Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2015/10660, 18.04.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2015/10660
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ADEM ÖZDEMİR VE MELAHAT ÖZDEMİR BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2015/10660)

Karar Tarihi: 18/4/2019

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir ceza kovuşturmasının makul sürede tamamlanmadığı

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 22/6/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan yargılama dosyalarındaki

bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

6. Başvuruculardan Adem Özdemir, eşinin doğum yapacağını, bu

nedenle 112 Acil Servisi arayarak ambulans talebinde bulunduğunu ancak

ambulansın gönderilmemesi nedeniyle gecikmeli olarak özel bir otomobil ile

eşini hastaneye kaldırdıklarını ancak bebeğin anne karnında vefat ettiğini

belirterek 112 Acil Servis görevlileri hakkında Batman Cumhuriyet

Başsavcılığına (Cumhuriyet Başsavcılığı) şikâyet dilekçesi sunmuştur.

7. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Acil Servis Hemşiresi A.Ç.

ve Tıp Teknisyeni M.YE hakkında talep edilen soruşturma izni üzerine Batman

Valiliğinin 18/4/2008 tarihli kararıyla soruşturma izni verilmemesine karar

verilmiştir.

8. Söz konusu karara karşı müşteki tarafından yapılan itiraz

Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesinin 18/06/2008 tarihli kararı ile kabul edilmiş

ve şüphelilerin atılı suçu işledikleri kanısını doğrulayacak ve haklarında adli

soruşturma açılmasını gerekli kılacak yeterli belge ve bilgi bulunduğu

gerekçesi ile soruşturma izni verilmemesine dair kararın bozulmasına karar

verilmiştir.

9. Bunun üzerine Cumhuriyet Başsavcılığının 4/11/2008 tarihli

iddianamesiyle şüpheliler hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası

açılmıştır.

10. Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 24/5/2010 tarihli

kararıyla sanıkların müsnet suçtan beraatlerine karar vermiştir.

11. Karar, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 30/1/2013 tarihli

kararıyla bozulmuştur. Bozma gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...Katılanın, olay günü sabah 06.30

sularında eşinin rahatsızlanması nedeniyle araç bulamadığını belirterek

ambulans talep etmesine rağmen, sanık [A.Ç.nin], 'doğumlara 112

gelmiyor, bir şekilde götürmeye çalışın' diyerek ambulans göndermediği,

katılanın eşini kendi imkanları ile hastaneye götürdüğü ancak bebeğin ölü

doğduğu, olay tarihinde de 112 komuta kontrol merkezinde nöbetçi doktor

bulunmadığının anlaşılması karşısında; görevli tabip bulunmadığı durumlardaki uygulamanın

ne olduğu ve sanıkların aynı tarihte başkaca talepler nedeniyle ambulans

görevlendirip görevlendirmediği belirlenerek, sonucuna göre sanıkların hukuki

durumlarının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe

ile beraat kararı verilmesi..."

12. Bozma üzerine yapılan yargılamada Mahkemenin 22/1/2015

tarihli kararıyla sanıkların müsnet suçtan neticeten

5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri

bırakılmasına karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:

"...her durumda komuta kontrol merkezinde

tıbbi çağrıları karşılayacak nöbetçi doktorun bulunması gerektiği, sağlık

personelinin katılanın eşinin herhangi bir anormal durumu bulunmadığı, doğumun

normal doğum olduğu, bulundukları yerin merkeze yakın olması gerekçesiyle

ambulans göndermemesi durumunun öncelikle Anayasa'nın sosyal devlet ilkesine

aykırı olduğu, Anayasamızın 17. ve 60. maddelerini de ihlal eder nitelikte

olduğu açıktır. Kaldı ki mevcut yönergelerden ve yasal prosedürden söz konusu

tıbbi çağrıyı değerlendirme yetkisi olay tarihinde 112 komuta merkezinde

çalışan sanıklara ait de değildir. Sanıkların savunmalarına göre o tarihte

çağrıları cevaplandırıp gerektiğinde ambulans sevk etmeye yetkili olan nöbetçi

doktor tıpta uzmanlık sınavına çalışmak için komuta merkezinde bulunmamaktadır.

Bu durumda sanıkların daha önce kendilerine verilen hukuksuz talimata binaen

olay yerine ambulans sevk etmeyerek görevlerini kötüye kullandıkları

açıktır..."

13. Karara karşı sanıklar tarafından yapılan itiraz, Batman 1.

Ağır Ceza Mahkemesinin 16/3/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

14. Ret kararı başvuruculara 18/6/2015 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

15. Başvurucular 22/6/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 18/4/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

17. Başvurucular, bebeklerinin ölü doğmasıyla sonuçlanan olayın

sorumluları hakkında yürütülen yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle maddi ve

manevi olarak mağdur olduklarını belirterek makul sürede yargılanma haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların başvuru formunda iddialarını

dile getiriş biçimler gözetildiğinde iddialarının münhasıran yargılamanın uzun

sürmesine yönelik olduğu ve başka haklar yönünden bir şikâyetlerinin

bulunmadığı anlaşıldığından başvurunun adil yargılanma hakkı kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

19. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı

fıkrasına göre bireysel başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından

ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının

yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf

olduğu Sözleşme'ye ek protokoller kapsamına da

girmesi gerekir. Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan hak

ihlali iddiasını içeren başvurular bireysel başvurunun kapsamında değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §

18).

20. Sözleşme’nin 6. maddesinde adil yargılanmaya ilişkin hak ve

ilkelerin medeni hak ve yükümlülükler ile

ilgili uyuşmazlıkların ve bir suç

isnadının esasının karara bağlanması esnasında geçerli olduğu

belirtilerek hakkın kapsamı bu konularla sınırlandırılmıştır. Dolayısıyla

bahsedilen hâller dışında kalan adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına

dayanan başvurular, Anayasa ve Sözleşme kapsamı dışında kalacağından bireysel

başvuruya konu olamaz. Bir ceza davasında üçüncü kişilerin cezalandırılmasını

talep eden mağdur, suçtan zarar gören, şikâyetçi veya katılan sıfatını haiz

kişiler Sözleşme’nin 6. maddesinin koruma alanı dışında kalmaktadır (Onurhan Solmaz, §§ 23, 24).

21. Somut olayda başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesine dayanan

ihlal iddialarının konusunun Anayasa’da güvence altına alınmış ve Sözleşme

kapsamında olan temel hak ve özgürlüklerin ortak koruma alanı dışında kaldığı

anlaşılmıştır.

22. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun konu bakımından

yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ olduğuna,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

18/4/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Raportör

:

Tuğçe TAKCI

Başvurucular

:

1. Adem

ÖZDEMİR

:

2. Melahat

ÖZDEMİR

Vekili

:

Av. Osman

ASLAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2015/10660, T. 18.04.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2015-10660-basvuru-18-04-2019-1f96735ff8ca