Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2022/7270, 31.10.2024

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2022/7270
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

MURAT ÇELİK BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/7270)

Karar Tarihi: 31/10/2024

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

ÖZETİ

1. Başvuru, Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olan

başvurucunun Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine (CİMER) yaptığı başvurular

nedeniyle uyarma disiplin cezası ile cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü

ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında albay

rütbesindedir. Kocaeli'de Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Donanma

Komutanlığında Merkez Şube Müdürü olarak görev yapmaktayken, başvurucunun

İstanbul'a ataması yapılmıştır.

3. Başvurucu, önceki görevinden alınmasının hangi makamın

yahut kişinin sözlü talebi üzerine yapıldığının kendisine bildirilmesi

talebiyle 14/10/2021 tarihinde CİMER'e başvuru yapmıştır. Ayrıca CİMER'e

yaptığı 12/11/2021 tarihli başvuru ile albay rütbesinde olmasına rağmen yarbay

rütbesiyle istihdam edildiğini belirterek hukuka aykırı durumun sona

erdirilmesini talep etmiştir.

4. Başvurucu 10/12/2021 tarihli kararla üst amiri

tarafından uyarma cezası ile cezalandırılmıştır. Kararda, başvurucuya yazılı

dilekçe ile başvurması durumunda dilekçesinin yetkili makamlara ve

şikâyetlerinin de sıralı sicil amirleri yoluyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığına

iletileceğinin bildirildiği belirtilmektedir. Kararın gerekçesinde, başvurucu

tarafından 14/10/202 tarihli ve 2105083403 sayılı ve 12/11/2021 tarihli ve

2105517687 sayılı CİMER müracaatlarının 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk

Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu hükümlerine aykırı olarak sıralı sicil

amirlerine müracaat edilmeden yapıldığı, başvurucunun 31/1/2013 tarihli ve 6413

sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 15. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının (e) bendi uyarınca "usulsüz müracaat ve şikâyette bulunmak"

disiplinsizliğini işlediği belirtilmiştir.

5. Başvurucunun anılan cezaya karşı yaptığı itiraz,

İstanbul Boğaz Komutanı olan üst disiplin amiri tarafından 15/12/2021 tarihinde

reddedilmiştir. Bu işlem başvurucuya 31/12/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir.

6. Başvurucu, anılan uyarma cezasına karşı 6413 sayılı

Kanun uyarınca mahkemeye başvurma hakkı olmadığını belirtmektedir.

7. Başvurucu 18/1/2022 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

8. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

9. Başvurucu eldeki başvuruya konu disiplin cezasına

neden olan CİMER başvuruları dışındaki bazı CİMER başvurularının cevapsız

bırakılmasından ve İstanbul iline yapılan atama işlemine karşı açtığı davada

verilen iptal kararının idare tarafından uygulanmamasından da şikâyet

etmektedir. Ancak incelenen başvurunun konusunun 14/10/2021 ve 12/11/2021

tarihli CİMER başvuruları nedeniyle başvurucuya verilen disiplin cezasına

ilişkin olduğu görüldüğünden -ayrı başvurulara konu edilmesi mümkün olan- diğer

iddialar değerlendirilmeyecektir.

10. Başvurucu, sıralı sicil amirlerine uğradığı hak

ihlallerini dile getirdiğini, ancak amirlerinin tavır ve davranışlarıyla

bunları görmezden geldiğini, sözlü başvurularının dikkate alınmadığını, bunun

üzerine CİMER'e yaptığı başvuru sebebiyle kendisine disiplin cezası verildiğini

ileri sürerek bilgi edinme ve dilekçe hakkının, eşitlik ilkesinin ve ifade

özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüştür.Görüşünde, konuya ilişkin insan

hakları yargısı içtihadını sunan Adalet Bakanlığı (Bakanlık) ihlal iddialarının

değerlendirilmesinde aktarılan ilke ve kuralların dikkate alınması gerektiğini

belirtmiştir. Bakanlık görüşüne karşı beyanda formdaki hususlar tekrar

edilmiştir.

11. Somut olayda TSK’da albay rütbesi ile görevli olan

başvurucu hukuka aykırı olduğunu düşündüğü konularla ilgili olarak CİMER

üzerinden yaptığı şikâyet ve bilgi edinme talepli başvuruları nedeniyle

disiplin cezası almıştır. Başvurucunun iddialarının özü değerlendirildiğinde

başvurunun ifade özgürlüğü kapsamında incelenmesi uygun görülmüştür.

12. Anayasa Mahkemesi Adem Talas ([GK], B. No:

2014/12143, 16/11/2017) kararında, TSK mensubu olan başvurucunun

Başbakanlık İletişim Merkezine şikâyet dilekçesi vermesinden dolayı disiplin

cezası ile cezalandırılması nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği

iddiasını değerlendirmiştir. Kararda, hukuk devletinin gerekleri kapsamında bir

askerin kişisel veya görevle ilgili sorunlarını dile getirmesinin bir hak olarak

askerî yasalarda öngörüldüğü ve bu hakkın kullanımının askerî disiplin ve

hiyerarşik düzen içinde belli bir yöntem benimsenerek düzenlendiği, asker

kişiler için Türkiye Büyük Millet Meclisine yapılacak müracaat dışındaki

şikâyet ve taleplerin 211 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde sıralı amirler

takip edilerek yapılmasının öngörüldüğü ifade edilmiştir. Bu şikâyet usulüne

riayet edilmemesinin de 6413 sayılı Kanun’da disiplin cezasını gerektiren bir

eylem olarak düzenlendiği belirtilmiştir (Adem Talas, § 51 ).

13. Anayasa Mahkemesi Adem Talas kararında askerî

hiyerarşi ve disiplin içinde bulunanlara yönelik olarak belirli şikâyet

usulleri ve bunların dayandırıldığı disiplin yaptırımları bulunmasının

demokratik toplum düzeninde gerekli olmadığının söylenemeyeceğini ifade

etmiştir (anılan kararda bkz. § 54). Fakat sıralı amirlerine yaptığı

başvuruların sonuçsuz kalması nedeniyle BİMER'e başvuran başvurucuya verilen

disiplin cezasının demokratik toplum düzeninde gerekli bir müdahale olmadığı

değerlendirmiş ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

14. Somut olayda, başvurucu albay olmasına rağmen yarbay

rütbesiyle istihdam edilmesinin hukuka aykırılığına ilişkin şikâyetini ve başka

ile atanmasını sözlü olarak talep eden kişilere ilişkin bilgi talebini sıralı

amirleri yoluyla üstlerine sunma imkânı varken doğrudan CİMER'e başvurmuştur.

Başvurucu her ne kadar 1/12/2021 tarihli Deniz Personel Bilgi Sisteminde atama

danışmanına yazdığı mesajın ekran görüntüsünü sunmuşsa da bu mesajın tarihinin CİMER

başvurularından sonra olduğu görülmektedir. Öte yandan, bu başvurunun resmî bir

başvuru hüviyetinde olup olmadığı da başvuru formu ekinde yer alan ekran

çıktısından anlaşılamamaktadır. Bunun haricinde başvurucunun söz konusu

taleplerine ilişkin olarak üstlerine yaptığı yazılı veya tutanağa geçirilmiş

sözlü bir başvurusunun bulunmadığı görülmektedir. Dolayısıyla başvurucunun

yasaya göre resmî veya kişisel müracaat veya şikâyetini en yakın amirine

yapması gerekirken doğrudan CİMER'e müracaatta bulunması nedeniyle en hafif

ceza türü olan uyarma disiplin cezasıyla cezalandırılmasının ifade hürriyetini

ihlal ettiği iddiasının, Adem Talas kararındaki ilkeler doğrultusunda,

açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

15. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 26. maddesinde

güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edilmediği açık olduğundan

başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

bırakılmasına 31/10/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

İrfan FİDAN

Muhterem İNCE

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Muhammed Cemil KANDEMİR

Başvurucu

:

Murat ÇELİK

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2022/7270, T. 31.10.2024, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2022-7270-basvuru-31-10-2024-0d4bedcd2fd5