Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2013/8141, 31.03.2016

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2013/8141
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İBRAHİM KİRKİN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2013/8141)

Karar Tarihi: 31/3/2016

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, terör olayı nedeniyle köyü terk etmeye mecbur

bırakılmaları sonucu mülkiyet hakkının, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör

ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında

yapılan başvurunun kısmen reddedilmesi ve bu işleme karşı açılan davadan sonuç

alınamaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 4/11/2013 tarihinde Elazığ

2. İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari

yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel

teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 18/2/2016 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucuların miras bırakanı Y.K., Diyarbakır ili Hani

ilçesi Kaledibi köyünde ikamet etmekte iken terör

olayları nedeniyle köyünden göç etmek zorunda kaldığını iddia etmiş; 4/10/2004

tarihinde 5233 sayılı Kanun kapsamına giren zararının karşılanması talebiyle

Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur.

6. Başvurucuların miras bırakanı Y.K.nın 16/1/2006 tarihinde vefat etmesi üzerine

başvurucular tarafından Komisyon nezdindeki başvuruya devam edilmiştir.

7. 9/7/2007 tarihli ve 2007/1-1153 sayılı Komisyon kararında,

başvurucuların miras bırakanı adına köy tipi taş duvarlı ev için 7.087,50 TL,

köy tipi taş duvarlı ahır için 4.117,50 TL, sulu arazi için 3.355 TL, susuz

arazi için 1.650 TL, meyve ağaçları için 4.195 TL, köy tipi taş duvarlı

değirmen için 3.150 TL olmak üzere 23.555 TL tazminat ödenmesine; sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde

Komisyona gelinmesi veya temsilcinin gönderilmesine, aksi hâlde sulhname tasarısınının kabul

edilmemiş sayılacağına, yargı yoluna başvuru hakkının saklı olduğu hususları

ile kararın tebliğine karar verilmiştir.

8. Başvurucular, sulhname tasarısını

kabul etmemiş ve Komisyona yapılan başvurunun kısmen reddine ilişkin işleme

karşı Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinde iptal davası açmışlardır.

9. Mahkemenin 22/10/2010 tarihli ve E. 2008/1759, K.2010/1959

sayılı kararıyla, başvurucuların meydana gelen terör olayları nedeniyle göç

etmek zorunda kaldıklarını iddia ettikleri Diyarbakır ili Hani ilçesi Kaledibi köyünün boşaltılmadığı, köye koruculuk sisteminin

getirilmediği, genel nüfus sayımları ve tespitlerine göre 1990 yılında 913,

1997 yılında 455, 2000 yılında ise 573 kişinin köyde yaşadığı; milletvekili

genel seçimlerinde 1995 yılında 59 oy kullanıldığı, 1989, 1994,1999 yılında

muhtarlık seçimlerinin yapıldığı; Hani ilçesi Kaledibi

köyünün boşalan yerlerden olmaması nedeniyle subjektif

güvenlik kaygısıyla da olsa köyden göç edilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri

sürülen zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanmasına olanak bulunmadığı

belirtilerek dava reddedilmiştir.

10. Temyiz üzerine Danıştay Onbeşinci

Dairesinin 7/11/2012 tarihli ve E.2011/11718, K.2012/7561 sayılı ilamıyla

kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz

nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği

belirtilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.

11. Başvurucuların karar düzeltme istemi aynı Dairenin 20/6/2013

tarihli ilamıyla reddedilmiştir.

12. Karar 4/10/2013 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucular 4/11/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

B. İlgili Hukuk

14. 5233 sayılı Kanun’un 1., 2., 4., 6., 7., 8., geçici 1.,

geçici 3., geçici 4. maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar

Kurulu Kararı Eki Karar’ın 1. maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2008

tarihli ve E.2008/4141, K.2008/9584 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin

31/12/2008 tarihli ve E.2008/5548, K.2008/9733 sayılı kararı, Danıştay Onuncu

Dairesinin 20/2/2009 tarihli ve E.2008/6679, K.2009/1227 sayılı kararı (Celal Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014,

§§ 15-28).

15. 5233 sayılı Kanun’un 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı

Kanun’un 1. maddesiyle değişik 9. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları

şöyledir:

“Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge

rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın;

a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine

göre,

b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü

derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört

katı tutarına kadar,

c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci

derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar,

d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci

derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar,

e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında,

Nakdî ödeme yapılır.

…

Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara

intikalinde4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri

uygulanır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 31/3/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

17. Başvurucular, terör olayları nedeniyle köylerini terk etmek

zorunda kaldıklarını, uğradıkları zararların karşılanması amacıyla miras

bırakanları tarafından yapılan başvuru üzerine hesaplanan tazminat miktarının

uğradıkları zararı karşılamaması nedeniyle sulhname

tasarısını kabul etmediklerini, açtıkları davanın köyün subjektif

nedenlerle terk edildiğinden bahisle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

köylerinde ve bu köye bağlı altı mezrada ikamet eden başvurucuların tamamına

tazminat ödendiğini, Mahkeme kararının hakkaniyete aykırı olduğunu, Mahkemece

yerindelik denetimi yapıldığını belirterek eşitlik ilkesinin, adil yargılanma

ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler; tazminat talebinde

bulunmuşlardır.

B. Değerlendirme

18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un "Bireysel başvuru

usulü" kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği

tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren

otuz gün içinde yapılması gerekir."

19. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

"Başvuru süresi ve mazeret"

başlıklı 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten

itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir."

20. Bireysel başvurunun ön şartlarından biri de başvuru

süresidir. Süre, başvurunun her aşamasında dikkate alınması gereken bir usul

hükmüdür (Metin Ragıp Arıkan, B.

No: 2014/4506, 17/11/2014, §47).

21. Bireysel başvuruların, 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin

(5) numaralı fıkrası ile İçtüzük'ün 64. maddesinin

(1) numaralı fıkrası uyarınca, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru

yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içindeyapılması gerekmektedir (Yasin Yaman, B. No: 2012/1075, 12/2/2013, §§ 18-19).

22. Somut olayda başvurucular; Komisyona yaptıkları başvurunun

kısmen reddedilmesi üzerine açtıkları iptal davasında verilen karar nedeniyle

eşitlik ilkesinin, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüşlerdir.

23. Başvurucuların Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinde açtıkları

davada 22/10/2010 tarihinde iptal isteminin reddine karar verilmiş, temyiz

üzerine Danıştay Onbeşinci Dairesinin 7/11/2012

tarihli ilamıyla karar onanmış, karar düzeltme istemi ise aynı Dairenin

20/6/2013 tarihli ilamıyla reddedilmiştir. Anılan karar başvuruculara 4/10/2013

tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucuların, karar düzeltme isteminin reddine

dair Danıştay Onbeşinci Dairesi kararının tebliğ

edildiği 4/10/2013 tarihinden itibaren otuz gün içinde bireysel başvuruda

bulunması gerekirken 4/11/2013 tarihinde başvuruda bulundukları anlaşılmıştır.

Dolayısıyla başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmaktadır.

24. Açıklanan nedenlerle ihlale neden olduğu iddia edilen karara

ilişkin olarak otuz gün geçtikten sonra yapılan başvurunun diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

31/3/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Erdal TERCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Gökçe

GÜLTEKİN

Başvurucular

:

1. İbrahim

KİRKİN

2. Gönül

KİRKİN

3. Hüsna

EKMEKÇİ

4. Halime

KİRKİN

5. M. Sıddık

KİRKİN

6. Seyfullah

KİRKİN

7. Ramazan

KİRKİN

8. Ceylan

FİLİZ

9. Abdullah

KİRKİN

Vekili

:

Av. Mehmet

Salih DEMİRDAĞ

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2013/8141, T. 31.03.2016, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2013-8141-basvuru-31-03-2016-1cbe8e6a45f5