Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2013/7267, 06.01.2016

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2013/7267
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İKRA LOJİSTİK ULUSLARARASI TAŞIMACILIK VE TİCARET A.Ş.

BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2013/7267)

Karar Tarihi: 6/1/2016

İRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; meydana gelen

kazaya ilişkin hazırlanan kolluk tutanaklarının emtianın zayi olduğunu

kanıtlamak için yeterli kabul edilmeyerek tahakkuk ettirilen vergilere karşı

açılan davanın reddedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 20/9/2013 tarihinde

Adana 2. Vergi Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin

idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına

engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci

Komisyonunca 28/11/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesi ve

eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu Şirket adına Gürbulak - Halkalı Gümrükleri arasında transit olarak eşya

taşıyan araç 29/4/2006 tarihinde Gürbulak sınır kapısından yurda giriş

yapmıştır. Araç 2/5/2006 tarihinde Tokat ilinde kaza yapmış ve Kelkit Çayı’na

düşmüştür.

6. Araç şoförü yaralı olarak

hastaneye kaldırılmış, kazayla ilgili jandarma ve polis ekiplerince tutanak

tutulmuştur.

7. 7/6/2006 tarihinde araç

bulunduğu yerden çıkarılmıştır. Hazırlanan Jandarma tutanağına göre düşme

sonrasında aracın yükü kaybolmuştur.

8. Gümrükten girişi yapılan

emtianın, süresinde sevk edildiği diğer Gümrükte işlem görmemesi üzerine

başvurucu Şirkete, kayıtlı eşyaya isabet eden gümrük ve katma değer vergileri

tahakkuk ettirilmiştir.

9. Başvurucu Şirket; aracın

Kelkit Çayı’na düşmesi nedeniyle eşyanın zayi olduğunu, kazaya ilişkin polis ve

jandarma tutanaklarının bulunduğunu, bilgi eksikliği nedeniyle en yakın gümrük

müdürlüğünün bilgilendirilmediğini ileri sürerek dava açmıştır.

10. Ankara 1. Vergi Mahkemesi

23/5/2007 tarihli ve E.2006/2053, K.2007/805 sayılı kararıyla davayı usulden

reddetmiş; karar, Danıştay tarafından uyuşmazlığın esasının incelenmesi

gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

11. Vergi Mahkemesi bozmaya

uyarak yaptığı inceleme sonucu 19/10/2010 tarihli ve E.2010/2186, K.2010/2187

sayılı kararıyla davayı esastan reddetmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

“Davacı şirket tarafından, TIR karnesi

muhteviyatı eşyanın kaza sonucunda zayi olduğu belirtilerek, bu eşyalara isabet

eden gümrük vergilerinin kendilerinden istenilmesinin hukuka aykırı olduğu

ileri sürülmüştür.

TIR Uygulama Tebliğinin 35’inci maddesinde “Yurtta kalma

süresi veya diğer bir gümrük idaresine teslim süresi içerisinde beklenmeyen

haller veya mücbir sebeplerle tekrar yurt dışına çıkarılamayan veya bir Gümrük

idaresine teslimi mümkün olmayan eşya hakkında ilgililer tarafından en yakın

gümrük idaresine müracaat edilir” denilmektedir. 4458 sayılı Gümrük

Kanununun 92/2’nci maddesinde “Türkiye Gümrük Bölgesi içindeki transit

halindeki eşyanın beklenmeyen haller veya mücbir sebeplerle telef veya kaybı

halinde, gümrük vergileri aranmaz. Transit halindeki eşyanın yukarıda

belirtilen nedenlerle telef veya kaybı, idareninde

taraf olarak bulunduğu mahkeme kararı ile kanıtlanır. Ancak c) trafik kazaları,

trafik kaza raporuna göre ve en yakın gümrük idaresi tarafından yapılan tespit

sonucunda gümrük idare amirinin vereceği karar ile kanıtlanır.” hükmü yer

almaktadır.

Süresinde yurt dışı edilmeyen veya kaza sonucu zayi olan

mallara ilişkin uygulanacak işlemler TIR sözleşmesinde ve Gümrük

Kanununda sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre, trafik kazası sonucu

davacı şirket tarafından en yakın gümrük idaresine verilmek suretiyle, gerekli

tespitlerin yapılması gerekmektedir. Jandarmanın düzenlediği trafik kaza

tutanağı eşyanın zayi olduğunu göstermek için tek başına yeterli değildir.

Ancak davacı şirket tarafından, gümrük idaresine eşyaların trafik kazası sonucu

telef olduğuna dair bir bildirim yapılmadığı, dorse

içindeki emtianın akibetinin gümrük idaresi

tarafından tespit edilemediği anlaşılmaktadır.

Buna göre, TIR karnesi usulüne uygun olarak

sonlandırılmadığından, TIR karnesi muhteviyatı eşyaya isabet eden vergilerin

TIR karnesi hamili taşıyıcı şirketten istenilmesinde hukuka aykırılık

görülmemiştir.”

12. Danıştay Yedinci Dairesi

23/5/2012 tarihli ve E.2010/10666, K.2012/2453 sayılı ilamıyla İlk Derece

Mahkemesi kararını onamıştır.

13. Başvurucunun karar düzeltme

talebi, Danıştay Yedinci Dairesinin 26/6/2013 tarihli ve E.2012/7192,

K.2013/3773 sayılı ilamı ile reddedilmiştir.

14. Nihai karar 10/9/2013

tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir.

15. Başvurucu 20/9/2013 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

16. 27/10/1999 tarihli ve 4458

sayılı Gümrük Kanunu’nun 92. maddesinin (2) numaralı fıkrasının kaza tarihinde

geçerli hâlinin ilgili kısmı şöyledir:

“(2)

Türkiye Gümrük Bölgesi içindeki transit

halindeki eşyanın beklenmeyen haller veya mücbir sebeplerle telef veya kaybı

halinde, gümrük vergileri aranmaz. Transit halindeki eşyanın yukarıda

belirtilen nedenlerle telef veya kaybı, idarenin de taraf olarak bulunduğu

mahkeme kararı ile kanıtlanır.

Ancak;

…

c) Trafik kazaları, trafik kaza raporuna göre ve en yakın gümrük

idaresi tarafından yapılan tespit sonucunda gümrük idare amirinin vereceği

karar ile,

Kanıtlanır.”

17. 4458 sayılı Kanun’un 92.

maddesinin (2) numaralı fıkrasının, 18/06/2009 tarihli ve 5911 sayılı Kanun’un

20. maddesi ile değiştirilen hâli şöyledir:

“(2) Türkiye Gümrük Bölgesi içinde transit halindeki eşyanın beklenmeyen

haller veya mücbir sebeplerle telef veya kaybının kanıtlanması halinde, gümrük

vergileri aranmaz.”

18. 23/1/2002 tarihli ve 24649 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan TIR

Uygulama Tebliği’nin 35. maddesi şöyledir:

“Yurtta kalma süresi

veya diğer bir gümrük idaresine teslim süresi içerisinde, beklenmeyen haller

veya mücbir sebeplerle tekrar yurt dışına çıkarılamayan veya bir Gümrük îdaresine teslimi mümkün olmayan eşya hakkında ilgililer

tarafından en yakın gümrük idaresine müracaat edilir. Bu durumda ilgili gümrük

idaresi TIR sözleşmesinin 41 inci ve 4458 sayılı Gümrük

Kanununun 92 nci maddesi hükümlerine göre

işlem yaparak durumu ayrıca Müsteşarlığa (Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğü)

intikal ettirir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

19. Mahkemenin 6/1/2016

tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

B. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu, vergilendirmeye

esas emtianın zayi olduğu konusunda ihtilaf olmamasına rağmen mevcut belgelerin

bunu kanıtlamak için yeterli olmadığı gerekçesiyle davasının reddedilmesinin

adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Başvurucu bu nedenle

Mahkeme kararının kaldırılarak ödediği vergilerin iadesine karar verilmesini

talep etmiştir.

A. Değerlendirme

21. Anayasa’nın 148. maddesinin

dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

22. 30/3/2011 tarihli ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un

48. maddesinin (2) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

“Mahkeme, ... açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

23. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin ikinci fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların mahkemece

kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa'nın 148.

maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular

kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

24. Anılan kurallar uyarınca

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel

başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede

kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi kararları bariz

takdir hatası veya açık keyfîlik içermedikçe Anayasa

Mahkemesince incelenemez (Necati Gündüz ve

Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

25. Somut olayda Ankara 1. Vergi

Mahkemesi, vergilendirmeye konu emtianın kaza nedeniyle zayi olması hâlinde en

yakın gümrük idaresine başvurularak bu durumun tespit ettirilmesi gerektiği,

trafik kaza tutanağındaki tespitlerin tek başına zayi hâlini ispata yeterli

olmayacağı gerekçesiyle başvurucunun açtığı davayı reddetmiştir.

26. Her ne kadar daha sonradan

değişmiş olsa da olay tarihi itibarıyla geçerli mevzuat hükmü uyarınca kaza

nedeniyle gümrüğe konu emtianın zayi olmasının kanıtlanması için ilgili gümrük

idaresine başvurulması ve bu durumun tespit ettirilmesi gerekmektedir. Vergi

Mahkemesi, belirtilen ispat kuralını uygulamak suretiyle uyuşmazlığı çözüme

kavuşturmuştur. Öte yandan lojistik firması olan başvurucu Şirketin olay

tarihinde yürürlükteki hâliyle 4458 sayılı Kanun’un 92. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında ve TIR Uygulama Yönetmeliği’nin 35. maddesinde belirtilen bildirim

yükümlülüğünü bilmediği söylenemez.

27. Bu itibarla

Mahkemenin gerekçesi ve başvurucunun iddiaları incelendiğinde iddiaların

özünün, derece mahkemesi tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk

kurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın

sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

28. Başvurucu; yargılama

sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi

olamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı

tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı

bulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının

derece mahkemesi tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt

sunmadığı gibi Mahkemenin ve Danıştayın kararında

bariz takdir hatası veya açık keyfîlik oluşturan

herhangi bir durum da tespit edilememiştir.

29. Açıklanan nedenlerle

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu anlaşıldığından başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin

başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

6/1/2016

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Raportör

:

Okan TAŞDELEN

Başvurucu

:

İkra Lojistik Uluslararası

Taşımacılık ve Ticaret A. Ş.

Vekili

:

Av. Ömer BURUKAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2013/7267, T. 06.01.2016, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2013-7267-basvuru-06-01-2016-9d1604420346