Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2013/4342, 23.03.2016

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2013/4342
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

MEHMET REŞİT ARSLAN BAŞVURUSU (5)

(Başvuru Numarası: 2013/4342)

Karar Tarihi: 23/3/2016

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, başvurucunun vasisi tarafından gönderilen

takvim kartlarının ceza infaz kurumu tarafından başvurucuya verilmemesi

nedeniyle maddi ve manevi varlığının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 7/6/2013 tarihinde Kırıkkale Cumhuriyet

Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil

edecek bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/11/2015

tarihinde, başvurunun adli yardım talebinin kabul edilmesine karar verilmiştir.

4. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 28/12/2015

tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından 30/12/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 25/1/2016 tarihinde

Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını

8/2/2016 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAYLAR VE OLGULAR

A. Olaylar

8. Başvuru dilekçesi ve ekleri, başvuruya konu dosya

içeriği ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtlarından tespit edilen ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Hâlihazırda Ankara 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli

Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucu, Kırıkkale F Tipi

Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sırada aynı zamanda

vasisi olan kardeşi tarafından kendisine bir mektup gönderilmiştir.

10. Söz konusu mektup başvurucuya teslim edilmeden önce

vasi tarafından başvurucuya 5/3/2013 tarihinde bir faks yollanmıştır. Faksın

içeriğinde başvurucuya mektubun yanında gönderilen eşyalar hakkında

bilgilendirme yapılmıştır. Bu kapsamda, başvurucuya takvim ve kartpostal da

yollanmıştır.

11. Söz konusu mektubun başvurucuya ne zaman teslim

edildiği belli olmamakla beraber mektubun yanında gönderilen takvime ve

kartpostala el konulmuştur.

12. Başvurucu, sadece kendisine teslim edilmeyen takvime

yönelik olarak Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) 15/3/2013

tarihinde başvuruda bulunmuştur. Başvurucu dilekçesinde el takvimine idare

tarafından kendisinden habersiz şekilde el konulduğunu, bu durumu faks

sayesinde bildiğini, daha önce de buna benzer şekilde takvimine el konulduğunu

ileri sürmüştür. Bu kapsamda başvurucu "telefon kartı ebadındaki

kağıttan takvim kartı yasağının ve bunu haber vermeden alıkoyma uygulamasının

yasal dayanağını öğrenmek istiyorum" diyerek dilekçesini

noktalamıştır.

13. Bunun üzerine İnfaz Hakimliği, 18/3/2013 tarihinde

Ceza İnfaz Kurumundan bilgi istemiştir.

14. Ceza İnfaz Kurumu bunun üzerine 19/3/2013 tarihinde

başvurucuya teslim edilmeyen 2 adet el takvimini ve 5 adet kartpostalı tutanağa

bağlayıp kurumun eşya emanet birimine teslim etmiştir.

15. Ceza İnfaz Kurumu 26/3/2013 tarihinde İnfaz

Hâkimliğine bilgi vermiştir. Söz konusu bilgi kapsamında, başvurucunun kartpostalına

ve takvimine el koyma gerekçesi açıklanmıştır. Bu gerekçe, İnfaz Hâkimliği

kararında yer almaktadır.

16. İnfaz Hâkimliği 5/4/2013 tarihli ve E.2013/180,

K.2013/238 sayılı kararla başvurucunun dilekçesi ile ilgili olarak yazı tipi

ile beraber şu kararı vermiştir:

"Kırıkkale

F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 26/03/2013 tarih

ve 2013/3403 sayılı yazısı ile; Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya

ve Maddeler Hakkında Yönetmeliğin 15 inci maddesinde "Her oda veya koğuşta,

idare tarafından yaptırılan panolara asılmak ve kurum kantininden temin

edilmek koşuluyla birer adet Türk bayrağı, Atatürk resmî, gazete kupürü,

haber, yazı fotoğraf ve takvim bulundurulabilir." hükmü bulunmakta

olup, adı geçenin odasında kurumumuzca temin edilmiş takvim bulunduğundan posta

aracılığı ile gelen takvim kartları odasına verilmemiş, hükümlü adına emanet

eşya deposuna kaldırılmıştır. Aynı maddede "Ceza infaz kurumu işyurdu

yönetim kurulunca kantinde satışına karar verilen, bu Yönetmelikte sayılmayan

ve kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyen eşyaların stok oluşturmayacak şekilde

koğuş, oda ve eklentilerde bulundurulmasına izin verilebilir." hükmü

getirilmiş olup, kurum kantininde kartpostal satıldığından hükümlüye posta ile

gönderilen kartpostallar kendisine verilmemiş, hükümlü adına emanet eşya

deposuna kaldırılmış olduğunun bildirildiği görülmekle,

Hükümlü tarafından talep edilen takvim,

Ceza infaz kurumlarında bulundurulabilecek eşya ve maddeler hakkındaki

yönetmeliğin 15.maddesinde sayılan eşyalardan olmadığından, ayrıca hükümlünün

odasında bir adet daha takvim olduğu anlaşıldığından ve stok oluşturma durumu

bulunduğundan hükümlünün şikayetinin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:

Ceza evi idaresince yapılan el koyma

işleminde yönetmelik hükümlerine aykırılık bulunmadığından hükümlünün

ŞİKAYETİNİN REDDİNE,..."

17. Söz konusu karar başvurucuya 11/4/2013 tarihinde

tebliğ edilmiştir. Başvurucu bunun üzerine 15/4/2013 tarihinde Kırıkkale Ağır

Ceza Mahkemesine itiraz etmiştir. Başvurucu itiraz ederken bu sefer -İnfaz

Hâkimliğine başvuru amacından farklı olarak- İnfaz Hâkimliğinin kararında

belirtilenlerin gönderilen üçüncü mektupla ilgili olduğunu, önceki mektuplardan

alınmış kartların akıbetini öğrenemediğini dile getirmiştir. Başvurucunun

itirazı 30/4/2013 tarihli ve 2013/474 Değişik İş sayılı kararla reddedilmiştir.

Red gerekçesi şöyledir:

"Kırıkkale İnfaz Hakimliğinin

yukarıda tarih ve numarası yazılı bulunan kararı sonuç ve gerekçesi itibarı ile

yasaya uygun olduğu anlaşıldığından hükümlünün yerinde görülmeyen itirazının

reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;

Kırıkkale İnfaz Hakimliğinin05.04.2013

tarih 2013/240sayılı karanı itiraz eden Hükümlü Mehmet Reşit Arslan’ın yerinde

görülmeyen İTİRAZININ REDDİNE..."

18. Nihai karar 9/5/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

19. Başvurucu 7/6/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

20. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 35. maddesi şöyledir:

"(1) Kapalı ceza infaz kurumlarında

bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya

bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç

maddeleri yönetmelikle düzenlenir."

21.

6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî

Gazete'de yayımlanan 20/3/2006 tarihli ve 2006/10218 sayılı Ceza İnfaz

Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Tüzük'ün (İnfaz Tüzüğü) 125. maddesi şöyledir:

(1) Hükümlülerin adlarına posta veya

kargo ile gönderilen havale ve eşya, kurum mutemedi tarafından en geç 7 gün

içinde postadan alınır. Gönderi, içeriği itibariyle kuruma sokulması ve

bulundurulması mevzuat hükümlerince sakıncalı olmaması hâlinde hükümlüye teslim

edilir.

(2)Sakıncalı olduğu belirlenen gönderiler

hakkında, posta veya kargodan alındığı tarihten itibaren onbeş gün içerisinde

hükümlüye yazılı bilgi verilir. Hükümlü, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren

onbeş gün içerisinde infaz hâkimliğine itiraz hakkını kullanmadığı takdirde,

gönderi, göndericiye veya hükümlünün göstereceği kişiye iade edilir. Hükümlünün

isteği halinde ilk ziyaret günü yakınlarına verilmek üzere kurum emanet

deposunda saklanabilir. Ancak eşyanın bozulabilir olması veya maddi değerinde

azalma olasılığının bulunması halinde, gönderi gönderene iade edilir.

22. 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında

Yönetmelik'in (Yönetmelik) 15. maddesi şöyledir:

"Hükümlüler,

oda sistemine geçmiş ceza infaz kurumlarının koğuş, oda ve eklentilerinde, bir

adet kafes ile bir çift kanarya, bülbül veya muhabbet kuşu gibi küçük kafes

kuşu bulundurabilir. Henüz oda sistemine geçmemiş diğer ceza infaz

kurumlarında, kafes ve kuş sayısı idare tarafından belirlenir.

Koğuş

veya odada kuş bulundurulabilmesi için, birlikte kalan hükümlülerin rızalarının

alınması zorunludur.

Hükümlülerin

kendilerini geliştirmeleri için gerekli görülen eğitim ve kültürel

çalışmalarında kullanabilecekleri malzemeleri, koğuş, oda ve eklentiler dışında,

idare tarafından uygun görülecek yerlerde ve denetim altında bulundurmasına ve

kullanmasına kurum olanakları çerçevesinde izin verilebilir.

Hükümlüler, kendilerine idare

tarafından verilen nevresim takımı ve battaniye dışında, kantinden temin

edilmek şartıyla bir adet nevresim takımı ve iklim koşulları değerlendirilerek

idarenin uygun göreceği sayıda battaniye bulundurabilir.

Kantinden

temin edilmek koşuluyla, her odada bir adet, on kişiden fazla mevcudu olan

koğuşlarda ise iki adet, kumar niteliğinde olmayan ve idarece belirlenen,

satranç takımı gibi oyunlara ait malzemeler bulundurulabilir.

Her

oda veya koğuşta, idare tarafından yaptırılan panolara asılmak ve kurum

kantininden temin edilmek koşuluyla birer adet Türk bayrağı, Atatürk resmî,

gazete kupürü, haber, yazı fotoğraf ve takvim bulundurulabilir.

Her hükümlünün kendisine ayrılan

yattığı yer veya dolabında, aile fertlerinin fotoğraflarına ait albüm

bulundurmasına izin verilir.

Hükümlüler

nişan ve evlilik yüzüğü, küpe, kolye, toka, tespih ve kol saati ile kantinden

temin edilmek koşuluyla bir adet masa saati ve bir adet top bulundurabilir.

Bayan hükümlüler, kantin aracılığı ile

satın aldıkları makyaj malzemelerini koğuş veya odalarında bulundurabilir.

Ceza

infaz kurumu işyurdu yönetim kurulunca kantinde satışına karar verilen, bu

Yönetmelikte sayılmayan ve kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyen eşyaların

stok oluşturmayacak şekilde koğuş, oda ve eklentilerde bulundurulmasına izin

verilebilir."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 23/3/2016 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

24. Başvurucu, üniversite öğrencisi olması sebebiyle

çalışmalarını planlayabilmek için söz konusu takvime ihtiyaç duyduğunu, aynı

takvime başka hükümlülerin sahip olduğunu, kendisine gelen takvim kartına haber

verilmeden el konulduğu için mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, idarenin her

ne kadar haber vermeye ilişkin beyanı olsa da bunun doğru olmadığını, kayıt

anlamında hiçbir belgenin mevcut olmadığını, bu kapsamda Cezaevinde ayrıca

ayrımcılıkta bulunulduğunu, sonuç olarak kendisinin eziyete maruz kaldığını ve

ilgili kişilerin görevini kötüye kullandıklarını belirterek 100.000 TL manevi

tazminat talep etmiştir.

B. Değerlendirme

25. Bakanlık görüş yazısında söz konusu müdahale özel

hayata saygı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu sebeple başvuruya konu olayda

müdahalenin demokratik toplum düzeninde gerekli olup olmadığı ve ölçülülük

ilkesi yönünden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

26. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı cevapta

ifadelerini yinelemiştir.

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucu, başvuruya konu takvimin kendisine verilmemesi nedeniyle

eğitim hakkının engellendiğini ileri sürmekte ise de eğitim hakkına yapılan

müdahalenin başvurucu tarafından desteklenememesi sebebiyle bu konuda bir

değerlendirilme yapılmamıştır. Yine başvurucu, mülkiyet hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmekle beraber bu husus aynı zamanda Anayasanın 17.

maddesindeki özel hayatın bir unsuru olan kişinin kendisini geliştirmesi

çerçevesinde kalmaktadır. Başvurucunun İnfaz Hâkimliğine başvurduğu tarih

itibariyle eşyanın alıkonulmasından resmî olarak haberdar olmaması nedeniyle

şikâyetin anayasal önem ve önemsiz zarar kriterleri bağlamında

değerlendirilebilmesi mümkün görünmemektedir.

28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuruların

kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi" kenar başlıklı 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme,

Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve

sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir

zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir."

29. 6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasına göre Mahkemece açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemez

olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal iddialarını kanıtlayamadığı,

iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu,

temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu

açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular

açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir.

30. 5275 sayılı Kanunu'nun 35. maddesinin gerekçesi şu

şekildedir:

"Bu madde kapalı ceza infaz

kurumlarında bulunan hükümlülerin, oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri

veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbı malzeme ve diğer ihtiyaç

maddelerinin yönetmelikte gösterileceğini belirtmektedir."

31. Bu kapsamda Kanun, yürütme organına hükümlü ya da

tutukluların hangi eşyaları bulundurabileceğine ilişkin düzenleme yetkisi

vermektedir. Anayasal sınırlar içerisinde kalmak koşuluyla cezaevinin güvenliği

ve düzeni için öngörülen bir takım kurallar konulması pek tabiidir. Somut

olayda başvurucu, cezaevinde bulunan bir hükümlü olması sebebiyle bu

düzenlemenin kendisine uygulanacağı açıktır.

32. Yönetmelik'in 15. maddesi kapsamında olmadığı

düşünülen eşya, başvurucuya verilmemiştir. Başvurucunun İnfaz Hâkimliğine

şikâyet müracaatında bulunması üzerine resmî olarak bu husus Cezaevi idaresi

tarafından tutanağa bağlanmıştır. Daha sonra İnfaz Hâkimliği tarafından söz

konusu eşyanın Yönetmelik kapsamında olmadığı teyit edilmiştir. Ağır Ceza

Mahkemesi de İnfaz Hâkimliği kararında yer alan gerekçelerin yeterli olduğunu

ve yapılan işlemin kanuna uygun olduğunu belirtmiştir (bkz. §§ 14-17).

33. Dolayısıyla söz konusu olayda, başvurucunun

olaylardan önce bir takvime sahip olması ve takvimin neden yetersiz kalıp yeni

bir takvime ihtiyacı olduğunu açıklamaması, başvurucunun cezaevinde

bulunmasından dolayı bir takım sınırlamalara maruz kalmasının tek başına bir ihlal

oluşturmayacağı, eşyaların herhangi bir kaydının tutulmadığı itirazının söz

konusu süreçte -bireysel başvuru aşamasından önce ve İnfaz Hâkimliği önünde-

yerine getirilmesi, başvuruya konu eşyanın yaşamsal nitelikte bir öneminin

bulunmaması, İnfaz Hâkimliği ile Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeleri ve

başvurucunun Ağır Ceza Mahkemesine başvuru amacı bir bütün olarak dikkate

alındığında bir ihlalin olmadığı açık olduğundan, başvurunun diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Geçici olarak muaf tutulan 198,35 TL harçtan ibaret

yargılama giderinin başvurucudan TAHSİLİNE,

C. Kararın bir örneğinin bilgi için Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE

23/3/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Erdal TERCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Hikmet Murat AKKAYA

Başvurucu

:

Mehmet Reşit ARSLAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2013/4342, T. 23.03.2016, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2013-4342-basvuru-23-03-2016-2fd2801aa360