da vazifelendirebilir.

İtiraz dilekçesinin bir sureti, tutanağına

itiraz edilene tebliğ olunur. Tutanağına itiraz olunan kimse, isterse yazı ile

savunabileceği gibi, isteği üzerine, Yüksek Seçim Kurulunun tayin edeceği günde

bizzat veya bir vekil marifetiyle kendini kurul huzurunda savunabilir. Kurul,

yapılan itiraz ve ihbarları kendisine verildiği tarihten itibaren en geç üç ay

içinde bir karara bağlar.

Kurulun kararı kesindir. Aleyhine hiçbir

mercie ve kanun yoluna başvurulamaz.

Seçimin özelliğine göre seçim sonuçları hakkında

kesin karar vermeye yetkili mercie yapılacak itirazlarda da yukarıki

1 inci ve 3 üncü fıkralar hükümleri uygulanır.

Ancak, bu kurul itirazları onbeş

gün içinde kesin karara bağlar.

Yukarıki fıkralarda yazılı kararlar aleyhine hiçbir mercie ve kanun yoluna

başvurulamaz.

Tutanakların iptali halinde özel

kanunlarındaki hükümler uygulanır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 19/11/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucuların 21/4/2015 tarihli ve 2014/2606 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

15. Başvurucular, bildirdikleri adreste ikamet etmedikleri

hakkında yapılan itiraz nedeniyle seçmen kayıtlarının dondurulduğunu, bu konuda

Emniyetin yaptığı araştırma sonucunda net bir bilgi tespit edilmemiş olmasına

rağmen karar verildiğini, kararın kaldırılması için yaptıkları itirazın;

süresinde yapılmadığı ve başvuruculardan yurt dışında olan Emine, Mustafa,

Hülya ve Hasan Poyraz hakkında ise bizzat başvuru yapmadıkları gerekçesiyle

reddedildiğini, fiilen başvuru yapamayacaklarının ispatlanmasına rağmen bu

yöndeki itirazlar dikkate alınmadan kurul başkanı tarafından tek başına karar

verildiğini, İlçe ve İl Seçim Kurulu kararlarının kaldırılması talebiyle YSK’ya

yaptıkları itirazın da reddedildiğini belirterek Anayasa'nın 67. maddesinde

düzenlenen seçme haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

16. Başvurucular, 30 Mart 2014 tarihindeki Mahallî İdareler Genel Seçiminde seçim bölgesinde

ikamet etmedikleri gerekçesiyle seçmen kayıtlarının dondurulup oy kullanma

haklarının ellerinden alınması nedeniyle şikâyetçi olmuşlardır.

17. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"Herkes, Anayasada güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki

herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa

Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması şarttır."

18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf

olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal

edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”

19. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre Anayasa

Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu

gücü tarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa'da güvence altına

alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve

Türkiye'nin taraf olduğu ek protokollerin kapsamına da girmesi gerekir. Bir

başka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalan bir hak

ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §

18; Adnan Oktar, B. No: 2012/917,

16/4/2013, § 16).

20. Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokolü’nün 3.

maddesi şöyledir:

"Yüksek Sözleşmeci Taraflar, yasama organının

seçilmesinde halkın kanaatlerinin özgürce açıklanmasını sağlayacak şartlar

içinde, makul aralıklarla, gizli oyla serbest seçimler yapmayı taahhüt

ederler."

21. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına göre

anılan maddede geçen "yasama"

ifadesi mutlak anlamda ulusal parlamento anlamına gelmemekte, söz konusu

ifadenin devletlerin anayasal yapısı ışığında yorumlanması gerekmekte, federal

devletlerde federe devletlerin parlamentoları da bu madde anlamında “yasama” organı olarak kabul edilmektedir (Mansur Yavaş ve Cumhuriyet Halk Partisi, B.

No: 2014/5425, 23/7/2014, § 33).

22. Bunun yanı sıra AİHM, kapsam ve güç bakımından yeterli

yasama yetkisine sahip olmayan yerel yönetim seçimlerini “yasama organı” seçimi kapsamında

görmemektedir (Mansur Yavaş ve Cumhuriyet

Halk Partisi, § 34).

23. Görüldüğü üzere Sözleşme kapsamında korunan hak, yasama

organının seçimi ile ilgili olup Anayasa'nın 127. maddesi kapsamında mahallî

idarelerin oluşturulmasına dair seçimlerle ilgili haklar, bir hak olarak

Sözleşme kapsamında olmadığından, bu seçimlerle ilgili ihlal iddialarının

bireysel başvuru kapsamında incelenmesi mümkün değildir.

24. Açıklanan nedenlerle başvurucuların başvuru dilekçesinde

ifade ettiği şekliyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü haklar, Anayasa ve

Sözleşme ile buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokollerin ortak koruma

alanına girmediğinden başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A.

Başvurunun konu bakımından yetkisizlik

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B.

Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde bırakılmasına

19/11/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Recep KÖMÜRCÜ

Alparslan ALTAN

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

Raportör

:

Murat ŞEN

Başvurucular

:

1. Fatih POYRAZ

2. Nesrin POYRAZ

3. Hasan POYRAZ

4. Mustafa POYRAZ

5. Hülya POYRAZ

6. Emine POYRAZ

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/2606, T. 19.11.2015, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2014-2606-basvuru-19-11-2015-b630d1809f8d