Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2017/38364, 16.09.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2017/38364
Karar Tarihi

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

DERVİŞ CEYLAN VE MEHMET CEYLAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2017/38364)

Karar Tarihi: 16/9/2020

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, silahla kasten öldürme olayı hakkındaki

yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 15/11/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu Mehmet Ceylan 28/12/2004 tarihinde öldürülen

V.C.nin babası, diğer başvurucu da B.C.nin babasıdır.

9. N.D. ve H.D.nin babası olan F.D. 2001 yılında

İstanbul'da bıçaklanmak suretiyle öldürülmüştür. Hakkında iddianame düzenlenen

V.C. ve başvurucu Derviş Ceylan beraat etmişse de her iki aile arasında husumet

meydana gelmiştir.

10. V.C., başvurucu Derviş Ceylan ve oğlu B.C. Mardin'de

28/12/2004 tarihinde silahla saldırıya uğramış; V.C. ile B.C. ölmüş, başvurucu

Derviş Ceylan ise yaralanmıştır.

11. Olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma sonucunda

N.D, H.D. ve C.D. hakkında 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza

Kanunu’nun 450. maddesinin dördüncü ve onuncu fıkraları, 31. ve 33. maddeleri

ile 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer

Aletler Hakkında Kanun'un 13. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca

cezalandırılmaları istemiyle 14/3/2006 tarihinde iddianame düzenlenmiştir.

12. İlk duruşma 22/6/2006 tarihinde yapılmıştır. Bu

tarihten başlamak üzere 3/4/2012 tarihine kadar 49 duruşma yapılmış ve

yargılamada H.D. ile C.D. hakkında beraat kararı, diğer sanık hakkında 12 yıl 6

ay hapis cezası verilmiştir.

13. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9/6/2014

tarihinde yargılamadaki eksiklikleri gözönünde bulundurarak hükmü bozmuştur.

14. Bozma kararı üzerine 16/10/2014 tarihinde başlayan

yeni yargılamanın 14. celsesinin yapıldığı 13/6/2017 tarihinde eski hükme

benzer şekilde bazı sanıkların beraatine, N.D.nin ise mahkûmiyetine karar

verilmiştir.

15. Bu hükmün de temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtaya

gönderilmiş olup dosya hakkında henüz bir karar verilmemiştir.

16. Başvurucular 15/11/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

17. İlgili hukuk için bakınız Onurhan Solmaz, B. No:

2012/1049, 26/3/2013.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

18. Mahkemenin 16/9/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

19. Başvurucular, yakınlarının yaşamını yitirdiği olaya

ilişkin yargılamanın uzun sürdüğünü belirterek Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş

ve tazminat talep etmişlerdir.

B. Değerlendirme

20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı

fıkrasına göre bireysel başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından

ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının

yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf

olduğu Sözleşme'ye ek protokoller kapsamına da girmesi gerekir. Anayasa ve

Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan hak ihlali iddiasını içeren

başvurular bireysel başvurunun kapsamında değildir (Onurhan Solmaz, B. No:

2012/1049, 26/3/2013, § 18).

21. Sözleşme’nin 6. maddesinde adil yargılanmaya ilişkin

hak ve ilkelerin medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların

ve bir suç isnadının esasının karara bağlanması esnasında geçerli olduğu

belirtilerek hakkın kapsamı bu konularla sınırlandırılmıştır. Bahsedilen hâller

dışında kalan adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına dayanan başvurular,

Anayasa ve Sözleşme kapsamı dışında kalacağından bireysel başvuruya konu

olamaz. Dolayısıyla bir ceza davasında, haklarında suç isnadı bulunmayan

mağdur, suçtan zarar gören, şikâyetçi veya katılan sıfatını haiz kişiler

Sözleşme’nin 6. maddesinin koruma alanı dışında kalmaktadır (Onurhan Solmaz,

§§ 23, 24).

22. Somut olayda başvurucuların söz konusu yargılamada

mağdur ve müşteki olarak yer aldıkları, kendilerine yönelik bir suç isnadında

bulunulmadığı, böylece yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğine yönelik iddialarının bu hakkın kapsamına girmediği

anlaşılmaktadır.

23. Açıklanan nedenlerle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde

BIRAKILMASINA 16/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Muammer TOPAL

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Hasan SARAÇ

Başvurucular

:

1. Derviş CEYLAN

:

2. Mehmet CEYLAN

Başvurucular Vekili

:

Av. Bahattin UNCU

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2017/38364, T. 16.09.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2017-38364-basvuru-16-09-2020-d206a4a39707