İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/808 E. 2022/508 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/808
Karar No
2022/508
Karar Tarihi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/808 Esas - 2022/508 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/808 Esas KARAR NO : 2022/508 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLLERİ : ... - ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/10/2018 KARAR TARİHİ : 26/05/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle;15.03.2015 tarihinde Adana ili bölgesinde müvekkilinin yaya konumunda iken davalı şirket sigortalısı ... plakalı kamyonetin geri geri manevra yaparken çarpması sonrası yaralanarak malul kaldığını, konu ile ilgili Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesi 2015-... E. 2015-... K. Sayılı kararı ile sürücünün ceza aldığını, bu nedenle 25,00 TL geçici, 25,00 TL kalıcı, 25,00 TL tedavi gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari faiziyle davalı ...dan tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eksik evrakla başvuru yapıldığını bu nedenle davanın usulden reddolması gerektiğini, bu nedenle de temerrüde düşmediklerini , uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini, müterafik kusur indirimin yapılması gerektiğini, tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmişlerdir. DELİLLER VE GEREKÇE : Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İhtilaf kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı ve oranı, tedavi gideri tazminatı gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır. Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiştir. 15.03.2015 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın yaya olarak bulunan davacıya çarpması neticesinde davacının yaralandığı anlaşılmaktadır. Sigortalı araç sürücüsü hakkında taksirle yaralama suçundan ötürü İmamoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/... E. 2017/... K. numarasıyla şikayet yokluğundan KYOK kararı verilmiştir. Olaya ilişkin kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Kusur bilirkişisi ... 17.12.2018 tarihli raporunda özetle; kazada araç sürücüsünün asli ve %80 kusurlu olduğunu, davacı yayanın talil ve %20 kusurlu olduğunu rapor etmiştir. Taraf vekilleri kusur raporuna karşı ayrı ayrı itiraz ve beyan dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Kusur raporunun alınmasından sonra dosya maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 04.08.2021 tarihli raporuna göre; davacının 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak; Gr1 XII (32a……….1)A %5E cetveline göre %7.0 (yüzdeyedinoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağını, geçici iş göremezliğinin 3 ay olduğunu rapor etmiştir. Davalı vekili maluliyet raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görülmesi sebebiyle itirazların reddine karar verilmiştir. Tedavi masraflarının hesaplanması için ise adli tıp uzmanından rapor alınmış ilgili raporda özetle; davacının tedavi masraflarının yol ücretleri dahil 665,00 TL olduğunu rapor etmiştir. Rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş; davalı vekili rapora karşı itiraz dilekçesi sunmuştur. Mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir. Dosya aktüer hesabı için hesap bilirkişisine tevdii edilmiştir. Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ... raporunda özetle; davacının aktüeryal yönteme göre, %7,0 oranındaki beden gücü kaybı nedeniyle davacının %80 kusur durumuna göre kalıcı iş göremezlik maddi zararının 11.180,51 TL olduğunu, davacının 3 aylık iyileşme dönemi tazminatının ise 2.061,50 TL olduğunu, sigorta temerrüt tarihinin 14/07/2016 olduğunu ve sigortalı aracın ticari olduğunu rapor etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi sunmuş ve kalıcı iş göremezlik zararı taleplerini 11.155,51 TL, geçici iş göremezlik zararı taleplerini 2.036,50 TL, tedavi gideri taleplerini 640,00 TL olarak arttırdıklarını, toplamda 13.907,01 TL tazminata en yüksek faiz oranı ile tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere trafik kazasına karışan aracın işleteni olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden kusuru ve maluliyeti oranında olduğu anlaşılmakta olup; aşağıda belirtildiği üzere değerlendirme yapılmıştır. A) Geçici İş Göremezlik ve Tedavi Gideri Talebi Yönünden; Taraflar arasındaki mahkememiz önüne getirilen kaza nedeni ile geçici iş göremezlik tazminat talebinin ise, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarından sonra düzenlenen poliçeler kapsamında sigortalı araç tarafından trafik kazaları neticesi 3.kişilerin uğradığı geçici iş göremezlik tazminatından sigortacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, 2918 sayılı KTK'nın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar başlıklı 92. Maddesinin "... Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar i) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler. ..." hükmünü yine 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının Kapsama Giren Teminat Türleri başlıklı A.5 maddesinin "... Bu genel şart kapsamındaki teminat türleri aşağıda yer almaktadır. A) (Değişik: RG-2/8/2016- 29789) Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır. b) Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ...nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir. ..." hükmünü içermektedir. Ancak; Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadelerini iptal ettiği,iptal kararı içerine göre sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumluluğunun öncelikle Karayolları Trafik Kanunu,Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı,dolayısıyla trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde artık 'Genel Şartlar'ın kural olarak belirleyici olmayacağı, genel Şartlar"ın sadece Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu'na aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceği, dolayısıyla bu karardan sonra sigorta şirketlerinin tazminat sorumluluğunu azaltan 'Genel Şartlar'ın birçok hükmünün uygulanamaz hale geldiği görülmektedir. Anayasa Mahkemesinin Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadelerini iptal ettiği anlaşılmakta olup bu iptal kararının somut davada uygulanabilirliğinin tespiti gerekmektedir. Anayasa'nın 153.maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama,yürütme ve yargı organları,idari makamlar,gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.Diğer taraftan HMK 33 maddesinde “Hakim Türk hukukunu resen uygulanır.” şeklinde ifadesini bulan yasal ilke gözetildiğinde; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının bu gibi kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır. Nitekim; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 Esas, 2011/524 K. Sayılı kararında da “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05.09.1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 tarihli ve 2012/20-12 E., 2012/232 K. sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 2004/19 K. sayılı ve 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K. sayılı kararlarında da: “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır. Bu kapsamda açılan davalarda TBK nın haksız fiile ilişkin hükümleri,KTK kanunu hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümlerine göre uygulama yapılması gerekecek olup; davacı tarafın genel hükümlere göre talep ettiği geçici iş göremezlik zararının kabulü, ve tedavi gideri talebinin ise kusur oranına göre kısmen kabulü gerekmiştir. B) Kalıcı İş Göremezlik Talebi Yönünden; Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir. Davacı tarafın kalıcı iş göremezlik zararı aktüer raporla tespit edilmiş olup, sigorta teminatında olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın sürücüsünün asli kusuru ile sebebiyet verdiği kazada davacının yaralandığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporu ile ıslah dilekçesine göre toplam zararın kalıcı iş göremezlik yönünden 11.180,51 TL, geçici iş göremezlik zararının 2.061,50 TL olarak belirlendiği; tedavi gideri olarak ise de adli tıp uzmanı tarafından alınan raporda masrafın 665,00 TL olarak belirlendiği, davacının kusur durumuna göre tedavi masrafının 139,65 TL üzerinden kısmen kabulü gerektiği, meydana gelen kalıcı iş göremezlik zararı, geçici iş göremezlik zararı ile tedavi giderinden davalı sigorta şirketinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40 E. 2019/40 K. Sayılı kararı ile 2918 sayılı KTK' nun 85 ve 91. Maddeleri ve Borçlar Kanunu genel hükümleri gereğince sorumlu olduğu nazara alınarak arttırılan miktar üzerinden sigorta temerrüt tarihinden itibaren aracın ticari olduğu dikkate alınarak avans faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: 1-Davanın kalıcı iş göremezlik talebi yönünden kabulü ile 11.180,51 TL tazminatın 14/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davanın geçici iş göremezlik talebi yönünden kabulü ile 2.061,50 TL tazminatın 14/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davanın tedavi gideri talebi yönünden kısmen kabulü ile 139,65 TL tazminatın 14/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 914,10 TL karar ve ilam harcından, 35,90 TL peşin harç ve 47,50 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 83,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 830,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 35,90 TL peşin harç ve 47,50 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 119,30 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı lehine kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı lehine kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 500,35 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 20 tebligat gideri 197,70 TL, 12 müzekkere gideri 74,60 TL, bilirkişi ücreti 1.550,00 TL, ATK fatura bedeli 820,00 TL, posta masrafı 39,25 TL olmak üzere toplam 2.681,55 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 2.584,89 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. Katip ... ¸ Hakim ... ¸ **Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **

Atıf: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/808, K. 2022/508, T. 26.05.2022, www.arakarar.com/karar/adana-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-808-e-2022-508-k-a8a3a1668d79