İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/303 E. 2022/437 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/303
- Karar No
- 2022/437
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/303 Esas - 2022/437 "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/303 Esas KARAR NO : 2022/437 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... A.Ş. - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 18/06/2020 KARAR TARİHİ : 12/05/2022 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üretim yapan bir firma olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketten iş yerinde kullanmak amacıyla ... müşteri no, ... sözleşme nosu ile elektrik enerjisi satın aldığını, müvekkili şirketin, bir dönem davalı şirket dışındaki bir firma ile elektrik alımı hususunda anlaştığını, davalı şirket ile olan sözleşmesini de feshettiğini, hatta fesih sebebiyle davalı şirkete sözleşme başında verilen güvence parasının da istenildiğini, davalı tarafından paranın iade edilmeyeceğinin de belirtildiğini, müvekkili şirketin ardından davalı şirket ile yeniden elektrik aboneliği sözleşmesi imzaladığını, elektrik faturalarını da düzenli bir şekilde ödediğini, davalı firma tarafından Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasıyla müvekkili aleyhine 31.267,12 TL bedelli icra takibi başlatıldığını, bu takibe 08.08.2017 tarihinde itiraz edilmiş olup takibin 10.08.2017 tarihinde durduğunu, müvekkilinin, davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin kullanmış olduğu sayaçlara herhangi bir müdahalesi olmadığını, davalı tarafından müvekkili şirketin 31.08.2018 tarihli 10.09.2018 son ödeme günlü elektrik faturasını 2 gün gecikmeli ödemesi nedeniyle elektriği kesildiğini, ardından müvekkili şirket tarafından 31.08.2018 tarihine ait faturanın 12.09.2018 tarihinde ödendiğini, buna rağmen elektrik kesinti işlemi iptal edildiğini, davalı şirkete 12.09.2018 tarihinde elektriğin verilmesi hususunda başvuruda bulunulduğunu, şirket tarafından şifaen icra dosyasındaki borcun ödenmesi halinde elektrik kesinti işleminin iptal edileceğinin belirtildiğini, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını, bu davada tedbir kararı verilerek elektrik kesintisinin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu ancak açılan davada ... A.Ş. yerine ... A.Ş.'nin davalı olarak gösterildiğinden davanın husumet yokluğundan reddedildiğini, davanın kesinleşmesi ile birlikte davalı kurumun elektriği keseceğini bildirdiğini, davalı hukuki yollarla alacağını tahsil etmek yerine, müvekkili şirketin elektriğini keserek, müvekkilini maddi olarak zarara uğratmayı amaçladığını ve bu şekilde icra dosyasındaki borcu tahsil etmek istediğini, davalının burada kötü niyetli olup, hizmet sözleşmesine de aykırı işlemde bulunduğunu, üretim yapan bir şirketin elektriğinin dayanaksız bir şekilde kesilmesinin, şirketin işlerinin durmasına hatta uzun sürmesi halinde iflasına bile neden olacağını, davalı şirkete borcunun olmadığının tespitini, takip alacağının % 25'inden aşağı olmamak üzere haksız ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi amacıyla iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, haklı ve yasal gerekçelere dayanan davanın kabulü ile; (Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) dava sonuçlanıncaya kadar müvekkiline tahakkuk edilen borcun ödenmemesi sonucu elektrik kesintisinin tedbiren durdurulmasına, müvekkili şirketin elektrik alımının tekrar sağlanmasına, müvekkilinin sayaç üzerinde herhangi bir oynama yapmadığını, şirketin tebliğ ettiği borç bedelinin dayanaksız olduğu gözetilerek, davalı şirketin tahakkuk ettiği borcun olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip sebebiyle %25'in den aşağı olmamak üzere taraflarına tazminat ödemeye hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine, asgari % 20 İcra İnkar tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıdan tahsiline dair karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava; menfi tespit talebine ilişkin olup, davalı tarafından Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı takip dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takip dayanağını sözleşme hesabına ait enerji tüketim+kaçak bedeline ilişkin faturaların oluşturduğu, bu faturalardan dolayı davacının davalıya borcunun bulunmadığı iddiasıyla iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemesinde; davalı ... Anonim Şirketi tarafından, davacı ... aleyhine 25/07/2017 tarihli, 29.650,67 TL asıl alacak, 1.369,87 TL gecikme faizi ve 246,58 TL KDV olmak üzere toplam 31.267,12 TL'lik ilamsız icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, takip dayanağının 0209215908 nolu müşteri, 005000723624 nolu sözleşme hesabına ait enerji tüketim+kaçak bedeli olduğu anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/5671 Esas, 2021/3553 Karar sayılı ilamında; "...Menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak alacaklı tarafta olduğu ancak bu kuralın uygulanabilmesi için borçlunun hukuki ilişkiyi inkar etmesinin ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesinin gerektiği, menfi tespit davasını açan borçlunun, kendisinden talep edilen alacağın ve bunun dayandığı hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip başka bir nedenle aradaki hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu ya da sona erdiğini ileri sürmesi halinde ise ispat yükünün yer değiştirip borçluya ait olacağı.." belirtilmiştir. ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak davaya konu tutanaklar, abonelik sözleşmesi ve tüketim ekstrelerinin gönderilmesi istenmiş müzekkereye verilen cevabi yazı ve gönderilen belgeler dosya arasına alınmıştır. Elektrik Mühendisi Bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 15/02/2022 tarihli raporda; davalı idarenin ilgili yönetmelik çerçevesinde; davacının sözleşmesinin sona erdiği 31.07.2016 tarih itibarıyla, davalının süresi içerisinde enerjiyi kesmesi gerektiği halde kesmediği, bu sebeple enerji tedariğine devam edildiği, enerjinin kesilmemesi nedeniyle sözleşmesiz kullanım olsa da bu kullanımın yönetmelikte belirtildiği şekilde dağıtım sistemine müdahale edilmeden gerçekleştiği, dolayısıyla da bu süreçte (31.07.2016 ile 24.10.2016 tarih aralığı) ve bu şekilde bir kullanımın açıklanan sebeplerle, son kaynak tedariği kapsamında mı değerlendirilmesi (bu kapsamda normal tüketim tahakkuku oluşturulması) gerektiği, yoksa kaçak kullanım olarak mı değerlendirilmesi (bu kapsamda kaçak tüketim tahakkuku oluşturulması) gerektiği hususunun hukuki değerlendirmeyi içermekte olduğu, dolayısıyla bu husustaki değerlendirme ve takdir yetkisinin Yüce Mahkemenize ait olduğu kanaatine varıldığından, değerlendirme ve hesaplama her iki durum içinde alternatifli olarak, yani hem kaçak kullanım hem de normal kullanım olduğu kabulü ile yapıldığı, mevcut durum kaçak kullanım olarak kabul edildiği takdirde; davacının yönetmeliğin 26. maddesi gereği kaçak elektrik kullanımının bulunduğu, davalı idarenin düzenlemiş olduğu Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağının yönetmeliğin 27. maddesi hükümlerine uygun olduğu, Yönetmeliğin 28. ve 29 maddesi hükümlerine göre tüketimi doğru kaydetmiş olan sayaç değeri üzerinden kaçak tahakkuku oluşturulması gerektiği, dava konusu Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağının ilk kaçak kullanımı olması nedeniyle, yönetmelik gereği oluşturulacak tahakkukta, kaçak kullanım yapıldığı dönem geçerli olan tarife fiyatlarının 1,5 ile çarpılarak alınması gerekeceği, söz konusu kullanım yeri ticarethane olması nedeniyle davacı abone grubuna ilişkin tarife olan ticarethane tarifesi üzerinden hesaplama yapılması gerekeceği belirtildiği ve izah edildiği şekilde yapılan hesap tablosu ile elde edilen sonuçlar ve hesaplama ile ilgili detaylar ile Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağının tutulduğu tarihte yürürlükte olan faaliyet bazlı tüketici tarifelerinin sunulduğu, hesap tabloları incelendiğinde ise, 24.10.2016 tarihli “Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı” için oluşacak tahakkukun dava dosyasındaki mevcut tahakkuk tarihleri esas alınarak 28.02.2017 tarihli ve 17.03.2017 son ödeme tarihli kaçak tüketim faturası ile 28.555,45 TL tutarında olacağı, yukarıda belirtilen alacakla ile ilgili olarak davacının dava dosyasında mevcut Adana 8. İcra Dairesinin 2017/... esas sayılı dosyasıyla ve 24.07.2017 tarih itibarıyla icra takibi başlattığı, dava konusu faturanın son ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar oluşacak faiz ile ilgili hesaplamanın icra dosyasında belirtilen kalemlerdeki gibi asıl alacak, gecikme faizi, KDV şeklinde, avans faiz (17.03.2017 – 24.07.2017 tarihleri arası) üzerinden yapılmış olduğu ve buna göre davalının 28.555,45 TL asıl alacak, 1.014,50 TL işlemiş faiz ve bu faizin 182,61 TL KDV’si olmak üzere icra takip tarihine kadar toplamda 29.752,56 TL alacağının olacağı, sayın Mahkemenizce mevcut durum normal kullanım olarak kabul edildiği takdirde; sözleşmenin sona erdiği 31.07.2016 tarihi ile davaya konu kaçak tutanağının tutulduğu 24.10.2016 tarihindeki sayaç endeks değerleri esas alınarak oluşturulacak faturanın Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) web sitesinde bulunan “Elektrik Fatura Hesaplama” sayfasından kontrol edilip tekrar hesaplandığı, elde edilen fatura detayının ve hesaplamaya esas olan “Faaliyet Bazlı Tüketici Tarifeleri (kr/kWh)” hesaplamalara göre ise normal tüketim nedeniyle oluşacak davacı borcunun dava dosyasındaki mevcut tahakkuk tarihleri esas alınarak 28.02.2017 tarihli ve 17.03.2017 son ödeme tarihli fatura ile 19.066,84 TL tutarında olacağı, aynı zamanda 24.10.2016 tarihli kaçak tutanağına istinaden oluşturulan fatura ile kaçak işleminin de iptal edilmesi gerekeceği, belirtilen alacakla ilgili olarak dava konusu faturanın son ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar oluşacak faiz ile ilgili hesaplamanın icra dosyasında belirtilen kalemlerdeki gibi asıl alacak, gecikme faizi, KDV şeklinde, avans faiz (17.03.2017 – 24.07.2017 tarihleri arası) üzerinden yapılmış olduğu ve buna göre davalının 19.066,84 TL asıl alacak, 677,40 TL işlemiş faiz ve bu faizin 121,93 TL KDV’si olmak üzere icra takip tarihine kadar toplamda 19.866,17 TL alacağının olacağı belirtilmiştir. Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle, davanın menfi tespit talebine ilişkin olup davacının sayaç üzerinde herhangi bir oynama yapmadığı ve bu nedenle davalı şirketin tebliğ ettiği borç bedelinin dayanaksız olduğu iddia edilerek Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı takip dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacının 31.12.2014 ile 31.07.2016 tarihleri arasında dava dışı ... A.Ş.'den serbest tüketici olarak enerji satın almakta iken 31.07.2016 tarih itibarıyla sözleşmesinin sona erdiği, daha sonra ise 24.10.2016 tarihinde dava dışı ... A.Ş. abonesi olduğu, 31.07.2016 tarihi ile 24.10.2016 tarihleri arasında ise gerek davalı ile gerekse de bölgede faaliyet gösteren herhangi bir tedarik şirketi ile aralarında bir abonelik anlaşması ve/veya Perakende Satış Sözleşmesi bulunmadığı anlaşılmıştır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 10. ve 16. maddeleri nazara alınmakla; dosya kapsamında davacının aboneliğinin sonlandığı 31.07.2016 tarihinde veya sonrasında, 24.10.2016 tarihinde dava dışı ... A.Ş. abonesi olduğu tarihe kadar davalı idare tarafından davacının elektriğinin kesildiğine dair bir tutanak mevcut olmayıp, davalıya bu konuda bildirimde bulunulduğuna dair bir belgeye de yine dosya kapsamında rastlanmamıştır. Buna göre davacının sözleşmesinin sona erdiği 31.07.2016 tarih itibarıyla, davalının süresi içerisinde enerjiyi kesmesi gerektiği halde kesmediği, bu sebeple enerji tedariğine devam edildiği, enerjinin kesilmemesi nedeniyle sözleşmesiz kullanım olsa da bu kullanımın yönetmelikte belirtildiği şekilde dağıtım sistemine müdahale edilmeden gerçekleştiği, dolayısıyla da bu süreçte (31.07.2016 ile 24.10.2016 tarih aralığı) ve bu şekilde bir kullanımın son kaynak tedariği kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, 15/02/2022 tarihli bilirkişi raporunun buna ilişkin yapılan hesaplaması hükme esas alınarak davalının 19.066,84 TL asıl alacak, 677,40 TL işlemiş faiz ve bu faizin 121,93 TL KDV’si olmak üzere icra takip tarihine kadar toplamda 19.866,17 TL alacağının olacağı değerlendirilmekle; açılan davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıya Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... esas sayılı takip dosyası nedeni ile 10.583,83 TL asıl alacak, 692,47 TL işlemiş faiz ve 124,65 TL KDV olmak üzere toplam 11.400,95 TL borçlu olmadığının tespitine, (Buna göre davacının davalıya bu takipten kaynaklı borcunun 19.066,84 TL asıl alacak, 677,40 TL işlemiş faiz ve 121,93 TL KDV olmak üzere toplam 19.866,17 TL olduğuna) davacının fazlaya dair talebinin reddine, koşulları oluşmadığından davalının icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, davacı tarafça alacağın % 25'inden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir. Menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır. Başka bir ifadeyle; İcra İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup ispat yükü takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nın üzerindedir. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2021/4543 Esas, 2021/7504 Karar, Hukuk Genel Kurulunun 17/03/2010 tarihli ve 2010/19-123 E. 2010/154 K., 07/12/2011 tarihli ve 2011/13-576 E. 2011/747 K. ve 20/03/2013 tarihli ve 2012/19-778 E. 2013/250 K.) Dosya kapsamından, davalının kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispat edilemediğinden davacının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İle; Davacının davalıya Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... esas sayılı takip dosyası nedeni ile 10.583,83 TL asıl alacak, 692,47 TL işlemiş faiz ve 124,65 TL KDV olmak üzere toplam 11.400,95 TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, (Buna göre davacının davalıya bu takipten kaynaklı borcunun 19.066,84 TL asıl alacak, 677,40 TL işlemiş faiz ve 121,93 TL KDV olmak üzere toplam 19.866,17 TL olduğuna) Davacının fazlaya dair talebinin reddine, Koşulları oluşmadığından davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, Davalının icra-inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Alınması gereken 778,79 TL karar harcından, peşin alınan 533,97 TL harcın mahsubu ile, bakiye 244,82 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi kapsamında Adana Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 481,80 TL'nin karar kesinleştiğinde davalıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, geri kalan 838,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan reddedilen kısım üzerinden AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 533,97 TL peşin harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 600,00 TL bilirkişi ücreti, 152,50 TL davetiye gideri ve 90,35 TL müzekkere gideri, 30,00 TL tanıklık gideri olmak üzere toplam 872,85 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre 318,59 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.12/05/2022 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.