İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/707 E. 2022/172 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/707
- Karar No
- 2022/172
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/707 Esas - 2022/172 "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/707 Esas KARAR NO : 2022/172 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... GENEL MÜDÜRLÜĞÜ - ... VEKİLLERİ : ... - ... DAVALI : 1- ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 2- ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALILAR: 3- ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... 4- ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... 5- ... ANONİM ŞİRKETİ - ... 6- ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... 7- ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... 8- ... A.Ş. - ... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/10/2019 KARAR TARİHİ : 24/02/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan İTazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ...'un işçilik alacakları konusundaki uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk müessesine başvurduğunu ve yapılan uzlaşma ile işçiye 28.130,77 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, arabuluculuğa başvurduklarını, sürecin anlaşmama ile sonuçlandığını, müvekkili şirketin yasal mevzuat gereğince hizmet alımını ihale yöntemi ile davalıdan temin ettiğini, müvekkilinin kanundan doğan müteselsil sorumluluğu gereği olarak üst işveren sıfatıyla dava dışı işçiye işçilik alacaklarını ödediğini, düzenlenen hizmet alım sözleşmesine göre, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştırılan personele ilişkin sorumlulukların yükleniciye ait olduğunun belirlendiğini belirterek müvekkili tarafından davalılardan olan alacağın fazlaya dair dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla 28.130,77 TL'nin davalılardan tahsilini, alacağın ödeme tarihi olan 28/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini arz ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... A.Ş. vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmede kıdem tazminatı ve eklerinin taraflarından rücu edileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığını, taraflarına yönetilen davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun dava dışı işçinin alt işveren şirkette çalıştığı döneme isabet eden miktarın yarısı olabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... Ltd. Şti. vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin 01/03/2015-31/10/2015 tarihleri arasında 245 gün müvekkili şirkette çalıştığını, davacı tarafından rücu alacağına konu edilen alacak tutarları içerisinde ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti ile ferilerinin yer aldığını feshe bağlı doğan alacaklardan ve ferilerinden son işverenin tek başına sorumlu olduğunu, temerrüt olgusu dava dilekçesinin tebliği ile gerçeklemiş olduğundan öncesine faiz talebinin hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... A.Ş. vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yerine getirilmediğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kidem tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini, kıdem tazminatından davacının sorumlu olduğunu, müvekkili şirkete rücu edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sadece kendi döneminden sorumlu olduğunu, dava dışı işçinin 12/08/2012-31/12/2013 tarihleri arasında müvekkili şirkette çalıştığını, son ücretinin net 1.293,28 TL olduğunu, müvekkilinin kendi döneminde sorumlu olduğunun kabulü halinde bu sorumluluğun ancak davacı ile birlikte yarı oranda olacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, taraflar dosyaya cevap dilekçesi sunmamış, davayı takip etmemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, rücu’en tazminat talebine ilişkin olup; dava konusu alacağın, davalıların davacı idarenin belirli süreler dahilinde alt işverini olması sebebiyle davacı idare tarafından dava dışı işçi ...'un davalı şirketler nezindeki çalışmalarından dolayı üst işveren sıfatıyla iş akdi sona ermesi nedeni ile mirasçısına kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olduğu, ödenen bu 28.130,77 TL tazminatın davalılar ile davacı idare arasındaki sözleşme gereğince davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talebinden kaynaklanmış olduğu anlaşılmıştır. Dosya dava dilekçesi ekindeki hizmet alım sözleşmeleriyle birlikte bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya ibraz edilen hesap uzmanı bilirkişinin 07/01/2021 tarihli raporunda; dosya kapsamına göre davacı kurumun 28/08/2018 tarihinde yaptığı ödeme nedeniyle, davalı .... A.Ş. İçin 1.920,05 TL, davalı ...& ... İş Ortaklığı için 1.213,52 TL, davalı ... A.Ş.için 2.370,53 TL, davalı ....Ltd. Şti.için 1.755,75 TL, davalı ....İnş.için 366,77 TL, davalı .... Ltd. Şti.için 2.492,90 TL, davalı ... A.Ş.için 17.385,35 TL olmak üzere toplamda 27.504,87 TL rücu edilebileceği, ... A.Ş. & ... İş Ortaklığı’nın sorumluluğunda olan 1.213,52 TL’lik tazminat tutarından ... A.Ş. ile ... Ltd.Şti.’nin müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporuna itirazlar üzerine dosya ek rapor düzenlenmesi için hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, hesap bilirkişisinin mahkememize sunduğu 08/09/2021 tarihli raporunda, her ne kadar davacı tarafından .... A.Ş.'ye husumet yöneltilmiş ise de; dava dışı ...'un SGK kayıtlarının incelenmesinde davalı şirket nezdinde çalışmasının bulunmadığı bu kapsamda SGK kayıtları esas alınarak hesaplama yapıldığından davalı şirket yönünden hesaplama yapılmadığı, davalı ... A.Ş. vekilinin itirazların bilirkişi kök raporunda karşılanmış olduğu, davacı kurum ile davalı ... A.Ş. Arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesinin Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları başlıklı 22. maddesinde “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.” hükmünün bulunduğunu, ayrıca hizmet alım sözleşmesine ek teknik şartname birlikte değerlendirildiğinde davacı işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu olmadığı da dikkate alındığında davalı şirketin tam sorumluluk kapsamında sorumlu olduğu, kök rapordaki hesaplama ve açıklamaların geçerliliğini korumakta olduğu belirtilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; davacı idare ile davalı şirketler arasında asıl-alt işverenlik ilişkisi bulunduğu, taraflar arasında hizmet alımına dair sözleşme ile bu sözlemelere ait teknik şartnameler bulunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava dışı işçinin çalışmaları nedeniyle mirasçısına ödenen kıdem tazminatının davalılardan rücu talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı, uyuşmazlığın çözümü kapsamında dosyada mevcut şartnamede ve sözleşme hükümleri irdelendiğinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun olmadığı gibi taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesinde işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmadığı, Hizmet Alım Sözleşmelerinin 22. ve 23. maddeleri de dikkate alınarak davacı idarenin işçilik alacakları bakımından yüklenici şirketlerden tam sorumluluk kapsamında rücu hakkının bulunduğu anlaşılmış; öte yandan davalılardan ... A.Ş.'ne husumet yöneltilmiş ise de, dava dışı işçi ...'un SGK kayıtları incelendiğinde davalı şirket nezdinde çalışmasının bulunmadığı anlaşılmakla, bu davalıya yönelik açılan davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, diğer davalılar yönünden dava dışı işçinin kıdem tazminatı sorumluluğunun ayrıntılı şekilde çalışma dönemleriyle birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı şirketlerde olduğu anlaşılmakla, davacının ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte bilirkişi raporunda belirtilen miktarlar üzerinden davalılardan tahsiline ilişkin davanın kısmen kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) Davalılardan ... A.Ş. yönünden açılan davanın husumet yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, B) Diğer davalılara yönelik açılan davanın KISMEN KABULÜ İle, * 1.920,05 TL'nin ödeme tarihi olan 28/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş' den alınarak davacıya verilmesine, * 1.213,52 TL'nin ödeme tarihi olan 28/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş & ... Ltd. Şti İş Ortaklığından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, * 2.370,53 TL'nin ödeme tarihi olan 28/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş' den alınarak davacıya verilmesine, * 1.755,75 TL'nin ödeme tarihi olan 28/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti' den alınarak davacıya verilmesine, * 366,77 TL'nin ödeme tarihi olan 28/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti' den alınarak davacıya verilmesine, * 2.492,90 TL'nin ödeme tarihi olan 28/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .... Ltd. Şti' den alınarak davacıya verilmesine, * 17.385,35 TL'nin ödeme tarihi olan 28/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş' den alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Alınması gereken 1.878,85 TL karar harcından, peşin alınan 480,41 TL harcın mahsubu ile, bakiye 1.398,44 TL harcın davalılardan (bu miktarın 98,60 TL'sinden ... A.Ş'nin, 69,65 TL'sinden ... & ... iş Ortaklığının, 121,00 TL'sinden ... A.Ş'nin, 90,86 TL'sinden ... Ltd.Şti'nin, 21,70 TL'sinden ... Ltd. Şti'nin, 129,38 TL'sinden ... Ltd.Şti'nin, 867,25 TL'sinden ... A.Ş'nin sorumlu tutulmasına) tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi kapsamında Adana Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.289,64 TL'nin karar kesinleştiğinde (davalı ... A.Ş. hariç) diğer davalılardan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, geri kalan 30,36 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin (davalı ... A.Ş. hariç) diğer davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı ... A.Ş ve ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan reddedilen kısım üzerinden AAÜT'nin 3/2 maddesi uyarınca hesap olunan 625,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, Davalı ... A.Ş. kendini vekille temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan 480,41 TL peşin harcın tamamının (davalı ... A.Ş. hariç) diğer davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 454,40 TL bilirkişi ücreti, 909,40 TL tebligat ve 8,40 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.372,20TL yargılama giderinin davanın red kabul oranına göre 1.340,60 TL'sinin davalılardan (bu miktarın 95,60 TL'sinden ... A.Ş'nin, 62,10 TL'sinden ... & ... iş Ortaklığının, 117,10 TL'sinden ... A.Ş'nin, 87,60 TL'sinden ... Ltd.Şti'nin, 21,90 TL'sinden ... Ltd. Şti'nin, 123,35 TL'sinden ... Ltd.Şti'nin, 832,95 TL'sinden ... A.Ş'nin sorumlu tutulmasına) alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı ... A.Ş tarafından yapılan 45,60 TL bilirkişi ücreti, 14,40 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 60,00 TL yargılama giderinin davanın red kabul oranına göre 1,38 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... A.Ş. vekilinin yüzüne karşı, diğer davalılar ve vekillerin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/02/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.