İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/137 E. 2022/126 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/137
Karar No
2022/126
Karar Tarihi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/137 Esas - 2022/126 "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/137 Esas KARAR NO : 2022/126 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ....LTD.ŞTİ. - VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ : 13/02/2020 KARAR TARİHİ : 15/02/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketle iki adet faturanın düzenlenmesini gerektirecek hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, faturaya dayanak yapılan malların da alınmadığını, faturaların ve faturalarla ilgili irsaliyelerin taraflarına teslim edilmediğini, fatura dayanağı mallarla ilgili de irsaliye bulunmadığını, müvekkili hakkında açılan icra takibinde hiçbir yasal dayanak belirtilmeden açıldığını, takip talebinde borcun sebebi olarak 01/09/2019 tarihli iki adet fatura gösterildiğini, bu faturaların davalı tarafça tek taraflı olarak düzenlendiğini, müvekkili şirketin davalı ile fatura kesilmesini gerektirecek bir ticari alışverişte bulunmadığını, haksız kazanç elde etmek amacıyla ilamsız takip açıldığını, takibin müvekkiline usulsüz ve kullanılmayan adresine tebliğ edildiğini, müvekkilinin yapılan takibi tesadüfen öğrendiğini, davalının yalnızca kendisinin düzenlediği faturaya dayanarak alacağını ispat edemeyeceğini, davalının herhangi bir sözleşme ve mal alım satımı yapıldığına dair yazılı bir belge sunmadığını belirterek, icra veznesince davalıya ödenen 101.405,00 TL'nin ticari yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatını, davanın kabulünü, davalının %20'den az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiye usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı dosyaya cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER ve GEREKÇE : Dava; menfi tespit ve istirdat talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından, Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas Sayılı takip dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve icra tehdidi altında ödenen meblağın faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmesi talep edilmiştir. Çukurova Vergi Dairesi'ne , Seyhan Vergi Dairesi'ne, Ziyapaşa Vergi Dairesi'ne, Ankara ... Belediyesine, ... Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verilmiş, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır. Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemesinde; davalı ... Limited Şirketi tarafından, davacı ... Ticaret Limited Şirketi aleyhine 22/09/2019 tarihli, 121.540,00 TL 01/09/2019 tarihli, seri A ... sıra numaralı fatura alacağı, 60.180,00 TL 01/09/2019 tarihli, seri A ... sıra numaralı fatura alacağı olmak üzere toplam 181.720,00 TL'lik ilamsız icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, takip dayanağının 121.540,00 TL bedelli 01/09/2019 tarihli, seri A ... sıra numaralı ve 60.180,00 TL bedelli, 01/09/2019 tarihli, seri A ... sıra numaralı 2 adet fatura alacağı olduğu anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/5671 Esas, 2021/3553 Karar sayılı ilamında; "...Menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak alacaklı tarafta olduğu ancak bu kuralın uygulanabilmesi için borçlunun hukuki ilişkiyi inkar etmesinin ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesinin gerektiği, menfi tespit davasını açan borçlunun, kendisinden talep edilen alacağın ve bunun dayandığı hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip başka bir nedenle aradaki hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu ya da sona erdiğini ileri sürmesi halinde ise ispat yükünün yer değiştirip borçluya ait olacağı.." belirtilmiştir. Somut olayda davacı tarafça davalı ile hiçbir ticari ilişkilerinin bulunmadığı, faturaya dayanak malların tesliminin yapılmadığı, fatura ve irsaliyelerin de davacıya teslim edilmediği iddia edilmekle, ispat yükü alacaklı olan davalı tarafta olup, davalının öncelikle fatura konusu olan malları davacıya teslim ettiğini ispat etmesi gerekmektedir. Dosyaya ibraz edilen mali müşavir bilirkişisi 05/01/2021 tarihli raporunda; davacı şirket ve davalı şirketin 2019 yılı ticari defterleri yasal süresinde açılış ve kapanış tasdikini yasal süresinde onay makamlarına yaptırdığı, 2013 V.U.K.ve Tek Düzen Muhasebe usul tebliğine uygun tutulması nedeni ile yasal delil niteliği taşıyacağı, davacı ....Ltd.Şti nin dava dosyasında bulunan Yevmiye defteri kayıtlarına göre davalı ....Ltd.Şti.ne her hangi bir mal ve hizmet alışı yapmadığı, her hangi bir ödeme ve tahsilat yapmadığı görülmüş olup, davalı şirkete her hangi bir cari kaydının açılmadığı, davalı ....Ltd.Şti nin Ticari defter kayıtlarına göre davacı ....Ltd.Şti ne 181.720,00 TL. Mal ve Hizmet satışı yaptığı bunun karşılığında icra yolu ile 112.369,05 TL tahsilat yaptığı ve 31.12.2019 tarihi itibariye toplam 69.350,95 TL alacağının olduğunun hesaplandığı, davalı ....Ltd.Şti nin Ticari defter kayıtlarına göre davacı ....Ltd.Şti' nden Adana 9. İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı dosyası ile 21.09.2019 takip tarihi itibariyle 146.720,00 TL olduğu belirtilmiştir. Davalı vekilince 16/03/2021 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna itiraz edildiği, itiraz üzerine dosyanın ek rapor aldırılmak üzere bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi 29/11/2021 tarihli ek raporunda, davalı ....Ltd.Şti nin Ticari defter kayıtlarına göre davacı ....Ltd.Şti ne 181.720,00 TL. Mal ve Hizmet satışı yaptığı bunun karşılığında icra yolu ile 112.369,05 TL tahsilat yaptığı ve 31.12.2019 tarihi itibariye toplam 69.350,95 TL alacağının olduğu, davalı ....Ltd.Şti nin Ticari defter kayıtlarına göre Davacı ....Ltd.Şti den Adana 9. İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı dosya ile 21.09.2019 takip tarihi itibariyle 146.720,00 TL olduğunun hesaplandığı belirtilmiştir. Dosyaya sunulan fatura ve irsaliyeler incelendiğinde, her iki irsaliye faturada da teslim eden imzası bulunup teslim alan tarafın isim ve imzasının bulunmadığı görülmüştür. Öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda BS ve BA formları incelendiğinde davacı ...aret Limited Şirketi'nin 2019 yılı Eylül ayında herhangi bir alış ve satışın olmadığının, formların boş olduğunun bildirildiği görülmüş, her ne kadar davalı ticari defter ve belgelerinde davacıdan 181.720,00 TL alacaklı olduğu kayıtlarına ulaşılmış ise de, davacı ticari defter ve belgelerinde davalı ile aralarında hiçbir cari hesap, alışveriş, ödeme ve borç kaydı olmadığı gibi herhangi bir ticari ilişkinin de mevcut olmadığı kaydına ulaşılmış, her iki defterde kayıtlı bilgilerin birbiri ile örtüşmediği, bu nedenle davalının iddialarının doğrulanmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan davalı tarafça faturaya konu malların davacıya teslim edildiğine yönelik ... ve Adana ... Belediyesi'ne müzekkere yazılması talep edilmiş olup, yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar ve teslim tesellüm tutanakları incelendiğinde malı teslim edenin davacı ... Şirketi olduğu ancak teslim tutanak tarihlerinin 07/03/2019 olup, davaya konu fatura tarihlerinin 01/09/2019 olduğu, ayrıca davacı tarafça ... ve Adana ... Belediyesi'ne teslimi yapılan malların faturalara konu mallar olduğunu ispatlar dosyada başkaca delil bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafın iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı kanaatine varılmış, kaldı ki davacı vekilince 29/03/2021 tarihli beyan dilekçesi ile davalının yasal süre geçtikten sonra dosyaya sunulan bu beyan ve delilleri savunmayı genişletme yasağı oluşturması sebebiyle kabul etmediklerine yönelik beyanda bulunmuş oldukları görülmekle, her iki tarafın ticari defter kayıtları da nazara alınarak davalının malın teslimine yönelik iddiasını ispat edemediği mahkememizce kabul edilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin 2018/... Esas, 2018/... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecbur olup, ödediği tarih itibariyle 1 yıl içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geri alınmasını isteyebilir. Buna göre, Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmekle, icra dosyasına davacı tarafça ödenen toplam 126.322,60 TL'nin (101.405,00 TL'si yönünden dava tarihi olan 13/02/2020 tarihinden itibaren, 10.000,00 TL'si yönünden 18/09/2020 tarihinden itibaren, 14.917,60 TL'si yönünden ise 16/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, davacı tarafça alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir. Menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır. Başka bir ifadeyle; İcra İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup ispat yükü takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2021/4543 Esas, 2021/7504 Karar, Hukuk Genel Kurulunun 17/03/2010 tarihli ve 2010/19-123 E. 2010/154 K., 07/12/2011 tarihli ve 2011/13-576 E. 2011/747 K. ve 20/03/2013 tarihli ve 2012/19-778 E. 2013/250 K.) Dosya kapsamından, davalının kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispat edilemediğinden davacının % 20 tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KABULÜ İle; Davacının davalıya Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı takip dosyası ile, takip dosyasına dayanak olarak gösterilen 01/09/2019 tarih, seri A ... sıra numaralı 121.540,00 TL miktarlı ve 01/09/2019 tarih, seri A ... sıra numaralı 60.180,00 TL miktarlı faturalar nedeniyle toplam 181.720,00 TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Davacı tarafça Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasına takip nedeniyle ödenen toplam 126.322,60 TL'nin (101.405,00 TL'si yönünden dava tarihi olan 13/02/2020 tarihinden itibaren, 10.000,00 TL'si yönünden 18/09/2020 tarihinden itibaren, 14.917,60 TL'si yönünden ise 16/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının takip yapmakta kötü niyetli olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Alınması gereken 12.413,29 TL karar harcının, peşin alınan 3.103,33 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.309,96 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi kapsamında Adana Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine 4-Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 21.170,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 3.103,33 TL peşin harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 500,00 TL bilirkişi ücreti, 25,5 TL davetiye gideri ve 82,50 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 607,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine adesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/02/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/137, K. 2022/126, T. 15.02.2022, www.arakarar.com/karar/adana-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-137-e-2022-126-k-56cc1aef7bd5