Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/6777, 11.01.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/6777
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

BURHAN AKBAY BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/6777)

Karar Tarihi: 11/1/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/5/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının

18/4/2006 tarihli iddianamesiyle kasten adam öldürme ve kasten yaralama

suçlarından kamu davası açılmış, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2/10/2007

tarihli kararı ile başvurucunun atılı suçları işlediği gerekçesiyle

cezalandırılmasına karar verilmiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 1. Ceza

Dairesinin 27/1/2009 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Bozma üzerine yapılan

yargılama sonucunda başvurucu, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/9/2009

tarihli kararı ile atılı suçlardan cezalandırılmış; karar tekrar temyiz

edilmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 1/11/2011 tarihli ilamıyla İlk Derece

Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma üzerine tekrar yapılan yargılamada,

İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/6/2012 tarihli kararıyla başvurucunun

atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu kararın temyizi

üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 5/11/2013 tarihli ilamıyla kasten öldürme

suçu yönünden kurulan hükmün onanmasına, kasten yaralama suçu yönünden kurulan

hükmün ise dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle bozulmasına ancak bu husus

yeniden yargılama gerektirmediğinden açılan kamu davasının düşürülmesine karar

verilmiştir.

8. Kararın kesinleştirme işlemi, Mahkemece 12/12/2013 tarihinde

yapılmıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

9. Mahkemenin 11/1/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

10. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

11. Dava açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerin

öngörülmesi, bu süreler dava açmayı imkânsız kılacak ölçüde kısa olmadıkça

hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve mahkemeye erişim hakkına aykırılık

oluşturmaz. (Remzi Durmaz, B. No: 2013/1718, 2/10/2013,

§ 27).

12. Bireysel başvuruların 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47.

maddesinin (5) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği

tarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren

otuz gün içinde yapılması gerekmektedir. Anılan düzenlemelerde başvuru yolu

öngörülen durumlarda bireysel başvuru süresinin başlangıcına ilişkin olarak "başvuru yollarının tüketildiği tarih"ten

söz edilmekte ise de haberdar olunmayan bir hususta başvuru yapılamayacağı

dikkate alınarak bu ibarenin "nihai kararın gerekçesinin öğrenilebildiği tarih" olarak anlaşılması gerekir.

Bu öğrenme, somut olayın özelliklerine göre farklı şekillerde gerçekleşebilir.

13. Bireysel başvuru süresi bakımından "nihai kararın

gerekçesinin tebliği", öğrenme şekillerinden biridir (Mehmet Ali Kurtuldu, B. No: 2013/5504,

28/5/2014, § 27). Ancak öğrenme, gerekçeli kararın tebliği ile sınırlı olarak

gerçekleşmez; başka şekillerde de öğrenme söz konusu olabilir. Bu kapsamda

nihai kararın gerekçesinin "dosyadan suret alınması" gibi hâllerde

öğrenilmesi de mümkündür. Başvurucuların nihai kararın gerekçesini"öğrendiklerini

beyan ettikleri tarih" de bireysel başvuru süresinin başlangıcı olarak ele

alınabilir (İlyas Türedi, B. No:

2013/1267, 13/6/2013, §§ 21, 22).

14. Diğer yandan nihai kararın gerekçesi öğrenilmemiş olmakla

birlikte sonucunun öğrenildiği durumlar da söz konusu olabilir. Böyle bir

durumda sonucu öğrenilen nihai kararın gerekçesine derece mahkemesinden kesin

olarak erişilebilmesi mümkün ise bireysel başvuru süresinin sonucun öğrenildiği

tarihten itibaren başlatılması gerekir (Aydın

Selçuk, B. No: 2014/3194, 20/11/2014, § 24; Özgür Çapkın, B. No: 2014/2546,

30/12/2014, § 24; Halil Aslan, B.

No: 2014/3038, 10/12/2014, § 38).

15. Nihai kararın gerekçesinin öğrenilemediği veya nihai kararın

sonucunun öğrenilip gerekçesinin kesin olarak öğrenilme imkânının elde

edilemediği hâllerde başvuru süresinin hangi tarihten başlayacağının

belirlenmesi gerekir. Aksi hâlde sınırsız bir başvuru süresi söz konusu

olabilecektir. Bu kapsamda yapılacak değerlendirmede sürenin başlangıç

tarihinin, başvurucuların özen yükümlükleri ile mahkemeye erişim haklarının

aşırı sınırlanmaması hususlarının birlikte dikkate alınması gerekir.

16. Başvurucuların bireysel başvuruda bulunmak amacıyla dava ve

başvurularını takip etmek için gerekli özeni gösterme yükümlülüğü vardır.Bu yükümlülük kapsamında

ilk derece mahkemesine fiilen ulaşan nihai kararın gerekçesini öğrenme

konusunda gerekli özeni gösterme sorumluluğu başvuruculara aittir. Diğer bir

ifadeyle başvurucular veya vekillerinin ilk derece mahkemesine ulaşan kararın

bir örneğini almak için özenli davrandıklarını kanıtlamaları gerekir (Fatma Gökot, B.

No: 2013/5697, 21/4/2016, § 50).

17. Yargıtay Ceza Daireleri tarafından verilen kararların

taraflara tebliğine ilişkin bir düzenleme mevzuatta bulunmamaktadır. Ceza

yargılamasında nihai kararın tebliğ edilmediği durumlarda kararın derece

mahkemesine ulaşmasından ve böylece gerekçesinin erişilebilir olmasından sonra

özen yükümlülüğü kapsamında makul bir süre içinde bireysel başvuru yapmak

isteyen ilgililerden karara erişmeleri ve karar gerekçesini öğrenmeleri

beklenir. Bu kapsamda erişilebilir olan nihai kararın en geç üç ay içinde

ilgilileri tarafından bilindiği ve gerekçesinin öğrenildiği kabul edilmelidir.

Aksi tespit edilmediği sürece bireysel başvuru için 6216 sayılı Kanun'da öngörülen

otuz günlük başvuru süresi bu tarihten itibaren başlayacaktır (A.C. ve diğerleri [GK], B. No:

2013/1827,25/2/2016, § 30; Fatma Gökot, § 51).

18. Somut olayda İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/6/2012

tarihli kararı, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 5/11/2013 tarihli ilamıyla kasten

öldürme suçu yönünden onanmış, kasten yaralama suçu yönünden ise dava

zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle bozulmuş, bu hususun yeniden yargılama

gerektirmemesi sebebiyle açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ve

karar aynı tarihte kesinleşmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP)

yapılan araştırmada Yargıtay ilamının en geç kesinleştirme şerhinin

gerçekleştirildiği, 12/12/2013 tarihinde Mahkemeye ulaştığı görülmüştür. Diğer

bir ifadeyle başvurucunun nihai kararın içeriğine erişme imkânını en geç

12/12/2013 tarihinde elde ettiği anlaşılmıştır.

19. Nihai kararın içeriğine erişme imkânının elde edildiği

12/12/2013 tarihinden itibaren özen yükümlüğü kapsamında kararın içeriğinin

öğrenildiği kabul edilen üç aylık sürenin sonundan başlayan otuz günlük

bireysel başvuru süresi içinde en geç 11/4/2014 tarihine kadar başvurucu

tarafından bireysel başvuruda bulunulması gerekirken başvuru süresi geçtikten

sonra 13/5/2014 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır.

20. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin süre

aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın süre aşımı nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

11/1/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Gökçe

GÜLTEKİN

Başvurucu

:

Burhan AKBAY

Vekili

:

Av. Mustafa

ERASLAN

I.

BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru,

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/6777, T. 11.01.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-6777-basvuru-11-01-2017-947693a0b86e