Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2016/7284, 08.07.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2016/7284
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

HALİB ÖZEL EĞİTİM YURT İŞLETMECİLİĞİ DIŞ

TİCARET PAZARLAMA SANAYİ A.Ş. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2016/7284)

Karar Tarihi: 8/7/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza soruşturması kapsamında mal varlığı hakkında

verilen elkoyma tedbiri nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 11/4/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Başvuru Tarihine Kadar

Yaşanan Gelişmeler

7. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının (Savcılık) 19/2/2016

tarihli ve 2015/11311 Soruşturma sayılı yazısının incelenmesi neticesinde

13/8/2015 tarihinde Savcılığa yapılan ihbar sonrasında ismi belirtilmeyen

şüphelilerin ikametinde arama yapıldığı, arama neticesinde çok sayıda senet,

belge, doküman ve dijital materyallerin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Ayrıca

ele geçirilen 241 senedin Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet

Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) birçok yurdunda barınmış öğrencilere ait olduğunun

anlaşılması üzerine öğrencilerin ifadesi alınmıştır.

8. Anılan FETÖ/PDY soruşturması kapsamında başvurucu şirketin de

aralarında olduğu bazı şirketlerin yönetici ve ortaklarının FETÖ/PDY'nin

amaçları doğrultusunda hareket ettikleri gerekçesiyle bu şirketlerin 3.

kişilere devredilmesi ve satılmasının önlenmesi amacıyla şirketlerin mal

varlığına 19/2/2016 tarihinde Savcılıkça el konulmuştur. Kararın gerekçesinde

11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi

Hakkında Kanun'un 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikmesinde sakınca

bulunduğu belirtilerek şirketin kayıtlarına şerh düşülmesi ve menkul

gayrimenkul malvarlıklarına el konulmasına karar verildiği açıklanmıştır.

9. 19/2/2016 tarihinde Erzurum 1. Sulh Ceza Hakimliğinden

(Hâkimlik) Savcılığın elkoyma kararının onaylanması talep edilmiştir.

Hâkimlikçe aynı gün elkoymanın onaylanmasına karar verilmiştir. Kararın

gerekçesinde 5549 sayılı Kanun'un 17. maddesine dayanılarak, şirketlerin

FETÖ/PDY'nin amaçları doğrultusunda faaliyette bulunduğu belirtilmiştir.

10. Başvurucunun 29/2/2016 tarihinde elkoyma kararına yaptığı

itiraz Erzurum 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 3/3/2016 tarihli kararı ile

reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Kararın gerekçesinde usul ve yasaya aykırı

bir durum görülmediği belirtilmiştir.

11. Nihai karar başvurucuya 8/3/2016 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

12. Başvurucu 11/4/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. Başvuru Tarihinden

Sonra Yaşanan Gelişmeler

13. Anılan soruşturma kapsamında Savcılıkça 11/5/2016 tarihinde,

4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133. maddesi

uyarınca başvurucu Şirkete kayyum atanması talebinde bulunulmuştur. Hâkimlikçe

16/5/2016 tarihinde FETÖ/PDY kapsamındaki faaliyetleri nedeniyle başvurucu

Şirkete yönetim organının tüm yetkilerini kullanmak üzere kayyum atanmasına

karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"...1-Ufuk Nil Özel

Eğ.Ve Yurt İşletmeciliği İnşaat Taah. Gıda Tur. Paz.Tic.San. A.Ş.

2-Aziziye İnş. Taah.Özel Eğ. Tr. Tek.Gd.

Bas.Yay. Dağ.Paz. Tic. ve Sanayi Aş.

3-Halib Özel Eğitim Yurt İşletmeciliği Ticaret

Pazarlama Sanayi A.Ş.

4-Akif Eğitim Yayın Ve Ticaret Ltd. Şti

yöneticisi ve ortaklarının örgüt mensupları arasında olduğu ve bu örgüt amaları

doğrultusunda faaliyette bulundukları değerlendirilmiş, şirketlerin bir kısım

tanık beyanları, belgelere göre birbirleri ile irtibatlı olduğu, KUDAKA ve

SODES üzerinden hileli yollarla veya şartları oluşmadığı halde devlet hibesi

aldıkları, bu şekilde kamunun zarara uğratıldığı, özellikle SODES projesinde

maddi yoksulluk, okul eksik, eğitim kalitesizliği veya bilinçsizlik sebebiyle

okula gönderilmek yerine erken yaşta evlendirilmeye çalışılan bireylere yönelik

oluşturulan 'kızlarımıza yarınlar verelim' projesinde ücretsiz hizmet alması

gereken öğrencilerin bu imkandan yararlandırılmadığı, aksine halen üniversitede

okuyan öğrencilerden yine yurt ücreti bedeli karşılığı senetler alındığı,

yurtta barındırıldığı, hem devletten teşvik alınıp hem de öğrencilerden barınma

ücreti alındığı, bir kısım pansiyon ve yurtların Milli Eğitim Müdürlüğü ve

Belediyelerden gelen müzekkere cevaplarına göre kayıtlarının bulunmadığı,

şirket yetkili veya yurt kurucularının öğrenciler tarafından abi - abla olarak

bilindikleri ve hitap edildiği, yurt hiyerarşik düzeni içerisinde kat, oda ve

yurt abi-ablası şeklinde yapılanma olduğu, FETÖ/PDY örgüt faaliyetleri

kapsamında yurt yönetiminde bu hiyerarşi içerisinde faaliyette bulunulup

özellikle barınan bir kısım tanık olarak ifadesi alınan öğrencilerin

beyanlarına göre örgüt lideri Fetulah Gülen'e ait kitapların okutulup CD'lerin

izlettirildiği, bu amaçla yurtlarda sık sık toplantılar yapıldığı, bu

faaliyetlerin amacının örgüte eleman temin edilmesi olduğu değerlendirilmiştir.

Yurtta ücret mukabili kalan bir kısım öğrenci

ve veli beyanlarına göre örgüte finans sağlamaya yönelik düzenlenen senetlerin

tahsilinde taviz verilmediği, yurtlara verilen yardımların öğrencilere de

ulaştırılmadığı, yine örgüt amacı doğrultusunda yayın yapan Zaman Gazetesi ve

Sızıntı Dergisine aboneliklerin ikna süreciyle yönlendirme ve zorlamalarda

bulunulduğu, öğrenciler tarafından kurban derisi toplanmasına yönelik

yönlendirme ve zorlamaların yapıldığı, örgütün finans kaynaklarından olan esnaf

toplantılarının yurtlarda düzenlendiği, yurt faaliyetlerinin örgüt liderinin

yönlendirmesi ile gerçekleştirildiği, bahsi geçen şirketlerin yetkili ve ortağı

oldukları, yurt yönetiminde bulunanlarında FETÖ/PDY terör örgütü üyesi

olduklarından bahisle başlatılan soruşturmada CMK'nın 133/4-a8 maddesinde yer

alan suçun bu şirket faaliyetleri çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda

kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığını gösteren ele geçen senetler, tanık

beyanları, belgelerin var olduğu maddi gerçeğin ortaya çıkartılabilmesi için

gerekli görülmekle hakimliğimizce söz konusu şirketlere kayyım atanması yönünde

kanaat oluşmuştur. Kayyım görevi yönünden dosya kapsamına göre yapılan

değerlendirmede FETÖ/PDY terör örgütü faaliyetlerine katılan anılan şirketlere

yönetim yetkilerinin tümünün delillerin toplanması ve maddi gerçeğin ortaya

çıkartılması yönünde zaruri olduğu, bu nedenle hakimliğimizce anılan şirketlere

yönetim organının yetkilerinin tümüyle kayyım tayini zorunlu görülmüştür..."

14. Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüyle

karşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde 21/7/2016

tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine

karar verilmiştir. Müteaddit defa uzatılan OHAL 19/7/2018 tarihinde son

bulmuştur. Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç, OHAL ilanı, OHAL döneminin

gerektirdiği tedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri ([GK], B. No:

2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-20, 47-66) kararında yer almaktadır.

15. 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan

667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ekinde yer alan listelerdeki özel

sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci

yurtları ve pansiyonları, vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri,

vakıf yükseköğretim kurumları, sendika, federasyon ve konfederasyonlar

kapatılmıştır.

16. Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin olarak 667 sayılı KHK

ekinde yer alan ve başvurucu Şirketin sahibi olduğu özel okulların kapatıldığı

anlaşılmıştır. Bu kapsamda, 12/11/2016 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde 670

sayılı KHK'nın 5. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince başvurucu Şirketin

17/8/2016 tarihinde resen terkin edildiği görülmüştür.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. 670 sayılı KHK'nın "Devir

işlemlerine ilişkin tedbirler" kenar başlıklı 5. maddesinin (3)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Kapatılan kurum,

kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım

kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari

sicil kayıtları resen terkin edilir. Bunların devralınan varlıkları dışındaki

varlıkları da Hazineye bedelsiz devredilmiş sayılır. Bu durumda şirketlere daha

önce atanmış kayyımlar tasfiye memuru olarak görevlendirilebilir veya bu

şirketlere tasfiye memuru atanabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve

esasları belirlemeye ve birinci fıkrada yer alan hususları bu şekilde

devralınan varlıklar için de uygulamaya Maliye Bakanlığı yetkilidir."

18. Bireysel başvuru anında tüzel kişiliği haiz olan ancak

bireysel başvurunun incelenmesi aşamasında tüzel kişiliğini yitiren ticaret

şirketler hakkında yapılan değerlendirmelerde kullanılan ulusal hukuk

kaynakları için ayrıca bkz. Gümüşdere İnşaat

Ticaret ve Sanayi A.Ş., B. No: 2013/5016, 12/6/2018, §§ 8-23.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 8/7/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu; gerekçe belirtilmeksizin 5549 sayılı Kanun

uyarınca şirkete el konulduğunu ve itirazın reddedildiğini, gizlilik kararı

nedeniyle soruşturma dosyasının içeriği hakkında bilgi sahibi olamadığını

vurgulamıştır. Başvurucu ayrıca el koyma dayanağını oluşturan mevzuatın

öngörülebilir olmadığını ve elkoyma kararının usule ilişkin gerekliliklere

uyulmaksızın alındığını ileri sürmüştür. Sonuç olarak belirtilen gerekçelerle

mülkiyet ve adil yargılanma hakları ile suç ve cezaların kanuniliği ile

masumiyet ilkelerinin ihlal edildiği iddia edilmiştir.

B. Değerlendirme

21. İlke olarak bireysel başvuruda bulunan başvurucu, tüzel

kişiliği haiz bir şirket ise şirketin bireysel başvuru anında tüzel kişiliği

haiz olması gerektiği gibi bu tüzelkişiliğin bireysel başvuru sürecinin sonuna

kadar korunması şirketler tarafından yapılan başvurunun esasının

incelenebilmesi için zorunlu bir koşuldur (Gümüşdere

İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., § 36). Şirketin ticaret sicil

kaydının silinmesi ve tüzel kişiliğini yitirmesi olgusu bireysel başvurunun

esasının incelenmesine engel teşkil eder. Anayasa Mahkemesi, başvurunun

incelemesi devam ederken başvuru ehliyetinin yitirilmesi durumunda

başvurunun düşmesine karar vermektedir (Gümüşdere

İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., §§ 38, 39).

22. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri A.Ş. (B. No: 2015/18554,

25/9/2019) başvurusuna ilişkin kararında kamu otoritesince bir şirketin tüzel

kişiliğine tek taraflı bir işlemle son verilmesi durumunda bu şirketin taraf

olduğu bireysel başvurular hakkında düşme kararı verilmesi gerektiğinin kabulü

hâlinde ortakların öngöremedikleri bir terkin işlemi nedeniyle menfaatlerinin

zedelenmesinin söz konusu olabileceğine dikkat çekmiştir. Anayasa Mahkemesi

anılan kararında hukuki varlıkları kamu otoritelerinin tek taraflı iradesiyle

sona erdirilen özel hukuk tüzel kişilerinin tüzel kişilikleri sona ermeden önce

yaptıkları bireysel başvuruların devamında menfaati bulunduğunu iddia eden

kişilerin bireysel başvuruya devam etmek istediklerini makul bir süre içinde

bildirmeleri hâlinde başvurunun incelenmesine devam edilebileceğine karar

vermiştir (Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri

A.Ş., §§ 27, 29).

23. Kuşkusuz ki başvuruya devam etme iradesini Anayasa

Mahkemesine makul bir süre içinde bildirme yükümlülüğü, başvurunun devamında

menfaati bulunduğunu iddia eden kişi veya kişilere ait olacaktır. Tüzel kişinin

yaptığı başvuruyu devam ettirmede menfaati bulunduğunu iddia edenlerin bu

isteklerini Anayasa Mahkemesine bildirmeleri gereken makul sürenin tespitinde

bunların tüzel kişiliğinin hukuki varlığının sona erdiğini bilip bilmedikleri

dikkate alınacaktır. Öte yandan başvurunun devamında menfaati bulunduğunu iddia

eden kişilerin bu iddialarını destekleyecek, ispata yarayacak bilgi ve

belgeleri Anayasa Mahkemesine iletmeleri gerekir (Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri A.Ş., §30).

24. Bu aşamada kimlerin tüzel kişiye ait başvurunun devamında

menfaat sahibi olduğunun belirlenmesine gerek olmayıp bu hususta her somut

olayın kendine özgü koşullarına göre değerlendirme yapılması uygun görülmüştür.

25. Somut olayda başvurucu Şirketin sicil kaydı, 670 sayılı KHK

ile resen terkin edilmiştir. 670 sayılı KHK 17/8/2016 tarihli Resmî Gazete'de

yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla Şirketin hukuki

varlığı 17/8/2016 tarihinde sona ermiştir.

26. Somut başvurunun karara bağlandığı tarihe kadar hiç kimse

başvuruyu devam ettirmek isteğini Anayasa Mahkemesine bildirmemiştir.

Dolayısıyla başvurunun incelenmesinin

sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmadığından başvurunun düşmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun incelenmesinin

sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmadığından DÜŞMESİNE,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

8/7/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Muammer TOPAL

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Mahmut ALTIN

Başvurucu

:

Halib Özel Eğitim Yurt İşletmeciliği

Dış Ticaret Pazarlama Sanayi Anonim Şirketi

Vekili

:

Av. Muharrem AKÇAY

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2016/7284, T. 08.07.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2016-7284-basvuru-08-07-2020-774d17c03a0e