İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/757 E. 2022/765 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/757
Karar No
2022/765
Karar Tarihi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/757 Esas - 2022/765 "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/757 Esas KARAR NO : 2022/765 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : ... - ... DAVALI : 1- ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 2- ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/10/2021 KARAR TARİHİ : 22/09/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığını, anlaşma neticesinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, dava dışı işçi ... için 09/09/2019 tarihinde 11.526,69 TL tazminat ödendiğini, davalıların sorumluluklarına düşen miktarın 3.165,27 TL olarak belirlendiğini, davalılardan talep edilmesine rağmen geri ödemenin gerçekleşmediğini, davacı kurumun davalılardan ihale yöntemi yardımcı işlerde ile hizmet alım işini yaptığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı şirket elemanı olarak çalışan işçilere yapılan ödemelerden bu firmaların sorumlu tutulacağının karar altına atındığını, davalıların alt işveren sıfatıyla hizmet yürüttüğünü, taraflar arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğunu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğunu, ancak ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiğini, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarınını dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde müvekkilinin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiğini, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığını belirterek, 3.165,27 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP : Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin taraf sıfatını haiz olmaması sebebiyle davacının davasının usulden reddinin gerektiğini, dava dışı işçinin işten 696 sayılı KHK ile kamu işçiliğine geçiş sebebiyle sözleşmesini tek taraflı feshederek ayrıldığını, davacının haksız davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Diğer davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, taraf dosyaya cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara da katılmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, rücu’en tazminat talebine ilişkin olup, dava konusu alacağın davalıların davacının belirli süreler dahilinde alt işverini olması sebebiyle davacı tarafından dava dışı işçi ...'ın davalı şirketler nezindeki çalışmalarından dolayı yapılan düzenlemeler gereği üst işveren sıfatıyla iş akdi sona ermesi nedeni ile kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olduğu, ödenen bu 3.165,27 TL tazminatın davalılar ile yapılmış olan sözleşme gereğince davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talebinden kaynaklanmış olduğu anlaşılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Dosya dava dilekçesi ekindeki hizmet alım sözleşmeleriyle birlikte bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya ibraz edilen işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişinin 23/08/2022 tarihli raporunda; 09/09/2019 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle ... A.Ş.'nin tam sorumluluk kapsamında 1.713,90 TL, ... Müh. Ltd. Şti ise tam sorumluluk kapsamında 1.453,37 TL olarak hesaplandığı, bulunduğu davanın 3.165,27 TL üzerinden açıldığı belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığı, anlaşma neticesinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi gerçekleştirildiği, davacı ile davalı şirketler arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğu, ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde davacının işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiği, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığı, dosya içerisinde davacı kurum ile davalılar arasında imza edilen sözleşmeler ve idari şartnamelerin bulunduğu, yapılan hizmet sözleşmesi ve şartnamelerinin incelenmesinde yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluğunun mevcut olup, davacı kurumun ödemiş olduğu işçilik alacaklarının tamamını yükleniciye rücu edebileceği sözleşme hükümlerinden anlaşılmakla; dosyaya ibraz edilen ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporunda, davacının 09/09/2019 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle ... A.Ş.'nin tam sorumluluk 1.713,90 TL, ... Müh. Ltd. Şti ise 1.453,37 TL olmak üzere toplamda 3.167,27 TL davacı idarenin davalılardan alacağının olduğu belirtilmekle, davanın 3.165,27 TL üzerinden açıldığı anlaşılmakla; buna göre açılan davanın kabulü ile, 1.712,90 TL'nin 09/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... A.Ş. 'den alınarak davacıya verilmesine, 1.452,37 TL'nin 09/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... .. Ltd. Şti 'den alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KABULÜ ile, a) 1.712,90 TL'nin 09/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... A.Ş. 'den alınarak davacıya verilmesine, b) 1.452,37 TL'nin 09/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... .. Ltd. Şti 'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 215,21 TL karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile, bakiye 156,91 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 3.165,27 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL peşin harcın tamamının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 700,00 TL bilirkişi ücreti, 301,00 TL davetiye gideri ve 1,20 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.002,20 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine adesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... A.Ş. vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 22/09/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/757, K. 2022/765, T. 22.09.2022, www.arakarar.com/karar/adana-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-757-e-2022-765-k-efb7bc2ba949