İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/225 E. 2022/830 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/225
- Karar No
- 2022/830
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/225 Esas KARAR NO : 2022/830 HAKİM : ,,, KATİP : ... ... DAVACI : ... ,, ... VEKİLİ : Av. ... ,, DAVALI : ... - T.C.Kimlik No:... ... VEKİLİ : Av. ... ,, DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/03/2021 KARAR TARİHİ : 18/10/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 0,, Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket narenciye sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, mevsimi gelmeden mal bağlantıları kurarak bahçe sahipleri ile bahçedeki ürünün dalında pazarlık ile alımının yapıldığını, müvekkil şirket nam ve hesabına hareket eden ... 06/07/2020 tarihinde davalı ile davalıya ait arazide bulunan narencilere ilişkin alım-satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede davalının ... Seyhan/Adana adresinde bulunan bahçesindeki narenciyenin alım-satımı konusunda anlaşıldığını ve anlaşmaya istinaden müvekkil şirket tarafından 03/07/2020 tarihinde 50.000,00 TL, 06/07/2020 tarihinde 150.000,00 TL nakit olarak ödendiğini, geriye kalan 100.000,00 TL, 24/07/2020 tarihli çek olmak üzere toplam 300.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirket, davalıdan başka satıcılar ile de ticaret yapmakta ve başkaca narenciye bahçelerinden de ürün almakta olup davalı ile yaşadığı sorunu aynı zamanda kesim yaptığı diğer bahçelerin hiçbirisinde yaşanmadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla 06/07/2020 tarihli taraflar arasında imzalanan alım-satım sözleşmesinin gereğinin yerine getirilmemesi ve sözleşmenin müvekkil şirketçe haklı sebeple ve tek taraflı feshedilmesi sebebiyle müvekkilin uğradığı şimdilik 50.000,00 TL zararın/ayıptan kaynaklanan tazminatın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alıcı sıfatı ile davacıyla müvekkil ... arasında 06.07.2020 tarihli müvekkilin ... limonları için alım-satım sözleşmesi akdedildiğini, müvekkil gerekli dikkat ve özeni göstermek suretiyle söz konusu limonlara baktığını ve sağlıklı şekilde yetiştirdiğini, limonların hasat zamanı gelmesine ve geçmesine rağmen ve sağlam olan limonlar zarar görmeye başlamasına rağmen davacı şirket tarafından hasat yapılmadığını, davacı zaten dava dilekçesinde hasadın kendi programlarını uygun olarak belirleneceğini ikrar ettiğini, müvekkil tarafından davacı şirket yetkilisi defalarca kez aranarak limonların toplanması gerektiği belirtilmesine rağmen toplanmadığını, ... Müdürlüğü’ne yapılan başvuru üzerine 26.11.2020 tarihinde ürünlerin durumu ile ilgili Ziraat teknikeri ve Ziraat Yüksek Mühendisi tarafından rapor tutulduğunu, raporda bölgede hasadın 1. Makasının 15 Eylül’de yapılması gerektiğini, 2. makasın ise Kasım ayının ilk haftasında yapılması gerektiği 25.11.2020 tarihinde limon ağaçlarının meyvelerinde yapılan kontrollerde hasadının geldiği halde yapılmadığını, limonun aşırı derecede sarardığını, dökümlerin başladığı ürünün hasat tarihinin geçtiğinin belirtildiğini, raporun hemen akabinde de taraflarınca 07.12.2020 tarihinde Adana 10. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle de durumun davacıya ihtar edildiğini, davacının iddia ettiği gibi bir kötüniyet söz konusu olmadığını, ürünlerle ilgili gerek müvekkilin gerekse davacı şirketin Sulh Hukuk Mahkemelerinde yaptırdığı tespitlerde de hasat zamanının çok fazla geciktirilmiş olduğu ürünlerin bakımında herhangi bir sıkıntı olmadığı zarara uğramış olanın müvekkil olduğu ürünlerdeki zararın hasadın geciktirilmiş olmasından kaynaklandığının açıkça belirtildiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkil davacıyı zarara uğratmak şöyle dursun zarara uğrayan konumunda olduğunu, iddiaları kabul etmemekle birlikte davacının zararın meydana geldiği tarihten itibaren talep ettiği faize de itiraz ettiklerini, tüm sebeplerle davacının gerçeğe aykırı iddialara dayanarak açtığı davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA USULÜ : 15/03/2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü gereğince , mahkememizde açılan 50.000,00 TL'lik dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Taraflar arasındaki ihtilafın; narenciye alım satım sözleşmesinin tek taraflı fesh edildiği iddiası ile davacının davalıya açmış olduğu tazminat davası olduğu anlaşıldı. Adana 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyasının incelenmesinden; ... vekilinin istemi üzerine ... sayılı taşınmazda 08/12/2020 tarihinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı görülmüştür. Ziraat Mühendisi bilirkişisi ... ve Fen bilirkişisi ... düzenlenen 14/12/2020 tarihli rapora göre; ...244 Parselin toplam alanının 36.000.00 m2 olduğunu, dava konusu parselde üreticinin yükümlülüğündeki tüm tarımsal uygulamalarda bir eksiklik görülmediğini, hastalık ve zararlılar ile mücadele, gübreleme v.b. uygulamalar zamanında yapıldığını, ağaçların gelişimi, taç durumu, yaş durumuna göre vermesi gereken optimum ürün miktarının normal olduğunu, ürünün zamanında hasadı yapılmadığı için üründe anormal büyümeler, limonlarda su oranında azalma, iç kısımlarında koflaşmaya başladığını, ürün ekonomik değerini kaybetmeye başladığını, ancak ürünün bu duruma gelmesinde yetiştiricinin bir kabahatinin olmadığını rapor etmişlerdir. Adana 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyasından bilirkişi heyetinden alınan 27/01/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; parseldeki ürün zamanında hasat edilmediğini, bunun gelecek yıldaki ürün verimine olumlu veya olumsuz bir etkisinin olup olmadığı özellikle bir oran belirterek bir yorum yapmanın, kanaat belirtmenin mümkün olmayacağını, mutlaka olumsuz bir zararı olacağını, ancak bunun oranı ve miktarı hususunda bir yargıya varmanın doğru olmadığını, bu husus ile ilgilide bilimsel bir çalışmada olmadığını, özellikle mevsimsel değişmelerin çok hızlı oluştuğunu, günümüzde gelecek yıl ile ilgili özellikle oransal olarak bir kanaat belirtmenin doğru olmayacağını rapor etmişlerdir. Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyasının incelenmesinden; Ziraat Mühendisi bilirkişisi... ile 11/12/2020 tarihinde keşif yapıldığı görülmüştür. Ziraat Mühendisi... 21/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tespit istenen bahçede yetiştirme tekniğine uygun bakım işlemlerinin yapıldığını, hasat gecikmesine bağlı olarak çöküntü hastalığının mevcut olduğunu, unlu bit zararının tespit edildiğini, çöküntü hastalığı nedeniyle %15 oranında kalite kaybı olduğunu, unlu bit zararlısı nedeniyle %20 oranında kalite kaybı olduğunu, bahçede sözleşme koşullarına uygun olarak verim yönünde bir eksiklik olmadığını, sözleşmede ürün miktarı 200 ton olarak belirlendiğini, bunun 13.800,00 kg miktarı alıcı firma tarafından hasat edildiğini, ancak sözleşme koşuluna uygun olmadığı için satılamadığını, bahçe kenarında kasalanarak bırakıldığını, bahçenin ürün miktarı 200 ton olarak, fiyatı 2,00 TL/kg olarak sözleşmede belirtildiğini, hasadın yapılmaması sonucu, sözleşme gereği bahçede oluşacak kayıp miktarının 400.000,00 TL olduğunu, 30.000,00 kg çöküntü hastalığı nedeniyle, 40.000,00 kg unlu bit zararlısı nedeniyle kayıp olduğunu, çöküntü hastalığı ve unlu bit zararı hasat gecikmesi sonucu zararlı hale geldiğini, mayer liman için ön görülen hasada başlama ve hasadı bitirme tarihleri uygulansaydı böyle bir zararın olmayacağını, sözleşme maddeleri dikkate alındığı, alıcı ve satıcı arasında sözleşmede kesime başlama ve kesimi bitirme tarihi konulmamasının eksiklik olduğunu, piyasa araştırması neticesi bu zamana kadar bekletilen, henüz satılmamış mayer limon, bahçede dalında 0,70 TL/kg'dan alıcı bulduğunun söylendiğini rapor etmiştir. Mahkememizce Mali Müşavir bilirkişisi, Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişisi ve Ziraat Mühendisi bilirkişisi heyetinden alınan 06/05/2022 tarihli raporunda özetle; davacı ile davalı ... arasında 06/07/2020 tarihinde Narenciye Satım Sözleşmesi akdedildiğini, davacı şirket ürünlerin istenen kalitede olmadığı gerekçesiyle Adana 4. Noterliğinin 09/12/2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile satım sözleşmesini feshettiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede hastalıklı, zarar görmüş malların kasaya girmeyeceğinin ifade edildiğini, davacı şirketin zarar görmüş ürünleri satın almayacağını sadece sağlam ürünleri alacağının sözleşmede taraflarca kabul edildiğinin görüldüğünü, sözleşmenin 7. Maddesinde ürünün istenen kalitede olmaması halinde davacı şirkete fesih yetkisi tanınmakla birlikte bu hususta somut bir ölçü konulmadığının görüldüğünü, davacı şirketin 04/12/2020 tarihinde ürün hasadına başladığı halde ürünün istenen kalitede olmadığı gerekçesiyle hasattan vazgeçtiğinin anlaşıldığını, davacının bölgedeki mayer limonu için bilinen alışılagelmiş hasat dönemleri dışında kendi belirlediği geç bir tarihi seçmesi nedeniyle, davalının satışını taahhüt ettiği limanlarda geç hasat nedeniyle kalite kaybı ve zararlı ile enfekte ürün oluşmasına neden olduğu, dosayısıyla davacı şirketin sözleşmenin 7. Maddesine dayanarak ürünün istenen kalitede olmaması gerekçesiyle sözleşmeyi feshetmesinin haklı fesih olmadığı kanaatine varıldığını, taraflar arasındaki sözleşmede 200 ton limon mayer ürününün kg'ının 2 TL üzerinden davacıya satılacağının kararlaştırıldığını, davalının ürünlerinde %32 oranında unlu bit bulaşıklı limon meyvesi tespit edildiğini, toplam 64.000 kg meyve kasa dışında bırakılarak davacıya satılamayacağını, bütün ürün 200.000 kg zamanında davacı şirket tarafından hasat edilmiş olsaydı, 64.000 kg hastalıklı ürün düştükten sonra davacı şirketin 136.000 kg ürün satın alacağı ve bu ürün için 272.000,00 TL ödeme yapması gereceğini, davacı şirketin toplamda 300.000,00 TL ödeme yaptığı dikkate alındığında 28.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden (02/01/2021) itibaren yasal faiziyle birlikte iadesini talep edebileceğini rapor etmişlerdir. Mahkememizce dosyaya sunulan bilirkişi raporuna itirazlar üzerine dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişilerin mahkememize sunmuş olduğu 12/09/2022 tarihli ek raporda; dosyada bulunan bilirkişi raporlarında gecikmeden kaynaklanan kısmi kalite kaybından bahsedilmiş ancak üründeki hastalığın tamamının hasattaki gecikmeden kaynaklandığına dair bir tespit yapılmadığını, dosyadaki raporlardaki tespitlerden gecikmeden olayı üründeki hastalık miktarının arttığını gösterdiğine göre, davalının hastalığı tamamen önleyecek bakımı yapmadığını, davacının ise gecikmeyle hastalığın artmasına yol açtığını, dolayısıyla 64.000 kg ve bedeli 128.000,00 TL olan hastalıklı üründe müterafik kusurdan söz edilebileceğini, bu durumda hastalıklı ürünlerden tarafların %50 oranında sorumlu olacakları değerlendirilerek hesaplama yapılacağını, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı seçenekleri dikkate alınarak iki tür hesaplama yapıldığını, sözleşmenin feshinin haksız olduğunun kabulü halinde; davacı şirketin 28.000,00 TL’nin ödenmesini talep edebileceğini, davacı şirketin feshinin haklı olduğunun kabulü halinde; davacı şirket ödediği tutar olan 300.000,00 TL’yi isterken davalı taraf, davacı şirketin normal hasat döneminden sonra sözleşmeyi fesih yetkisini kullandığı, bu süreçte üründe hastalığın artmasına yol açması sebebiyle oluşan 128.000,00 TL zarardan tarafların müterafik kusurlu olduklarının kabulü halinde davalının davacıdan 64.000,00 TL zarar talep edebileceği rapor etmişlerdir. Davacı vekili taraflar arasında yapılan sözleşme gereği ödeme yaptığını ancak ürünlerin istenilen vasıf ve kalitede olmadığını bu durumda sözleşmeyi feshettiklerini ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50.000,00 TL tazminat talep ettiğini belirtmiştir. Davacı şirket dava dilekçesinde narenciye sektöründe faaliyet gösterdiğini ve bahçe sahipleri ile ürünü dalında iken satın aldıklarını ve davalıyla da bu şekilde anlaştıklarını belirtmiştir. Hukuki sorun sözleşmenin tam ve gereği gibi ifa edilip edilmediği, eğer edilmemiş ise kusurun kimde olduğu ve zarar miktarının tespiti konusundadır. Davacı tarafından Adana 3. Sulh hukuk mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespit işlemine ilişkin dosya ve bilirkişi raporu dosya kapsamına alınmıştır. Buradaki bilirkişi raporunun incelenmesinde, mayer limon ağaçlarında 1. Makas kesimin 15 Eylül tarihine kadar bitirilmesi gerektiği belirtilmiştir. İkinci makasın ise ekim sonuna kadar – Kasım ayının ilk haftasında bitirilmiş olması gerektiği açıklanmıştır. Hasadın yapılmaması sebebiyle oluşan zarar miktarının 400.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Davalı ... tarafından Adana 7. Sulh hukuk mahkemesinin ... D iş sayılı dosyasında yaptırılan tespit işlemine ilişkin dosya ve bilirkişi raporu dosya kapsamına alınmıştır. Buradaki bilirkişi raporunun incelenmesinnde, mayer limon ağaçlarında kesimin 29 Ağustosta başlaması gerektiği ve 1 makasın 15 Eylül tarihine kadar bitirilmesi gerektiği belirtilmiştir. İkinci makasın ise kasım ayının ilk haftasında yapılması gerektiği açıklanmıştır. 25.11.2020 tarihinde ise henüz hasadın yapılmadığı belirtilmiştir. Hasadın yapılmaması sebebiyle oluşan zarar miktarının 400.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı taraf Adana 4. Noterliğinin 09.12.2020 -... sayılı ihtarı ile ürünün istenilen kalitede olmadığını bu sebeple sözleşmeyi feshettiğini belirtmiştir. Davacı dava dilekçesinde limonların hasadının davacı firma tarafından yapılacağını belirtmiştir. Hasat zamanında davalının bu hasadı yapılmasını engelleyici bir tavrı olduğuna dair bir iddia ileri sürülmemiştir. Davacı şirket tacirdir. Hasadı ne zaman yapacağını bilmek zorundadır. Her üç bilirkişi raporunda hasada eylül ayında başlanması gerektiği belirtilmiştir. Hasada zamanında başlamış olsaydı, üründe bir zarar olmadan toplama durumu gerçekleşebilecekti. Hasadı zamanında yapmamakla üründe zarar oluşmasına sebebiyet vermesinde bütün kusur davacıya aittir. Davacının kendi kusuru ile oluşan ayıplı ürünü gerekçe göstererek ihtarname gönderip sözleşmeyi feshetmesi de haksızdır. Davacı hasat anına kadar ürünün bakım yükümlülüğünün davalıda olduğunu belirtmişse de, davalının süresinde yapılmayan hasat dolayısıyla ürünü aylarca dalında ilk günkü vasıf ve kalitede tutabilmesi fiilen mümkün değildir. Davalının hasadı aralık ayına sarkıtması ve bu tarihe kadar ürünün eylül ayındaki kadar iyi durumda olmasını talep etmesi iyi niyet kuralları ile bağdaşmamaktadır. Davalının hasadı geç yapmasında davalı tarafa yüklenebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Davacının bu yönde bir iddiası da bulunmamaktadır. Davalı taraf hasadın geç yapılması sebebiyle limonlarda beklenen vasfın gerçekleşmemiş olmasında - kusursuz olduğundan dolayı bir tazminatla yükümlü tutulması da mümkün değildir. Bu şartlarda davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 853,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 773,18 TL'nin karar kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı. Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır