İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/787 E. 2022/835 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/787
- Karar No
- 2022/835
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/787 Esas - 2022/835 "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/787 Esas KARAR NO : 2022/835 HAKİM : T. KATİP : . DAVACI : A. VEKİLLERİ : Av. DAVALI : 1- .. - . VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- Y VEKİLİ : Av. DAVALI : 3- DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/10/2021 KARAR TARİHİ : 18/10/2022 YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığını, anlaşma neticesinde işçilik alacakları nedeniyle tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, dava dışı işçi ...'ye 17/09/2019 tarihinde 20.627,47 TL tazminat ödendiğini, davalıların sorumluluklarına düşen miktarın 11.531,13 TL olarak belirlendiğini, davalılardan talep edilmesine rağmen geri ödemenin gerçekleşmediğini, davacı kurumun davalılardan ihale yöntemi yardımcı işlerde ile hizmet alım işini yaptığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı şirket elemanı olarak çalışan işçilere yapılan ödemelerden bu firmaların sorumlu tutulacağının karar altına atındığını, davalıların alt işveren sıfatıyla hizmet yürüttüğünü, taraflar arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğunu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğunu, ancak ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiğini, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde müvekkilinin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiğini, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığını belirterek, 11.531,13 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı ... İmar İnş... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... İmar vekili savunmasında, dava dışı işçinin 0l.11.2015-31.12.2016 tarihleri arası müvekkile ait iş yerinde çalıştığını, kamu işçiliğine geçmesi sebebiyle iş sözleşmesinin kendisi tarafından sonlandırıldığını, şirket nezdindeki tüm alacaklarının maaş hesabına yatırıldığını, bakiye herhangi bir alacağın kalmadığımı, işçinin davacı kurum işçisi olduğunu, davacı tarafından işe alındığı, emir ve talimatların kurumca verildiğini, işçinin 696 sayılı KHK kapsamında işçinin kamu işçiliğine geçtiğini, işçinin müvekkili şirketten iş kanunu kapsamında alacağı olmadığını, işçinin belirli süreli hizmet sözleşmeleri kapsamında çalıştırıldığını, kıdem tazminatı talep hakkı olmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Diğer davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, taraflar dosyaya cevap dilekçesi sunmamışlardır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, rücu’en tazminat talebine ilişkin olup, dava konusu alacağın davalıların davacının belirli süreler dahilinde alt işverini olması sebebiyle davacı tarafından dava dışı işçi ...'nin davalı şirketler nezindeki çalışmalarından dolayı yapılan düzenlemeler gereği üst işveren sıfatıyla iş akdi sona ermesi nedeni ile kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olduğu, ödenen bu 11.531,13 TL tazminatın davalılar ile yapılmış olan sözleşme gereğince davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebinden kaynaklanmış olduğu anlaşılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Dosya dava dilekçesi ekindeki hizmet alım sözleşmeleriyle birlikte bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya ibraz edilen işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişinin 19/03/2022 tarihli raporunda; 17/09/2019 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle, ... tam sorumluluk 2.469,41 TL, 1.234,70 TL yarı sorumluluk, ... San.... Tam sorumluluk 1.926,18 TL, ... İmar A.Ş...tam sorumluluk 7.118,77 TL toplamda 11.514,36 TL olduğu, bulunduğu davanın 11.531,13 TL üzerinden açıldığı belirtilmiştir. Taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda dosya önceki bilirkişiye yeniden tevdii edilmiş, dosyaya ibraz edilen bilirkişi ek raporunda; 17/09/2019 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle, ... tam sorumluluk 2.478,45 TL, 1.234,70 TL yarı sorumluluk, ... San.... Tam sorumluluk 1.926,68 TL, ... İmar A.Ş...tam sorumluluk 7.127,81 TL toplamda 11.532,94 TL olduğu, bulunduğu davanın 11.531,13 TL üzerinden açıldığı belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığı, anlaşma neticesinde işçilik alacakları ödemesi gerçekleştirildiği, davacı ile davalı şirketler arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğu, ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunup bulunmaması hususları değerlendirildiğinde davacının işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiği, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığı, dosya içerisinde davacı kurum ile iş bu davalılar arasında imza edilen sözleşmeler ve idari şartnamelerin bulunduğu, yapılan hizmet sözleşmesi ve şartnamelerinin incelenmesinde yüklenicilerin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluğunun mevcut olup, davacı kurumun ödemiş olduğu işçilik alacaklarının tamamını iş bu yüklenicilere rücu edebileceği sözleşme hükümlerinden anlaşılmış; dosyaya ibraz edilen ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi ek raporunda, 17/09/2019 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle, ... tam sorumluluk 2.478,45 TL, 1.234,70 TL yarı sorumluluk, ... San.... Tam sorumluluk 1.926,68 TL, ... İmar A.Ş...tam sorumluluk 7.127,81 TL toplamda 11.532,94 TL olduğu, bulunduğu davanın 11.531,13 TL üzerinden açıldığının belirtildiği anlaşıldığından, ek rapor hükme esas alınarak, açılan davanın kabulü ile, 1.926,68 TL'nin 17/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Sanayi .. Ltd. Şti' den alınarak davacıya verilmesine, 7.127,00 TL'nin 17/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... İmar .. A.Ş.' den alınarak davacıya verilmesine, 2.477,45 TL'nin 17/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... - ...' dan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KABULÜ ile, a) 1.926,68 TL'nin 17/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Sanayi .. Ltd. Şti' den alınarak davacıya verilmesine, b) 7.127,00 TL'nin 17/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... İmar .. A.Ş.' den alınarak davacıya verilmesine, c) 2.477,45 TL'nin 17/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... - ...' dan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 787,69 TL karar harcından, peşin alınan 196,93 TL harcın mahsubu ile, bakiye 590,76 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, (davalılardan ... Sanayi .. Ltd. Şti' nin sorumluluğunun 98,65 TL ile sınırlı, davalı ... İmar .. A.Ş.' nin sorumluluğunun 365,08 TL ile sınırlı, davalı ... - ...' ın sorumluluğunun 127,03 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) 3-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, (davalılardan ... Sanayi .. Ltd. Şti' nin sorumluluğunun 220,45 TL ile sınırlı, davalı ... İmar .. A.Ş.' nin sorumluluğunun 815,75 TL ile sınırlı, davalı ... - ...' ın sorumluluğunun 283,80 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan ... Sanayi .. Ltd. Şti' nin sorumluluğunun 1.536,40 TL ile sınırlı, davalı ... İmar .. A.Ş.' nin sorumluluğunun 5.685,60 TL ile sınırlı, davalı ... - ...' ın sorumluluğunun 1.978,00 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) 5-Davacı tarafından yapılan 196,93 TL peşin harcın tamamının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan ... Sanayi .. Ltd. Şti' nin sorumluluğunun 32,88 TL ile sınırlı, davalı ... İmar .. A.Ş.' nin sorumluluğunun 121,70 TL ile sınırlı, davalı ... - ...' ın sorumluluğunun 42,35 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) 6-Davacı tarafından yapılan 600,00 TL bilirkişi ücreti, 327,00 TL davetiye gideri ve 1,20 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 928,20 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan ... Sanayi .. Ltd. Şti' nin sorumluluğunun 155,00 TL ile sınırlı, davalı ... İmar .. A.Ş.' nin sorumluluğunun 573,62 TL ile sınırlı, davalı ... - ...' ın sorumluluğunun 199,58 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) 7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... İmar vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların/ vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/10/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim .. ¸e-imzalıdır *Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **