Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/15571, 05.04.2018

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/15571
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

KEREM ALTIPARMAK VE YAMAN AKDENİZ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/15571)

Karar Tarihi: 5/4/2018

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, elektronik haberleşme ile ilgili trafik verilerinin

herhangi bir mahkeme kararı bulunmaksızın Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı

tarafından elde edilmesini, tutulmasını ve kullanılmasını öngören yasal

düzenlemeler nedeniyle özel hayatın gizliliği hakkının, haberleşme hürriyetinin

ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 26/9/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2014/15572 numaralı

bireysel başvuru dosyasının 2014/15571 numaralı bireysel başvuru dosyası ile

birleştirilmesine karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. 11/9/2014 tarihli ve 29116 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden

Yapılandırılmasına Dair Kanun'un 126. maddesi ile 4/5/2007 tarihli ve 5651

sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar

Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 3. maddesinin (4)

numaralı fıkrası "Trafik bilgisi TİB

tarafından ilgili işletmecilerden temin edilir ve hâkim tarafından karar

verilmesi halinde ilgili mercilere verilir." şeklinde

değiştirilmiştir.

10. Başvurucular söz konusu yasal düzenlemenin yayımlanarak

yürürlüğe girmesinin ardından 26/9/2014 tarihinde doğrudan Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

11. Anayasa Mahkemesinin 2/10/2014 tarihli ve E.2014/149,

K.2014/151 sayılı kararıyla 5651 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (4) numaralı

fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, kararın Resmî Gazete'de yayımlanacağı güne kadar düzenlemenin

yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmiştir. İptal kararının gerekçesinde,

trafik bilgisi adı altında temin edilecek olan bilgilerin Anayasa ile teminat

altına alınan haberleşmenin gizliliği, düşünce ve ifadeyi yayma hürriyeti,

kişisel verilerin korunması gibi birçok temel hakla doğrudan ilgili olduğu, bu

bilgilerin Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından herhangi bir

kurala ve sınırlamaya tabi olmaksızın istenildiği zaman ve şekilde elde

edilebilir olmasının temel hak ve hürriyetlerin doğrudan ihlaline sebebiyet

vereceği belirtilmiştir. Yürürlüğün durdurulmasına ilişkin kararın gerekçesinde

ise söz konusu yasal düzenlemenin uygulanmasından doğacak sonradan giderilmesi

güç veya olanaksız durum ve zararların önlenmesinin ve iptal kararının sonuçsuz

kalmamasının amaçlandığı ifade edilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

12. Mahkemenin 5/4/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

13. Başvurucular;

i. Söz konusu yasal düzenleme gereğince elektronik haberleşme

ile ilgili trafik verilerinin herhangi bir mahkeme kararı bulunmaksızın TİB

tarafından elde edileceğini, tutulacağını ve kullanılacağını, denetimsiz

bırakılan İdarenin keyfî uygulamalarla İnternet kullanıcılarının temel hak ve

hürriyetlerine doğrudan müdahale edebileceğini belirtmişlerdir.

ii. TİB'in

işlemlerine karşı yargı yoluna başvurmaktan çekinmeyen ve İnternet ile insan

hakları alanında yaptıkları çalışmalarla tanınan akademisyenler olduklarını,

anılan yasal düzenleme nedeniyle potansiyel mağdur statüsünde bulunduklarını

iddia etmişlerdir.

iii. İdarenin İnternet trafiğini sınırsız izleme imkânı elde

etmesinin bizzat bahsi geçen yasal düzenlemeden kaynaklandığını, İdarenin bu

faaliyetine karşı herhangi bir hukuki denetim yolunun bulunmadığını belirterek

özel hayatın gizliliği hakkının, haberleşme hürriyetinin ve etkili başvuru

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. iv. Ayrıca, süregelen ihlalin

sonlandırılmasının ancak ilgili yasal düzenlemenin iptali ile mümkün olacağını

belirtmişler ve 5651 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (4) numaralı fıkrasının

iptali için başvurunun Anayasa Mahkemesi Genel Kuruluna sevk edilmesini talep

etmişlerdir.

14. Başvurucular 3/11/2014 tarihli ek beyan dilekçelerinde,

Anayasa Mahkemesince iptal edilen söz konusu yasal düzenlemenin yürürlükte

kaldığı süre zarfında ilgili temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiğini

belirtmişlerdir.

15. Bakanlık görüşünde; başvurunun süresinde yapılmadığı,

başvurunun konu bakımından yetki dışında olduğu ve Anayasa Mahkemesinin iptal

kararıyla birlikte başvurucuların potansiyel mağduriyet sıfatlarının ortadan

kalkmış olduğu belirtilmiştir.

16. Başvurucular; Bakanlık görüşüne karşı sundukları

beyanlarında başvurunun süresinde yapıldığını, yasal düzenlemenin temel hak ve

hürriyetleri ihlal ettiği ve iptal edilmesi gerektiği yönündeki taleplerinin

soyut bir Anayasa'ya aykırılık iddiası olmadığını, yasal düzenlemenin

yürürlükte bulunduğu süre içerisinde ihlalin devam etmesi nedeniyle potansiyel

mağduriyet sıfatlarının ortadan kalkmadığını ifade etmişlerdir.

B. Değerlendirme

17. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

(İçtüzük) "Düşme kararı"

kenar başlıklı 80. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"(1) Bölümler ya da Komisyonlarca

yargılamanın her aşamasında aşağıdaki hâllerde düşme kararı verilebilir:

..

ç) Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan

herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini

haklı kılan bir neden görülmemesi.

(2) Bölümler ya da Komisyonlar; yukarıdaki

fıkrada belirtilen nitelikteki bir başvuruyu, Anayasanın uygulanması ve

yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da

insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde incelemeye devam edebilir.

18. İçtüzük'ün 80. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (ç) bendi gereğince Anayasa Mahkemesi, başvurunun

incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir nedenin olmadığı kanaatine

varması hâlinde başvurunun düşmesine karar verebilir (S.Ö., B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 23).

19. Başvuru konusu olayda, başvurucuların şikâyetine konu edilen

ve temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği iddiasının nedeni olarak

gösterilen 5651 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (4) numaralı fıkrası, bireysel

başvuruda bulunulduktan kısa bir süre sonra Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş

ve kararın Resmî Gazete'de yayımlanacağı güne kadar

düzenlemenin yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmiştir (bkz. § 11).

20. Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı gözönüne

alındığında başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir nedenin

kalmadığı ve başvurunun incelenmesine devam edilmesini gerektiren bir hususun

da bulunmadığı değerlendirilmiştir.

21. Açıklanan gerekçelerle başvurunun düşmesine karar verilmesi gerekir.

Hicabi DURSUN bu görüşe katılmamıştır.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun incelenmesinin

sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi nedeniyle

DÜŞMESİNE, Hicabi DURSUN'un

karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

5/4/2018 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY GEREKÇESİ

Başvuru, elektronik haberleşme ile ilgili trafik verilerinin

herhangi bir mahkeme kararı bulunmaksızın Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı

tarafından elde edilmesini, tutulmasını ve kullanılmasını öngören yasal düzenlemeler

nedeniyle özel hayatın gizliliği hakkının, haberleşme hürriyetinin ve etkili

başvuru hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

Başvurucular; 5651 sayılı Kanun gereğince elektronik haberleşme

ile ilgili trafik verilerinin herhangi bir mahkeme kararı bulunmaksızın TİB

tarafından elde edileceğini, tutulacağını ve kullanılacağını, denetimsiz

bırakılan İdarenin keyfî uygulamalarla İnternet kullanıcılarının temel hak ve

hürriyetlerine doğrudan müdahale edebileceğini belirtmişlerdir. Başvurucular

ayrıca TİB'in işlemlerine karşı yargı yoluna

başvurmaktan çekinmeyen ve İnternet ile insan hakları alanında yaptıkları

çalışmalarla tanınan akademisyenler olduklarını, anılan yasal düzenleme

nedeniyle potansiyel mağdur statüsünde bulunduklarını iddia etmişlerdir. Özel

hayatın gizliliği hakkının, haberleşme hürriyetinin ve etkili başvuru hakkının

ihlal edildiğini ileri süren başvurucular, süregelen ihlalin sonlandırılmasının

ancak ilgili yasal düzenlemenin iptali ile mümkün olacağını belirtmişler ve

5651 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (4) numaralı fıkrasının iptali için

başvurunun Anayasa Mahkemesi Genel Kuruluna sevk edilmesini talep etmişlerdir.

Sayın çoğunluğumuz, başvurucuların şikâyetine konu edilen ve

temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği iddiasının nedeni olarak gösterilen

5651 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (4) numaralı fıkrasının, bireysel başvuruda

bulunulduktan kısa bir süre sonra Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini ve

kararın Resmî Gazete'de yayımlanacağı güne kadar

düzenlemenin yürürlüğünün durdurulduğunu belirterek başvurunun düşmesine karar vermiştir.

6216 sayılı Kanun’un

“Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45. maddesinin (3) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Yasama işlemleri ile düzenleyici idari

işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı gibi Anayasa

Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de

bireysel başvurunun konusu olamaz.”

Anılan düzenleme uyarınca, yasama işlemleri ile düzenleyici idari

işlemlerin doğrudan bireysel başvuru konusu yapılamayacağı açıkça

düzenlenmektedir.

Bireysel başvuru yolu, bireylerin maruz kaldığı temel hak

ihlallerinin tespit edildiği ve tespit edilen ihlalin ortadan kaldırılması için

etkin araçları içeren anayasal bir güvencedir. Ancak Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuru yolu, kamusal bir düzenlemenin soyut biçimde Anayasa'ya

aykırılığının ileri sürülmesini sağlayan bir yol olarak düzenlenmemiştir. Bir

yasama işlemi veya düzenleyici idari işlemin, temel hak ve özgürlüğün ihlaline

neden olması durumunda bireysel başvuru yoluyla doğrudan bu işlemlere değil,

ancak yasama veya düzenleyici idari işlemin uygulanması mahiyetindeki işlem,

eylem ve ihmallere karşı başvuru yapılabilecektir (Süleyman Erte, B. No: 2013/469, 16/4/2013, §§ 15, 17; Serkan Acar, B. No: 2013/1613, 2/10/2013,

§ 37).

Sayın Çoğunluğumuz, Anayasa Mahkemesinin söz konusu iptal

kararını gözönüne alarak başvurunun incelenmesinin

sürdürülmesini haklı kılan bir nedenin kalmadığı ve başvurunun incelenmesine devam

edilmesini gerektiren bir hususun da bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun düşmesine karar vermiştir. Varılan sonuç,

yasama işlemlerine karşı potansiyel mağdur sıfatıyla doğrudan bireysel başvuru

yapılacağı anlamını zımnen içermektedir. Diğer bir anlatımla kararda, başvuru

konusu kanun hükmü iptal edilmemiş olsaydı kendisine karşı doğrudan bireysel

başvuru yapılabileceği örtülü olarak

söylenmektedir. Halbuki 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (3) numaralı

fıkrası, yasama işlemlerinin doğrudan bireysel başvuru konusu yapılamayacağını

açıkça düzenlenmektedir.

Bu itibarla, yasama işlemi aleyhine doğrudan bireysel başvuru

yapıldığı anlaşıldığından, başvurunun 'konu

bakımından yetkisizlik' nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerektiği gerekçesiyle çoğunluğun kararına katılmıyorum.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Raportör Yrd.

:

Fatih ALKAN

Başvurucular

:

1. Kerem

ALTIPARMAK

2. Yaman

AKDENİZ

Vekilleri

:

Av. Ali

Deniz CEYLAN

Av. Sevgi

KALAN GÜVERCİN

Üye

Hicabi DURSUN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/15571, T. 05.04.2018, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-15571-basvuru-05-04-2018-469dc517f6c9