Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2015/11361, 25.12.2018

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2015/11361
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

OĞUZ OKUYUCU BAŞVURUSU (2)

(Başvuru Numarası: 2015/11361)

Karar Tarihi: 25/12/2018

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, terfi ettirilmeme işlemine karşı açılan davada

ayrımcı tutumla uygulama yapılması nedeniyle eşitlik ilkesinin ve kovuşturma

altında olunması esas alınarakişlemin hukuka uygun

bulunması nedeniyle de masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/7/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde subay olarak görev

yapan başvurucu 2009 yılında yarbay rütbesine terfi etmiştir.

7. Başvurucu, kamuoyunda askerî casusluk davası olarak bilinen

ceza yargılaması kapsamında 16/6/2012 tarihinde tutuklanmış ve 28/1/2014

tarihinde serbest bırakılmıştır.

8. Serbest bırakılmasının ardından görevine devam eden

başvurucunun 2014 yılı terfi döneminde albay rütbesine terfisi

için gereken onay yapılmamıştır.

9. Başvurucu, söz konusu terfi ettirilmeme işleminin iptali

istemiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) nezdinde dava açmıştır.

10. AYİM Birinci Dairesi (Mahkeme) 10/6/2015 tarihli kararıyla

davayı reddetmiştir. Ret gerekçesinde öncelikle 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı

Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 65. maddesindetahliye edilmekle beraber kovuşturma veya

duruşması devam eden subayların terfi işlemlerin yapılmayacağının hüküm altına

alındığı hatırlatılmıştır. Başvurucunun devam eden bir kovuşturma altında

olduğu ve idarenin bağlı yetki içinde terfi işlemini gerçekleştirmemesinde

hukuka aykırı bir yön bulunmadığı ifade edilmiştir. Diğer taraftan başvurucunun

ileri sürdüğünün aksine TSK bünyesinde bulunan subayların görevin niteliği

gereği diğer kamu personelinden ayrık olarak özlük hakları konusunda farklı

kurallara tabi tutulmasının eşitlik ilkesine aykırı olmadığının altı

çizilmiştir. Ayrıca 27/12/1998 tarihli ve 23566 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Subay Sicil Yönetmeliği'nin 60.

maddesi uyarınca başvurucunun ceza kovuşturmasının beraat, düşme, erteleme,

kısa süreli hapis gibi hükümlerle sonuçlanması hâlinde terfi işlemlerinin hemen

yapılacağı ve nasıp tarihinin emsallerinin nasıp tarihine götürüleceği

vurgulanarak masumiyet karinesinin korunduğu belirtilmiştir. Sonuç itibarıyla

başvurucu hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine

ulaşılarak ret gerekçesi oluşturulmuştur.

11. Başvurucu, ret hükmünü 1/7/2015 tarihinde tebellüğ etmesinin

ardından 9/7/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

12. 926 sayılı Kanun'un 65. maddesinin (e) bendi şöyledir:

''e) Terfi sırasına girenlerden;

1. Açıkta bulunanların,

2. Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişkilerinin kesilmesini

gerektirmeyecek şekilde hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum

olmaları nedeniyle veya (c) bendinin (2) numaralı alt bendine göre açıkları

kaldırılmış olup da henüz hükümleri kesinleşmemiş olanların,

3.Tutuklu bulunan ya da tahliye edilmekle beraber kovuşturma veya

duruşması devam eden veya hakkında verilen hüküm henüz kesinleşmemiş

bulunanların,

4. Kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme hariç, firar veya izin

tecavüzünde bulunmuş olanlar ile firar veya izin tecavüzüne devam edenlerin,

Terfileri ve kademe ilerlemeleri yapılmaz.

Bu gibilerin terfi ve kademe ilerlemesi işlemlerinin ne şekilde

yapılacağı subay sicil yönetmeliğinde gösterilir. ''

13. Subay Sicil Yönetmeliği'nin 60. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

''...

Rütbe terfi sırasına giren:

...

b. Bunlardan:

(1) Tutuklu bulunan ya da tahliye edilmekle

beraber soruşturması veya muhakemesi devam edenveyahaklarında

verilen hüküm henüz kesinleşmemiş bulunanların terfileri yapılmaz, yapılmış olanlariptal edilir.

(2) Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, beraetine, muhakemenin men'ine,

kamu davasının düşmesine, ortadan kaldırılmasına veya verilen cezanın teciline,

tedbire veya para cezasına çevrilmesine karar verilmek suretiyle tutukluluk

hâllerine son verilenler ile daha önce tutukluluk hâllerine son verilmekle

beraber bilâhare haklarında yukarıda sayılan kararlardan biri veya kısa hapis

cezası verilmiş ve hükmü kesinleşmiş olanların, terfi eden emsallerinin

şartlarını haiz olmak kaydıyla kadro açığı şartı aranmadan bir üst rütbeye

terfi işlemleri, bu Yönetmeliğin 41 nci maddesi

esaslarına göre derhâl yapılır. Terfi edenlerin nasıpları, emsallerinin nasıp

tarihine götürülür.

(3) Kısa hapis cezasına, tedbire, para

cezasına çevrilen ve tecil edilen mahkûmiyet hükümleri hariç olmak üzere,

haklarında verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşenlerin, cezanın infazını müteakip

nasıpları düzeltilerekyeni nasıpları saptanır.

Bulunan yeni nasıplarınagöre emsalleriterfi

etmiş bulunanlar, terfi şartlarını haiz iseler ilk 30 Ağustos tarihinde o yıl

terfi sırasınagirenler ile birlikte terfi işlemine tâbitutulurlar. Terfiedenlerinyeni

rütbenasıpları, emsallerininnasıp

tarihine götürülür.''

V. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 25/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

15. Başvurucu; kovuşturma altında bulunması nedeniyle terfi

ettirilmeme işlemininhukuka uygun bulunmasının

masumiyet karinesinin ihlal ettiğini ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

16. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşruluğunun açık olduğu başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

17. Masumiyet karinesi, kişinin suç işlediğine dair kesinleşmiş

bir yargı kararı olmadan suçlu olarak kabul edilmemesini güvence altına alır.

Bunun sonucu olarak kişinin masumiyeti asıl olduğundan

suçluluğu ispat külfeti iddia makamına ait olup kimseye suçsuzluğunu ispat

mükellefiyeti yüklenemez. Ayrıca hiç kimse, suçluluğu hükmen sabit oluncaya

kadar yargılama makamları ve kamu otoriteleri tarafından suçlu olarak

nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz (Kürşat Eyol, B.

No: 2012/665, 13/6/2013, § 26).

18. Kişinin suçluluğunu ima ya da kabul eden bir yargı kararı

söz konusu olmadıkça sadece soruşturma açılmış olması da disiplin veya idari

yaptırım işlemlerinin başlatılması veya uygulanması için yeterli görülebilir (Ramazan Tosun, B. No: 2012/998, 7/11/2013,

§ 65).

19. Masumiyet karinesi bakımından önemli olan husus; kamu

makamlarının işlem ya da kararlarında belirttikleri gerekçeler veya

kullandıkları dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza

mahkemeleri tarafından henüz suçlu bulunmamış bireyin masumiyeti üzerine gölge

düşürülmesine sebebiyet vermemeleridir (Galip

Şahin, B. No: 2015/6075, 11/6/2018,§ 47).

20. 926 sayılı Kanun ve Subay Sicil Yönetmeliği'nin subayların

terfi işlemleri konusunda tedbir niteliğinde hükümler içerdiği görülmektedir

(bkz. §§ 12, 13). Yukarıda belirtildiği üzere (bkz. § 18) suçluluğu ima ya da

kabul eden bir durum söz konusu olmadıkça kişi hakkında salt soruşturma açılmış

olması hâlinde dahi birtakım idari tedbirlerin alınması mümkündür. Kaldı ki

başvurucunun terfi ettirilmeme işleminin tesis edilme sürecinde kendisine suçlu

muamelesi yapıldığı yönünde bir iddiası bulunmamaktadır. Bireysel başvuruya

konu olan yargı sürecinde de Mahkeme tarafından başvurucuya yönelik bir suç ya

da fiil isnadında bulunulmadığı açıktır. Mahkeme 926 sayılı Kanun hükümlerinin

öngördüğü tedbir kapsamında tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğusonucuna varmış ve Subay Sicil Yönetmeliği

hükümlerinin de başvurucunun masumiyet karinesini koruduğunu ifade etmiştir

(bkz. § 10). Bu değerlendirme herhangi bir suçun varlığına yönelik kabule vücut

vermemektedir. Mahkeme kararında suça konu bir eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği

yönünde bir değerlendirme yapılmamış, suçun varlığına yönelik bir kabul ile

hareket edilmemiştir. Mahkeme tarafından ilgili mevzuat, subaylık görevinin

gerektirdiği nitelikler ve başvurucunun durumu değerlendirilmek suretiyle

işlemin hukuka uygun olduğunun tespit edildiği görüldüğünden masumiyet

karinesinin ihlal edilmediğinin açık olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

21. Açıklanan gerekçelerle masumiyet karinesinin ihlal

edilmediğinin açık olduğu anlaşılan başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

B. Eşitlik İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

1. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu, subaylara yönelik olarak terfi işlemlerinde

yapılan uygulamanınAnayasa'nın 10. maddesinde güvence

altına alınan eşitlik ilkesini ihlal ettiğini ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

23. Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ve

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 14. maddesinde düzenlenen

ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine yönelik iddiaların soyut olarak

değerlendirilmesi mümkün olmayıp mutlaka Anayasa ve Sözleşme kapsamında yer

alan diğer temel hak ve özgürlüklerle bağlantılı olarak ele alınması gerekir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §

33).

24. Somut olayda eşitlik ilkesinin ihlal edildiği ileri

sürülmekte ise de söz konusu ihlal iddiasının hangi temel hak ve özgürlüğe

yönelik olarak gerçekleştiği belirtilmemiştir. Başvuru konusu iddiaların

Anayasa ve Sözleşme kapsamındaki hak ve hürriyetlerden biri ile bağlantısı da

bulunmamaktadır.

25. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

25/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Volkan

ÇAKMAK

Başvurucu

:

Oğuz OKUYUCU

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2015/11361, T. 25.12.2018, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2015-11361-basvuru-25-12-2018-095fc13430bf